DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 1999/4120 

Karar No : 2001/2061

KONU : Tahakkuk esasının cari olması nedeniyle faturası düzenlenmiş gelirin tahsiline bakılmaksızın tamamının hâsılat kaydedilmesinin gerekli olduğu hk.

İstemin Özeti : 1997 takvim yılına ilişkin işlemleri incelenerek, bir kısım harcamaları usulsüz olarak gider kaydettiği ve hâsılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı saptanan davacı kurum adına re'sen salınan ağır kusur cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve fon payına karşı açılan davada; henüz tamamlanmayan yıllara sari inşaat işine isabet eden gelir ve giderlerin uyuşmazlık dönemine ilişkin sonuç hesaplarından çıkarılmasının kanuna uygun olduğu, davacı kurumun üstlenerek yapımını gerçekleştirdiği ve fatura düzenlediği Köy Hizmetleri ... Müdürlüğü'ne yapılan iş bedelinin beş milyar lirasının 30.12.1997 tarihinde, kalan tutarın ise 1998 yılı içinde çeşitli tarihlerde ödendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle ihtilâflı yıl içinde ödenen miktarın matraha alınmasının hukuka uygun olduğu, davacı kurumun gerçekleştirdiği yıllara sari inşaat işi nedeniyle inşaat maliyetine eklenen ancak inceleme elemanınca kabul edilmeyen nakliye faturalarının gerçeği yansıtmadığı yolunda somut bir tespit bulunmadan inşaat maliyetinden çıkarılamayacağı, geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden kaldırılması gerektiği ancak, ceza ve gecikme faizi aranacağı, matrah farkının davacı kurumun defter ve belgelerinden hesaplanması nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı ağır kusur cezası uygulanamayacağı gerekçesiyle tarhi-yatı, geçici vergiyi kaldırmak, matrahı azaltmak ve kesilen ağır kusur cezalarını kusur cezasına çevirmek suretiyle değiştiren ... Vergi Mahkemesinin 23.6.1999 günlü ve E:1998/158, K:1999/84 sayılı kararının; tarhiyatın inceleme raporunda yer alan tespitlere dayandığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrasında, safi kurum kazancının tesbitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 39'uncu maddesinde ise hâsılatın tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderlerin ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade edeceği hükmüne yer verilmekle, hâsılatı doğuran işlemin tamamlanması, bir başka deyişle gelirin mahiyet ve tutar olarak kesinlik kazanması hâsılat kaydı için yeterli görülmüştür.

Davacı kurum, 1997 takvim yılı içinde tamamladığı, Köy Hizmetleri ... Müdürlüğü, ... mıcır ve elekaltı hazırlanması işi nedeniyle 31.12.1997 tarihinde tanzim ettiği 11.182.616.000.- lira tutarındaki faturayı hâsılata dâhil etmemiştir. Mahkeme tarafından yapılan araştırma neticesinde ilgili yılda anılan iş nedeniyle davacıya 5.000.000.000.- lira ödeme yapılması nedeniyle bu miktarın matrah alınması fazlasının matrahtan çıkarılmasına karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemelerin, ticarî kazanç için tahakkuk esasını öngörmesi nedeniyle faturası düzenlenmiş gelirin tahsiline bakılmaksızın tamamının hâsılat kaydı gerektiğinden kararın söz konusu farka ilişkin hüküm fıkrasında kanuna uygunluk görülmemiştir.

Davalı idarenin diğer iddiaları ise kararın bunlarla ilgili hüküm fıkralarının davalı idare lehine bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Mahkemesinin 23.6.1999 günlü ve E:1998/158, K:1999/84 sayılı kararının; hâsılata dâhil edilmeyen fatura nedeniyle hesaplanan matrah farkına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, davalı idarenin diğer hüküm fıkralarına ilişkin temyiz isteminin reddine, 29.5.2001 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

 

Başa Dön