BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1-
Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası
bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan
yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan
yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini
belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının
işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2-
Bu Kanun; sosyal sigortalar ile
genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri,
sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından
gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini
ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3-
Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığını,
3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun
vadeli sigorta kollarını,
4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş
kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası
kollarını,
5) Uzun vadeli sigorta kolları:
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,
6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun
vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken
veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7) Hak sahibi: Sigortalının veya
sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük veya yaşlılık aylığı
almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına
veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve
babasını,
8) Genel sağlık sigortası:
Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri
ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını
sağlayan sigortayı,
9) Genel sağlık sigortalısı: Bu
Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan
kişileri,
10) Bakmakla yükümlü olduğu kişi:
Genel sağlık sigortalısının, sigortalı veya isteğe bağlı
sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya
aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim
veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde
meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi
halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile
yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen
evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin sigortalı tarafından
sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana
ve babasını,
11) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli
ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve iş
mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara
saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile
ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli
ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler
için belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) Ay: Ücretleri; kamu
idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için,
ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen, diğer sigortalılar
için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak
değerlendirilen süreyi,
15) Yıl: Ücretleri; kamu
idarelerinde her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için,
15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen,
diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri
arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya meslek
hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde
hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortalarından yapılan sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre
bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme
tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi
mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının
mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım,
üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya
tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su
ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri
tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil
eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve
meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını belirlemeye yetkili
hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
21) Kamu idaresi: 10/12/2003
tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen idare
ve kurumlar ile bunların ödenmiş sermayesinin % 50'sinden
fazlasına sahip oldukları ortaklıkları veya özel kanunlarına
göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere 63 üncü madde
gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu sağlık
hizmeti: Kişilerin hastalıktan korunması veya sağlıklı olma
halinin sürdürülmesi amacıyla, kişiye yönelik olarak finansmanı
sağlanacak sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık Bakanlığı
tarafından aile hekimi olarak yetkilendirilen ve Kurum ile
sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık
hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel
hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan
şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık
hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı
veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız: İçişleri
Bakanlığı tarafından sığınmacı veya vatansız olarak kabul edilen
kişileri,
28) Peşin sermaye değeri: Kurumca,
bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş,
kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek
iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı,
29) Güncelleme katsayısı: 4 üncü
madde kapsamında sigortalı sayılanların, her yılın Kasım ayına
ait kanunî süresi içinde verilen belgelerindeki prim
tahakkukları üzerinden bulunacak ortalama prime esas günlük
kazancın, bir önceki yılın aynı ayına ait ortalama prime esas
günlük kazanca göre değişim oranı ile her yılın Aralık ayına
göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel
yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının
toplamının yarısına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda
bulunan değeri,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4-
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması
bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden
fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları,
hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest
meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi
mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup,
esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek
odalarına usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin kurucu
ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer
şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) (a) bendine tâbi olmayanlardan,
kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar,
2) (a) ve (b) bentlerine tâbi
olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a)
bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş
olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86
ncı maddesi uyarınca açıktan vekil
atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği
sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikalarının yönetim
kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve
saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri
diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında
çalışanlardan, düşünürlerden ve yazarlardan hizmet akdi ile
çalışanlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı
olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke
uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden
hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre
çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı
Umumi Hıfzıssıhha Kanununda
belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak
çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev
verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü
maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği
sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları
veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu
idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle
kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik
hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Cumhurbaşkanı, Başbakan,
bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye
başkanları, il daimi komisyonu üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi
kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikaların
veya sendika konfederasyonlarının yönetim kurullarına
seçilenler,
d) Harp okulları ile fakülte ve
yüksek okullarda, Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya
kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay
meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan
adaylar ile fakültelerde veya meslek yüksek okullarında kendi
hesabına okuduktan sonra veya askerlik hizmetini müteakip
subaylığa veya astsubaylığa geçirilenlerin, okullarda geçen
normal eğitim süreleri,
e) Polis Akademisi ile fakülte ve
yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya
kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okumaya devam eden öğrenciler ile fakültelerde veya meslek
yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra komiser
yardımcılığına veya polisliğe geçirilenlerin, okullarda geçen
normal eğitim süreleri,
hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının
uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5-
Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan
kişiler hakkında uygulanacak sigorta kolları şunlardır:
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla
birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde
oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan
hükümlü ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı
ile analık sigortası uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
b) Hizmet akdi ile çalışmamakla
birlikte 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî
eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası, meslek hastalığı ve
hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek
öğrenimleri sırasında zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler
hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır
ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980
tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş
ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan, bu Kanuna tâbi sigortalı
olarak çalışanlar hakkında aylıkları kesilmeksizin kısa vadeli
sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar hakkında, uzun vadeli
sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini
Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren,
uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
d) Sosyal güvenlik destek primine
tâbi olanlar hakkında, sadece iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulanır.
e) Türkiye İş Kurumu tarafından
düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine
katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş
kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
f) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden
yararlandırılan kişilere, işsizlik ödeneğinin hak edildiği süre
içinde, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılarak uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6-
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin
uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz
çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve
üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve
aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut
içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ev hizmetlerinde süreksiz olarak
çalışanlar ile ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli
çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş
Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık
kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından
az olanlar,
d)
Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile
yedek subay okulu öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede kurulu
herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına
Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal
sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet
eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve sanat okulları
ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan meslek veya sanat
okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri
içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde
çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet sunucuları
tarafından işe alıştırılmakta olan veya
rehabilite edilen, hasta veya malûller,
h) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılması
gereken işlerde çalışmakla birlikte, 18 yaşını doldurmamış
olanlar,
ı) Kamu idareleri hariç olmak
üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle
süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık
tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar
düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından
az olduğunu belgeleyenler,
j) Niteliği itibarıyla bir kişinin
bir gün içinde yapabileceği işlerde, yevmiyeli olarak
çalışanlar,
k) Kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr
siciliyle birlikte kanunla kurulu meslek odalarına usûlüne uygun
olarak kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu
faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı,
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin dış
temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu
ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da
haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu
ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu
belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde
istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu
ülkenin kamu düzeninin zorunlu kıldığı hallerde, işverenleri
tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı
yapılanlar,
4 üncü ve 5 inci maddelere göre
sigortalı sayılmaz.
(h) bendinin uygulanmasıyla ilgili
olarak, bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre
mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili
görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı
aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin
uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7-
Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya zorunlu staja
başladıkları tarihten,
b) (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi olanların gelir vergisi
mükellefiyetinin başladığı tarihten; şirket ortaklarının şirket
ortaklıklarının tescil edildiği tarihten; gelir vergisinden muaf
olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla
kurulu meslek kuruluşlarına usûlüne uygun kayıtlı oldukları
tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar
için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek
kuruluşlarınca tescil edildiği tarihten; köy ve mahalle
muhtarları için seçildikleri tarihten,
c) (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için, göreve başladıkları veya okullarında eğitime
başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin
uygulanmasında, gelir vergisinden muaf olanlar ile tarımda kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanların kayıt ve tescil
işlemleri ile ilgili olarak kanunla kurulmuş ilgili meslek
kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve tescili
MADDE 8-
İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7
nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sigortalılık başlangıcından önce, sigortalı işe giriş bildirgesi
ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından
sigortalı işe giriş bildirgesi;
a) İnşaat işyerlerinde işe
başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı
gün Kuruma verilmesi halinde,
b)Yabancı ülkelere sefer yapan
ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar
ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde;
ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir
ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık
sürenin dolduğu tarihe kadar, Kuruma verilmesi halinde,
c) Kamu idarelerince yurt dışı
görevde çalışmak üzere işe alınanların, işten ayrılmış olsalar
dahi, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren üç ay içinde,
Kuruma verilmesi halinde,
sigortalılık başlangıcından önce
bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı
olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak,
sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil
teşkil etmez.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişiler için; 7
nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren kendi
mevzuatlarına göre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum,
kuruluş ve birlikler veya vergi daireleri sigortalı işe giriş
bildirgesi düzenleyerek, en geç onbeş
gün içinde Kuruma vermekle yükümlüdür. Kurum bu bildirimden
itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık
hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendi gereği sigortalı sayılanlar
ise, sigortalı işe giriş bildirgesini, 7
nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sigortalılık başlangıcından itibaren, doksan gün içinde Kuruma
vermekle yükümlüdürler.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak
işverenler, çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7
nci maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren,
onbeş gün içinde sigortalı işe giriş
bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
5 inci maddenin (f) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişiler için Türkiye İş Kurumu,
işsizlik ödeneğinin fiilen ödenmeye başlandığı tarihten itibaren
bir ay içinde, sigortalı işe giriş bildirgesini Kuruma
bildirmekle yükümlüdür.
Kamu idareleri ile bankalar,
Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle,
Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin
sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek
ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma
bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci
fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102
nci madde hükümlerine göre idarî
para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin
şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9-
Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin
sona erdiği tarihten,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;
1) Gelir vergisi mükellefi olanlar
için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son
verdikleri tarihten,
2) Gelir vergisinden muaf olanlar
için, esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulu
meslek odalarındaki üye kayıtlarının silinmesi gereken veya 6
ncı maddenin birinci fıkrasının (k)
bendi kapsamına girdiği tarihten,
3) Şirket ve donatma iştiraki
ortağı olanlar için, tâbi oldukları mevzuata göre şirketle ve
donatma iştiraki ile ilgilerinin kesildiği tarihten,
4) Şirket ortağı olanlar için,
şirketin iflâsına veya tasfiyesine karar verildiği veya münfesih
sayıldığı tarihten,
5) Tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği
veya 6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten,
6) Köy ve mahalle muhtarlarının,
muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede
ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak
çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke
sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten,
8) İflâsına karar verilmiş olan
veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirketlerin
ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların, çalışmaya başladığı
tarihten,
9) Köy ve mahalle muhtarlarından;
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir
vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet
akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
10) Gelir vergisinden muaf olan,
ancak esnaf ve sanatkârlar sicili ile birlikte kanunla kurulu
meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet
akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların;
1) Ölüm halinde veya aylık
bağlanmasını gerektiren hallerde, bu tarihi takip eden ayın ilk
gününden,
2) Diğer hallerde ise görevden
ayrıldıkları tarihten,
d) 5 inci madde gereği bazı sigorta
kollarına tâbi tutulanların, sigortalı sayılmalarını gerektiren
halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı
maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan,
çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile
irtibatlandırılanlar ile
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini
bu yönde kullananlar için sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık
hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar gereği
sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak etmesi veya
işverenin lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini,
b) Diğer hallerde ise birinci
fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak
yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d)
bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları
işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona
erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte
belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar
veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma
bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına
ya da vergi dairelerine olan
yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona
ermesine ilişkin belge ya da
bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
Birinci fıkranın (e) bendine göre
sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin birinci
fıkrasının (c) bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların,
sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay
içinde Kuruma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sigortalıların işleri nedeniyle
geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE 10-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan
sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına
gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların
mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına
gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas
çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu
görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin
sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder.
Sosyal güvenlik sözleşmesi
imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak
üzere bu ülkelere götürülen Türk işçileri de bu Kanunun
uygulanmasında geçici görevle yurt dışına gönderilmiş sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve İşverenlere İlişkin
Hükümler
İşyeri, işyerinin bildirilmesi,
devri, intikali ve nakli
MADDE 11-
İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar
ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya verilen
hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim
altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk
emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya
meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile
araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği Kurumca
hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya
başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu
aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe
başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren
işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret
sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on
gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin
değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması
durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân
tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda
ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün
içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu
adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı
çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene
devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin
nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi
takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali
halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay
içinde, işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür.
İşyerinin aynı il sınırları içinde Kurumun diğer bir ünitesinin
görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, adres
değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde
çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam
eder.
Valilikler, belediyeler ve ruhsat
vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı
ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan
işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların
verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği
tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
Bu maddede belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102
nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır. İdarî para cezası
uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel
teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin
işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle aralarında
yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel
bir numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirir.
İşyeri bildirgesinin verilmemesi
veya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak ve yükümlülükleri
ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği ile bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili, geçici
iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
MADDE 12-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre
sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler
ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir.
İşveren adına ve hesabına, işin
veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse,
işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren
vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda
tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda
belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte
müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının
(a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları
veya işveren tarafından; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasına tâbi
olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim
gördükleri okullar tarafından yerine getirilir.
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar
hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri,
bunları çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları ile
tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işvereni, Ceza
İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren
vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları
Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü
mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm
veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir.
Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve
bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun
işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile
birlikte sorumludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş kazasının tanımı,
bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13-
İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu
sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte
olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya
çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,
c) Bir işverene bağlı olarak
çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir
yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen
zamanlarda,
d) Emziren kadın sigortalının,
çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence
sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen
veya sonradan bedenen ya da ruhen
özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde
kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran
işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve
Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi kapsamında bulunan
sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı
geçmemek şartıyla rahatsızlığının
bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
c) (c) bendi kapsamında bulunan
sigortalılar bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından,
o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre
yetkili mercilere derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç
işgünü içinde,
iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesinin doğrudan ya da
taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın
(a) ve (c) bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin
kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş
kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası
sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için
gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen
memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla
soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak
bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası
olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak
yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren
gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96
ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı,
bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14-
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin
niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm
şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık,
bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
Sigortalının çalıştığı işten dolayı
meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen
sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü
hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî
sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer
belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu
tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan
sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten
kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan
yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla
hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun
bir zamanın geçmemiş olması şarttır.
Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat
edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve
laboratuvar bulgularıyla
belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki
inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları
listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu
hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının;
a) (a) ve (c) bentleri ile 5 inci
madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının
meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine
bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı
bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden
başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü
yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten
eksik ya da yanlış bildiren işverene
veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar
ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri
rücû edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili
bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve
kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık
iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı
sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve
içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte
düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında
herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması
hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15-
Sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş
göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.
Sigortalı kadının veya sigortalı
erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten
itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik
halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık
haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali
kabul edilir.
İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hallerinde sağlanan haklar
MADDE 16-
İş kazası veya meslek hastalığı halleri nedeniyle sağlanan
haklar şunlardır:
a) Sigortalıya; geçici iş
göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği
verilmesi.
b) Sigortalıya; sürekli iş
göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı
sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine; gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan eş ve
çocuklara; evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı
sonucu ölen sigortalı için; cenaze ödeneği verilmesi.
Sigortalıya hastalık veya analık
hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince,
günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya sigortalı
olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe,
çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan sonraki altı ay süresince her
ay, doğum tarihinde geçerli olan asgarî ücretin üçte biri
tutarında emzirme ödeneği verilir.
Emzirme ödeneğine hak kazanan
sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona
erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz
gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya karısı analık
sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum
tarihinden önceki onbeş ay içinde en
az üç ay prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden
yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas
tutulacak günlük kazanç
MADDE 17-
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde
verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas
tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu
tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş
göremezliğin başladığı tarihten önceki
oniki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye göre
hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas
prim gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Bu surette
bulunan günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı veya gelirin
bağlanacağı tarihten geriye doğru oniki
ay ve daha öncesine ait ise güncelleme katsayısı ile
güncellenerek hesaplanır.
Oniki
aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı,
çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı
nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya
bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya
başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki
sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının,
çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı
gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte
çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılanların ödenek veya
gelire esas günlük kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki
arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas
alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün
sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında
bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı mercilerince
verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat
ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas
alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate
alınmaz.
Meslek hastalığı, sigortalının
sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir
yıl geçtikten sonra meydana çıkmış
ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak
yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek hastalığı
sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç,
yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz
katıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
MADDE 18-
Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından
istirahat raporu alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya meslek hastalığı
nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalıların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması
halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl
içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş
olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak
üzere her gün için,
c) Sigortalı kadının analığı
halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa
vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan
önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde
ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre
ilave edilerek çalışmadığı her gün için,
d) Sigortalı kadının isteği ve
hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması
halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için,
geçici iş göremezlik ödeneği
verilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanlara hastalıkları halinde
geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim
ve her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi
süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak
istirahat raporu aldıkları sürede ödenir.
İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici
iş göremezlik ödeneği, 17 nci
maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının üçte ikisidir. Ancak
geçici iş göremezlik ödeneğinin güncellenmemiş tutarı,
sigortalının ödenek hesabına esas alınan döneme ilişkin kazanç
üzerinden vergi, sosyal sigorta, genel sağlık sigortası ve
işsizlik sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan
günlük net kazancını geçemez.
Sigorta prim ve ödeneklerinin
hesabına esas tutulacak günlük kazançların alt sınırında meydana
gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt sınırın
altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların
veya almaya hak kazanmış veya kazanacak olanların bu ödenekleri,
günlük kazançlarının alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe
girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş günlük kazançların alt
sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse,
geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri,
toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin
işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûl ve esaslara göre
Kurum adına sigortalılara ödenerek, daha sonra Kurum ile
mahsuplaşmak suretiyle tahsil edilebilir.
