DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 1994/3240 

Karar No : 1995/1368

KONU: Mükellefin ticari işlemlerinin takibine ilişkin olduğu tespit edilen el defterindeki bilgilere göre bir kısım hasılatın kayıt dışı kaldığının belirlenmesi halinde, karşıt inceleme yapılmasına gerek olmadığı hk.

İstemin Özeti: Toptan inşaat malzemesi ticareti ile uğraşan davacının işyerinde 1989 takvim yılına ilişkin olarak ele geçen özel el defteri kayıtlarının incelenmesi sonucunda belirlenen matrah farkı üzerinden adına re'sen salınan gelir vergisi ve bu vergiye bağlı olarak kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; olayda dönem matrahının re'sen takdiri için yeterli neden bulunmakla birlikte faturasız mal alım satımının kimlerden, hangi miktarda ve nasıl yapıldığının karşıt inceleme ile saptanması gerekirken bu hususun tesbitini belgeleyen tutanak ve yoklama fişi düzenlenmediğinin anlaşıldığı, bu durumda; noksan inceleme sonucu belirlenen matrah farkı üzerinden re'sen yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek salınan vergi ve kesilen kaçakçılık cezasını kaldıran ....... Vergi Mahkemesinin 15.9.1993 gün ve E:1993/14, K:1993/940 sayılı kararının; inceleme raporuna göre yapılan cezalı tarhiyatta kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, toptan inşaat malzemesi ticareti ile uğraşan davacının 1.1.1989-5.8.1989 tarihleri arasındaki satışlarını içerir el defteri ile incelemeye ibraz edilen satış belgelerinin karşılaştırılması sonucunda tesbit edilen matrah farkı üzerinden adına re'sen yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davayı kabul ederek, cezalı tarhiyatı kaldıran vergi mahkemesi kararının temyizine ilişkin bulunmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait bulunduğu belirtilmiş, aynı kanunun 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının 3'üncü bendinde, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re'sen takdir nedeni olarak kabul edilmiştir.

Olayda, toptan inşaat malzemeleri ticareti yapan davacının satış belgeleri dışındaki kanuni defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, iş yerinde yapılan denetimde ele geçen özel el defterinde 1.1.1989-5.8.1989 tarihleri arasında, alıcının adı soyadı, satış tarihi, satışa konu malın cinsi, birim satış fiyatı ve satış tutarının ayrıntılı bir şekilde kayıtlı olduğu, özel el defterindeki alıcılar ile satış faturalarının karşılaştırılması sonucu bir kısım müşteriler adına fatura düzenlenmediğinin, bir kısmı için eksik fatura düzenlenmek suretiyle katma değer vergisi hariç 271.498.241 liralık hasılatın kayıt dışı bırakıldığının belirlendiği, davacının alışları faturasız olan malların satışları için de fatura düzenlenmediğini, bu faaliyetinden 11 kar sağladığını ifade ettiği, ancak tutanağı imzalamaktan imtina ettiği, bu tesbit ve verilerden hareketle dönem matrah farkının 26.905.230 lira olarak takdir edildiği anlaşılmaktadır.

Aynı nedenlerle davacı adına yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davalarda Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, kanuni defter ve belgelerin mahkemeye ibraz edilmediği, davacının ticari işlemlerini takip ettiği çekişmesiz bulunan özel el defterinde günlük hasılatın detaylı olarak yazıldığı, ayrıca müşteriler sütununda "aldı" "gönderdim" "sattım" "teslim ettim" "gönderilecek" "verilecek" "anlaştım" şeklinde açıklamalar yer aldığı, bu açıklamalardan kesin ifadelerin mal teslimi, şartlı ifadelerin ise sipariş olarak değerlendirilmesi ile gelir vergisi matrahının 142.946.325 lira olarak belirlendiği bildirilmiştir.

Gerek inceleme, gerekse bilirkişi raporu ile, özel el defterinin davacının ticari işlemlerini takip ettiği defter olduğunun tesbit edilmiş olması ve el defterindeki bilgilere göre bir kısım hasılatın kayıt dışı bırakıldığının belirlenmesi karşısında, kayıt dışı bırakılan hasılatın ayrıca karşıt inceleme ile saptanmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu durumda, özel el defteri kayıtlarına göre davacının bir kısım hasılatını beyan dışı bıraktığı tesbit edildiğinden, faturasız alım satımın karşıt inceleme ile saptanmadığı gerekçesiyle mahkemece tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile .....Vergi Mahkemesinin 15.9.1993 gün ve E:1993/14, K:1993/940 sayılı kararının bozulmasına, 26.4.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.


      

Başa Dön