|
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü
SSK
Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen)
SAYI :
B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII-031/ 336063 04/05/2007
KONU :
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Kurumumuza Olan Borçlarının
Tecil ve Taksitlendirilmesi
GENELGE
2007- 33
I- GENEL AÇIKLAMALAR
27.12.2006 tarihli 5569 sayılı Küçük ve Orta
Büyüklükteki İşletmelerin Malî Sektöre Olan Borçlarının Yeniden
Yapılandırılması Hakkında Kanun, 30.12.2006 tarih ve 26392 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yine, anılan Kanunun 3 üncü maddesine
istinaden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından
hazırlanan “Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının
Onaylanması, Kabulü ve Uygulamasına İlişkin Genel Şartlar Hakkında
Yönetmelik” 31.01.2007 tarih ve 26420 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanmıştır.
Anılan Kanunun “Amaç” başlıklı 1 inci
maddesinde, Kanunun amacının; küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin,
Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar ve diğer mali kurumlardan almış
oldukları ve 31/10/2006 tarihi itibariyle bu kuruluşlar nezdinde donuk
veya şüpheli alacaklar hesabına intikal etmiş bulunan kredi borçlarına
ilişkin olarak, çerçeve anlaşma ve sözleşmeleri kapsamında;
a) Söz konusu kredi borçlarının vadelerini
uzatmak,
b) Bu işletmelerin kredilerini yenilemek,
c) İşletmelere ilave yeni kredi vermek,
ç) Anapara ve/veya asli faiz ve/veya
temerrüt faizi veya kâr paylarını indirmek veya bunlardan vazgeçmek,
d) Anapara, faiz veya kâr payı
alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, aynî, nakdî ya da
tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu
ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen
tasfiye etmek,
e) Diğer bankalarla birlikte hareket ederek
protokoller yapmak, şeklinde alınacak tedbirlerle, malî kesime olan geri
ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda
bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesi,
Olduğu belirtilmiştir.
Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında da, Finansal Yeniden
Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları hükümleri kapsamında düzenlenecek
finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini imzalamış küçük ve orta
büyüklükteki işletmelerin (KOBİ), 31/10/2006 tarihine kadar vadesi
geldiği halde ödenmemiş bulunan sosyal güvenlik kurumlarına olan ve 6183
sayılı Kanun veya tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre takip edilen
borçlarının da tecil edilebilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Anılan Kanun hükümlerine istinaden finansal yeniden yapılandırma
sözleşmelerini imzalamış küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ),
Kurumumuza olan borçlarının tecil ve taksitlendirilmesine ilişkin
yürütülecek işlemler aşağıda açıklanmıştır.
II- KAPSAMA GİREN KURULUŞLAR
Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde küçük ve orta
büyüklükteki işletme (KOBİ), iki yüz elli kişiden az yıllık çalışan
istihdam eden veya yıllık net satış hasılatı ya da bilanço aktif toplamı
yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler,
Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanması, Kabulü
ve Uygulanmasına İlişkin Genel Şartlar Hakkında Yönetmelik’in 3 üncü
maddesinin (ı) bendinde de, Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ):
Donuk veya şüpheli alacaklar hesabına intikal etmiş kredi borçlarının
ilk açılış tarihi ile 31/10/2006 tarihi arasındaki dönemde, iki yüz elli
kişiden az yıllık çalışan istihdam eden veya yıllık net satış hasılatı
ya da bilanço aktif toplamı yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan
işletmeler,
Olarak tanımlanmıştır
Yine, Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının son cümlesinde, Finansal Yeniden
Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarını imzalamayanlar tarafından yapılacak
sözleşme ve işlemler için bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı,
Üçüncü fıkrasında da,
Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları hükümleri kapsamında
düzenlenecek finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini imzalamış
KOBİ’lerin borçlarının tecil edilebileceği,
Öngörülmüştür.