Geçici iş göremezlik ödeneklerinin
ödeme zamanı ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik gelirine
hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve
meslek hastalığı hali
MADDE 19-
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve
özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlarda
meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu
belirtilen ve Kurum Sağlık Kurulunca bu durumu onaylanan
sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde
meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada
belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden
tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri,
sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre
hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17
nci maddeye göre hesaplanan aylık
kazancının % 70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş
göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik
geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki
tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli
bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik
geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı,
genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının
ödenmiş olması zorunludur.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılardan,
kurumlarınca sürekli iş göremezlik nedeniyle görevlerine son
verilenlerden;
a) Malûllük veya yaşlılık aylığına
hak kazanamayan sigortalılara sürekli tam iş göremezlik geliri
bağlanarak sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak
sürekli iş göremezlik gelir tutarı ile sürekli tam iş göremezlik
geliri arasındaki fark, sigortalının görevine son veren kurum
tarafından, Kuruma ödenir. Bunların bu Kanun kapsamında tekrar
çalışması halinde, sürekli işgöremezlik
geliri, sürekli iş göremezlik derecesine göre ödenmeye devam
edilir.
b) Malûllük veya yaşlılık aylığına
hak kazanan sigortalılara ise sürekli iş göremezlik derecesine
göre gelir bağlanır.
Başka birinin sürekli bakımına
muhtaç olanlar hariç, sürekli iş göremezlik gelirinin
güncellenmemiş aylık tutarı; sigortalının sürekli iş göremezlik
geliri hesabına esas alınan döneme ilişkin kazancı üzerinden
vergi, sosyal sigorta, genel sağlık sigortası ve işsizlik
sigortası primleri kesintileri sonrası hesaplanan aylık net
kazancını geçemez.
Yukarıdaki fıkralara göre
hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir
başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası
hükmüne göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik
geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin
sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit
edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait
sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
Sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek hastalığı
nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden
itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş
göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin
otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş göremezlik
ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş
kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması
halinde, meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak
kendisine, sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya
meslek hastalığı sırasındaki kazancı üzerinden gelir hesaplanır.
Ancak, sigortalının son iş kazası veya meslek hastalığı
sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan
ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri
ilk kazanç üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı
sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma
gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir
bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20-
İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen
sigortalının hak sahiplerine, 17 nci
madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 55 inci
maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde
hükümlerine göre gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı
sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken
ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup
olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar,
34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak
bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı
sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi
nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin,
ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde
sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34
üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak
bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir
bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel
sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş
olması zorunludur.
Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve
yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır.
37 nci
madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği
verilir.
İş kazası ve meslek hastalığı
ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin
sorumluluğu
MADDE 21-
İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya
sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına
aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya
veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride
yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı
tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak
sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı
olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin
sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazasının, 13 üncü maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren
tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine
kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik
ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu
alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora
dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece
elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe
girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli
olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı
nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik
ödeneği işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve
hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse,
sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması
gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk
peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü
kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara
rücû edilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve
hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri
tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği
olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu
fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı
bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine
yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya
ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş
kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca
hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş
kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru
bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu
sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû
edilmez.
Sigortalının kendisinden
kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş
göremezliğinin artması
MADDE 22-
Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına
veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin
uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde geçici iş
göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile
kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin
bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi
süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl
kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi süresi veya artan
iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca
eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar
hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek
hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi
esas alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
c) Kasdî
bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına
tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen
teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı
tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden,
tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge
almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği
ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden
itibaren 96 ncı madde hükümlerine
göre geri alınır.
13 üncü maddenin ikinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilenler tarafından iş kazasının anılan bentte
belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda,
sigortalıya yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim
tarihinden itibaren ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Süresinde bildirilmeyen
sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23-
Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe
giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin
sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca
tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir
ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen
hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan
her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci
maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri
aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde, 8 inci maddenin
dördüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde
bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu
ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kollarında
dikkate alınmayan süreler
MADDE 24-
Kısa vadeli sigorta kolları bakımından;
a) Herhangi bir sebeple silâh
altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan
tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği
alan sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak
etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
18 inci maddede belirtilen çalışma
sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya
hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir
yılın hesabında da dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25-
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin
incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek
hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını
kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı,
malûllük sigortası bakımından malûl sayılır.
Ancak, sigortalı olarak ilk defa
çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %
60'ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse,
sigortalı bu hastalık veya özürü
sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Malûllük sigortasından sağlanan
haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26-
Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük
aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı
bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl
sayılması,
b) En az on yıldan beri sigortalı
bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli
bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise en az
beş yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı
olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan
veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır.
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel
sağlık sigortası primi dahil, prim ve her türlü borçlarının
ödenmiş olması zorunludur.
Malûllük aylığının hesaplanması,
başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 27-
Malûllük aylığı; prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olan
sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla
olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu
madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin
sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10
puan artırılır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için ayrı
ayrı olmak üzere, malûllük
sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık
başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl
içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları,
yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında söz
konusu sigortalılar için ayrı ayrı
dosya bazında ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
Malûllük aylığı, sigortalının;
a) Malûl sayılmasına esas tutulan
rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek
tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas tutulan
rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunanların çalıştıkları
işyerine müracaatları halinde, görevlerinden ayrıldıkları
tarihi,
takip eden ay başından itibaren
başlar.
Sigortalı, aylığın başlangıç
tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği almakta ise malûllük
aylığı geçici iş göremezlik ödeneği verilme süresinin sona
erdiği tarihten sonraki ay başından başlar. Ancak, bağlanacak
malûllük aylığı, sigortalının almakta olduğu geçici iş
göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise aradaki fark,
bu maddenin üçüncü fıkrasına göre tespit edilecek tarihten
başlanarak verilir.
Malûllük aylığı almakta iken
sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanların veya yabancı
bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya veya ikamete dayalı
sosyal yardım almaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya
başladıkları veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Bu Kanuna göre sigortalı olmayı
gerektiren bir işte çalışması nedeniyle malûllük aylıkları
kesilenlerden çalışması sona erip, malûllük aylığı bağlanması
için yazılı istekte bulunanlara, kontrol muayenesine tâbi
tutulmak ve malûllüğünün devam ettiği anlaşılmak şartıyla eski
malûllük aylığı, yazılı istekte bulunduğu tarihten sonraki ay
başından itibaren ödenmeye başlanır. Ancak, bu durumdaki
sigortalılar için yazılı istek tarihlerine göre yeniden malûllük
aylığı hesaplanır ve bu aylık önceden bağlanan malûllük
aylığından fazla ise hesaplanan yeni aylık üzerinden ödeme
yapılır.
Yaşlılık sigortasından sağlanan
haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28-
Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
a) Yaşlılık aylığı bağlanması.
b) Toptan ödeme yapılması.
İlk defa bu Kanuna göre sigortalı
sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60
yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık
aylığı bağlanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş
şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037
tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039
tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041
tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043
tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045
tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047
tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise
kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın (a)
ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine üç yıl eklenmek ve
adlarına en az 5400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık aylığından
yararlanabilirler.
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya
özürü bulunan ve bu nedenle malûllük
aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az
onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak
ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun
düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi
sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu
anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları
ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu
anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları
ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a)
bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak
kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol
muayenesine tâbi tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit edilen maden
işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en
az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için ikinci fıkrada
belirtilen yaş şartı 55 olarak uygulanır.
50 yaşını dolduran ve erken
yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer
şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen
yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının
çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen
sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip
vermeyeceğini beyan ettikten, (c) bendinde belirtilen
sigortalıların ise Kurumun aylık bağlanma hakkı olduğuna dair
yazısı üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı aldıktan ve
ilişiği kesildikten sonra yazılı istekte bulunması şarttır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı
bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih
itibarıyla genel sağlık sigortası primi dahil kendi
sigortalılığı nedeniyle prim ve her türlü borcunun olmaması
zorunludur.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Yaşlılık aylığının hesaplanması
MADDE 29-
Yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıların aylığı, aşağıdaki
hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık
bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının
her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan
itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan
kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet
süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi
suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim
ödeme gün sayısının her 360 günü için 2015 yılı sonuna kadar %
2,5; 2016 yılı başından itibaren ise % 2 olarak uygulanır. Bu
hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate
alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı
geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve
beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için
hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000
günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim
ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60'a
bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, üçüncü fıkra
uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000
günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına
göre aylık bağlama oranı belirlenir.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan
aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine
rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak
ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar
artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde
ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi
için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar
artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı
hesaplanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı,
kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi ödenmesi
MADDE 30-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara,
yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan yetkili makamdan emekliye sevk onayı aldıktan ve
görevleriyle ilişiği kesildikten sonra Kuruma başvuranlara,
ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun sigortalı olmayı
gerektiren görevinden ayrılmış olanlara ise istek tarihini takip
eden,
ay başından itibaren aylık
bağlanır.
Aylığın ödenmesine başlanacağı
tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği
almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş göremezlik
ödeneği verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden ay
başından başlar. Ancak, bağlanacak yaşlılık aylığı geçici iş
göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise, aradaki fark
birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten başlanarak
verilir.
Yaşlılık aylığı almakta iken
sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanların veya yabancı
bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya veya ikamete dayalı
sosyal yardım almaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya
başladıkları veya ikamete dayalı sosyal yardım almaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.
Yaşlılık aylıkları kesilenlerden, bu Kanuna tâbi olarak yeniden
çalışmaya başlayanlardan çalıştıkları süre zarfında 80 inci
maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci
madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına ait prim
alınır. Çalışmaya başlaması nedeniyle yaşlılık aylıkları
kesilenlerden, işten ayrılarak veya işyerini kapatarak yeniden
yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunan
sigortalıya, yazılı istek tarihini takip eden ay başından
itibaren yeniden yaşlılık aylığı hesaplanarak bağlanır. Bu
durumda olanların yeniden hesaplanan yaşlılık aylığı, 55 inci
maddenin ikinci fıkrasına göre yeni talep tarihine kadar
yükseltilen eski aylıklarının altında olamaz.
Yaşlılık aylığı almakta iken bu
Kanuna tâbi sigortalı olarak yeniden çalışmaya başlayanlardan
veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi
faaliyete devam edeceğini beyan edenlerden aylıklarının
kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık
aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan 80 inci maddeye
göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci
maddenin (e) bendi gereğince sosyal güvenlik destek primi
alınır. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş
süreler bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
prim ödeme gün sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36
ncı madde hükümlerine göre toptan
ödeme yapılmaz.
Üçüncü fıkraya göre yaşlılık aylığı
kesilenler, bu Kanuna tâbi olarak yeniden çalıştıkları süre
içinde dördüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasını; dördüncü
fıkraya göre yaşlılık aylığı kesilmeden çalışanlar ise
çalıştıkları süre içinde haklarında üçüncü fıkra hükümlerinin
uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya
MADDE 31-
Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan
ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını
doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak
kazanamayan sigortalıya, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında ise kendi adına
bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait
olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar
için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile
güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.
Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre toptan ödeme
yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu
Kanuna tâbi olarak yahut bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış
kanunlara göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat etmeleri halinde,
aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi
arasında geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme
katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarını talep tarihini
takip eden ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler
ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınır.
Ölüm sigortasından sağlanan
haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 -
Ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Ölüm aylığı bağlanması.
b) Ölüm toptan ödemesi yapılması.
c) Aylık almakta olan eş ve
çocuklara evlenme ödeneği verilmesi.
d) Cenaze ödeneği verilmesi.
Ölüm aylığı;
a) En az beş yıldan beri sigortalı
bulunup, toplam olarak 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş,
b) Malûllük veya yaşlılık aylığı
almakta iken veya malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak
kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük veya
yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları
sebebiyle kesilmiş,
durumda iken ölen sigortalının hak
sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak,
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen
sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi
sigortalılığından dolayı prim ve her türlü borcunun olmaması
şarttır.
Ölüm sigortasından bağlanacak
aylığın hesaplanması
MADDE 33-
Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın
hesaplanmasında;
a) Sigortalının almakta olduğu veya
bağlanmasına hak kazandığı malûllük veya yaşlılık aylığı,
b) Malûllük veya yaşlılık aylığı
bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması
sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak
27 nci veya 29 uncu maddelere göre
tespit edilecek aylığı,
c) 32 nci
maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının prim
ödeme gün sayısı, 9000 günden az ise 9000 gün üzerinden, 9000
gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29
uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,
esas alınır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalılar için ayrı ayrı olmak
üzere; sigortalıların ölümleri halinde ölüm sigortasından dosya
bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç tarihinin
ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından
bir önceki yılın son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için
ayrı ayrı ödenen en düşük yaşlılık
aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına
muhtaç durumda malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış
ise, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında bu
durum dikkate alınmaz.
Ölüm aylığının hak sahiplerine
paylaştırılması
MADDE 34-
Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak
aylığının;
a) Dul eşine % 50'si; aylık
bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanun kapsamında
veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi
çalışmaları nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması
halinde % 75'i,
b) Bu Kanun kapsamında veya yabancı
bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi çalışmaları
nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim
görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25
yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile
çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli
olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının,
her birine % 25'i,
c) (b) bendinde belirtilen
çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya
sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik
bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı
bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile
kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her
birine % 50'si,
d) Hak sahibi eş ve çocuklardan
artan hisse bulunması halinde, ana ve babaya çalışmaması ve
gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 25'i oranında;
çalışmayan ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması, gelir veya
aylık bağlanmamış olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın
% 25'i,
oranında aylık bağlanır.
Sigortalı tarafından evlât
edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı
hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan
çocukları, bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre
yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak
aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için
gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı olarak
indirimler yapılır.
Hak sahiplerinin aylıklarının
başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 35-
Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak
aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm
tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı
tarihi,
takip eden ay başından itibaren
başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede
belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilenlerden
öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların
kesilmesini gerektirmez.
Aylığın kesilmesine yol açan
sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen
şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin ölüm
nedeniyle sona ermesi durumunda, önceki aylığın yeniden
bağlanması, sonraki eşten dolayı aylık hakkının doğmaması
şartına bağlıdır.
Bu madde gereğince aylığı kesilen
çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma
gücünü en az % 60 oranında kaybederek malûl olduğu
anlaşılanlara, 34 üncü maddede belirtilen şartları taşımaları
halinde, malûllük durumlarının tespitine esas teşkil eden rapor
tarihini takip eden ay başından itibaren, 94 üncü madde hükmü
saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan aylık, aylığın
kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe kadar geçen süre
için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle
belirlenir.
Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya
MADDE 36-
Ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması
durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin
birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, 34 üncü madde hükümleri
dikkate alınarak hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde verilir.
Hak sahiplerine yapılacak toptan
ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için
gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden orantılı olarak indirim
yapılır.
Toptan ödeme yapıldıktan sonra
artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra doğan veya soy
bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da bu
madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre toptan ödeme
yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı
hizmetleri birleştirilerek ya da
sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin
eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli
prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin
yazılı isteği üzerine 31 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
ihya edilebilir. Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin
tutar dahil her türlü borçların ödendiği tarihi takip eden ay
başı itibarıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasında dikkate
alınır.
Evlenme ve cenaze ödeneği
MADDE 37-
Evlenmeleri nedeniyle 34 üncü maddeye göre bağlanan gelir veya
aylıkları kesilmesi gereken eş veya çocukların, evlenmeleri ve
talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya
gelirlerinin bir yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere
evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Evlenme ödeneği alan hak
sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren bir yıl
içerisinde boşanması halinde, bir yıllık sürenin sonuna kadar
gelir veya aylık bağlanmaz.
Evlenme ödeneği verilmesi halinde,
diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri evlenme ödeneği
verilen sürenin bitimini takip eden ödeme döneminden itibaren 34
üncü maddeye göre yeniden belirlenir.
İş kazası veya meslek hastalığı
sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık
aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen
sigortalının hak sahiplerine, asgarî ücretin üç katı tutarında
cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının
eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa
kardeşlerine verilir.
Cenaze ödeneğinin yukarıdaki
fıkraya göre ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek veya
tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda, üçüncü fıkrada
belirtilen tutarı geçmemek üzere
belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel
kişilere ödenir.
Uzun vadeli sigorta kolları
bakımından sigortalılık süresi
MADDE 38-
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate
alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga
2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa,
mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve
Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı
Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20
nci maddesi kapsamındaki sandıklara
veya bu Kanuna tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih
olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18
yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi
olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte
başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün
sayılarının hesabına dahil edilir.
Aylık ve gelir bağlama işlemlerinde
dikkate alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç
tarihi ile sigortalının aylık veya gelir bağlanması için yazılı
istekte bulunduğu, aylık veya gelir bağlanması için istekte
bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen
süredir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar bakımından sigortalılık süresi;
sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre Kurumun
aylık bağlanma hakkı kazandığına dair yazısı üzerine yetkili
makamdan emekliye sevk onayının alındığı ve ilişiğinin kesildiği
ayın son günüdür. Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili
makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı
geçemez.
Uzun vadeli sigorta kolları
bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu
MADDE 39-
Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl kalan sigortalıya veya
ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak
aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı
için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere
rücû edilir.
Malûllük veya ölüm hali, kamu
görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından
görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak
yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden
dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç
olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler
veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere
rücû edilmez.
Fiilî hizmet süresi zammı
MADDE 40-
Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve/veya işlerde çalışan
sigortalıların, hizmet sürelerine, bu işyerlerinde ve/veya
işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında
gösterilen prim gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak
eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi
zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı
olarak belirlenir.
Aşağıdaki bentlerden birden
fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî
hizmet süresi zammı uygulanır.
|
Kapsamdaki Sigortalılar |
Kapsamdaki İşyerleri ve/veya
İşler |
Eklenecek
Gün Sayısı |
|
1) Fabrika, atölye, havuz ve
depolarda, trafo binalarında çalışanlar.
|
1) Çelik, demir, pirinç ve tunç
döküm işlerinde.
