| Esas No : 1999/3838
Karar No : 2000/3856
KONU : Kredilerin, ortakları aynı dahi olsa diğer
şirketlere kullandırılması ve faizlerinin gider yazılmasının örtülü kazanç
olduğu hk.
İstemin Özeti : Davacı şirketin, ortaklarının katılımıyla
kurulan (...) Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne bankalardan faiz ödeyerek
temin ettiği krediyi karşılıksız borç vermek suretiyle örtülü kazanç
dağıttığı ve kurum kazancını noksan beyan ettiği yolunda düzenlenen inceleme
raporuna göre davacı şirket adına 1991 yılı için re'sen kurumlar vergisi
salınmış, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. (...)
Vergi Mahkemesince, olayda davacı şirket ile bu şirketin
ortaklarından oluşan limited şirketin aynı gruba bağlı şirketler olduğu
anlaşıldığından, davacı şirketin sahip olduğu banka kredisi imkânlarından
aynı grup içinde bulunan bir başka şirkete faiz veya komisyon almaksızın
borç vermesinin örtülü kazanç dağıtımı sayılarak ve kredi kullandıran
bankaların uyguladıkları kredi faiz oranlarının ortalaması esas alınarak
bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta isabet görülmediği
gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi
Dairesi Müdürlüğü'nün temyiz istemi, Danıştay Dördüncü Dairesinin, 16.2.1999
günlü ve E:1998/479, K:1999/477 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı
İdare, yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek
kararın düzeltilmesini istemektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Davalı İdare'nin, kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri
sürdüğü iddialar yerinde görüldüğünden, 16.2.1999 günlü ve E:1998/479,
K:1999/477 sayılı kararımızın kaldırılmasına karar verilerek (...) Vergi
Mahkemesi'nin 23.9.1997 günlü ve E:1997/141, K:1997/828 sayılı kararına
yöneltilen temyiz başvurusu yeniden incelendi:
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun örtülü kazanç
dağıtımını düzenleyen 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında şirketin kendi
ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi,
murakabesi veya
sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı
bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan
münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz
ve komisyonlarla ödünç para alır veya verirse kazancın tamamen veya kısmen
örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı belirtilmiş, aynı Kanun'un 15 inci
maddesinin 3 üncü fıkrasında da, sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü
kazançların kurum kazancının tespitinde indirilemeyeceği öngörülmüştür.
Olayda, ihtilâflı dönem bilânçosuna göre kârlı olan davacı
şirketin ortaklarından üçü tarafından kurulmuş olan (...) Ticaret ve Sanayi
Limited Şirketi, kuruluşundan beri zarar beyan etmiş olup, 1991 yılı
bilânçosuna göre de zararlıdır. Davacı şirket, bankalardan aldığı krediyi bu
şirkete aktarmış, ancak kredi faizlerini kendi hesaplarına gider olarak
kaydetmiştir.
Böylece, davacı şirketin ticarî faaliyeti ile hiç
ilgilendirilmeyen kredi giderine katlanılarak kredi faizleri kadar bir
meblağ diğer şirkete aktarılmıştır. Diğer yandan, davacı şirket tarafından
iddia edildiği şekilde, şirketin yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda
(...) Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin de müdürü olan (...) ile davacı
şirket arasında karşılıklı alacak borç münasebeti şeklinde işleyen bir cari
hesap olduğunu gösterir belge bulunmadığı gibi, aksine, kredilerin zararlı
şirkete aktarıldığı kayıtlarda açıkça görülmektedir. Ticarî teamüllere göre
ortakları aynı olan şirketler aldıkları kredileri birbirlerine
kullandırabilirler. Ancak, hangi şirket bu krediyi fiilen kullanmışsa
giderlerinin de onun tarafından hesaplara intikal ettirilmesi gerekir. Bu
durum, ancak ortakları aynı olan şirketlerin her ikisinin de kârlı olması
durumunda dikkate alınmayabilir. Aksi halde kârlı şirketin, giderleri
üstlenerek zararlı şirkete kredi aktarması ve böylece bu gider kadar kârını
azaltarak vergiden kaçınması hali ortaya çıkar ki, olayda bu durum açıkça
tespit edilmektedir. Bu hususlar göz önüne alındığında yapılan tarhiyatta
yasaya aykırılık bulunmadığından mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, (...) Vergi Mahkemesi'nin 23.9.1997
günlü ve E:1997/141, K:1997/828 sayılı kararının bozulmasına, 28.9.2000
gününde oy çokluğuyla karar verildi.
|