Aynı şekilde, Finansal Yeniden Yapılandırma
Çerçeve Anlaşmalarının Onaylanması, Kabulü ve Uygulanmasına İlişkin
Genel Şartlar Hakkında Yönetmelik’in 11 inci maddesinde; “Finansal
yeniden yapılandırma sözleşmesi imzalamış ve kanunun 3 üncü maddesinin 3
üncü fıkrası kapsamında borçları bulunan KOBİ’ler, sözleşme tarihinden
itibaren iki ay içinde, sözleşmenin bir örneği ile birlikte borçlarının
tecili için ilgili kurumlara başvurabilirler.” Hükmü yer almıştır.
Buna göre, Sosyal Sigortalar
Kurumuna(Devredilen) olan borçların 5569 sayılı Kanuna göre tecil ve
taksitlendirilmesi uygulamasına sadece Finansal Yeniden Yapılandırma
Çerçeve Anlaşmaları hükümleri kapsamında düzenlenecek finansal yeniden
yapılandırma sözleşmelerini imzalamış KOBİ’ler başvurabilecektir.
Bu durumda Kurumumuza borcu olup, bunun yanında
bankalara ve diğer mali kurumlara borçları olmaması nedeniyle finansal
yeniden yapılandırma sözleşmelerini imzalamamış işletmelerin 5569 sayılı
Kanunda tanımı yapılan KOBİ niteliğinde olsa dahi anılan Kanun
hükümlerine istinaden Kurumumuza olan borçlarının tecil ve
taksitlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 5569 sayılı Kanun hükmünden yalnızca Kanunda tanımı
yapılan KOBİ niteliğindeki ve finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi
imzalayan işletmeler yaralanabileceğinden bu işletmelerin borçlarının
ödenmesinden 506 sayılı Kanunun 80 inci, 6183 sayılı Kanunun 35 inci ve
Mükerrer 35 inci maddelerine istinaden şahsen sorumlu olan kanuni
temsilcileri, üst düzey yöneticileri ve ortakların sorumlu oldukları
tutarlar için bu Kanun hükmünden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.
III- BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ
5569 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasında, “…sosyal güvenlik kurumlarına olan ve 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
veya tâbi oldukları mevzuat hükümlerine göre takip edilen borçlarının,
ilgililerin sözleşme tarihinden itibaren iki ay içinde başvurmaları
halinde, …” tecil edilebileceği öngörülmüştür.
Söz konusu düzenleme uyarınca, KOBİ’lerin Kurumumuza olan borçlarının
tecil ve taksitlendirilebilmesi için sözleşme tarihinden itibaren iki
ay içinde ilgili SSK Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğüne(Devredilen) yazılı
olarak başvurulması gerekmektedir.
Birden fazla Sigorta İl/Sigorta
Müdürlüğünde tescilli işyeri olan ve bu
işyerlerinin borçlarını tecil ve taksitlendirmek isteyen KOBİ’ler,
başvurularını, işyerlerinin işlem gördüğü
Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine ayrı ayrı ve yazılı olarak
yapacaklardır.
Başvurularda örneği ekte yer alan Form(EK:1) kullanılacaktır.
Ancak dilekçe ile yapılan müracaatlar da kabul edilecektir.
KOBİ’ler, yazılı başvurularına 5569 sayılı Kanun uyarınca yapılmış olan
finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerinin onaylı suretini veya
aslını ekleyeceklerdir.
Finansal yeniden yapılandırma sözleşmesini
imzalamış olmakla birlikte Kanunda belirtilen iki aylık süre içinde
başvuruda bulunmayan KOBİ’lerin daha sonraki bir tarihte borçlarının
5569 sayılı Kanuna göre tecil ve taksitlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
KOBİ’lerin, aynı Sigorta İl/Sigorta Müdürlüğünde birden fazla tescilli
işyerinin olması ve bu işyerlerinin borçlarını tecil ve taksitlendirmek
istemeleri halinde, her bir işyeri için ayrı ayrı başvuruda
bulunabilecekleri gibi, tek bir başvuru dilekçesinde bütün işyeri sicil
numaralarını eksiksiz olarak yazmak suretiyle de başvurabileceklerdir.