2) Zehirli, boğucu, yakıcı,
öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleri ile gaz
maskesiyle çalışmayı gerektiren başka işlerde.
3) Patlayıcı maddeler yapılması
işlerinde.
4) Lokomotif ve gemi
kazanlarının onarılması ve temizlenmesi işlerinde.
5) Gemilerin sintine,
Dabilbotom gibi kapalı sarnıçlar
içindeki raspa ve boya işlerinde.
6) Oksijen veya elektrik
kaynağı, keski, tabanca ve perçin, takım sertleştirilmesi ve
kum püskürtme suretiyle raspa işlerinde. |
90 gün
|
|
2) Basım ve gazetecilik
işyerlerinde 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışanlar.
|
1) Solunum ve cilt yoluyla
vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan
işyerleri.
2) Fazla gürültülü ve ihtizaz
yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri.
3) Tabii ışığın hiç olmadığı
veya münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri.
4) Günlük mesainin yarıdan
fazlası saat 20.00’den sonra çalışılarak yapılan işyerleri.
5) Doğrudan doğruya yüksek
hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri.
6) Fazla ve devamlı fiziki
gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri. |
90 gün |
|
3) Gemi adamları, gemi
ateşçileri, gemi kömürcüleri, dalgıçlar. |
Denizde
|
90 gün |
|
4) Yeraltı işlerinde sürekli
veya münavebeli çalışanlar. |
Maden işyerleri |
180 gün |
|
5) Mesleği icabı; röntgen,
radyum ve benzeri iyonizan
radyasyonlarında fiilen çalışan hekim, diş hekimi,
teknisyen, sağlık memuru, radyasyon fizikçisi ve teknisyeni
ve iyonizan radyasyonla fiilen
çalışan bilumum personel ve yardımcıları. |
Röntgen, radyum ve benzeri
iyonizan radyasyon
laboratuvarları işlerinde. |
90 gün
|
|
6) Havayollarının uçucu
personeli, lokomotif makinistleri |
Fiilen uçakta ve lokomotifte
|
90 gün |
|
7) Subay, yedek subay,
astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar. |
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde |
90 gün |
|
8) Asaleti onaylanmış olmak
şartıyla adaylıkta geçirilen süreler dahil polis, komiser
yardımcısı, komiser, baş komiser, emniyet amiri, emniyet
müdürleri ile bu ve daha yukarı maaş ve derecelerdeki
emniyet mensupları, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları. |
Emniyet ve polis mesleğinde,
Milli İstihbarat Teşkilatında |
90 gün |
|
9) 13/6/1952 tarihli ve 5953
sayılı Kanuna tâbi olarak çalışan sigortalılar ile Basın
Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle
gazetecilik yaparken kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda
meslekleriyle ilgili görevde istihdam edilenler. |
5953 sayılı Kanun kapsamındaki
işyerlerinde. |
90 gün |
|
10) İnfaz koruma memurları, baş
memurları ve diğer personel |
Ceza ve tutukevlerinde fiilen
hükümlü ve tutuklularla irtibat içinde olan görevliler. |
90 gün |
|
11) PTT dağıtıcıları
|
Posta dağıtımı işyerlerinde
yaya olarak yapılan işlerde. |
90 gün |
|
12) Türkiye Radyo- Televizyon
Kurumunda haber hizmetini yapan ve haber hizmetlerinde
fiilen çalışan; Daire Başkanı, Başkan Yardımcısı, Müdür,
Müdür Yardımcısı, Şef, Muhabir, Stajyer Muhabir,
Başspiker, Redaktör Spiker,
Spiker, Stajyer Spiker, Masa Şefi,
Başkameraman, Şef Kameraman, Kameraman, Kamera
Asistanı, Başmontajcı, Şef
Montajcı, Montajcı, Stajyer Montajcı, Redaktör, Mütercim,
Fotoğrafçı, Işıkçı, Sesçi, Başteknisyen, Şef Teknisyen,
Teknisyen, Başteleksçi, Şef
Teleksçi, Teleks Operatörü. |
Türkiye Radyo ve Televizyon
Kurumu haber hizmetlerinde. |
90 gün |
|
13) Tarım Bakanlığı Ziraî
Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında
vazife gören memur ve hizmetliler. |
Ziraî mücadele ve ziraî
karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı,
paraziter hayvan hastalıkları
ile mücadele işlerinde. |
60 gün |
|
14) Devlet Tiyatrosu
sanatkârları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının şef ve
üyeleri. |
Devlet Tiyatroları ile
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında |
90 gün |
Yukarıdaki hükümlere göre
hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı sekiz yılı
geçmemek üzere uzun vadeli sigorta
kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir ve
emeklilik yaş hadlerinden üç yılı geçmemek
üzere yarısı indirilir. Yukarıda yer verilen tablonun (4)
numaralı sırasında yer alan ve 180 gün fiilî hizmet zammı süresi
verilen sigortalılar için sekiz yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelik ile düzenlenir.
Sigortalıların borçlanabileceği
süreler
MADDE 41-
Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;
a) Kanunları gereği verilen
ücretsiz doğum ya da analık izni
süreleri,
b) Er veya erbaş olarak silâh
altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına
göre aylıksız izin süreleri,
d) Sigortalı olmaksızın doktora
öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında
geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı olmaksızın avukatlık
stajını yapanların normal staj süreleri,
f) Sigortalı iken herhangi bir
suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı
beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen süreleri
ve Kurumca kabul edilecek sektörel
veya genel ekonomik kriz dönemlerinde işvereni tarafından
ücretsiz izinli sayılanların, her yıl için 3 ayı
geçmemek üzere bu süreleri,
h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta
geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları gereğince
görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile
seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta
geçirdikleri süreleri,
kendilerinin veya hak sahiplerinin
yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82
nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere,
kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden
hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir
ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan
süreleri sigortalılıklarına sayılır.
Bir ay içinde ödenmeyen
borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen
borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne
şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen
sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için
borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi,
borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık
borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda,
ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından
itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan süreler, uzun vadeli
sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a) Birinci fıkranın (a), (b), (d),
(e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı
tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine
göre,
b) Birinci fıkranın (c) ve (ı)
bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendine göre,
sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün
sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas
kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca
oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî
kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas
kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir
suretle o ayın prime esas azamî kazancını
geçemez.
Bildirim ve itiraz
MADDE 42-
Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık
veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin
tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve
tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir. İlgililer, yazıyı
aldıkları günden başlamak üzere iki ay içinde Kuruma veya
Kurumca verilen karar üzerine, yetkili mahkemeye başvurarak
Kurum kararına itirazda bulunabilir. Mahkemeye itiraz, kararın
uygulanmasını geciktirmez.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Görevlilerine İlişkin
Hükümler
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık görevinde bulunanların
aylıkları
MADDE 43-
Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle
ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren, istek tarihinde Cumhurbaşkanına ödenmekte
olan aylık ödeneğin % 40'ı oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
Ancak, herhangi bir nedenle
görevden ayrılan Cumhurbaşkanı, 28 inci maddeye göre yaşlılık
aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı
ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı
olarak bağlanır. 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanamaması
halinde birinci fıkraya göre bağlanan aylığın tümü, 28 inci
maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29 uncu maddeye
göre hesaplanan aylık, birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan
düşükse aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı veya Başbakan iken bu görevinden herhangi bir nedenle
ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte
olan aylık ödeneğin % 40'ı esas alınarak Cumhurbaşkanına
bağlanacak yaşlılık aylığının % 75'i oranında yaşlılık aylığı
bağlanır.
Ancak herhangi bir nedenle görevden
ayrılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan, 28
inci maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu
maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan
yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye
göre aylığa hak kazanılamıyorsa üçüncü fıkraya göre bağlanan
aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanılıyor ve 29
uncu maddeye göre hesaplanan aylık, üçüncü fıkraya göre bağlanan
aylıktan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı veya Başbakan iken veya bu görevlerden
ayrıldıktan sonra ölenlerin hak sahiplerine, bu maddeye göre
hesap edilen aylık 34 üncü madde hükümlerine göre ölüm aylığı
olarak bağlanır.
Bu madde kapsamında bağlanan gelir
ve aylıklar, 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre
artırılır.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık
aylığı bağlanacak haller
MADDE 44-
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılan bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına
ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı
maddesi gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400 gün
prim ödeme gün sayısı olması halinde,
b) Özel kanunları gereğince
kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı
aranmaksızın, prim ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde,
yaşlılık aylığı bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında olanlardan subay, astsubay, askerî
memurlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlâk noktasından
hükümle veya yetersizlik ya da
disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut askerî
mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca
re'sen, bunlar dışında kalanlar ise
ahlâk ve yetersizlik sebeplerinden dolayı yönetmeliğine göre
sicilleri üzerine kurumlarınca re'sen
emekliye sevk edilenlere ise, 28 inci maddenin ikinci ve üçüncü
fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün sayısını
tamamlamaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri gereğince bağlanan yaşlılık aylıkları, 28 inci maddenin
ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı
tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden
tahsil edilir.
Kanunları gereğince görevden
uzaklaştırılanlar, tutuklananlar veya görevine son verilenlerin
sigortalılıkları ve primleri
MADDE 45-
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olan sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi
ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan
veya gözaltına alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa
müstahak bulunanların prime esas kazançlarının yarısı;
kanunlarına göre bu müddetler için sonradan görevlerine iade
edilerek tam aylığa hak kazananların ise prime esas
kazançlarının tamamı üzerinden prim alınır.
Görevine son verilenlerden yargı
kararı ile görevlerine iade edilenlerin primleri, göreve son
verildiği tarihten görevine başladığı tarihe kadar kendi
kadrosunun veya emsali kadronun prime esas kazancına göre
hesaplanır. Bu durumdakilerin primlerine ait sigortalı ve
işveren hisselerinin gecikme cezası ve gecikme zamları
kurumlarınca ödenir ve bu süreler sigortalılık süresinden
sayılır.
Birinci ve ikinci fıkraya göre
sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge düzenlenerek
Kuruma verilir ve bu durumda 102 nci
madde hükümleri uygulanmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin
sürelerinin bitiminden sonra göreve başlayanlar ile göreve
başlaması için tanınan sürelerde bu Kanunun 67
nci maddesinde aranan 30 günlük prim
ödeme şartı aranmaz.
Bazı kamu görevlilerinin prime
esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
MADDE 46-
Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silâhlı kuvvetler
hesabına okuyanların ve astsubay meslek yüksek okulu
öğrencilerinin öğrenci harçlıkları ile ilgisine göre en az aylık
alan teğmen veya astsubay çavuşun prime esas kazançları
arasındaki farkın primi; polis akademisi ile fakülte ve yüksek
okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi
hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya
devam eden öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile komiser
yardımcısı veya polis memuru prime esas kazançları arasındaki
farkın primi, öğrenciler adına kurumlarınca ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi
hesabına okuduktan sonra subay naspedilen
veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile
fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra,
komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların yüksek
öğrenim süresinin fiilî hizmetten sayılması nedeni ile doğacak
borçlanma bedeli, ilgisine göre talep tarihindeki en az aylık
alan teğmenin veya komiser yardımcısının prime esas kazancı
üzerinden, sigortalı prim hissesi kendilerince, işveren prim
hissesi de kurumlarınca verilmek suretiyle borcun tebliğ
tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler halinde
ödenir.
Talim ve manevra için rütbe ile
silâh altına alınan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olan sigortalılardan rütbelerinin prime esas
kazançları, vazifelerinin prime esas kazancından fazla olanların
prime esas kazanç farklarına ait primleri vazife gördükleri
kurumlarınca ve seferberlik ve harp için silâh altına
alınanlardan vazifelerinin prime esas kazançları, rütbelerinin
prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazançları
arasındaki farkın primleri de, rütbelerinin prime esas kazancını
ödeyen kamu idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
Kamu görevlilerinin kısa ve uzun
vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından prime esas
kazançlarının tespitinde 82 nci
maddede belirtilen üst sınır aranmaz. Ancak yurt dışında geçici
ya da sürekli göreve gönderilen kamu
görevlilerinin prime esas kazancı olarak, Türkiye'deki emsali
kadrodaki sigortalının prime esas kazancı ile yurt dışında
görevlendirme öncesindeki görevlerinin prime esas kazancından
yüksek olanı esas alınır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında bulunanlara geçici iş göremezlik ödeneği
verildiği sürece, bunların uzun vadeli sigorta kolları primleri
ile genel sağlık sigortası primleri işverenlerince ödenmeye
devam edilir.
Vazife malûllüğü, harp malûllüğü
ile harp malûllerine verilecek malûllük zammı ve vazife
malûllerine verilecek sürekli iş göremezlik geliri karşılığı
MADDE 47-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kamu
görevlileri için 13 üncü maddede yazılı iş kazası; vazifelerini
yaptıkları sırada vazifelerinden veya vazifeleri dışında
kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken
bu işlerden veya kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş
yaparken ya da görevleriyle ilgili
olarak işe gelişi ve işten dönüşü sırasında doğmuş olursa, buna
vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.
Bunların sürekli iş göremezlik gelirleri, 19 uncu madde
hükümlerine göre hesaplanır.
Subay (yedek subay dahil),
astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile Türk Silâhlı
Kuvvetlerince görevlendirilen ve bu Kanun kapsamında bulunan
sigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki harp
harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep
ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık
devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtı gerektiren iç
tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve
etkisiyle,
e) Barışta veya olağanüstü
hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek
ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta
bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine
emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve
sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde
veya dalgıç kıtasında bulunanlardan
denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve
tesirleriyle,
f) Anayasanın 92
nci maddesi veya Türkiye'nin taraf
olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca yabancı ülkelere Türk
Silâhlı Kuvvetleri gönderilmesini gerektiren durumlarda,
birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt
içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş
sırasında,
bu Kanunun 19 uncu maddesinde
belirtildiği şekilde sürekli iş göremezlik gelirine esas olacak
şekilde meslekte kazanma gücünü kaybeden veya bu Kanunun 25 inci
maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede malûl
olanlara, harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaşlara
bulundukları kademenin üç ilerisindeki kademenin, uzman
jandarmalara bulundukları rütbenin bir üst rütbesinin aynı
kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesine kadar (yarbay hariç)
bir üst rütbenin aynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara
kıdemli albay, kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst
rütbenin, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine
veya kademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerinden
sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında bulunan
sigortalılardan, Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilenlere,
öğrenim durumlarına göre 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 36 ncı
maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademesinin bir üst
derecesindeki aynı kademesine karşılık gelen prime esas kazanç
üzerinden; bunlardan öğrenim görmemiş olanlara aynı iş
göremezlik derecesinden sürekli iş göremezlik geliri alan ve
Devlet Memurları Kanununa ekli gösterge tablosundaki ilkokulu
bitiren sigortalıya bağlanması icap eden derece ve kademesinin
bir üst derecesindeki aynı kademesine karşılık gelen prime esas
kazanç üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
Bulundukları derecenin bir üst derecesi olmayanlar için o
derecenin üç ilerisindeki kademe göstergesi, üç ilerisindeki
kademe göstergesi olmayanlar için de o derecenin son kademe
göstergesi esas alınır.
Sigortalılardan harp malûlü
olanlara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, harp malûlü
erlere bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirinden az olamaz.
Harp malûllerinin, malûllük
derecesine göre aşağıdaki yazılı göstergelerin, memur aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar "Harp malûllüğü
zammı" olarak sürekli işgöremezlik
gelirlerine ayrıca eklenir.
İş Göremezlik Derecesi
Göstergeler
% 81 ve
üzeri 1100
% 67 ilâ
80 1000
% 51 ilâ
66 900
% 41 ilâ
50 800
% 31 ilâ
40 700
% 21 ilâ
30 600
% 10 ilâ
20 450
Harp malûlü sayılanlardan bir
harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı ve örnek
tutulacak cesaret ve fedakârlık gösterdiği sıralarda bu
malûllüğe uğradıkları usûlüne göre sıralı üstlerince saptanan
Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları ile Türk Silâhlı
Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere, Genelkurmay
Başkanlığının uygun görmesi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile
harp malûllüğü zamları % 25 fazlasıyla bağlanır.
5434 sayılı Kanunun harp malûllüğü
hükümlerine ilişkin diğer kanunlarda yapılan atıflar bu maddeye
yapılmış sayılır.
Bu madde gereğince sürekli iş
göremezlik geliri almakta iken veya bağlanması gerekirken
ölenlerin hak sahiplerine harp malûllüğü zammı da dahil olmak
üzere prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı
bağlanır.
Harp malûlü olanlara verilecek her
türlü malûllük zammı tutarının Kurumca belirlenecek peşin
sermaye değeri toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma
Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumun göstereceği
hesaplara yatırılır. Süresinde yatırılmayan tutarlar için 89
uncu madde hükümleri uygulanır.
Bu madde
gereğince kendilerine sürekli iş göremezlik geliri
bağlananların, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde bu
gelirleri kesilmez.
Harp malûllerinin hak sahiplerine
bağlanacak ölüm gelirinin tutarı, harp malûllüğü zammı da ayrıca
dikkate alınarak hesap edilir.
Harp malûlleri, vazife malûlleri ve
malûl olanlar istekleri halinde, bu Kanun hükümleri
uygulanmaksızın malûllüklerinin engel olmadığı başka vazife veya
sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere, istifa etmiş
sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayılmalarından sonra dahi,
bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını isteme hakları saklıdır.
