|
DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2000/559 Karar No : 2000/1913 KONU : Yurt dışında faaliyet gösteren bir bankanın Türk vatandaşlarından kabul ettiği mevduatlar dolayısıyla, bankanın Türkiye’deki daimî temsilcisi adına tarhiyat yapılmasının isabetli olmadığı hk. İstemin Özeti : Davacı bankanın KKTC'nde mukim ... Off Shore Limited'in daimî temsilcisi olduğu iddiasıyla adına ilgili banka nedeniyle dar mükellef kurumun temsilcisi sıfatıyla 1993 yılı için kurumlar vergisi salınıp, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 10.11.1999 günlü ve E:1999/33, K:1999/635 sayılı kararıyla; davacı bankanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kurulu olan ... Off Shore ... limited adlı bankanın 82 paylı ortağı olduğu, bu bankada ilgili yılda sadece dört personelin çalıştığı, her iki banka arasında muhabirlik hizmeti ve işlemleri ile kredi işlemlerine ilişkin protokol imzalandığı, off shore banka nezdindeki hesaplara yatırılan mevduatların davacı banka tarafından tahsil edilerek off shore bankaya havale edildiği, kredi işlemlerinin de aynı şekilde davacı banka tarafından gerçekleştirildiği ve bu işlemler için herhangi bir masraf alınmadığı, ... Genel Müdürlüğü'nce yayınlanan bir genelgede, bankaya gelen mevduatların off shore bankaya kaydırılması için gayret gösterilmesinin istenildiği, yapılan tüm bu işlemler sonucu davacı bankanın off shore bankanın kasası gibi kullanıldığı ve bu işlemlerin muhabirlik hizmetlerinin çok ötesinde olduğu, off shore bankanın Türkiye'de herhangi bir şubesi olmamasına karşın, Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı olarak ... şubeleri aracılığıyla Türkiye'de bankacılık faaliyeti yaptığı, tüm bu açıklamalardan, kanunî ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ... Off Shore limited adına Türkiye'deki kişilerden mevduat toplayan, bu bankanın talimatları doğrultusunda toplanan mevduatların bir kısmının kredi olarak verilmesinde, bir kısmına ise menkul kıymet alım satım işinde aracı olan, ayrıca Türkiye'de kazancın elde edilmesinde dolaylı olarak etki yapan muamele ve faaliyetleri nedeniyle ... off shore banka adına kazanç sağlayan kurum olduğu, off shore bankanın da ... vasıtasıyla yapmış olduğu bankacılık faaliyetinden dolayı Türkiye'de ticarî kazanç elde ettiği sonucuna varıldığı, dolayısıyla dar mükellef olarak Türkiye'de faaliyet gösteren off shore bankanın Türkiye'de elde ettiği gelirin vergilendirilmesi için Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 27/3 üncü maddesi uyarınca, bu kazancı dar mükellef kuruma sağlayan davacı banka adına yapılan tarhiyatın yerinde olduğu, ancak banka ve sigorta muameleleri vergisinin indirilmesi gerektiği, olayın niteliği gereği kaçakçılık cezası kesilemeyeceği ve ikmalen ve re'sen yapılan tarhi-yatlarda ayrıca fon payı hesaplanamayacağı gerekçesiyle matrahın kusur cezalı olarak azaltılmasına, cezalı fon payının kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı kurum, söz konusu mevduat toplama faaliyetinin Türkiye'de yapılmadığını, Vergi Dairesi Müdürlüğü, tarhiyatın aynen onanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için belirlenen günde gelen davacı vekili Av. ... ile davalı İdare vekili Av. ...'ın açıklamaları dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, davacı bankanın sermayesine 82 payla iştirak ederek 1993 yılında KKTC'nde mukim olarak kurduğu ... Off Shore Banking Limited adlı bankanın Türkiye'ye yönelik olarak yaptığı faaliyetleri nedeniyle bu faaliyetin Türkiye'de yapılıp yapılmadığı ve faaliyet Türkiye'de yapılmış ise davacı ...'ın dar mükellef kurumun temsilcisi sıfatıyla vergiye muhatap olup olamayacağına ilişkindir. ... İdare meclisi 10.3.1993 günlü toplantısında KKTC'nde Off-shore bankacılığı yapmak üzere 500.000 $ sermaye ile bir banka kurulmasını ve bu bankaya 82 payla iştirak edilmesini kararlaştırmıştır. 27.10.1993 günlü iki banka arasında "Muhabirlik Hizmet İşlemleri ve Kredi İşlemlerine İlişkin" bir protokol imzalanmıştır. Bilâhare davacı kurum, Türkiye'de off shore bankaya yatırılan mevduatların havalelerini kabul etmeye ve bu bankanın senetlerini tahsil ederek muhabirlik yapmaya başlamıştır. Yapılan protokol gereği davacı kurum ile off shore banka arasındaki ilişki bir muhabir banka ilişkisidir. ... Off Shore Banking Limited'in mevduat toplama ve kredi verme işlemlerini ... aracılığıyla Türkiye'ye de yönelik olarak yapması nedeniyle, söz konusu bankacılık faaliyetinin Türkiye'de yapıldığı ileri sürülerek dar mükellef olarak tarhiyat yapılmıştır. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 9 uncu maddesinde "birinci maddede yazılı tüzel kişilerden kanunî veya iş merkezleri Türkiye'de bulunanlar gerek Türkiye'de gerekse yabancı memleketlerde elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler." denilmiş olup, l0 uncu maddede ise Kanunî merkezden maksat, vergiye tabî kurumların esas nizamname veya mukavelenamelerinde veya teşkilât kanunlarında gösterilen merkez olarak tanımlanmış, iş merkezinden maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkez olarak belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 11 inci maddesinde ise "Birinci maddede yazılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler." denilmektedir. ... Off Shore bankanın Kanunî ve iş merkezinin KKTC'nde bulunduğu ihtilâfsızdır. İhtilâf konusu olan, yapılan aaliyetin Türkiye'de yapılıp yapılmadığıdır. Bilindiği gibi bankacılık faaliyeti bir hizmet faaliyetidir. Olayda, mevduatlar muhabir banka aracılığıyla Türkiye'den toplanmakta ise de bankanın kanunî ve iş merkezinin KKTC'nde olması ve dolayısıyla faaliyetin bu ülkede yapılıyor olması nedeniyle Türkiye'de yapılan bir bankacılık faaliyetinden söz edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, faaliyetin Türkiye'de yapılmaması nedeniyle, dar mükellef olarak ... Off Shore Banking Limited'in vergilendirilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, ... Bankasının yaptığı havale işlemleri nedeniyle off shore bankanın daimî temsilcisi sayılması da Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca mümkün değildir. Kaldı ki, mevzuatımıza göre bu bankalardan elde edilen faiz geliri yabancı ülke bankalarından elde edilmiş olarak kabul edilmektedir. Bu durumda, Türkiye'de yapılan bir bankacılık faaliyeti bulunmadığından, yapılan tarhiyatta ve bu tarhiyata karşı açılan davanın kısmen reddine yönelik mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Vergi Dairesi Başkanlığı temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı kurum temyiz isteminin kabulüyle ... Vergi Mahkemesi'nin 10.11.1998 günlü ve E:1999/33, K:1999/635 sayılı kararının bozulmasına, Vergi Dairesi Başkanlığı temyiz isteminin reddine, 3.5.2000 gününde esasta ve gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.
|