Yine borçlu KOBİ’lerin kapsama giren tüm borçları için Kanun Hükmünden
yararlanabilecekleri gibi sadece talep ettikleri işyerleri ve borç türü
bazında da getirilen hükümlerden yararlanabileceklerdir. Başvuru
dilekçesinde (form) yazılmayan işyerlerinin borçlarının tecil ve
taksitlendirilmesi yapılmayacaktır
SSK Sigorta İl/Sigorta
Müdürlüklerine(Devredilen) elden verilen, veya posta yoluyla gelen tüm
başvuru formlarına Evrak Servisleri tarafından aynı gün içinde gelen
evrak tarih ve numarası verilerek, ilgili servislere dağıtımı
yapılacaktır. Şayet dilekçe veya forma birden
fazla işyeri numarası yazılmış ise, başvuru formları işyeri sayısı kadar
çoğaltılarak ilgili servislere verilecektir.
Borçlarını tecil ve taksitlendirmek isteyen KOBİ’lerin başvurularını
posta yolu ile yapmaları halinde, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya APS
yolu seçilmişse, başvuru formunun
postaya veriliş tarihi, adi posta yolu seçilmiş ise, Kurum kayıtlarına
intikal tarihi başvuru tarihi olarak kabul edilecektir. Posta yoluyla
Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine intikal eden başvuru formu ve
zarfların üzerine mutlaka gelen evrak tarih ve numarası kaydedilecek ve
bu formlar zarfları ile birlikte işyeri dosyasında muhafaza
edilecektir.
Başvuruların adi posta yolu ile yapılması ve Kurum kayıtlarına son
başvuru tarihi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, tecil ve
taksitlendirme başvurusu yapılmamış sayılacaktır.
IV- KAPSAMA GİREN BORÇ TÜRLERİ
5569 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasında, “….. sosyal güvenlik kurumlarına olan ve 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
veya tâbi oldukları mevzuat hükümlerine göre takip edilen borçların…”
tecil edilebileceği belirtilmiştir.
Buna göre, Kanunda borç türü bazında herhangi bir ayrıma gidilmediği ve
6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçlar ifade edildiğinden,
finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini imzalamış olan KOBİ’lerin,
Kurumumuzca 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen sigorta
primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari
para cezası, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi ve
bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları 5569 sayılı
Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirilebilecektir.
Diğer taraftan, İcra ve İflas Kanununa göre takip edilen rücuan
tazminatlar ile 6183 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması öncesine ait
işveren borçları da işverenlerin talebi halinde bu genelgede belirtilen
esaslar dahilinde ayrıca tecil ve taksitlendirilebilecektir.
V- KAPSAMA GİREN BORÇLARIN DÖNEMİ
5569 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “…..31/10/2006
tarihine kadar vadesi geldiği halde ödenmemiş bulunan… borçların tecil
edilebileceği” belirtilmiştir.
Buna göre; 5569 sayılı Kanun kapsamında borçları tecil ve
taksitlendirilecek KOBİ’lerin en son, ödeme vadesi 31.10.2006 tarihine
kadar olan 2006/Eylül ayı ile önceki aylardan kaynaklanan sigorta
primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, eğitime
katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi ve bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı borçları kapsama girmektedir.
Öte yandan, 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde idari para
cezalarının ilgililere tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliği
tarihinden itibaren on beş gün içinde ödeneceği, ödenmemesi halinde
onaltıncı günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı alınacağı
öngörüldüğünden, 16.10.2006 tarihi (bu tarih dahil) ve bundan önceki
tarihlerde tebliğ edildiği halde on beş günlük süre içinde ödenmemiş
olan idari para cezaları 5569 sayılı Kanuna göre tecil ve
taksitlendirilebilecektir.
VI- TECİL VE TAKSİTLENDİRMEDE UYGULANACAK FAİZ
5569 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasında, borçların “….. kanunî faiz oranı
uygulanmak suretiyle … tecil edilebileceği” belirtilmiştir.