Ancak, kurumlarında başka vazife veya sınıflara nakli mümkün
olanlardan, özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tâbi
olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya
malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair bu
Kanun hükümlerine göre yeniden rapor almadıkça bu haklarını
kullanamazlar.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan Türk
Silâhlı Kuvvetleri personelinin harp malûllüğü, iş kazası,
meslek hastalığı ve malûllük sonucu çalışma gücü kaybı ve iş
göremezlik derecelerinin tespiti, Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık
Yeteneği Yönetmeliği hükümleri esas alınarak Kurum tarafından
belirlenir.
Kamu görevlilerinin emekliye
sevk onayları
MADDE 48-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
olanların yaşlılık veya malûllük aylığı almak üzere görevleriyle
ilişiklerinin kesilmesi;
a) Re'sen
emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve
atamasındaki usûle göre atamaya yetkili makamın,
b) İstek üzerine veya yaş haddi
veya malûllük hallerinde atamaya yetkili makamın,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, belediye başkanları, belediye meclisi ve il genel
meclisi üyelerinin yaşlılık aylığı taleplerinde, malûliyet ve
yaş haddi hallerinde adlarına prim kesilmiş en son kurumun en
yüksek amirinin, bunlardan bu görevlerinden önce herhangi bir
kamu kurumuna tâbi olarak çalışmayanların son defa görev
yaptıkları yer başkanının,
d) Kurumların yönetim kurulu
üyelerinin istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde,
atanmalarında atamayı yapan kurumun en yüksek amirinin,
e) Danıştay Başkanının istek,
malûliyet ve yaş haddi hallerinde Başbakanlık, Sayıştay
Başkanının aynı halleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı,
onayı ile tekemmül eder.
Özel kanun hükümleri hariç olmak
üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden
itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar
Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların
görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile
tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri sonucu
sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen kuruluşlar ile
satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken
emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci
fıkranın (b) bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her
durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda
ilişikleri kesilmiş sayılır.
İtibarî hizmet süreleri ve
itibarî hizmet süresi primi
MADDE 49-
İtibarî hizmet süresi, bu Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve
yapılacak toptan ödemelerin hesabında fiilen çalışılmak
suretiyle geçen hizmet sürelerine eklenen süredir.
Sigortalıların aşağıda yazılı görevlerde geçen zamlar hariç,
fiilî hizmet sürelerinin her yılı için;
a) Subay (yedek subay dahil),
astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan;
1) Harbi doğuran genel ve kısmî
seferberliğe katılanların, harbin ilânından seferberliğin bitim
tarihine,
2) Seferberliği gerektiren iç tedip
hareketlerine fiilen katılan birliklerde görevli olanların,
çarpışmaların başlangıcından seferberliğin sona erdiği tarihe,
3) Harp veya seferberlik ilân
edilmeden, Anayasanın 92 nci maddesi
veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca,
yabancı ülkelere gönderilen Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görev
yapanların, yabancı ülkeye gönderildiği tarihten Türkiye'ye
dönüş tarihine,
kadar geçen tutsaklık süreleri
dahil fiilî hizmet sürelerinin,
b) 4 üncü madde gereği sigortalı
sayılanlardan birinci fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3)
numaralı alt bentlerinde yazılı hareketlere sivil görevli, er
veya erbaş olarak katılanların, bu durumlarda geçen fiilî hizmet
sürelerinin, bu tarihlerden sonra devam eden tutsaklık
sürelerinin,
c) Harp halinde düşmana tutsak
düşen veya düşman tarafından enterne edilen sigortalılardan
kanunları gereğince, aylıkları ödenmek suretiyle, sözleşmeli
personel hariç olmak üzere kurumları ile ilgileri
kesilmeyenlerin, bu durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin,
bir katı, itibarî hizmet süresi
olarak eklenir. Bu nedenlerle eklenecek itibarî hizmet
sürelerinin toplamı, beş yıldan fazla olamaz.
Türk Silâhlı Kuvvetleri, Milli
İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve
Orman Genel Müdürlüğünde pilot olan ve olmayan uçucu,
denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve
paraşütçülerin bu görevlerinde geçirdikleri fiilî hizmet
sürelerinin her yılı için altı ay itibarî hizmet süresi eklenir.
Bunlardan bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2)
numaralı alt bentlerinde gösterilenler için itibarî hizmet
süresi zamları ayrıca eklenir. Bu fıkradaki nedenlere bağlı
olarak eklenecek itibarî hizmet sürelerinin hesabında, beş
yıllık sınır uygulanmaz.
İtibarî hizmet süreleri, aylık
bağlama oranının hesabında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu
süreler malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanması için
gerekli prim gün sayısı, yaş ve emekli ikramiyesi hesabında
nazara alınmaz.
Her yıl sonunda, sigortalının fiilî
hizmet süresine bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri ile ikinci fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî
hizmet süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı
adına ödenen sigortalı ve işveren prim toplamı kadar ayrıca
itibarî hizmet süresi primi işverenden tahsil edilir. Süresinde
yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
ALTINCI BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta Hükümleri
İsteğe bağlı sigorta ve şartları
MADDE 50-
İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek
suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık
sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır.
İsteğe bağlı sigortalı olabilmek
için Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerde;
a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı
olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak
çalışmakla birlikte, ay içerisinde 30 günden az çalışmak veya
son bir yıl içinde 360 günden az çalışmak
ya da tam gün çalışmamak,
b) Kendi sigortalılığı nedeniyle
aylık bağlanmamış olmak,
c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak,
d) İsteğe bağlı sigorta talep
dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları aranır.
İsteğe bağlı sigorta başlangıcı
ve sona ermesi
MADDE 51-
İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal
ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak prim
ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı
gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu
sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal
edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade
edilir.
İsteğe bağlı sigortalılık;
a) İsteğe bağlı sigortalılığını
sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü
takip eden günden,
b) Aylık talebinde bulunanların,
aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,
c) Ölen sigortalının ölüm
tarihinden,
itibaren sona erer.
İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş
süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık
sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu
süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
İsteğe bağlı sigorta primleri ve
ödenmesi
MADDE 52-
İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci
maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst
sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen günlük kazanç
ve prim ödeme gün sayısı üzerinden bulunacak kazancın %
32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir.
İsteğe bağlı sigortalı olanlar,
bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası
primini de ödemekle yükümlüdürler.
Ait olduğu aydan itibaren en geç 12
ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak
gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte ödenmeyen süreler,
sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra
ödenen primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre
iade edilir.
İsteğe bağlı sigortalıların zorunlu
sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde, isteğe
bağlı sigortaya tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu
sigortalılık nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta
Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
Sigortalılık hallerinin
birleşmesi
MADDE 53-
Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına
aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde;
öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması
yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak
sigortalı sayılır.
Sigortalının, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan
sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine
tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde
kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
Sigortalının, bu madde hükmüne göre
sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir
sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen
primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için
ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden
fazlasına tâbi olarak çalışmış olanların aylık bağlanma
taleplerinde, en son sigortalı sayıldığı tarihten geriye doğru
en fazla sigortalılığın geçtiği
sigortalılık hali esas alınır.
Aylık ve gelirlerin birleşmesi
MADDE 54-
Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi
durumunda;
a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
1) Hem malûllük hem de yaşlılık
aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı,
aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük veya yaşlılık aylığı
ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan
sigortalıya her iki aylığı,
3) Ana ve babasından ayrı
ayrı aylığa hak kazanan çocuklara,
yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan aylığa
hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk iki
dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) Kız çocuklarının hem eşinden,
hem de ana ve babasından ölüm aylığına hak kazanması halinde,
tercih ettiği aylığı,
bağlanır.
b) Kısa vadeli sigorta kollarından;
1) Sürekli iş göremezlik geliriyle
birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her iki
geliri,
2) Ana ve babadan ayrı
ayrı gelire hak kazananlara, yüksek
olan gelirin tamamı, az olanın yarısı,
3) Birden fazla çocuğundan gelire
hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki
dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
4) Kız çocuklarının hem eşinden,
hem de ana ve babasından ölüm gelirine hak kazanması halinde
tercih ettiği geliri,
bağlanır.
c) Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak
kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak
sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az
olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek
hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük ve yaşlılık
aylığının yarısı bağlanır.
Birinci fıkradaki sıralamaya göre
yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla
gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en
fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık
bağlanır, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları
durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak
kazanıldığı tarihe kadar düşer.
Gelir ve aylıkların
düzeltilmesi, yükseltilmesi, ödenmesi ve yoklama işlemleri
MADDE 55-
Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak
sahibi kişilerin durumlarının, kendilerine veya başka hak
sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık tutarının
düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir
veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten
sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre
düzeltilir.
Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve
aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli
olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye
İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı
tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar
artırılarak belirlenir.
Sigortalıya veya hak sahiplerine
bağlanan gelir veya aylıklar, her ay peşin olarak ödenir. Gelir
ve aylıkların ödeme dönemleri, ödeme tarihleri, ödeme şekli ve
ödeme merkezleri Kurumca belirlenir.
Gelir ve aylık alma şartlarının
devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usûl
ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
Gelir ve aylık bağlanmayacak
haller
MADDE 56-
Ölen sigortalının hak sahiplerinden;
a) Kesinleşmiş yargı kararı
üzerine, kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir
ya da aylık bağlanmış olan
sigortalıyı, kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere
veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl
duruma getirenlere,
b) Kesinleşmiş yargı kararı
üzerine, kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir
ya da aylık bağlanmamış olan
sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç işlemesi veya
bunlara karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli
ölçüde yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla
mirasçılıktan çıkarılanlara,
c) Sonraki eşinden dolayı bu Kanuna
göre gelir veya aylığa hak kazanan dul eşe, önceki eşinden,
gelir veya aylık ödenmez. Ödenmiş
bulunan gelir ve aylıklar, 96 ncı
madde hükümlerine göre geri alınır.
Eşinden boşandığı halde, boşandığı
eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların,
bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş
olan tutarlar, 96 ncı madde
hükümlerine göre geri alınır.
Yaş
MADDE 57-
İş kazasıyla meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine
bağlanacak gelirlerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek
hastalığının hekim veya sağlık kurulu raporu ile ilk defa tespit
edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri
esas alınır.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında,
sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949
tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900
sayılı Kanun ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu
Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Kanunun geçici 20 nci
maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus
kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu
Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan
çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum
tarihleri esas alınır.
İş kazası, meslek hastalığı,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık
tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu
veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit
edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten
kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı
tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve
günleri yazılı olmayanlar 1 Temmuz’da, doğum ayı yazılı olup da
günü yazılı olmayanlar o ayın birinde doğmuş sayılır.
Türk Silâhlı Kuvvetleri
mensuplarının 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun 40 ıncı maddesinde
belirlenen yaş hadleri sebebiyle emeklilik işlemleri, doğum
tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri 1
Eylülden önce olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve
daha sonra olanlar için müteakip yılın 1 Eylül tarihinde
yapılır.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulu
MADDE 58-
Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere branşları
Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla üyeye sahip işveren,
işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar, Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği ile Kurum tarafından
görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle
birden fazla Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.
Kurula, kendi aralarından
seçecekleri üye başkanlık eder. Başkan, yokluğunda yerine
bakacak üyeyi belirler. Kurul, haftada en az bir kez ve en az
yedi üye ile toplanır, kararlar salt çoğunlukla alınır. Kurulda
görevlendirilecek olan hekimlerin hizmet süreleri üç yıl olup,
üç yıl sonunda yeniden görevlendirilebilirler. Bir takvim yılı
içerisinde mazeretsiz olarak birbirini izleyen beş veya toplam
on toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri kendiliğinden sona
erer. Bu şekilde üyeliği sona eren üyenin yerine bir başka kişi,
aynı usûlle görevlendirilir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kuruluna iştirak edenlerden; katıldıkları her toplantı günü için
uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000), uhdesinde kamu görevi
bulunmayanlara ise (3000) gösterge rakamının memur aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda ve ayda dört
toplantıyı geçmemek üzere huzur
hakkı ödenir. Kurulun çalışmaları ile ilgili her türlü giderler
Kurumca ödenir. Kurul gerek gördüğü hallerde dışarıdan uzman
kişilerin görüşüne başvurabilir.
Kurul, sigortalılar hakkında iş
kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi
tespiti ile çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede
kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu
olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı veya hak
sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi
dinlemek zorundadır.
Kurul, bu Kanunda yazılı görevlerle
sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden intikal eden ve bilirkişi
sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava dosyaları
hakkında, gerekli incelemeleri yaparak görüş bildirir.
Mahkemeler, bahse konu dosyalar için belirlediği bilirkişi
ücretini kurul üyelerine iletilmek üzere Kuruma gönderir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunun hizmetlerini ifa etmesi için gerekli
sekretarya işlemleri Kurumca yerine
getirilir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun görev, yetki,
çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kurumun denetleme ve kontrol
yetkisi
MADDE 59-
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun
denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle
yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim
ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da yapılabilir.
Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit
ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin
işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar
tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar
geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri,
tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve
tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek,
gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve
vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve
bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli
kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar.
Bu Kanunun uygulanması bakımından,
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 4857
sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol
yetkisini de haizdir.
İhaleli işler ile özel bina inşaatı
işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının bulunmadığını
gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, 1/6/1989 tarihli
ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî
Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki
verilmiş serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî
müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda
Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının
uygunluğu, Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas
alınabilir.
Usûl ve esasları Kurumca
belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest muhasebeci
malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor
ile Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve
işverenlerinin, tespit edilen fark işçilik tutarı üzerinden
hesaplanacak prim, gecikme cezası ve gecikme zammı tutarını 102
nci maddenin birinci fıkrasının (d)
bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca verilecek
idarî para cezaları ile birlikte ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik
belgesi verilebilir.
Kurumca belirlenen usûl ve esaslara
aykırı hareket ederek Kurum zararına sebebiyet verdiği anlaşılan
serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler
tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha
sonra düzenleyecekleri raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe
aykırı rapor düzenleyen serbest muhasebeci malî müşavirler ile
yeminli malî müşavirler, Kurumun bu nedenle uğradığı zarardan
işverenle birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu olup, bunlar hakkında, genel
hükümlere göre Kurumun takip hakkı saklıdır. Meslek mensupları,
işverenlerin devamlı işyerlerinin sigortalıları ile yaptıkları
işler ile Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla
birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış olan yukarıdaki işler
hakkında inceleme yapamazlar.
Kamu idarelerinin denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurları, kendi mevzuatı gereğince
işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler
sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit
ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır.
Bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince yaptıkları
inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre sigortalı
sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün
sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de
en geç bir ay içinde Kuruma bildirirler. Kurum bu bildirimleri
esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapar. İlgililerin itiraz
hakları saklıdır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Genel Sağlık Sigortası Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsamdaki Kişiler ve Tescili
Genel sağlık sigortalısı
sayılanlar
MADDE 60-
Yerleşim yeri Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının;
1) (a) ve (c) bentleri gereğince
sigortalı sayılan kişiler,
2) (b) bendi gereğince sigortalı
sayılan kişiler,
b) İsteğe bağlı sigortalı olan
kişiler,
c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine
göre sigortalı sayılmayanlardan;
1) 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı
Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart
Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun
kapsamında yeşil kart verilen kişiler,
2) Vatansızlar ve
sığınmacılar,
3) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre
aylık alan kişiler,
4) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı
İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre şeref aylığı alan kişiler,
5) 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı
Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun
hükümlerine göre aylık alan kişiler,
6) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre aylık alan kişiler,
7) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine
göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz
faydalanan kişiler,
8) Harp malûllüğü aylığı alanlar
ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
9) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı
Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre
görevlendirilen kişiler,
d) Oturma izni almış yabancı ülke
vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı
olmayan kişiler,
e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden
yararlandırılan kişiler,
f) Bu Kanun veya bu Kanundan önce
yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya
aylık bağlanmış olan kişiler,
g) Yukarıdaki bentlerin dışında
kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı
bulunmayan kişiler,
genel sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı
maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g), (h), (ı),
(j) ve (k) bentlerinde sayılanların öncelikle, genel sağlık
sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olup olmadığına
bakılır. Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu
kişi ise tescili yapılmaz. Aksi takdirde birinci fıkra
hükümlerinden durumuna uyan bende göre genel sağlık sigortalısı
sayılır. Birinci fıkranın (f) bendi kapsamında gelir alması
nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanlar, aynı zamanda
diğer bentler gereği de genel sağlık sigortalısı sayılması
halinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılır.
6 ncı
maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (l) bentleri kapsamında
olanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde bulunan
hükümlü ve tutuklular, kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde
istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet
izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk
uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal
güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu
idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen sözleşmeli
personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu düzeninin
zorunlu kıldığı hallerde, bulunulan ülkede sosyal sigorta
kapsamında sigortalı olanlar, birinci fıkranın (d) bendi
kapsamına girenler Türkiye'de bir yıldan kısa süreyle yerleşik
olması halinde genel sağlık sigortalısı ve genel sağlık
sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmazlar.
Birinci fıkranın (d) ve (g)
bentlerinin uygulanmasında evli olanlar için, eşlerden
hangisinin bu maddeye göre genel sağlık sigortalısı, hangisinin
bakmakla yükümlü olunan kişi olacağının tespiti kendi
tercihlerine bırakılır. Diğer bentler gereği eşlerin her
ikisinin de genel sağlık sigortalılık şartlarının oluşması
halinde her ikisi de ayrı ayrı genel
sağlık sigortalısı sayılır.
