|
DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE Tarih
: 31.05.1999
Esas
No
:
1998/3287 Karar No
:
1999/2352 KREDİ
KARTI SLİPLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI VE KAYIT DIŞI HASILAT Kredi
kartı ile yapılan satışların bankalardan dökümü alınan kredi kartı satış
tutarları ile kredi kartı sliplerinin karşılaştırılması sonucu gayrisafi
karlılık oranı dikkate alınarak kayıt dışı bırakılıp bırakılmadığı
tespit edilebilir. İstemin
Özeti:
Mücevherat imalat ve toptan perakende satışı işiyle uğraşan davacı şirketin
1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu çalınan mal bedellerinin gider
kabul edilmemesi ve kredi kartı ile yapılan satışların kayıt dışı bırakıldığının
tespiti üzerine re’sen ve ikmalen kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi
salınmış, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezaları ile özel usulsüzlük
ve usulsüzlük cezaları kesilmiştir. Vergi Mahkemesi kararıyla; bir kısım
kredi kartlı satışlar için fatura düzenlenmediği ve satış hasılatının
yasal defterlere kaydedilmediği ileri sürülerek bulunan matrah farkı üzerinden
re’sen tarhiyat yapılmış ise de tespitin sadece kredi kartı sliplerinin
tarih, tutar ve miktarlarının faturalarla karşılaştırmak suretiyle yapıldığı,
ancak kredi kartı slipleri ile faturaların karşılaştırılmasının her
zaman sağlıklı sonuç vermeyeceği, bulunan matrah farkının yeterli tespite
dayanmadığının görüldüğü ikmalen tarhiyata konu olan matrah farkının
ise, ABD’de düzenlenen fuarda sergilenmek üzere götürülen mücevheratın
çalınması sonucu, davacı şirket tarafından çalınan malın herhangi bir
kayıt yapılmaksızın envanterde fiilen tenzil edildiği ve maliyet bedeli üzerinden
gider gösterildiğinin anlaşıldığı, inceleme raporunda çalınan mal
bedellerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak nitelendirilmesinin yerinde
olduğu, ancak değerlemenin rayiç bedel üzerinden değil, maliyet bedeli üzerinden
yapılması ve buna göre gelir (stopaj) vergisinin hesaplanmasının gerektiği
gerekçesiyle re’sen tarhiyata konu olan matrah farkının kaldırılmasına,
ikmalen yapılan tarhiyata ilişkin matrahın azaltılmasına matrah farkının
bulunuşu itibariyle kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine,
ikmalen ve re’sen yapılan tarhiyatlar üzerinden fon payı hesaplanamayacağından
kaçakçılık cezalı fon payı ile vergi ziyaına yol açıldığından söz
edilerek geçici vergi için kesilen kaçakçılık cezası, özel usulsüzlük
ve usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı şirket
kaydı envanter de eksik çıkan malların çalındığını ve bunu davalı
idareye bildirdiklerini, davalı idare ise inceleme raporu sonucu yapılan
tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını
istemektedir. Karar: Uyuşmazlık 1995 yılı işlemlerinin
incelenmesi sonucu davacı şirket adına kredi kartı ile yapılan bir kısım
satışlara fatura düzenlenmediğinden re’sen diğer taraftan kaydı envanter
sonucu, eksik bulunan emtianın çalındığı belirtilerek maliyet bedeli üzerinden
gider yazılması yerinde olmadığından bu emtianın rayiç bedeli dikkate alınmak
suretiyle ikmalen yapılan tarhiyata ilişkindir. Davacı şirket
ile vergi dairesi müdürlüğünün temyiz dilekçelerinde ikmalen tarhiyata yönelik
ileri sürülen iddialar mahkeme kararını kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı
Vergi Usul Kanunu’nun 30.maddesinde re’sen vergi tarhı “vergi matrahının
tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden
vergi tarh olunmasıdır” denmek suretiyle tanımlanmış aynı maddenin altıncı
bendinde de vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul
edileceği hallerden biri olarak “tutulması zorunlu olan defterlerin veya
verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması”
hali gösterilmiştir. Bu hükümler,
öncelikle defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların incelenmesini, bu
kayıt ve belgelerde vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitini
engelleyen noksanlık, usulsüzlük ve karşılıklar bulunuyorsa bunların açıkça
ortaya konulmasını öngörmektedir. Dosyanın
incelenmesinden, kredi kartı ile yapılan satışlarda davacı şirket
yetkilisince; bir kısım hasılatın sliplerle faturaların karşılaştırılması
sonucu kayıt dışı bırakıldığının tespit edildiği, oysa fatura malın
tesliminden itibaren on günlük yasal sürede düzenlenebileceğinden kredi
kartı slipleri ile fatura tarihleri arasında farklılık bulunmasının doğal
olduğu, ayrıca satışların bir kısmının nakit bir kısmının kredi kartı
ile ödenebileceği, kredili satışlarda faturanın başkası adına
kesilebileceği, öte yandan perakende satışlarda fatura düzenleme limitinin
aşılmadığı hallerde ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenebileceği
dikkate alındığında inceleme elemanınca yetersiz incelemeye dayanılarak
matrah takdir edildiği iddia edilmekte ise de, inceleme elemanınca bankalardan
dökümü alınan kredi kartı satış tutarları ile davacı şirketin düzenlediği
faturalar ve incelemeye ibraz edilen kredi kartı sliplerinin, değer üzerinden
karşılıklı olarak incelenmesi sonucu bulunan farklı tutarlar için, yapılan
işin mahiyeti icabı ödeme kaydedici cihaz fişinin kullanılması olanağının
sınırlı olacağı da göz önüne alındığında, fatura düzenlenmediği,
kanuni defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı sonucuna varılarak
gayrisafi karlılık oranı dikkate alınıp buna göre bulunan matrah farkı üzerinden
re’sen yapılan tarhiyatın yerinde olduğu anlaşıldığından mahkeme kararının
bu kısmında isabet görülmemiştir. Açıklanan
nedenlerle, vergi dairesi müdürlüğünün re’sen tarhiyata yönelik temyiz
isteminin kabulüyle Vergi Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hüküm fıkrasının
bozulmasına, vergi dairesi müdürlüğü ile davacı kurumun ikmalen tarhiyata
yönelik temyiz istemlerinin reddine oy birliği ile karar verildi.
Başa Dön |