Söz konusu hüküm gereğince;
5569 sayılı Kanuna göre yapılacak tecil ve
taksitlendirme işleminde tecil faizi değil, kanuni faiz uygulanacaktır.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun “Kanuni
faiz” başlıklı 1 inci maddesine istinaden Bakanlar Kurulunun 19.12.2005
tarihli ve 2005/9831 sayılı kararı ile 1/1/2006 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere kanuni faiz oranı % 9 (yüzde dokuz) olarak
belirlenmiş olup, 2007 yılında da bu oranda her hangi bir değişiklik
yapılmamıştır.
Buna göre, 5569 sayılı Kanun uyarınca yapılan tecil ve taksitlendirme
işleminde; talepte bulunulan tarihte yürürlükte olan kanuni faiz oranı
kullanılacak, tecil ve taksitlendirme süresi içinde meydana gelebilecek
kanuni faiz oranı değişiklikleri dikkate alınmayacaktır.
VII- BAŞVURU ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEMLER
Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerince KOBİ’lerin kapsama giren borç
asıllarına ödeme vadesinin bittiği tarihten yazılı müracaatta
bulundukları tarihi içine alan ayın sonuna kadar mevcut mevzuata göre
gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanmak suretiyle, tecil ve
taksitlendirmeye esas borç bulunacaktır.
Bu şekilde borç hesaplandıktan sonra, 24 ayı aşmamak ve ilk taksit
ödemesini müracaatta bulunulan tarihi takip eden aydan başlatmak üzere
ödeme planı hazırlanacaktır.
İlk taksit ödemesi müracaatta bulunulan tarihi takip eden ay içinde
yapılacağından tecil ve taksitlendirilen borca ilişkin aylık taksit
tutarlarına, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden yapılan
tecil ve taksitlendirme işlemlerinde olduğu gibi tecil faizi hesaplama
yöntemine göre (gecikme cezası ve gecikme zammının durduğu tarihten
itibaren) kanuni faiz oranına göre faiz hesaplanarak taksit tutarı ile
faizi birlikte tahsil edilecektir.
Başvurular, müracaat tarihinden
itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılacak, hazırlanan ödeme planı
başvuru sahibine imza karşılığı teslim edilecek ya da iadeli taahhütlü
olarak başvuru formunda belirtilen adrese posta yoluyla
gönderilecektir.
VIII- TECİL VE TAKSİTLENDİRME SÜRESİ, TAKSİT TUTARLARI
VE TAKSİTLERİN ÖDEME ZAMANI
5569 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasında, “borçların yirmidört aya kadar tecil
edilebileceği” belirtilmiştir.
Buna göre, tecil ve taksitlendirilmesi talep edilen borçlar, azami
24 aya kadar eşit taksitler halinde
ödenebilecektir.
5569 sayılı Kanun uyarınca talepte bulunan KOBİ’lerin tecil ve
taksitlendirmeye konu tüm borçları hesaplanacak ve bulunan borç tutarına
göre taksit sayısı tespit edilecektir.
Bu durumda tecil ve taksitlendirmeye esas borç tutarı
(borç aslı ve yazılı müracaatta bulunan tarihi içine alan ayın sonuna
kadar hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammı toplamı);
a)
10.000.-
YTL’ye kadar olan borçlar 12,
b)
10.001.-
ila 50.000,- YTL arasında olan borçlar 16,
c)
50.001.-
ila 100.000.- YTL arasında olan borçlar 20,
d)
100.0001.-YTL ve üzerinde olan borçlar 24
aya kadar, eşit taksitler halinde tecil ve
taksitlendirilecektir.
Buna karşın borçluların talep etmesi halinde borç tutarına göre tespit
edilecek taksit sayısından daha az bir süre de tecil ve taksitlendirme
yapılabilecektir.
5569 sayılı Kanun hükmüne istinaden yapılan tecil ve taksitlendirme
işleminde aylık taksitlerin, içinde bulunulan ay içinde ödenmesi
gerekmektedir. Her ayın son günü o ayın taksitinin ödeme vadesinin son
günüdür.
Ancak, herhangi bir aya ilişkin taksit tutarının ödenmesi gereken aydaki
son günün resmi tatile rastlaması halinde, o ayın taksitinin takip eden
ilk iş günü içinde ödenmesi halinde söz konusu taksitin süresi içinde
ödenmiş olduğu kabul edilecektir.