Genel sağlık sigortalılığının
başlangıcı, bildirimi ve tescili
MADDE 61-
Genel sağlık sigortalılığı başlangıcının tespiti ve tescil
işlemleri aşağıdaki hükümlere göre yürütülür. 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde
sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil
edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır
ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
b) (c) bendinde sayılanlar; ilgili
mevzuatları gereği yeşil kart aldıkları, aylığa hak
kazandıkları, vatansız ve sığınmacı sayıldıkları, korunma, bakım
ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya
başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır
ve ilgili kurumların kapsama alınan tarihten itibaren bir ay
içinde verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile
tescil edilirler.
c) (d) bendinde sayılanlar;
Türkiye'deki yerleşim süresinin bir yılı
geçtiği tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı
sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde verecekleri genel
sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.
d) (e) bendinde sayılanlar,
işsizlik ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından
işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde
vereceği genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil
edilirler.
e) (f) bendinde sayılanlar; gelir
veya aylıktan yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel
sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek
olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
f) (g) bendinde sayılanlar; diğer
bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten
itibaren bir ay içinde verecekleri genel sağlık sigortası giriş
bildirgesi ile tescil edilirler.
60 ıncı
madde gereği genel sağlık sigortalısı sayılanların çocukları,
ana ya da babanın tescil edilmiş
olmasına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın 18
yaşına kadar genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu
kişi olarak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan
yararlandırılır. 18 yaşından küçük çocuğun ana ve babası da yok
ise 18 yaşına kadar 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinin (7) numaralı alt bendi
kapsamında primi Devlet tarafından ödenmek üzere genel sağlık
sigortalısı sayılır.
60 ıncı
madde gereği genel sağlık sigortalısı iken durumunda değişiklik
olan kişilerden, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin
(1) numaralı alt bendine veya (g) bendi kapsamına giren kişiler
durumlarında değişiklik olduğu tarihten itibaren en geç bir ay
içinde 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun gereği yeşil kart
veren kuruma başvurmak zorundadır. Bu kişilere yeşil kart
verilmemesi halinde değişiklik olduğu tarihten başlamak üzere
(g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
Genel sağlık sigortalılığı,
yerleşim yerinin Türkiye olmadığı veya 60
ıncı maddenin üçüncü fıkrası gereği genel sağlık
sigortası kapsamı dışına çıkılan tarihten itibaren sona erer.
Bu maddede belirtilen genel sağlık
sigortası giriş bildirgesini süresi içinde vermeyenler hakkında
102 nci maddenin birinci fıkrasının
(a) bendine göre idarî para cezası uygulanır.
Genel sağlık sigortası giriş
bildirgesinin içerik ve şekli ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetleri ve diğer
haklar ile bunlardan yararlanma
MADDE 62-
Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak,
Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir
yükümlülüktür.
Sağlık hizmetlerinden ve diğer
haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu
kişiler yararlandırılır.
Bu Kanun kapsamındaki kişilere
sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden
alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Sağlanan Sağlık Hizmetleri ve Diğer
Haklar
Finansmanı sağlanan sağlık
hizmetleri ve süresi
MADDE 63-
Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını
kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve
analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin
karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını
veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı
sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Kişilerin hastalanmalarına
bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile
insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik
koruyucu sağlık hizmetleri.
b) Kişilerin hastalanmaları halinde
ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin
göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile
diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak
tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon
hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre
tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri,
ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların
hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler.
c) Analık sebebiyle ayakta veya
yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği
lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile
diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak
tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi,
tıbbî sterilizasyon ve acil sağlık
hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu
sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım
ve tedaviler.
d) Kişilerin hastalanmaları halinde
ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin
göreceği lüzum üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için
gereken klinik muayeneler, laboratuvar
tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise
dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş çekimi,
konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta takibi,
travmaya ve onkolojik tedaviye bağlı protez uygulamaları, ağız
ve diş hastalıkları ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını
doldurmamış kişilerin ortodontik diş
tedavileri ile 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almış
kişilerin diş protezlerinin 72 nci
maddeye göre belirlenen tutarının % 50'si.
e) Evli olmakla birlikte çocuk
sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın ise kendisinin,
erkek ise karısının;
1) Yapılan tıbbî tedavileri
sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve
ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık
kurulları tarafından tıbben mümkün görülmesi,
2) 23 yaşından büyük, 39 yaşından
küçük olması,
3) Son üç yıl içinde diğer tedavi
yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları
tarafından belgelenmesi,
4) Uygulamanın yapıldığı tıbbî
merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,
5) En az beş yıldır genel sağlık
sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün
genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması,
şartlarının birlikte gerçekleşmesi
halinde en fazla iki deneme ile sınırlı olmak üzere yardımcı
üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin başka
tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben
zorunlu görülmesi halinde yardımcı üreme yöntemi tedavileri.
f) Yukarıdaki bentler gereğince
sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için
gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç,
ortez, protez, tıbbî araç ve gereç,
kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici
nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması,
garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi
hizmetleri.
Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık
hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde
belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve
kullanım sürelerini Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak
belirlemeye yetkilidir. Kurum, bu amaçla bilimsel komisyonlar
kurar, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği
yapabilir.
60 ıncı
maddede sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarının
yitirilmesi halinde, devam etmekte olan tedavi nedeniyle
sağlanacak sağlık hizmetleri kişinin iyileşmesine kadar sürer.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumca sağlanmayacak sağlık
hizmetleri
MADDE 64-
Kurumca sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Vücut bütünlüğünü sağlamak
amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya,
hastalıklara veya konjenital
nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık
hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık
hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik
diş tedavileri.
b) Sağlık Bakanlığınca izin veya
ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca
tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak,
Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yol gideri, gündelik ve
refakatçi giderleri
MADDE 65-
Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben
göreceği lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmaları için
muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan
sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı
olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve
gündelikleri; yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri
için gündelikleri ile yol gideri Kurumca karşılanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak tedavileri sırasında,
hekimin veya diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine yanında
kalan refakatçinin yatak ve yemek giderleri bir kişi ile sınırlı
olmak üzere Kurumca karşılanır.
Yurt içinde veya yurt dışına
yapılan sevkler nedeniyle ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek
giderlerinin tutarı 72 nci maddede
belirtilen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından
belirlenir.
Sürekli iş göremezlik veya malûllük
durumlarının tespiti, kontrolü veya periyodik sağlık muayenesi
amacıyla yapılan sağlık hizmeti giderleri ile yol ve gündelik
giderleri de bu madde hükümlerine göre ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Yurt dışında tedavi
MADDE 66-
63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki
sağlık hizmet sunucularından sağlanması esastır. Ancak;
a) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt
bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri
tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun olarak veya kamu
idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak
geçici görevle yurt dışına gönderilenlere, acil hallerde,
b) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt
bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri
tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun olarak veya kamu
idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak
sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile bunların yurt
dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere,
c) Sağlık Bakanlığının uygun görüşü
üzerine yurt içinde tedavisi mümkün olmadığı tespit edilen
kişilerin,
sağlık hizmetleri yurt dışında
sağlanır.
Ancak, yukarıdaki fıkranın (a) ve
(b) bentleri gereği yurt dışında sağlanan sağlık hizmetlerinin
Kurumca karşılanacak bedelleri, yurt içinde sözleşmeli sağlık
hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez.
Bu tutarı aşan kısım işverenler tarafından ödenir. Uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bakanlar Kurulu kararı ile birlik
halinde ya da kamu idarelerinin
yetkili makamlarınca yurt dışına askerî veya güvenlik amaçlı
görevlendirilenlerin, bu Kanun kapsamına giren sağlık
hizmetlerinin sağlanması ile bu hizmetlere ilişkin giderlerin
yurt içindeki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına ödenen
tutarı aşan kısmı, kurumlarınca karşılanır.
Kurum, birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini, bu
kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık
sigortası için Kuruma ödenen prim tutarını
geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası
yaptırmak suretiyle de sağlayabilir.
Birinci fıkranın (c) bendi
gereğince yurt dışına sevk edilen kişilerin sağlık hizmeti
bedelinin tümü ödenir. Ancak bu tutar varsa Kurumun yurt dışında
sevke konu tedaviye ilişkin sözleşmeli olduğu sağlık hizmet
sunucularına ödenen tutarı geçemez.
Bu kişilerin 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak giderleri
ayrıca karşılanır.
Yukarıdaki haller dışında, yurt
dışında sağlık hizmetlerine ilişkin giderler Kurumca ödenmez.
Bu maddenin uygulanmasında 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanların daimi
olarak altı aydan fazla süreyle yurt dışında görevlendirilmeleri
durumu, sürekli görevle yurt dışına gönderilme sayılır.
Kamu idarelerinde çalışan
sigortalılar dışında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalıların geçici veya sürekli
görevlendirilmesine ilişkin usûller ve süreler ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, ilgili
Bakanlıkların görüşü alınarak Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma
Şartları ve Katılım Payı
Sağlık hizmetlerinden yararlanma
şartları
MADDE 67-
18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına
muhtaç olan kişiler, acil haller, iş kazası ile meslek hastalığı
halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, 63 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince
sağlanan sağlık hizmetleri, 75 inci maddede sayılan afet ve
savaş ile grev ve lokavt hali hariç olmak üzere sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmek için;
a) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (f) bendi hariç diğer bentleri
gereği genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki
son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim
ödeme gün sayısının olması,
b) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi
ile (b), (d) ve (g) bentlerine tâbi olan genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki
bentte sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna
başvurduğu tarihte kısa ve uzun vadeli sigorta primleri dahil
genel sağlık sigortası prim borcunun bulunmaması,
şarttır.
Ayrıca genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve diğer
haklardan yararlanabilmeleri için sağlık hizmet sunucularına
başvurduklarında acil haller hariç olmak üzere (acil hallerde
ise acil halin sona ermesinden sonra); nüfus cüzdanı, sürücü
belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya Kurum tarafından verilen
resimli sağlık kartı belgelerinden birinin gösterilmesi
zorunludur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Katılım payı alınması
MADDE 68-
63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı
alınacak olanlar şunlardır:
a) Ayakta tedavide hekim ve diş
hekimi muayenesi.
b) Ortez,
protez, iyileştirme araç ve gereçleri.
c) Ayakta tedavide sağlanan
ilaçlar.
Katılım payı, birinci fıkranın (a)
bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Yeni Türk Lirası olarak
uygulanır. Katılım payı, (b) ve (c) bendindeki sağlık hizmetleri
için gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği
itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kişilerin prime
esas kazançlarının, gelir ve aylıklarının tutarı ve benzeri
ölçütler dikkate alınarak % 10 ilâ % 20 oranları arasında olmak
üzere Kurumca belirlenir. Birinci fıkranın (a) bendindeki sağlık
hizmetleri için belirlenen katılım payı tutarı, 4/1/1961 tarihli
ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden
değerleme oranı kadar her yıl artırılır. Birinci fıkranın (a)
bendi gereği belirlenen katılım payını, birinci basamak sağlık
hizmet sunucularında yapılan muayenelerde almamaya
ya da daha düşük tutarlarda
belirlemeye Kurum yetkilidir.
İkinci fıkrada belirtilen katılım
payı tutarı ve oranları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sevk zincirine uymadan, diğer
basamaktaki sağlık hizmet sunucularına doğrudan müracaatları
halinde % 50 oranında artırılarak uygulanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin birinci fıkranın (b) bendi
gereği ödeyecekleri katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin
alındığı tarihteki asgarî ücretin % 75'ini
geçemez.
63 üncü maddenin birinci fıkrasının
(e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın tedavisinin başka
tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak yardımcı
üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi
tedavisinde katılım payı ilk denemede % 30, ikinci denemede % 25
oranında uygulanır. Ancak katılım payında dördüncü fıkra gereği
uygulanan üst limit dikkate alınmaz.
60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (3)
numaralı alt bentleri gereği genel sağlık sigortalısı sayılanlar
ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ödemiş oldukları
katılım payları, talepleri halinde, 29/5/1986 tarihli ve 3294
sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu
hükümlerine göre kendilerine geri ödenir.
Katılım paylarını, gelir veya aylık
alan kişilerin gelir veya aylıklarından, çalışanların ücret veya
maaşlarından mahsup edilmek suretiyle tahsile ve katılım
paylarının ödenme usûlünü belirlemeye Kurum yetkilidir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına, tahsil ettikleri katılım
payı düşüldükten sonra kalan tutar ödenir.
Katılım paylarının hesaplanmasında
72 nci maddeye göre tespit edilen
sağlık hizmeti tutarları esas alınır. Kurumca belirlenen katılım
paylarını tahsil etmeyen sağlık hizmet sunucularına 102
nci maddenin (j) bendi gereğince
idarî para cezası uygulanır.
Katılım paylarının ödenme usûlleri
ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınmayacak haller,
sağlık hizmetleri ve kişiler
MADDE 69-
68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı
alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a) İş kazası ile meslek hastalığı
halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık
hizmetleri.
b) 75 inci maddede yer alan afet ve
savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c) Aile hekimi muayeneleri ve
kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d) Sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar
ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamındaki sağlık hizmetleri ile organ nakli.
e) Kontrol muayeneleri.
f) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (c ) bendinin (4), (5), (6), (7) ve
(8) numaralı alt bentleri kapsamında sayılanlar, vazife
malûlleri ile 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (d) ve (e)
bentlerinde sayılanlar.
Bu madde gereğince katılım payı
alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek
veya gruplandırarak tespite Kurum yetkilidir.
Hizmet basamakları ve sevk
zinciri
MADDE 70-
Bu Kanunun uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları
birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak Sağlık Bakanlığı
tarafından sınıflandırılır. Bu basamaklar ve sağlık hizmet
sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı, hekimlerin ve
diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm
yurtta veya il ya da ilçe bazında
Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından belirlenir.
Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde yer
alır.
Kurumca sağlık hizmetlerinin
sağlanabilmesi için, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişiler sevk zinciri kurallarına uygun hareket
etmek zorundadır.
İş kazası ile meslek hastalığı,
afet ve savaş hali ile acil haller dışında, sevk zincirine
uyulmadan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişiler tarafından sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına
yapılan başvurular sonucu alınan sağlık hizmetlerinin 72
nci madde gereği belirlenen
tutarının % 70'i Kurumca ödenir. Aradaki fark, genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından
ödenir.
Kimlik tespiti ve acil haller
MADDE 71-
Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında (acil
hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra), 67
nci maddenin ikinci fıkrasında
sayılan belgeleri ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup
olmadığını kontrol etmek zorundadır. Bu zorunluluğu yerine
getirmeyen sağlık hizmet sunucuları hakkında 102
nci maddenin birinci fıkrasının (ı)
bendi gereği idarî para cezası uygulanır.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kendi adına bir başkasının
sağlık hizmeti almasını veya Kurumdan haksız bir menfaat temin
etmesini sağlaması yasaktır. Bu fiilleri işleyenlerden Kurumun
uğradığı zararın iki katı kanunî faiziyle birlikte müştereken ve
müteselsilen tahsil edilir ve
ilgililer hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun uygulamasında acil
hallerin ve acil sağlık hizmetlerinin neler olduğuna, hangi
yöntem ve ölçütlerle tespit edileceğine ilişkin hususlar, Sağlık
Bakanlığının uygun görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Malî ve Çeşitli Hükümler
Sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesi
MADDE 72-
63 üncü madde hükümlerine göre sağlanan sağlık hizmetlerinin ve
65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek
giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin
sunulduğu il ve basamak, sağlık hizmetlerinin maliyeti, Devletin
doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar,
sağlık hizmetinin niteliği itibariyle hayati öneme sahip olup
olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi
maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık
sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her bir sağlık
hizmeti için belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma
Komisyonu yetkilidir.
Komisyon; Maliye Bakanlığını,
Sağlık Bakanlığını, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığını,
Hazine Müsteşarlığını ve Kurumu temsilen
toplam beş üyeden oluşur. Komisyon kararlarını yılı merkezî
yönetim bütçesi yönünden Maliye Bakanlığının görüşünü almak
suretiyle salt çoğunluk ile alır; kararlar Resmî Gazetede
yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hallerde sağlık
hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon
kurulabilir. Komisyonun sekretarya
işlemleri Kurumca yerine getirilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma
Komisyonuna iştirak edenlere, ayda iki defadan fazla olmamak
üzere katıldıkları her toplantı günü için (3000) gösterge
rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılarak bulunacak tutarı
üzerinden toplantı ücreti ödenir. Komisyon çalışmaları ile
ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir.
Kurum, Komisyon adına çalışmalarına
başlamadan önce Yüksek Öğretim Kurulunun, Türk Tabipleri
Birliğinin, Türk Diş Hekimleri Birliğinin, Türk Eczacıları
Birliğinin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin, Türkiye
Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğinin, Türkiye İşveren
Sendikaları Konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip ilk üç işçi
ve kamu çalışanları konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip
Optisyenlik Derneğinin, Türkiye
Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunun, en fazla üyeye sahip
özel sağlık kurum ve kuruluşları dernekleri veya
federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel polikliniklerin
dernek veya federasyonlarının, en fazla üyeye sahip özel tıbbî
malzeme üretici veya ithalatçıları dernekleri veya
federasyonlarının, en fazla üyeye sahip tıp uzmanlık
derneklerinin ve Komisyonca uygun görülecek diğer kurum ve
kuruluşların görüşlerini alır. İlgili kurumlar bir ay içinde
görüşlerini göndermek zorundadır. Komisyon çalışmalarının
başlangıcında, bu kurumların temsilcilerinin katılımı ile
oluşturulacak toplantıda görüşlerini sözlü olarak da dinler.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma
Komisyonunun çalışmasına, görev ve yetkileri ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Komisyon üyesi
kurumların görüşleri alınarak Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetlerinin sağlanma
yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi
MADDE 73-
Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya
yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan
sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık
hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.
Kurum, sağlık hizmet sunucularının
sözleşme başvurularının değerlendirilmesinde,
sonuçlandırılmasında ve uygulanmasında sağlık hizmeti sunucuları
arasında; sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın
aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi aşamasında ise
genel sağlık sigortalıları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler
arasında tarafsızlık, hakkaniyet ve açıklık ilkelerine uymak ve
bunun uygulandığının izlenebileceği bir sistem kurmak ve tıbbî
etik ve deontoloji kurallarına
uygunluğu aramak zorundadır.
