DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 1993/5947 

Karar No : 1995/173

KONU : Muafiyet ve istisna hükümlerinden yararlanabilmek için, istisna belgesi alınmış olmasının gerekli olduğu hk

İstemin Özeti : Anaokulu ve Gündüz Bakımevi İşletmeciliği faaliyetinden dolayı 1990 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesini vermeyen davacı kurum adına re'sen takdir yoluyla kurumlar vergisi salınmış kaçakçılık cezası kesilmiştir. ........... Vergi Mahkemesi 26.4.1993 gün ve E:1991/2127, K:1993/457 sayılı kararıyla; davacı kurum 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7/13 üncü maddesine göre genel ve katma bütçeli idare kapsamında bulunmadığından kurumlar vergisinden muaf tutulması mümkün olmamakla beraber, aynı yasanın 8/15 inci maddesinde, yasanın öngördüğü şartlarda kurulan kreşlerin kazançları 5 yıl süre ile kurumlar vergisinden istisna edildiğinden, davacı kurumun işletmesinin bu madde içinde mütalaa edilmesi ve kazancının kurumlar vergisinden beş yıl istisna tutulması gerektiği, bu durumda takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan tarhiyat-ta yasal isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi dairesi müdürlüğü, istisnadan yararlanmak için 31 No'lu Genel Tebliğde belirtilen şartların yerine getirilmesi gerektiği- ni ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü :

8.12.1987 gün ve 19658 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik" uyarınca kurulan anaokulu ve gündüz bakımevini işleten davacı kurumun 1990 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini vermemesi üzerine yapılan cezalı tarhiyata dava açılmıştır.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7/13 üncü maddesinde, genel ve katma bütçeli dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kar amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konukevleri ve bunların kantinlerinin kurumlar vergisinden muaf olacağı belirtilmiştir. Davacı kurum genel ve katma bütçeli idare kapsamında olmadığından kurumlar vergisinden muaf olması mümkün değildir.

Aynı Yasanın 8/15 inci maddesinde, okul, kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil) işletilmesinden elde edilen kazançların, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde 5 yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı, istisnanın kuruluşların faaliyete geçtiği tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.

Maliye Bakanlığınca bu konuda yayımlanan 31 No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, söz konusu istisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin Bakanlığa başvurmaları gerektiği, bu başvuru üzerine ilgili Bakanlığın veya bakanlıkların olumlu görüşü alındıktan sonra kendilerine 5 yıl süreyle vergiden istisna olduklarına ilişkin belge verileceği belirtilmiştir. Davacı kurum 20.1.1989 tarihli dilekçe ile Maliye Bakanlığına müracaat ederek anaokulu ve gündüz bakımevi işletmesinden elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesini istemiş, Maliye Bakanlığı 4.6.1991 gün ve 039695 sayılı yazısıyla, sözü edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir. Bu haliyle, istisna belgesi bulunmayan davacı kurumun Kurumlar Vergisi Kanununun 8/15 inci maddesinden yararlanmasına da olanak bulunmamaktadır.

Ancak, yukarıda anılan yönetmeliğin 13 üncü maddesinde, her çocuk için alınacak aylık ücret, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün kreşleri için tesbit edilecek aylık ücretlerin üzerinde olmamak kaydıyla her mali yıl başında Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirleneceği, ücretin tesbitinde çocukların beslenme ve eğitim giderleri gözönünde bulundurulacağı, çocuk velisinden aylık ücret dışında kira, ısıtma, aydınlatma, personel ve demirbaş giderleri için ayrıca ücret alınmayacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin bu maddesi ile belirlenen ücret politikası karşısında, davacı kurumun vergiye tabi kazanç elde etmesi söz konusu olamaz. İdarece aksi yönde yapılmış bir tesbit de bulunmamaktadır. Vergi dairesince ileri sürülen iddialar, Vergi Mahkemesinin tarhiyatın terkini yolundaki kararını kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.

Bu nedenle temyiz isteminin reddine, 23.1.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Başa Dön