5569 sayılı Kanun kapsamına en son, 2006 Eylül ayı ve
önceki aylardan kaynaklanan borçlar girdiğinden tecil ve taksitlendirme
işlemi yapılan KOBİ’lerin, varsa 2006 Ekim ve sonraki aylardan
kaynaklanan borçları ile tecil ve taksitlendirme süresi içinde tahakkuk
edecek cari ay borçları cari usul ve esaslara göre takip edilecek olup,
talep edilmesi halinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil
ve taksitlendirme işlemi yapılabilecektir.
IX- AYLIK TAKSİTLERİN AKSATILMASI
5569 sayılı Kanun uyarınca yapılacak tecil ve
taksitlendirme işleminde aylık taksitlerin düzenli ödenmesi esas olmakla
birlikte, daha önce yapılmış olan taksitlendirme ve yeniden yapılandırma
gibi ödeme kolaylığı uygulamalarında görüldüğü üzere borçluların zaman
zaman ellerinde olmayan sebeplerle ödeme yükümlülüklerini süresinde
yerine getirememeleri söz konusu olabilmektedir
Bu nedenle;
a) 5569 sayılı Kanun uyarınca yapılan tecil ve taksitlendirme işleminde,
borç türü bazında tecil ve taksitlendirmeye konu borçlarla ilgili
taksit ödeme yükümlülüklerinin tecil ve taksitlendirme süresinde
iki defadan fazla yerine getirilmemesi halinde 5569 sayılı Kanun
uyarınca yapılmış olan tecil ve taksitlendirme işlemi bozulacaktır.
Taksit ödeme yükümlülüğünün eksik olarak yerine getirilmesi ödeme
yükümlülüğünün ihlali sayılacaktır.
b) 5569 sayılı Kanun uyarınca yapılan tecil ve taksitlendirme süresi
içinde, tecil ve taksitlendirilen borçlara ilişkin taksit tutarlarının
ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ikiden fazla ihlal yapılmamış
olması ve taksitlendirme süresinin aşılmaması kaydıyla, ödenmeyen veya
eksik ödenen taksit tutarlarının ödendiği tarihe kadar hesaplanacak
kanuni faiz ile birlikte ödenmesi durumunda, tecil ve taksitlendirme
işlemi bozulmayacaktır.
Dolayısıyla, aksatılan ödeme yükümlülüklerinin, tecil ve taksitlendirme
süresi içinde (ikiden fazla ihlal yapılmamış olması kaydıyla) üçüncü
ihlalden önce yerine getirilmesi halinde, ödeme yükümlülüğü ihlali
yapılmamış sayılacak ve tecil ve taksitlendirme işlemi devam
ettirilecektir.
Örnek - 1:
(ES) ünvanlı KOBİ işletmesi, 2007 Nisan ayında 5569 sayılı Kanun
uyarınca tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmuş, işletmeye aynı ay
içinde ödeme planı hazırlanarak teslim edilmiş ve 2007 Mayıs ayına ait
taksit tutarı işletme tarafından süresinde ödenmiştir. Daha sonra, 2007
Haziran ve Temmuz ayı taksitleri süresinde ödenmeyerek iki ihlal
gerçekleştirilmiştir. Bu durumda; işletme tarafından Ağustos taksiti
süresi içinde ödenirse, tecil ve taksitlendirme işlemi bozulmayacaktır.
Ancak ödenmeyen Haziran ve Temmuz taksitlerinin yanında, üçüncü
bir taksitin de ödenmemesi halinde, ikiden fazla ihlal yapılmış olması
nedeniyle taksitlendirme işlemi bozulacaktır.