Kurum, provizyon işlemlerini
yürütmek üzere sağlık hizmeti sunucularının mahallinde provizyon
merkezi açabilir ve personel çalıştırabilir. Sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları, bu amaçla Kuruma uygun bağımsız mekân tahsis
etmek zorundadır.
Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerden sözleşmeli olduğu sağlık hizmetleri için otelcilik
hizmetleri ile öğretim üyesi tarafından sağlanan sağlık
hizmetleri dışında, herhangi bir fark ödemesi talep edemez.
Otelcilik hizmeti ile öğretim üyesi tarafından sağlanan sağlık
hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilerden alınabilecek fark ödemesi, 72
nci maddeye göre belirlenen tutarın
iki katını geçemez. Bu farkın
alınabilmesi için, kişilerin fark ödemeyi kabul ettiğinin yazılı
olarak belgelenmesi zorunludur. Otelcilik hizmeti ile öğretim
üyesi tarafından sağlanan sağlık hizmetleri dışında veya
belirlenen tavanın üzerinde fark alınması halinde, sözleşmeli
sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeleri bir yıl süreyle
feshedilir.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmeti bedeli, 72
nci madde gereği sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura
karşılığı ödenir. Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil
hallerde genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerden veya Kurumdan herhangi bir fark talep edemez.
70 inci maddedeki hükümlere uyulmak
şartıyla, sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından sağlık
hizmeti almayı tercih eden genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilere, 72 nci
madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için
belirlenen bedellerin % 70'i fatura karşılığı ödenir. 70 inci
madde hükümlerine uymaksızın sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından sağlık hizmeti almayı tercih eden genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere, 72
nci madde gereği sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları için belirlenen bedellerin % 50'si fatura
karşılığı ödenir.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti
sunucularından satın alınan sağlık hizmeti bedelinin bu maddenin
dördüncü ve beşinci fıkralarına göre Kurumca ödenebilmesi için;
Sağlık Bakanlığı veya ilgili kamu idareleri tarafından ödenecek
sağlık hizmetine ilişkin sağlık hizmeti sunucularına ruhsat veya
izin verme uygulamasının olması halinde ruhsat veya izin alınmış
olması, ayrıca Kurumca sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucusunun
şartlarının sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusunda aranan
şartlara uygun olduğunun kabul edilmesi şarttır.
Sağlık hizmeti sunucuları, genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetlerinden yararlanmaya müstahak olup olmadığını, Kurumun
elektronik veya diğer ortamlarda sağlayacağı yöntemlere uygun
olarak kontrol etmek ve belgelemek zorundadır.
Sağlık hizmeti satın alma
sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi, sağlık hizmeti
giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Genel sağlık sigortası
gelirlerinin kullanım amacı, kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
için yapılan sağlık harcamaları
MADDE 74-
Genel sağlık sigortası prim gelirleri; yönetim giderleri, genel
sağlık sigortasından sağlanan sağlık hizmetleri ve diğer haklar
dışında başka bir amaçla kullanılamaz.
Uzun ve kısa vadeli sigorta kolları
bakımından sürekli iş göremezlik, malûllük, çalışma gücü kaybı
hallerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller nedeniyle
oluşan sağlık hizmeti giderleri ile 72 nci
maddeye göre, usûl ve esasları Kurumca belirlenecek gündelik ve
yol giderleri, refakatçı giderleri,
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları prim gelirlerinden
karşılanır.
Doğal afetler veya savaş hali
MADDE 75-
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamındaki afetler ile
4/11/1983 tarihli ve 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali
Kanunu gereğince ilân edilen savaş halinde genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık
hizmetleri Kurum tarafından sağlanmaya devam edilir. Ancak, afet
veya savaş hallerine bağlı nedenlerden dolayı Kurumca yapılan
sağlık hizmeti giderleri, giderlerin ödendiği takvim yılı sonu
esas alınarak genel bütçeden Kuruma bir yıl içinde transfer
edilir.
İşverenin, genel sağlık
sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 76-
İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan
genel sağlık sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık
hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren
tarafından yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri
ve 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak masraflar Kurum
tarafından karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden veya
gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi
süresinin uzamasına veya malûl kalmasına veya malûllük
derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurumun bu nedenle
yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür.
İlgili kanunları gereğince sağlık
raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna dayanmaksızın
veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbî yönden
elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık sigortalısını
çalıştıran işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan sağlık
hizmeti giderleri tazmin ettirilir.
İş kazası ile meslek hastalığı,
işverenin kastı veya sigortalının iş sağlığını koruma ve iş
güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu
olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene
tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde
kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Hekim veya diş hekimi sağlık raporu
ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kişiler bu
işte çalıştırılamaz. Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel
sağlık sigortalısının aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan
masraflarını ödemekle yükümlüdür. Bu kişiler, bir başka işverene
ait işyerinde çalışmış ise, bu durumu bilerek çalıştıran işveren
ile genel sağlık sigortalısı, doğacak masraflardan Kuruma karşı
müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
Genel sağlık sigortalısına ve
bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler için Kurumun sağlık
hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin
uzamasına, kastı veya kusurlu bir hareketi veya ilgili
kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması veya savsaması
nedeniyle sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü
kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin
ettirilir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucularının duyurulması ve sağlık hizmet sunucusunu seçme
serbestisi
MADDE 77-
Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmak için
başvuracakları yurt içinde veya yurt dışındaki sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucularının unvan, isim ve adresleri Kurumca
elektronik ortamda veya diğer yöntemlerle duyurulur.
Genel sağlık sigortalıları ve
bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sağlık hizmeti sunucuları
arasından, genel sağlık sigortasıyla ilgili diğer madde
hükümlerine uymak şartıyla istediğini seçme hakkına sahiptir.
Sağlık hizmeti sunucularının
kayıt ve bildirim zorunluluğu ve kontrol yetkisi
MADDE 78-
Kurum ile sözleşmesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm sağlık
hizmeti sunucuları, sağlık hizmeti sunduğu tüm kişilere ait
sözleşme hükümlerinde yer verilen bilgileri, belirlenen
yöntemlere ve süreye uygun biçimde elektronik ortamda veya
yazılı olarak Kuruma göndermek zorundadır. Bu bilgiler
gönderilmeksizin talep edilen sağlık hizmeti bedelleri, bilgiler
gönderilinceye kadar ödenmez.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık bilgilerinin gizliliği
esastır. Sağlık bilgilerinin ne şekilde korunacağı, ulusal
güvenlik nedeniyle sağlık bilgisi paylaşıma açılmayacak
kişilerin tespiti ilgili bakanlıkların önerisi üzerine
Bakanlıkça tespit edilir.
Kurum, genel sağlık sigortası
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak işverenler, sağlık
hizmeti sunucuları ve diğer gerçek ve tüzel kişiler
nezdindeki defter, belge ve
bilgileri inceleyebilir, ibrazını isteyebilir.
Kurum, bu Kanunda belirtilen
görevleriyle ilgili olarak sağlık hizmeti sunucularının
yürüttüğü hizmet ve işlemleri kontrol yetkisine sahiptir. Kurum,
bu yetkisini görevlendirdiği personeli vasıtasıyla veya kamu
kurumları ve özel kurumlardan hizmet satın almak suretiyle
kullanabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Primlere İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Prim Alınması, Prime Esas
Kazanç, Prim Oranları ve Asgarî İşçilik
Prim alınması zorunluluğu
MADDE 79-
Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için,
bu Kanunda öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini
karşılamak üzere Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek
zorundadır.
Kurumca tahsil edilen genel sağlık
sigortası primleri, tahsil edilmesini müteakip doğrudan Kurum
bütçesinin genel sağlık sigortası kalemine aktarılır.
Prime esas kazançlar
MADDE 80-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında;
a) Hak edilen ücretler ile prim,
ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay için
yapılan ödemelerin brüt toplamı esas alınır.
b) Ölüm, doğum ve evlenme
yardımları, görev yollukları, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı
veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti,
ihbar ve kasa tazminatları, emekli ikramiyesi ile Bakanlıkça
tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile
zamları, özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik
sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu
geçmeyen özel sağlık sigortası primi
ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, görevin yerine
getirilmesi için zorunlu olarak yapılan aynî yardımlar ile
Bakanlıkça belirlenecek diğer aynî yardımların asgarî ücretin %
30'unu geçmeyen kısmı, prime esas
kazanca tâbi tutulmaz.
c) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine tâbi sigortalılara ödenen döner
sermaye katkı payları ve döner sermayelerden başka adla yapılan
bu nitelikteki her türlü ödemeler ile ikramiyeler ve benzeri
ödemelerden en yüksek Devlet memuru aylığının % 200'ünü aşan
kısmı prime esas kazanca tâbi tutulmaz.
Yukarıdaki fıkranın (b) ve (c)
bentlerinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa
yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca tâbi tutulur. Diğer
kanunlardaki prime tâbi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve
istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
Ücretler hak edildikleri aya mal
edilmek suretiyle prime tâbi tutulur. Diğer ödemeler ise
öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret
dışındaki bu ödemelerin üst sınırı aşan kısmı, ödemenin
yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak
oniki ayı geçmemek üzere üst
sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına
ilave edilir. Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri
işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince
verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki
ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir
tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci
madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi
olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta
primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının
kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde,
gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102
nci madde hükümleri uygulanmaz.
Saatlik, günlük, haftalık veya
aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon
ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden
ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas
tutulacak günlük kazançları, 82 nci
madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.
Bir işverene tâbi olarak çalışan
sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca yukarıdaki fıkra
kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı
bunların toplamından oluşur.
Bu Kanun gereğince primlerin
hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için
prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük
kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde
çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının
günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret
aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Sigortalıların günlük kazançlarının
hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim
ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı
arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış
olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve
çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki
prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati
süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık
çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine
bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün
kesirleri bir gün kabul edilir.
İşveren ve sigortalı arasında çağrı
üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar
arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş
ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı yukarıdaki
fıkra hükmüne göre hesaplanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas
kazançları, 82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı
arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek
günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca
belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Ancak
beyan edilen kazançta bir değişiklik olması durumunda,
sigortalının yeniden beyan ettiği kazanç üzerinden hesaplanan
prim tahsil edilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişi, aynı zamanda
işveren ise beyan edeceği aylık kazancı, çalıştırdığı
sigortalıların kazancının en yükseğinden az olamaz. Beyanda
bulunmayan sigortalının primleri, prime esas asgarî aylık kazanç
üzerinden hesap ve tahsil edilir. Beyanda bulunmayan veya beyan
ettiği kazancın düşük olduğu tespit edilen sigortalıların prime
esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak
beyan edilen kazançla arasındaki farkın primi 89 uncu madde
hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak
suretiyle tahsil edilir.
Sigortalı olmayı gerektiren şekilde
birden fazla işte çalışılması halinde, bu Kanun gereğince
alınacak primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının
tespitinde, yalnızca bu Kanunun 53 üncü maddesine göre
belirlenen 4 üncü maddenin ilgili bendi kapsamındaki işlerden
elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı
ayrı dikkate alınır ve primler buna
göre hesaplanır.
Yalnızca genel sağlık sigortasına
tâbi olanlar bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde; 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (d)
ve (g) bentlerinde sayılan kişiler için 82
nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırının iki katının otuz günlük tutarı, 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinde belirtilen kişiler için asgarî ücret, 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (e)
bendi ile 5 inci maddenin (f) bendinde belirtilen kişiler için
ise prime esas asgarî kazanç tutarı esas alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Prim oranları ve Devlet katkısı
MADDE 81-
Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki
şekildedir:
a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %
20'sidir. Bunun % 9'u sigortalı hissesi, % 11'i işveren
hissesidir.
b) Bu Kanunda belirtilen fiilî
hizmet zammı uygulanan işlerde çalışan sigortalılar için
uygulanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı,
(a) bendinde belirtilen % 20 oranının, her yıl için 40
ıncı maddeye göre eklenen fiilî
hizmet gün sayısının 360'a bölümü sonucu bulunacak oranda
artırılması suretiyle belirlenir. Bu şekilde bulunan oran ile
(a) bendinde belirtilen % 20 oranı arasındaki farka ait primin
tamamı işveren tarafından ödenir.
c) Kısa vadeli sigorta kolları prim
oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından
gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5 oranları
arasında olmak üzere, 83 üncü maddeye göre Kurumca belirlenir.
Bu primin tamamını işveren öder.
d) 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen öğrenciler ile (e) bendinde
belirtilen kursiyerler için prim oranı prime esas kazançlarının
% 1'idir. Kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının
hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı dikkate
alınır. Aday çırak, çırak ve meslekî eğitim gören öğrencilerin
prime esas kazancı ilgili kanunlarında belirtilen şekilde
uygulanır.
e) Yaşlılık aylığı almakta iken bu
Kanuna tâbi bir işte çalışanlara uygulanacak sosyal güvenlik
destek primi oranı (a), (c) ve (f) bentlerinde belirtilen prim
oranlarının toplamı kadardır. Sigortalı ve işveren hissesi bu
bentlerde belirtilen oranlardadır.
f) Genel sağlık sigortası primi,
kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82
nci maddenin birinci fıkrasına göre
hesaplanan prime esas kazancın % 12,5'idir. Bu primin % 5'i
sigortalı, % 7,5'i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık
sigortasına tâbi olanların genel sağlık sigortası primi, prime
esas kazancın % 12'sidir.
g) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f)
bentlerindeki prim oranlarının toplamı üzerinden, şayet sosyal
güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışıyorlar ise (e)
bendinde belirtilen prim oranlarının toplamı üzerinden
primlerini öderler.
Devlet, sigortalının prime esas
kazancı esas alınarak; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
için % 5 oranında; genel sağlık sigortası için ise % 3 oranında
katkı yapar. Devlet katkısı, Kurumun ay itibarıyla tahsil ettiği
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık
sigortası priminin dörtte biri olarak hesaplanır. Devlet
katkısının ödenmesine ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlar Kurulu
kararıyla belirlenir.
Günlük kazanç sınırları
MADDE 82-
Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin
hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgarî ücretin
otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç alt sınırının 6,5
katıdır.
Günlük kazançları yukarıdaki
fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar ile
ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır
üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan
sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden
hesaplanır.
İkinci fıkraya göre sigortalının
kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile alt sınır
arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan
sigortalılara ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Sigortalıların bu Kanunun 53 üncü
maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık haline tâbi olacak
şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen
primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas
kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan
kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini
takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya defaten geri
ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve
gecikme zammı ile faiz ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kolları prim
tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike sınıf ve
derecelerinin belirlenmesi
MADDE 83-
Kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve
meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına
göre tespit edilir. İş kolları tehlikenin ağırlığına göre
sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi
önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır.
Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike
sınıf ve derecesine ait prim oranlarının ve tehlike
derecelerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar, ilgili
bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile
tespit edilir. Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usûlle
değiştirilebilir.
Yapılan işin birinci fıkrada
belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine
girdiği ve ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı
Kurumca belirlenerek işverene ve 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara tebliğ edilir.
İş kazasını ve meslek hastalığını önleyecek tedbirler hakkındaki
mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit edilen işler,
Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, işyerinin tespit edilmiş
bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı incelemelere
dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya
da 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların isteği üzerine değiştirebilir. Kurumca yapılacak
değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay önce
işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim
yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.
Böylece karara bağlanacak
değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim yılı başında
yürürlüğe girer.
İşverenler ile 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar,
tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca
yapılacak yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay içinde Kuruma
itiraz edebilir. Kurum, bu itirazı inceleyerek en geç üç ay
içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz edene bildirir.
İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Kuruma
itiraz edilmesi veya mahkemeye başvurulması, primlerin takip ve
tahsilini durdurmaz.
İşverenin veya 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların
itirazı; işyerinin tehlike sınıfı ve derecesi ile kısa vadeli
sigorta kolları prim oranının tebliğine ilişkin yazının
işverence veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
göre sigortalı sayılanlar tarafından tebellüğünden itibaren bir
ay içinde yapılmış ise, değiştirilen iş kolu kodu ve tehlike
sınıfı ile tehlike derecesinin hatalı uygulandığı tarihten, bir
aylık süre dışında yapılmış ise, itirazın Kurum kayıtlarına
intikali tarihini izleyen yılbaşından, üçüncü fıkrada belirtilen
sürelerin aşılması durumunda ise, Kurumca yapılacak değişikliğe
ilişkin kararın tebliğini izleyen takvim yılı başından geçerli
olarak uygulanır.
Bu değişiklik nedeniyle tehlike
sınıf ve derecesinin yükselmesi halinde, kararın işverene veya 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara tebliğ edildiği tarih ile yürürlük tarihi arasındaki
süreye ilişkin kısa vadeli sigorta kollarına ait prim farkının
tebliği tarihini takip eden bir ay içerisinde Kuruma ödenmesi
halinde, fark prim için gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz.
Aksi takdirde, fark primi 89 uncu madde uyarınca gecikme cezası
ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. Tehlike sınıf ve
derecesinin düşmesi halinde ise, kısa vadeli sigorta kolları
sigortası prim farkı, işverenin varsa borçlarına mahsup edilir,
yoksa iade edilir. Bir ay içinde iade edilmesi halinde faiz
ödenmez.
Tehlike sınıf ve derecelerini
etkileyebilecek değişiklikler
MADDE 84-
İşverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
göre sigortalı sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesini
etkileyebilecek her türlü değişikliği bir ay içinde Kuruma
bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim üzerine Kurum, yaptıracağı
incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini değiştirebilir.
Tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir ay
içinde bildirilirse bu konuda Kurumca verilecek karar,
değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ay başından
başlanarak uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesini
etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde bildirilmezse;
a) Tehlike sınıfı yükseliyorsa,
değişikliğin meydana geldiği,
b) Tehlike sınıfı düşüyorsa,
değişikliğin Kurumca öğrenildiği,
tarihler esas alınmak ve bu
tarihlerden sonraki ay başından itibaren uygulanmak üzere,
Kurumca karar alınır ve ilgililere tebliğ olunur.
Asgarî işçilik uygulaması
MADDE 85-
İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine
göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının,
çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında
bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından
gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği,
kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde
çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu
kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit
edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır.
Kamu idareleri, döner sermayeli
kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre
yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı
bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş
olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda
yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik
bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89
uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı
ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir.
Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının
ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak
taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek
taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu
maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme
cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi
veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda
Kurumca inceleme yapılır.
Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit
edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca
re'sen tahakkuk ettirilen sigorta
primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene
tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz
takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine
başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve
tahsilini durdurmaz.
Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca, Kuruma asgarî işçilik tutarının
bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca 102
nci maddenin birinci fıkrasının (d)
bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca idarî
para cezası uygulanır.
Kamu idareleri, döner sermayeli
kuruluşlar ile bankalar, bu maddenin uygulanmasıyla ilgili
Kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç
bir ay içinde vermeye mecburdur.
Kuruma yeterli işçilik tutarının
bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında, işin yürütümü
için gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate
alınacak asgarî işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik
oranlarına vaki itirazların incelenerek karara bağlanması
amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum teknik elemanlarından dört üye,
Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren
konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, Türkiye Odalar
ve Borsalar Birliğinden bir üye olmak üzere toplam yedi teknik
elemandan oluşan, Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulur.
Kurumca gerek görüldüğünde, aynı
esaslara göre birden fazla Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu
kurulabilir. Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar en az
dört üyenin aynı yöndeki oyu ile alınır. Kurum dışındaki
üyelerin üst üste üç toplantıya, son altı ay içinde ise beş
toplantıya katılmaması halinde, toplantıya katılmayan üyeyi
görevlendiren konfederasyonların yerine, üye sayısı bakımından
en yüksek bir sonraki konfederasyondan üye davet edilir.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonuna
Kurum dışından görevlendirilenlere, katıldıkları her toplantı
günü için (2500) gösterge rakamının memur aylıklarının hesabında
kullanılan katsayı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden
huzur hakkı Kurumca ödenir.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonunun
çalışma usûl ve esasları, Komisyonda görev alacak teknik
elemanların nitelikleri, asgarî işçilik tespitinde uygulanacak
yöntem, verilerin belirlenmesi, tamamlanmış veya devam etmekte
olan işlerle ilgili yapılacak yerinde tespit kriterleri ile bu
maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Prim Belgeleri ve Primlerin
Ödenmesi
Prim belgeleri ve işyeri
kayıtları
MADDE 86-
İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbi çalıştırdığı
sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbi
sigortalıların;
a) Ad ve
soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını,
b) 80 inci maddeye göre
hesaplanacak prime esas kazançlarını,
c) Prim ödeme gün sayıları ile prim
tutarlarını,
gösteren ve örneği Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve
hizmet belgesini, ait olduğu ayı takip eden ayın
yirmibeşinci gününün sonuna kadar
Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu
hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren,
onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle
yükümlüdür.
İşveren, işyeri sahipleri; işyeri
defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl
başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl
süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri
süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde
onbeş gün içinde ibraz etmek
zorundadır.
İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı
İş Kanununun 7 nci maddesine göre
başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici
olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş
ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin
aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden,
işveren ile birlikte müteselsilen
sorumludur.
Ay içinde bazı işgünlerinde
çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen
sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan
belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet
belgesine eklenmesi şarttır. Kamu idareleri ile toplu iş
sözleşmesi imzalanan işyerlerinde bu şart aranmaz.
Sigortalıların otuz günden az
çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet
belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya
verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde,
otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet
belgesi Kurumca re'sen düzenlenir ve
muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Sigortalıyı çalıştıran işveren ile
alt işveren ve iş görme edimini yerini getirmek üzere
sigortalıyı geçici olarak devralan işveren; aylık prim ve hizmet
belgesinin Kurumca onaylanan bir nüshasını sigortalının
çalıştığı işyerinde, birden ziyade işyeri olması halinde ise
sigortalının çalıştığı her işyerinde ayrı
ayrı olmak üzere, Kuruma verilmesi gereken sürenin son
gününü takip eden günden başlanarak, müteakip belgenin verilmesi
gereken sürenin sonuna kadar, sigortalılar tarafından
görülebilecek bir yere asmak zorundadır.
Fiilen veya işyeri kayıtlarından
tespit edilecek her türlü bilgiden veya kamu kurum ve
kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden
çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca
Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir
ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler
Kurumca re'sen düzenlenir ve
muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene
tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim
borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili
Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur.
İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir.
Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini
durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88
inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri
uygulanır.
Aylık prim ve hizmet belgesi
işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit
edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin
geçtiği yılın sonundan başlayarak
beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm
ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen
aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate
alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya
birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş
olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve
hizmet belgesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen
aylık prim ve hizmet belgesinde kazançların veya prim ödeme gün
sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık
ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.
Bu maddede belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102
nci maddeye göre işlem yapılır.
Kamu idarelerinde işyerinin
özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerde verilme
zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile belgelerin içerik ve
şekli, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim ödeme yükümlüsü
MADDE 87-
Bu Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından;
a) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda sayılan
kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar için
bunların işverenleri,
b) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda sayılan
kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe
bağlı sigortalı olanlar ve 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan
kişilerin kendileri,
c) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan kişiler için
primi yılı merkezî yönetim bütçesinden karşılanmak üzere ilgili
kamu idareleri,
d) 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan kişiler ile 5
inci maddenin (e) ve (f) bentlerinde belirtilenler için Türkiye
İş Kurumu,
e) 5 inci maddenin (b) bendinde
belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim
görenler ile meslek liselerinde zorunlu staja tâbi tutulan
öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin
eğitim gördükleri okullar, yüksek öğrenim sırasında zorunlu
staja tâbi tutulan öğrenciler için öğrenim gördükleri yüksek
öğretim kurumu,
f) 5 inci maddenin (c) bendine tâbi
olanlar için işverenleri veya kendileri,
prim ödeme yükümlüsüdür.
Primlerin ödenmesi
MADDE 88-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı
sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı
üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim
tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim
tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna
kadar Kuruma öder.
Hak edilen ancak, ödenmemiş olan
ücretler üzerinden hesaplanacak primler hakkında da birinci
fıkradaki hüküm uygulanır.
60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (d) ve (g) bentleri gereği
genel sağlık sigortalısı sayılanlar için, her ay otuz tam gün
genel sağlık sigortası primi ödenmesi zorunludur.
87 nci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlüler,
her aya ait primlerini takip eden ayın sonuna kadar Kuruma
öderler. Bunlardan sosyal güvenlik destek primine tâbi olanların
primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Bu
kişiler primlerini en fazla 360 günle sınırlı olmak üzere peşin
olarak erken ödeyebilir. Erken ödeme halinde erken ödenen her
gün için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Ek 1 inci maddesine göre erken
ödeme indirimi hükümleri uygulanır. Ancak yapılan erken ödeme
indirimi, prime esas kazançtan indirilmez. Erken ödemede
sigortalılık süresi, sigorta priminin ait olduğu her ayın ilk
gününden itibaren, prim ödeme gün sayısına dahil edilir. Erken
ödeme yapılan ve prim ödeme gün sayısına dahil edilmeyen sürede
isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi halinde, sigortalılık
süresine sayılmayan günlere ait primler, ilgililere iade edilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz
tam gün prim ödemesi zorunludur. Bu kapsamdaki sigortalılardan,
bu Kanuna göre tescilleri yapıldığı halde, beş yılı aşan süreye
ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim
borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre
içerisinde ödenmemesi halinde, daha önce prim ödemesi bulunan
sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu
itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil
tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait
olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu
sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum
alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı
ya da hak sahipleri daha sonra
müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin dokuzuncu fıkrasına
göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden
hesaplanacak borç tutarını, tebliğ tarihinden itibaren üç ay
içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi
olarak değerlendirilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işverenler,
çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar
toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim
tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim
tutarlarını da bu tutara ekleyerek, en geç ödemenin yapıldığı
tarihi takip eden onbeş gün içinde
Kuruma öderler.
87 nci
maddenin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde belirtilen
yükümlüler, her aya ait primleri ilgili ayı takip eden ayın
sonuna kadar Kuruma öderler.
Kuruma fiilen ödenmeyen prim
tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider
yazılamaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanların
prim borçları, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç
tutarını geçmemek şartıyla % 1 ilâ %
3 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak suretiyle
tahsil etmeye Kurum yetkilidir.
Prim borçları katma değer vergisi
iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde
katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya
hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde
bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep
edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda
muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme
sürelerini izleyen onbeş gün içinde
mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği
kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade
alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu
halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim
borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini
izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı
uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu
uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme
türü ve işletme büyüklüğü itibariyle belirlemeye ve lehine
mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme
süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.
Kurum, prim ve her türlü
alacaklarını, işverenlere olan borçlarından mahsup etmek
suretiyle tahsil etmeye yetkilidir.
Primlerin özel ödeme şekilleri
kullanılmak suretiyle ödenmesi zorunluluğunu getirmeye ve
primlerin yatırılacağı tahsilât kuruluşlarını belirlemeye Kurum
yetkilidir.
Kurumun süresi içinde ödenmeyen
prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102
nci ve 106 ncı maddeleri
hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, Amme Alacaklarının
Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı
ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen
yetkileri kullanır.
Kurumun prim ve diğer alacaklarının
tahsilinde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun
alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.
Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve
tahsilini durdurmaz.
Kurumun sigorta primleri ve diğer
alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen
sürelerde ödenmez ise, kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile
görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin
üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri, görevleri ile ilgili
olarak Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumludur.
Kurum, kamu idarelerinde işyerinin
özelliği nedeniyle primlerin farklı zamanlarda ödeme süresini
belirlemeye yetkilidir. Prim alacaklarının tahsili için en geç
bir yıl içinde icra yoluna başvurmayan Kurum yetkili personeli
hakkında genel hükümlere göre kovuşturma yapılır.
Miktarı Kurum Yönetim Kurulunca
belirlenen tutarı geçen ve yurt dışına çıkış yasağı konulacağına
dair ihtar tebliğ edilmesine rağmen, borcunu ödemeyen
işverenlerin kendileri veya kanunî temsilcileri hakkında Kurumun
talebi üzerine, 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22
nci maddesi hükümleri uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar ile haklı sebebin neler olduğu, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim borçlarına halef olma,
gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler
MADDE 89-
Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri aktif ve pasif değerleri
ile birlikte başka bir işyeri ile birleşir, devredilir veya
intikal ederse, eski işverenin Kuruma olan sigorta primi ile
gecikme cezası ve gecikme zammı ve faiz dahil tüm borçlarından,
aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve
müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme
hükümleri Kuruma karşı geçersizdir.
Kurumun prim ve diğer alacakları
süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin
bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için %
3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay
için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak
üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı
ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden
iskontolu ihraç edilen Devlet iç
borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda
uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı
ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç
ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar
artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden
kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye
yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer
Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve
gecikme zammı tahsil edilir.
Yanlış veya yersiz alınmış olduğu
tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl
geçmemiş ise, hisseleri oranında
işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya
genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi
ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma
yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı
ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar
Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.
Prim iadesi nedeniyle
sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık
sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden
yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre
ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri
durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar 96
ncı madde hükümlerine göre
ilgililerden geri alınır.
İlişiksizlik belgesinin aranması
MADDE 90-
Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve bankalar, ihale
yolu ile yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve
bunların adreslerini onbeş gün
içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşverenlerin hak edişlerinin,
Kuruma ihale konusu işin yapıldığı süreye ilişkin prim ve her
türlü borçlarının olmaması kaydıyla ödenmesi, kesin
teminatlarının ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma
borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iadesi
esastır.
Hak edişlerin ödenmesi ve prim
borçlarının teminata karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin
usûl ve esasları, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle
tespit edilir.
Valilikler, belediyeler, il özel
idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından,
geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce
ilgililerden yapılan inşaat dolayısıyla; diğer kamu idareleri
ile döner sermayeli kuruluşlar ve bankaların, Bakanlar Kurulu
kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma borçlarının
bulunmadığına dair Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi
zorunludur.
Bu maddede belirtilen yükümlülükler
yerine getirilmeden hak ediş ödenmesi, kesin teminatın iade
edilmesi veya geçici iskân izin belgesi ve yapı kullanma izin
belgesi verilmesi veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi
hallerinde, ilgililer hakkında genel hükümlere göre idarî ve
cezaî işlem yapılır.
Afet durumunda belgelerin
verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 91-
İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete
uğrayan, tabii afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı
zarar gören işverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamındaki sigortalılar, bu durumu belgelemeleri
kaydıyla olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde
talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin,
yapılacak inceleme sonucu anlaşılması halinde, afet tarihinden
önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile afetin meydana
geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim
borçları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla
kadar Kurumca ertelenebilir.
Birinci fıkrada belirtilen
durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken aylık
prim ve hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden
üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde, süresinde verilmiş
sayılır.
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı
Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca
genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet
bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerle
sigortalı ve hak sahiplerinin bu Kanuna göre vermekle yükümlü
oldukları belgelerin verilme süresi ile ödenmesi gereken
primlerin ve diğer Kurum alacaklarının ödeme sürelerini bu
Kanundaki sürelere bağlı olmaksızın, afet bölgesindeki şartları
ve gelişmeleri göz önünde tutarak belirlemeye ve ertelemeye
Kurum yetkilidir.
Prim borcunun ertelendiği sürede
zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve
gecikme zammı uygulanmaz.
BEŞİNCİ KISIM
Ortak ve Çeşitli Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Ortak Hükümler
Sigortalılığın zorunlu oluşu,
sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 92-
Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası
kapsamındaki kişilerin sigortalı olması zorunludur. Bu Kanunda
yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak,
azaltmak veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan
hükümler geçersizdir.
Bu Kanuna göre alınacak sigorta
primleri ve idarî para cezalarının ödenmesi için, Kurumca
işverene yapılacak bildirim üzerine prim borçları ve idarî para
cezaları ödenmezse, Kurumca düzenlenen prim borcunu ve idarî
para cezasını gösteren belgeler resmî dairelerin usûlüne göre
düzenledikleri belgeler hükmündedir.
Sigortalılık, bu Kanunda sayılan
sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi veya ölüm halinde
sona erer.
Sigortalılar, isteğe bağlı
sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin; genel sağlık
sigortalıları ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
tescil ve diğer tüm işlemlerinde sosyal güvenlik sicil numarası
olarak Türk vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancı
uyruklu kişiler için ise Kurumca verilecek sosyal güvenlik sicil
numarası kullanılır.
Devir, temlik ve Kurum
alacaklarında zamanaşımı
MADDE 93-
Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık
ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık
sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum
nezdinde doğan alacakları, devir ve
temlik edilemez.
Kurumun prim ve diğer alacakları
ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından
başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer
alacakları, hizmet tespiti veya asgarî işçilik uygulaması
nedeniyle doğmuş ise zamanaşımı süresi; mahkeme kararının
kesinleşme tarihinden, Kurum veya diğer kamu idarelerinin
denetim ve kontrolle görevlendirilen memurları tarafından
yapılan tespitler sonucunda doğmuş ise rapor tarihinden veya bu
idareler tarafından düzenlenen belgelerden doğmuş ise belgenin
Kuruma intikal ettiği tarihi takip eden yıl başından itibaren
beş yıl olarak uygulanır. Ancak, bu durumda zamanaşımı süresi on
yıldan az olamaz. Bu alacaklar için gecikme cezası ve gecikme
zammı, alacağın ait olduğu ayın veya dönemin sonundan itibaren
uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca
açılacak tazminat ve rücû davaları,
on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi;
rücû konusu gelir ve aylıklar
bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise
masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan
ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim
ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu
süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.
Kontrol muayenesi
MADDE 94-
Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere;
a) Sağlık hizmeti alan genel sağlık
sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu
kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını,
b) Sigortalının, isteğe bağlı
sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malûllük, iş
göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut
olup olmadığını,
tespit amacıyla kontrol muayenesi
ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.
Malûllük aylığı veya sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malûllük durumlarında
artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri
sürerek aylık ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını
isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malûlleri ve vazife
malûlleri hariç, malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik
geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya gelir bağlanan ve
çalışma gücünün en az % 60'ını yitiren malûl çocukların kontrol
muayenesine tâbi tutulmasını talep edebilir.
Kurumca yaptırılan kontrol
muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine
ya da işe alıştırma sonunda yapılan
muayenesinde yeniden tespit edilecek malûllük durumuna göre,
malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri, yeni malûllük
durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi
başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir.
Çalışma gücünün en az % 60'ını
yitiren malûl çocuklara bağlanmış bulunan gelir ve aylıklar,
kontrol muayenesi sonunda tespit edilecek malûllük durumuna
göre, rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren
kesilir.
Kurumun yazılı bildiriminde
belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul
edilebilir bir özürü olmadığı halde
kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malûllük aylığı
veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma gücünün en az %
60'ını yitiren malûl çocukların kendilerine bağlanmış olan gelir
veya aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki
ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak, kontrol muayenesini Kurumun
yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde
yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin devam
ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık
ya da gelir bağlanmış olan malûl
çocuğun kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak
yeniden bağlanır.
