| Esas No : 2000/6548
Karar No : 2002/632
KONU : Kanunda yazar kasayı satanın bu durumu alicinin
vergi dairesine bildirme zorunluluğu yoktur. Kanunda olmayan bir
mecburiyetin tebliğle getirilerek ceza uygulamasına gidilmesi hukuki
değildir..
İstemin Özeti : Ödeme kaydedici cihaz satışını, alıcının
kayıtlı olduğu vergi dairesine süresinde bildirmemekten dolayı, 3100 sayılı
Kanunun Mükerrer 8’inci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca davacı adına beş
kat birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemi;
ödeme kaydedici cihazların kullanımlarıyla ilgili usul ve esasları belirleme
konusunda Maliye Bakanlığına tanınan yetkinin kapsamının, 3100 sayılı
Kanunun “10/a maddesinde belli edilen hususlar dışında” ibaresiyle
sınırlandırıldığı, 3100 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin 1’inci bendinde,
satılan cihazların bildiriminin her ay yapılacağının hükme bağlandığı, ancak
her ay ibaresi genel bir ifade olduğundan, bu hüküm 213 sayılı Kanunun
14’üncü maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; anılan hükme göre
bildirim süresi ödeme kaydedici cihaz satışının yapıldığı ayın sonundan
itibaren on beş gün olup ve bu süre içerisinde bildirimde bulunduğu
anlaşılan davacı adına kesilen cezanın yasal olmadığı gerekçesiyle iptal
eden ... Vergi Mahkemesinin 15.4.1999 gün ve E:1999/138; K:1999/301 sayılı
kararının; 3100 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin (a) bendi ile verilen
yetkiye dayanılarak yayımlanan 50 seri
Nolu Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici
Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğ ile
öngörülen otuz gün içerisinde, sattığı ödeme kaydedici cihazı bildirmeyen
davacı adına anılan Kanunun Mükerrer 8’inci maddesinin 2’nci fıkrası
uyarınca kesilen cezanın yasal olduğu ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
Temyiz başvurusu; ödeme kaydedici cihaz satışı yapan
davacı Şirketin, satışını yaptığı cihaza ilişkin bildirimi, alıcının bağlı
olduğu vergi dairesine süresinde yapmadığından bahisle, 3100 sayılı Kanunun
Mükerrer 8’inci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca beş kat birinci derece
usulsüzlük cezası kesilmesi yolunda oluşturulan işlemi iptal eden vergi
mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme
Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 4’üncü
maddesinin 1’inci bendinde, üretici, ithalâtçı veya satıcı firmaların
satılan cihazların sicil numaralarını ve kimlere satıldıklarını her ay
Maliye Bakanlığına ve bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmek zorunda
oldukları hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun 10’uncu maddesinin (a) bendi ile Maliye
Bakanlığına verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan 20 Seri Nolu Katma Değer
Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti
Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğin 2’nci maddesinin (b) bendinin 4’üncü
fıkrası ile 50 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici
Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğin A
bölümünün 1’inci maddesinin (d) bendinde, ödeme kaydedici cihaz satışı yapan
kişi ve kuruluşların, cihazları kimlere sattıklarını, satışın yapıldığı
tarihten itibaren otuz gün içerisinde, alıcının kayıtlı olduğu vergi
dairesine bildirmek zorunda oldukları hususu düzenlenmiştir.
Olayda, ceza kesme işlemine hukukî dayanak olarak alınan
Tebliğlerde yer alan düzenlemelerden, ödeme kaydedici cihaz satışı yapan
davacıya isnat edilen eylemin, satmış olduğu cihazı bağlı bulunduğu vergi
dairesine değil, alıcının kayıtlı olduğu vergi dairesine bildirmemek olduğu
anlaşılmaktadır.
Oysa; 3100 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin 1’inci
bendinde öngörülen, satıcının bizzat bağlı olduğu vergi dairesine bildirimde
bulunma zorunluluğudur. Bu konu ise, anılan Kanun ile açıkça belirtilmiş
olup, ayrıca Maliye Bakanlığına düzenleme yapma yetkisi tanınmamıştır.
Maliye Bakanlığına yetki tanınmayan bir konuda, yetki kullanılması suretiyle
getirilen usul ve esaslara aykırılık suç oluşturmayacağından, cezaların
kanuniliği ilkesine aykırı olarak ceza kesilmesi işlemini, istemin özeti
kısmında yazılı gerekçe ile iptal eden mahkeme kararında sonucu itibarıyla
isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, mahkeme
kararının sonucu itibarıyla onanmasına, 14.2.2002 tarihinde oy birliği ile
karar verildi.
|