Yukarıdaki örnekte tecil ve taksitlendirme yapılmış olan
KOBİ’nin ödememiş olduğu 2007 Haziran ve Temmuz ayı taksit tutarlarını,
Ağustos ayı içinde ödemesi halinde, yapmış olduğu ihlaller ortadan
kalkacağından, takip eden aylarda ikiden fazla ihlal yapmaması halinde
tecil ve taksitlendirme işlemi bozulmayacaktır.
c) Tecil ve taksitlendirme işleminin bozulması üzerine
tecil ve taksitlendirme işleminin başladığı tarih itibariyle durmuş olan
gecikme cezası ve gecikme zammının yeniden başlatılarak ödenen taksit
tutarlarının (tecil faizinin irat kaydedilmesi gibi bir uygulama
yapılmaksızın) ödeme tarihleri dikkate alınarak 16-180 Ek sayılı Genelge
hükümlerine göre mahsubunun yapılmasının ardından bakiye borcun cebri
icra hükümlerine göre takip ve tahsiline devam edilecektir
Borçlu KOBİ’lere 5569 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tecil ve
taksitlendirme işleminin bozulduğu ve cebri takibat işlemlerine
başlanıldığı bir yazı ile bildirilecektir.
X- TECİL VE TAKSİTLENDİRMEDE TEMİNAT ARANMAMASI VE
HACİZLER
5569 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “borçların
teminat aranmaksızın tecil edilebileceği, bu kapsamdaki borçlar
nedeniyle daha önce uygulanmış hacizlerin, yapılan ödemelere paralel
olarak kaldırılacağı” belirtilmiştir.
Söz konusu hüküm uyarınca; KOBİ’lerin
Kurumumuza olan borçlarının tecil ve taksitlendirilmesi sırasında (5569
sayılı Kanun kapsamında) ayrıca bir teminat istenilmeyecektir.
Diğer taraftan, KOBİ’lerin
borçlarının 5569 sayılı Kanuna göre tecil ve taksite bağlanması
durumunda, bu borçlardan dolayı daha önce 6183 sayılı Kanun hükümlerine
göre uygulanmış bir haciz işlemi varsa, söz konusu hacizlerin ödemeler
nispetinde kaldırılması gerekmektedir.
Buna göre;
a) 5569 sayılı
Kanun kapsamına giren borçlardan dolayı daha önce 6183 sayılı Kanunun
79 uncu maddesine istinaden, istihkak, mevduat, maaş, kira vs.
gibi üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara uygulanan hacizler; ilk
taksitin ödenmesinden sonra, icra takibine geçilmiş başkaca borcu
yoksa kaldırılacaktır.
b) Kanun kapsamına giren borçlardan
dolayı daha önce menkul veya gayrimenkul mal haczi yapılmış ise,
hacze konu malların birden fazla sayıda olması
halinde, her birinin değerinin ayrı ayrı belirlenebilir nitelikte olması
ya da ayrı ayrı tescile konu olması ve her halükarda yapılmış olan
hacizlerin değerinin en az bakiye tecil ve taksitlendirilen borç
tutarını karşılaması şartıyla, yapılan ödemeler
nispetinde daha önce konulmuş olan hacizler talep edilmesi üzerine
kısmen kaldırılacak, yine alınmış teminatlar var ise bunlar da kısmen
iade edilecektir
Ancak, 5569 sayılı Kanun kapsamına KOBİ’lerin 31.10.2006 tarihine kadar
vadesi geldiği halde ödenmemiş borçları girdiğinden, bu işletmelerin söz
konusu tarihten sonra ödeme vadesi geldiği halde ödenmemiş bir borcu
varsa ve bu borçlar için de aynı mallar üzerine haciz tatbik edilmiş ise
bu defa yalnızca 5569 sayılı Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirmeye
bağlanmış borçlar için uygulanmış olan hacizler, ödemeler nispetinde
kısım kısım kaldırılacak, ancak kapsam dışındaki borçlar ödenmediği veya
başka bir şekilde teminat altına alınmadığı sürece, bu borçlardan dolayı
konulmuş olan hacizlerin kaldırılması mümkün olmayacaktır.
