DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 1999/3232 

Karar No : 2000/934

KONU : Satıldığı halde özel bir fonda gösterilmeyen ve yedek akçe olarak ayrılan taşınmaz bedelinin, istisnadan yararlandırılması gerektiği hk.

İstemin Özeti : Davacı kooperatifin sahibi bulunduğu gayrimenkullerin satışından elde ettiği ve yedek akçe olarak ayırdığı kazancın, söz konusu gayrimenkullerin aktifte iki tam yıl süreyle kayıtlı olmaması nedeniyle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23/a maddesindeki istisnadan yararlandırılmaksızın vergilendirilmesi sonucu yapılan başvurunun reddi üzerine dava açılmıştır. (...) Vergi Mahkemesi 23.2.1999 günlü ve E:1998/650 , K:1999/230 sayılı kararıyla; yapı kooperatiflerinin amacının üyelerini ucuz ve sağlıklı konut sahibi yapmak olduğu, kooperatiflerin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7/16 ncı maddesinde öngörülen usul ve esaslara uygun faaliyette bulunmaları şartıyla kurumlar vergisinden muaf tutulacakları, dolayısıyla kooperatiflerin sahibi bulunduğu iştirak hissesi ve gayrimenkullerin satışından doğan kazancın sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilmesi ve fonun yalnızca kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılması gerektiği, olayda satışı yapılan gayrimenkulun davacı kooperatifin aktifinde iki yıldan daha az kaldığı, elde edilen kazancın özel bir fonda tutulmayıp yedek akçe olarak ayrıldığının anlaşıldığı, bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23/a maddesindeki istisnadan yararlanılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı kooperatif, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23/a maddesinin 7 nci fıkrasında iki yıl aktifte kalma şartının aranmadığını, kooperatif ana sözleşmesi uyarınca satıştan elde edilen kazancın kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi dışında kullanılamayacağını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4108 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle eklenen geçici 23/a maddesinde 1.1.1994-31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere tam mükellefiyete tâbi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilâve edilen kısmının kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı belirtilmiştir. Sözü edilen maddenin 4 üncü fıkrasında kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu ifade edilmiştir. Kooperatiflere ilişkin açıklamalara ise 7 nci fıkrada yer verilmiş ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatiflerin, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanacağı, ancak, iştirak hisseleriyle gayrimenkullerin satışından doğan kazancın sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterileceği ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmayacağı, kooperatif amacının gerçekleştirilmesinde kullanılacağı öngörülmüştür.

Davacı kooperatif, kooperatif ana sözleşmesinin 54 üncü maddesindeki ortak dışı işlemlerden doğan gelir gider farkının yalnız kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılacağı, gelir gider farkının 1 inin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 94 üncü maddesine uygun olarak ilgili Bakanlık emrindeki fona yatırıldıktan sonra artan miktarın tamamının kooperatifin gelişmesine yarayacak işlerde kullanmak üzere yedek akçe olarak ayrılacağı ve özel fonda gösterileceği yolundaki hükme uyarak sahibi bulunduğu işyerlerinin satışından elde ettiği gelirin yedek akçe olarak ayrılmasına karar vermiştir. Yedek akçelerin ayrılmasına ilişkin düzenleme Türk Ticaret Kanununun 466 ncı maddesinde yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 38 inci maddesinde yedek akçelere eklenecek yıllık hâsılatın "ortaklardan yapılan muamelelerden doğmuş olması" kabul edilmiştir. Buna göre ortak dışı işlemlerden doğan yıl sonu hâsılatın kooperatifin yedek akçelerine ayrılması söz konusu olmayacaktır. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23 üncü maddesinde gayrimenkul ve iştirak hisseleri satışından doğan kazancın özel bir fon hesabında gösterileceği, ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amacının gerçekleştirilmesinde kullanılacağı yolundaki hükme uygun olarak davacı, kooperatif gayrimenkul satışından elde edilen geliri kooperatif ana sözleşmesinin 54 üncü maddesi doğrultusunda yedek akçe olarak ayırmıştır. Aslında niteliği itibarıyla bu gelirin özel bir fonda gösterilmesi gerekmekle birlikte, yedek akçe ayrılması, söz konusu gelirin kooperatif amaçlarını gerçekleştirmede kullanılmasına engel oluşturmamaktadır. Diğer yandan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23/a maddesinin 7 nci fıkrasında kooperatiflerin istisna hükmünden yararlanabilmeleri için gayrimenkulün iki tam yıl süreyle aktifte bulundurulması koşuluna yer verilmemiştir. Bu maddede kooperatifler için getirilen düzenleme maddenin ilk bölümünde yer alan ve kurumlar vergisi mükellefleri için getirilen düzenlemeden farklı ve bağımsız niteliktedir.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 23/a maddesinin 7 nci fıkrasındaki düzenleme maddenin bütünüyle organik bir bağ göstermemektedir. Esasen sermaye şirketlerine ilişkin düzenlemeler getiren bu maddedeki iki tam yıl süreyle aktifte bulundurma koşulunu kooperatifler için de aramak yanlış olur. Bu itibarla davacı kooperatifin gayrimenkul satışlarından dolayı elde ettiği gelirin söz konusu istisna hükmünden faydalandırılmaması yolundaki işlemin iptali istemini reddeden mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, (...)Vergi Mahkemesinin 23.2.1999 günlü ve E:1998/650, K:1999/230 sayılı kararının bozulmasına 8.3.2000 gününde oy birliğiyle karar verildi


      

Başa Dön