|
Kanun Yararına Temyiz Eden :
DANIŞTAY BAŞSAVCISI
Davacı : E.Cemal NOYANER
Vekili : Av. Memduh ASLAN-Şehit
Fethibey Cad. No:32/6-İZMİR
Karşı Taraf : Bornova Vergi Dairesi
Müdürlüğü-İZMİR
İstemin Özeti : Noy-Tekst
Tekstil İnşaat Kimya Sanayii ve
Ticaret Limited Şirketine ait 1996
yılı kurumlar vergisi üçüncü taksidinin
borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmaması nedeniyle tahsili
amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme
emrini; beyan üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının vadesinin
1997 yılı olması nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili
Usulü Hakkında Kanunun 102'nci maddesi uyarınca 1998 yılında
başlayan beş yıllık tahsil zamanaşımının
31/12/2002 yılında sona erdiği anlaşıldığından zamanaşımına
uğrayan vergi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde
hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden İzmir 2. Vergi
Mahkemesinin 10/5/2005 gün ve E:2004/933, K:2005/386 sayılı
kararına karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz kabul
edilip, amme alacağının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri
düzenlenerek 16/5/1998 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının
taşınmazına 16/12/2003 tarihinde haciz uygulandığı görüldüğünden
14/9/2004 tarihinde davacı adına düzenlenerek 29/11/2004 tarihinde
tebliğ edilen ödeme emrinde beş yıllık zamanaşımı süresi geçmediği
gibi şirketten tahsili mümkün olmadığı anlaşılan vergi borcunun
vergisi ihtilaflı dönemde şirket müdürü olduğu tartışmasız bulunan
davacıdan tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
vergi mahkemesi kararının bozulup davanın reddedilmesi üzerine bu
karara karşı yapılan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 18/5/2006 gün ve E:2006/1374,
K:2006/1845 sayılı kararının; Noy-Tekst
Tekstil İnşaat Kimya Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketine ait vergi borcunun kanuni temsilci
sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenerek 29/11/2004
tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce
asıl borçlu şirket hakkında zamanaşımını kesecek nitelikte
herhangi bir işlem yapılmadığı dolayısıyla 31/12/2003 tarihinde
zamanaşımına uğrayan vergi borcunun kanuni temsilci sıfatıyla
davacıdan istenilmesinin mümkün bulunmadığı ayrıca vergi
dairesince tahsil zamanaşımını kesen neden olarak öne sürülen
davacının araç ve evine uygulanan haczin ise asıl borçlu adına
yapılan bir işlem olmaması nedeniyle zamanaşımını kesen işlem
olarak nitelendirilemeyeceğinden beş yıllık tahsil zamanaşımı
içinde tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğrayan vergi borcunun
kanuni temsilciden aranmasında hukuka uygunluk görülmediği ileri
sürülerek Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına bozulması
istenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince Danıştay
Başsavcısı tarafından Kanun Yararına temyiz edilen İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 18/5/2006 gün ve E:2006/1374, K:2006/1845
sayılı kararı incelendikten ve Tetkik Hakimi
Nagihan
Altekin'in açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği
görüşülüp düşünüldü:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında
Kanunun 102'nci maddesinde; amme alacağının vadesinin rastladığı
takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl
içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, 103'üncü
maddesinde de; zamanaşımını kesen nedenler; ödeme, haciz, cebren
tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit
tahsilat, ödeme emri tebliği, mal
bildirimi, haciz tatbiki gibi nedenler olarak on bir bent halinde
sayıldıktan sonra son bendinde; kesilmenin rastladığı takvim
yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının
yeniden işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Noy-Tekst
Tekstil İnşaat Kimya Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketinin 1996 yılı kurumlar vergisi üçüncü
taksidinin
16/5/1998 tarihinde şirkete tebliğ edilen ödeme emriyle
istenilmesi üzerine kesilen tahsil zamanaşımının 1/1/1999
tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu ödeme emrinden
başka borçlu limited şirket hakkında
zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle
zamanaşımının 31/12/2003 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinin
2'nci fıkrası hükmü uyarınca, tüzel kişilerin vadesinde ödenmeyen
vergi borçlarından kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmesi
için, zamanaşımına uğramadığının ve tüzel kişiden tahsil olanağı
kalmadığının idarece tespiti gerekmektedir.
Kanuni temsilci olduğu limited
şirkete ait vergi borcunun tahsili amacıyla
29/11/2004 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emri
düzenlenmeden önce asıl borçlu şirket hakkında zamanaşımını
kesecek nitelikte herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle
31/12/2003 tarihinde zamanaşımına uğradığı anlaşılan vergi
borcunun kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenilmesi mümkün
bulunmamaktadır. Davacının araçlarına ve evine uygulanan haczin
davalı idarece zamanaşımını kestiği öne sürülmekte ise de, bu
durum asıl borçlu adına yapılan bir işlem olmaması nedeniyle, beş
yıl içinde tahsil edilemeyen vergi borcunun zamanaşımına uğradığı
açık olduğundan kanuni temsilciden aranmasında hukuka uygunluk
görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Danıştay Başsavcılığı temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesinin
18/5/2006 gün ve E:2006/1374,
K:2006/1845 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki
sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına, kararın birer
örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına
gönderilmesine ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına 20/1/2009 gününde
oybirliğiyle karar verildi. |