Ayrıca, 5569 sayılı Kanuna istinaden tecil ve
taksitlendirme yapılmış olması durumunda KOBİ’lerin daha önce
haczedilmiş mallarının yerine başkaca mallarının teminat olarak
gösterilip hacizlerin değiştirilmesi talebinde bulunulması halinde,
değişiklik talep edilen tarihe kadar olan taksitlerinin ödenmiş ve
başkaca borcunun bulunmaması kaydıyla borcu karşılayacak tutarda olması
ve satış kabiliyeti, kolay paraya çevrilebilmesi gibi özellikleri de
dikkate alınarak başkaca menkul ve gayrımenkul ile
değiştirilebilecektir.
XI- DAHA ÖNCE DİĞER KANUNLARA GÖRE
TAKSİTLENDİRİLEN BORÇLAR
üğe girdiği
itborçları tecil ve taksitlendirilen borçlular ileveya 5458 sayılı
kapsamında yeniden yapılandırılarak başvuru tarihi itibariyle tecil ve
taksitlendirme şartlarına uygun ödeme yapan işverenler, talepleri
halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
5569 sayılı Kanun
kapsamına giren borçluların, Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve
Anlaşması hükümleri kapsamında düzenlenecek finansal yeniden
yapılandırma sözleşmelerini imzaladıkları tarihten önce, anılan
Kanunlara göre borçları taksitlendirilmiş ve ilgili Kanunlardaki ödeme
yükümlülükleri düzenli olarak yerine getirilmiş ise, başka bir ifadeyle
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre yapılmış olan tecil ve
taksitlendirme, yine yada 5458 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmış
olan yeniden yapılandırma işlemi, bu borçlular tarafından talep edilmesi
halinde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme ile yeniden
yapılandırma ilerilarak, ilgili Kanunlarına göre ,çlar, vadesinde
ödenmemiş alacak kabul edilmek suretiyle 5569 sayılı Kanuna göre tecil
ve taksitlendirilebilecektir.
Bu durumda,
borçlarını daha önce 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine göre tecil ve taksitlendirmiş ya da na veyahut da 5458 sayılı
Kanun göre yapılandırmışolanlardan, 5569 sayılı Kanuna ilişkin tecil ve
taksitlendirme başvuru formu ile birlikte, ayrıca örneği (Ek-2)’de
yer alan tecil ve taksitlendirme/yeniden yapılandırma işleminin
bozulmasına ilişkin yazılı talepleri alınacaktır.
XII- DİĞER HUSUSLAR
a) Borcu yoktur yazıları ve ilişiksizlik belgesi talepleri
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca çıkarılan Uygulama
Yönetmeliklerinde, Türkiye’deki “kesinleşmiş sosyal güvenlik prim
borcu”nun değerlendirilmesinde, isteklinin vadesi geçtiği halde
ödenmemiş, ancak ilgili Kurum tarafından belli bir vadeye bağlanarak
tecil edilmiş prim borçlarının, vadesindeki ödemeler aksatılmadığı
sürece kesinleşmiş prim borcu olmadığının kabul edileceği
öngörülmüştür.
Dolayısıyla, ilgili makamlara sunulmak üzere “borcu yoktur yazısı” almak
için Kurumumuza başvurulması halinde ilgili Genelgelere göre yapılacak
sorgulamalarda borcu olduğu görülen işverenler tarafından bu işyerlerine
ilişkin borçlarının 5569 sayılı Kanuna göre tecil ve taksitlendirilmiş
olması halinde (söz konusu kanunun kapsamı dışında kalan başka bir borcu
da yoksa), vadesindeki ödemeler
aksatılmadığı sürece, bu işverenlere Kurumumuza olan ve yapılandırılan
borç miktarı ile tecil ve taksitlendirme tarihi de belirtilmek suretiyle
söz konusu borçlarının taksitlendirildiği ve taksitlendirmeye ilişkin
ödeme yükümlülüklerinin düzenli olarak yerine getirildiği hususunda yazı
verilecektir.
Ancak, borcu yoktur yazısı için başvuran KOBİ’lerin kapsama giren
borçları taksitlendirilmiş olmasına rağmen, ödeme yükümlülükleri yerine
getirilmemiş ise, bu işverenlere yukarıda belirtilen nitelikte bir yazı
verilmeyecektir.
Yine, Kurumumuzda tescilli işyerlerinden Kamu İhale Kanunu kapsamı
dışındaki işler nedeniyle “borcu yoktur yazısının” istenilmesi
halinde, işyeri kayıtlarının incelenmesine başvurulmaksızın, bu konudaki
taleplerin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar Ünitelerimize
verilmiş olan prim belgelerinde kayıtlı muaccel sigorta primi, işsizlik
sigortası primi, aylık sosyal güvenlik destek primi ile idari para
cezaları, fark işçilik üzerinden tahakkuk ettirilmiş olan prim borcu,
eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi, tasarrufu teşvik
kesintisi ve katkı tutarı, konut edindirme yardımı borcu ve bunlara
ilişkin gecikme cezası ve gecikme zamları, borç kapsamına dahil
edilecektir.
Ancak, bu durumdaki işverenlerin Kurumumuza olan borçlarının
5569 sayılı Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirilmiş olması halinde,
vadesindeki ödemeler aksatılmadığı sürece, bu işverenlere Kurumumuza
olan ve bu Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirilen borç miktarı da
belirtilmek suretiyle söz konusu borçlarının tecil ve taksitlendirildiği
ve ödeme yükümlülüklerinin düzenli olarak yerine getirildiği (varsa 5569
sayılı Kanun kapsama girmeyen borç türü ve miktarları da ayrıca
belirtilerek) hususunda yazı verilecektir.
İhale makamlarınca işverenlerin istihkakları ödenmeden önce Kurumumuza
borçlarının olup olmadığının sorulması halinde, borçlarını 5569 sayılı
Kanun kapsamında tecil ve taksitlendirerek ödeme yükümlülüklerini
düzenli olarak yerine getiren işverenlere
hakediş ödemesine esas olmak üzere,
vadesindeki ödemeler aksatılmadığı sürece, tecil ve
taksitlendirilen borç miktarı da belirtilmek suretiyle söz konusu
borçlarının taksitlendirildiği ve buna ilişkin ödeme yükümlülüklerinin
düzenli olarak yerine getirildiği hususunda (5569 sayılı Kanun kapsama
girmeyen borç türü ve miktarları ayrıca belirtilerek) yazı verilecektir.
Öte yandan, özel bina inşaatı işyerleri ile Sigorta Primlerinin
Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi
Hakkında Yönetmelik kapsamındaki ihale konusu işyerlerine ait borçlar
5569 sayılı Kanuna göre tecil ve taksitlendirilmiş olsa dahi,
kendilerine teminat iadesi veya yapı kullanma izin belgesi alınmasına
esas olmak üzere “ilişiksizlik yazısı” verilmeyecektir.
Bu durumda olan işverenlere, asıl ve gecikme cezası ile gecikme
zammından oluşan toplam borçlarını karşılayacak miktarda nakit, süresiz
banka teminat mektubu, Devlet tahvili, Hazine kefaletini haiz tahvil
veya bonoların teminat olarak Kuruma verilmesi halinde, ilişiksizlik
belgesi verilecektir.
Bununla birlikte, kendilerinden teminat alınarak ilişiksizlik belgesi
verilen işverenlerin tecil ve taksitlendirme işlemlerinin bozulması
halinde, alınan teminatlar derhal nakde çevrilecektir.
b) İstatistiki bilgiler
KOBİ’lerin Kurumumuza olan ve 5569 sayılı Kanun kapsamında tecil ve
taksitlendirilmiş borçlarına ilişkin yapılacak istatistiki
değerlendirmelere esas olmak üzere örneği (Ek-
3’de) bulunan tablo düzenlenerek üçer aylık dönemler
(Ocak-Şubat-Mart, Nisan-Mayıs-Haziran, Temmuz-Ağustos-Eylül ve Ekim-
Kasım-Aralık) halinde ait olduğu dönemin son ayını takip eden ayın
15’ine kadar excel formatında e-posta olarak “sigprimler@ssk.gov.tr”
adresine gönderilecektir.
Bilgi edinilmesini,
gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Ek:
1 – Başvuru formu
2 – Taksit/yapılandırma bozma formu
3 – İstatistik tablosu
|