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı
bildiriminde belirtilen tarihten üç ay
geçtikten sonra yaptıran ve malûllük veya sürekli iş
göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının
malûllük aylığı veya yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre
hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak
durumda malûl çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık,
rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden
bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sağlık raporlarının usûl ve
esaslarının belirlenmesi
MADDE 95-
Bu Kanun gereğince, yurt dışında
tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş
göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş
kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya
çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu
raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili
sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri
belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve
dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna
iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden
düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu
ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin
incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, iş
kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte
kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı
derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu
raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara
ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin
usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte
çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Yersiz ödemelerin geri alınması
MADDE 96-
Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara
gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine,
genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu
kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu
Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu
davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden
geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu
ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden
kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en
fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye
tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak
ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra
yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,
itibaren hesaplanacak olan kanunî
faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu
alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere
göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere
mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî
faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin
muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak
sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve
aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi
başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç
tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle
uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri
alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar,
Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve
avans
MADDE 97-
Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek
hastalığı ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve
aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde
istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir
ve aylıkları, beş yıl geçtikten
sonra, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren
başlar.
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir
sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında,
yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Kısa vadeli sigorta kollarından ve
ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu
tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve
aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız
altı ay sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıkları,
gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin
tespiti amacıyla durdurulur.
Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı doğuran
olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse
zamanaşımına uğrar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise
beş yıl sonunda düşer.
Sigortalılar ile bunların hak
sahiplerinin, genel sağlık sigortalıları ile bakmakla yükümlü
olduğu kişilerin, bu Kanunun uygulanması bakımından hak
ettikleri alacaklarının süresi içinde ödenememesi halinde, avans
verilmesine Kurum yetkilidir.
Sağlık hizmeti sunucularına,
tahakkuk etmiş alacakları faturaların teslim tarihinden itibaren
en geç yetmişbeş gün içinde ödenir.
İşlemlerin gecikmesi halinde tahakkuk eden tutarın % 75'i ilâ %
90'ı arasındaki tutar, son ödeme tarihini takip eden ilk iş
gününde alacaklarından kesilmek üzere avans olarak ödenir.
Ücretlerden kesinti yapılmaması,
özel sigortalara ilişkin hükümler ve sosyal güvenlik
sözleşmelerinin yürütülmesi
MADDE 98-
İşveren, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası için
kendisine düşen yükümlülükler nedeniyle, sigortalıların
ücretlerinden kesinti yapamaz. Bu Kanunda hüküm bulunmayan
hallerde özel sigortalara ilişkin hükümler, bu Kanun
hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınmaz.
Bu Kanun gereğince sağlık
hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü oldukları
katılım payları, özel sigorta şirketleri tarafından teminat veya
ödeme konusu yapılamaz.
Uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmeleri kapsamında yapılacak her türlü işlemler ve
hesaplaşmalar, Kurum tarafından yürütülür. İlgili sözleşmelerde
irtibat kurumuna yapılan atıflar, Kuruma yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ve bildirimler
MADDE 99-
Sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her
türlü kanunî düzenlemeler bu Kanunda yapılır.
Bu Kanun gereğince yapılacak
bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belge isteme hakkı,
bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü
MADDE 100-
Kurum, bu Kanun hükümlerine ilişkin yapılan soruşturmalar
hakkında Cumhuriyet savcılıklarından, kamu ve özel hukuk tüzel
kişileri ile gerçek kişilerden bilgi ve belge isteyebilir.
Kurum, bu Kanun gereği verilecek
her türlü belge veya bilginin internet,
elektronik ve benzeri ortamda gönderilmesi hususunda, gerçek ve
tüzel kişileri zorunlu tutmaya yetkilidir.
Belge veya bilgileri
internet, elektronik ve benzeri
ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kişilerin,
Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet
dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, bu Kanunda öngörülen
sürenin son gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri
de yasal süresi içinde ödeyememesi halinde, sorunların ortadan
kalktığı tarihi takip eden üçüncü işgününün sonuna kadar belge
veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı sürede
Kuruma öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede
yerine getirmiş kabul edilir.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Uyuşmazlıkların çözüm yeri
MADDE 101-
Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş
mahkemelerinde görülür.
ALTINCI KISIM
İdarî Para Cezaları ve Fesih
Hükümleri
Kurumca verilecek idarî para
cezaları
MADDE 102-
Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda suç
oluştursa dahi ayrıca bu Kanunun;
a) 8 inci maddenin birinci fıkrası
ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeleri; Kurumca belirlenen
şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca
internet, elektronik veya benzeri
ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda
göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde
vermeyenlere, her bir sigortalı için aylık asgarî ücret
tutarında, idarî para cezası uygulanır.
b) 11 inci maddede belirtilen
bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler
veya Kurumca internet, elektronik
veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan
ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde
Kuruma vermeyenlere;
1) Kamu idareleri ile bilanço
esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgarî ücretin
üç katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak zorunda
olanlar için asgarî ücretin iki katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü
olmayanlar için bir aylık asgarî ücret tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
c) 86 ncı
maddenin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri,
Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler
ya da Kurumca
internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle
zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya
belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;
1) Belgenin asıl olması halinde
aylık asgarî ücretin üç katını geçmemek
kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgarî
ücretin beşte biri tutarında,
2) Belgenin ek olması halinde,
aylık asgarî ücretin üç katını geçmemek
kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına,
aylık asgarî ücretin sekizde biri tutarında,
3) Ek belgenin 86
ncı maddenin beşinci fıkrasına
istinaden Kurumca re'sen
düzenlenmesi durumunda, aylık asgarî ücretin yarısı tutarında,
4) Belgenin mahkeme kararı, Kurum
veya diğer kamu idarelerinin denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler sonucunda veya
bu idareler tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya
kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği
anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl
veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip
düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgarî ücretin üç
katı tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
d) 59 uncu madde uyarınca Kurumun
defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları tarafından veya 59 uncu maddenin
beşinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci malî müşavirler
ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden,
Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal
edildiği her bir ay için, aylık asgarî ücretin üç katı tutarında
idarî para cezası uygulanır.
e) 86 ncı
maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı
ihtara rağmen onbeş gün içinde
mücbir sebep olmaksızın yerine getirmeyenlere;
1) Bilanço esasına göre defter
tutmakla yükümlü iseler, aylık asgarî ücretin
oniki katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmakla
yükümlü iseler, aylık asgarî ücretin altı katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü değil
iseler, asgarî ücretin üç katı tutarında,
4) Defter ve belgelerin ibraz
edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak
kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz
etmekle birlikte, kullanılmaya başlanmadan önce tasdik
ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan
defterler, kanunî tasdik süresi geçtikten
sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden
önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu
tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan
kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde
usûlsüz, karışık veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay
için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken
kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine
esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil
bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması
halinde, o aya ait defter kayıtları, Vergi Usul Kanunu gereğince
bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı
esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu
geçersizlik hallerinin her biri için, aylık asgarî ücretin
yarısı tutarında,
5) İşverenler tarafından ibraz
edilen aylık ücret tediye bordrosunda; asgarî olarak işyerinin
sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı,
soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret
ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı yer
alır. Ücretin alındığına dair sigortalının imzasını ihtiva
etmeyen (makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan
ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve bu
geçersizlik hallerinin her biri için aylık asgarî ücretin yarısı
tutarında,
idarî para cezası uygulanır.
Verilen süre dışında ibraz edilen defter ve belgelerin tümünün
veya bir bölümünün geçersiz olması durumunda, tutulan defter
türü de dikkate alınarak bu bendin sadece (1), (2) ve (3)
numaralı alt bentlerine göre idarî para cezası uygulanır.
f) 86 ncı
maddenin altıncı fıkrasında ve 85 inci maddenin beşinci
fıkrasında belirtilen yükümlülükleri belirtilen sürede yerine
getirmeyenlere, aylık asgarî ücretin iki katı tutarında idarî
para cezası uygulanır.
g) 8 inci maddenin üçüncü ve
altıncı fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere ve 8 inci maddenin
dördüncü fıkrasındaki yükümlülüğü yerine getirmeyen
sigortalılara, aylık asgarî ücret tutarında idarî para cezası
uygulanır.
h) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde
sağlık hizmetini fatura edenler; faturayı veya faturaya dayanak
oluşturan belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenleyenler; 64 üncü
madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini kapsam
içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterenler; sağlık
hizmetlerine hak kazanmayan kişilere sundukları sağlık
hizmetlerini fatura edenler hakkında bu fiilleri nedeniyle
Kurumun yersiz ödediği tutarın beş katı idarî para cezası
uygulanır.
ı) 71 inci maddede yer alan kimlik
tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle Kurumun zarara
uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından,
uğranılan zararın beş katı idarî para cezası uygulanır.
j) Kurumun mahsup suretiyle
tahsilini yaptığı haller hariç olmak üzere, alınması gereken
katılım paylarını tahsil etmeyen sağlık hizmeti sunucularına,
fiilin her tekrarında tahsil edilmeyen katılım payının on katı
tutarında idarî para cezası uygulanır.
k) 63 üncü madde gereği Kurumca
sağlanan yardımcı üreme yöntemlerinin tıbbî
etik dışında uygulanması halinde, bu fiili işleyen sağlık
hizmeti sunucularına Kurumca vak’a
için yapılan tedavi masrafının beş katı tutarında idarî para
cezası uygulanır.
l) Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarının, bu Kanunun uygulanmasından doğan
inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında
işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili
diğer kişiler, görevlerini yapmasına engel olamazlar. Engel
olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, aylık
asgarî ücretin iki katı tutarında idarî para cezası uygulanır.
Mahkeme kararına, Kurum veya diğer
kamu idarelerinin denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarınca yapılan tespitlere ya
da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler
hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi
geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi
halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde
öngörülen cezalar % 50 oranında uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması 8
inci, 11 inci ve 86 ncı maddelerde
belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü kaldırmaz.
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ
ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren
onbeş gün içinde Kuruma
ya da Kurumun ilgili hesaplarına
yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz
takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın
kendilerine tebliğ tarihinden itibaren
onbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine
başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması
halinde, idarî para cezası kesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma
itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde
peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin
ödeme idarî para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını
etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar
verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan ceza
tutarının dörttebirlik kısmı, 89
uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil
edilir.
Mahkemeye başvurulması idarî para
cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen
idarî para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak
gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
İdarî para cezaları on yıllık
zamanaşımı süresine tâbidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği
tarihten itibaren başlar.
İdarî para cezaları hakkında, bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.
İdarî yaptırımlar ve fesih
MADDE 103-
Kurumca yapılan inceleme neticesinde haksız menfaat temin etmek
maksadıyla;
a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde
sağlık hizmetini fatura ettiği,
b) Faturayı veya faturaya dayanak
oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,
c) 64 üncü madde gereğince kapsam
dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık
hizmetleri gibi gösterdiği,
d) Sağlık hizmetlerine hak
kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura
ettiği,
tespit edilen sağlık hizmeti
sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılır. Bu
fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96
ncı maddeye göre geri alınır. Ayrıca
bu fiilî işleyen sağlık hizmeti sunucularının varsa Kurum ile
yaptıkları sözleşmeleri; ilk fiilde bir ay, ilk fiilden itibaren
iki yıllık dönem içerisindeki tekrarı halinde üç ay, aynı dönem
içerisinde ikinci kez tekrarı halinde ise bir yıl süreyle
feshedilir.
Yukarıdaki fıkranın (d) bendi hariç
olmak üzere anılan fiillerin sözleşmesiz sağlık hizmet
sunucuları tarafından işlenmesi halinde, bir yıl süreyle acil
durumlar hariç ödeme yapılmaz. Sağlık hizmet sunucusu bu süre
içerisinde bu durumu sağlık hizmeti alan tüm kişilere yazılı
olarak bildirmek zorundadır. Bildirilmeyen kişilerin fatura
bedelleri Kurum tarafından ödenerek, sağlık hizmet sunucusundan
iki katı olarak tahsil edilir.
71 inci maddede yer alan kimlik
tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye
sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına
sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar
geri alınır.
YEDİNCİ KISIM
Yürürlükten Kaldırılan,
Değiştirilen, Son ve Geçici Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Değiştirilen ve Yürürlükten
Kaldırılan
Hükümler
Diğer kanunlardaki atıflar
MADDE 104-
Bu Kanunla yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve
1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
kanunlara yapılan atıflar ile diğer kanunlarda sosyal sigorta
haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, sigortalılığa ve
hak sahipliği şartlarına, sağlık hizmetlerinin veya tedavi
bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan atıflar bu Kanunun
ilgili maddelerine yapılmış sayılır.
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda kadrosuzluk
tazminatının ödenmesine ilişkin T.C. Emekli Sandığına yapılmış
olan atıf ile diğer kanunlarda T.C. Emekli Sandığına, Sosyal
Sigortalar Kurumuna, Bağ-Kur'a yapılmış atıflar Kuruma yapılmış
sayılır.
Değiştirilen, eklenen ve
uygulanmayacak hükümler
MADDE 105-
a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununun:
1) 89 uncu maddesinin birinci
fıkrasında geçen "aylık bağlamaya esas" ibaresi "ek 70 inci
maddeye göre hesaplanacak" şeklinde değiştirilmiştir.
2) Ek 19 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"EK MADDE 19- Vazife malûlü
erlerle, bunların dul ve yetimlerine ödenecek aylık veya
gelirlerin alt sınırı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 27 nci veya 33
üncü maddeleri hükümlerine göre belirlenir."
3) Ek 48 inci maddesinin son
fıkrasının başına "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında yaşlılık aylığına hak kazananlar hakkında, aynı
Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d)
bendinin uygulanmasında:" ibaresi eklenmiştir.
4) Ek 68 inci maddesine birinci
fıkra olarak "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında yaşlılık aylığına hak kazananlar hakkında, aynı
Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d)
bendinin uygulanmasında:" ibaresi eklenmiş; aynı maddede geçen
"ödenir" ve "ödeme yapılır" ibareleri "hesaplanır" şeklinde
değiştirilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında geçen "Bu
tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturası
karşılığında Hazineden tahsil olunur." cümlesi ile aynı maddenin
beşinci ve son fıkrası madde metninden çıkarılmış ve aynı
maddenin diğer fıkraları (a), (b), (c), (d) ve (e) bentleri
olarak düzenlenmiştir.
5) Ek 70 inci maddesinin birinci
fıkrasında geçen "Sandık iştirakçilerine ödenmekte olan;" ve
"emeklilik keseneğine ve Kurum karşılığına tâbi tutulur."
ibareleri sırasıyla "Emekli ikramiyesinin hesabında;" ve
"dikkate alınır" şeklinde; aynı maddenin son fıkrası da
“Personel kanunlarında yer alan aylığa ilişkin gösterge ve ek
göstergeler esas alınarak bulunan tutarlar da emekli ikramiyesi
hesabında dikkate alınır." olarak değiştirilmiştir.
6) Ek 73 üncü maddesine birinci
fıkra olarak "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında yaşlılık aylığına hak kazananlar hakkında, aynı
Kanunun geçici 2 nci maddesinin (d)
bendinin uygulanmasında:" ibaresi eklenmiş; aynı maddenin
birinci fıkrasında geçen "toptan ödeme yapılabilmesi için"
ibaresi "toptan ödeme hesaplanabilmesi için" şeklinde; ikinci
fıkrasında geçen "emeklilik" kelimesi "hesaplama" şeklinde
değiştirilmiş ve aynı maddenin fıkraları (a), (b) ve (c)
bentleri olarak düzenlenmiştir.
b) 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun:
1) 21 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 21- Yaşlılık aylığı
bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 29 uncu maddesinde belirtilen
esaslara göre aylık bağlanır."
2) 30 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 30- Bu Kanunun gerektirdiği
her türlü yardım ve ödemeler için sigortalılardan % 12,5'i genel
sağlık sigortası primi olmak üzere % 32,5 oranında prim alınır."
3) 39 uncu maddesinin (a) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"a) Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 13, 14, 19, 20, 21, 22, 25, 26, 27,
28, 33, 34, 35, 36, 54, 55, 57, 58, 59, 60, 61, 63, 64, 65, 66,
67, 68, 69, 70, 71, 72, 73,76, 77,78, 89, 94, 95, 96, 97, 100 ve
101 inci maddeleri ile 41 inci maddenin (b) bendi, 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 82 nci
maddesi,”
c) 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2
nci maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ancak, Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin aynı Kanun
gereği ödedikleri katılım payları ile diğer sağlık hizmetlerinin
karşılanmayan kısmı, bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde
ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri
ödenir."
d) 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı
Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin başlığı ve birinci
fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ehliyet tespiti, imtihan ve hava
değişimi için başka yere gönderilenler:
Memurlar, yardımcı hizmetler
sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili
çalışanlardan, memuriyet mahalli dışına;"
e) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı
Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi
Hakkında Kanunun:
1) 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 1- Türk vatandaşlarının yurt
dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen
ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında
veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri
ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda
belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması
ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal
güvenlikleri bakımından değerlendirilir."
2) 2 nci
maddesinin (a) bendinin sonuna "Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı" ibaresi ve aynı maddeye aşağıdaki (e) ve (f)
bentleri eklenmiştir.
“e) Kurum; Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığını,
f) Bakanlık; Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığını,"
3) 3 üncü maddesi başlığı ile
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Başvurulacak kuruluş
MADDE 3- Sigortalılar ile yurt
dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra
ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Kuruma müracaat
etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar."
4) 4 üncü maddesi başlığı ile
birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Borçlanma tutarı ve borçlanma
tutarının iadesi
MADDE 4- Borçlanılacak her bir gün
için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki prime
esas asgarî ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük
kazancın % 32'sidir. Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş
yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri
halinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41
inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir.
Borçlanmaya ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarı,
tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme
yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca
dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat
tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden
başvuru şartı aranır.
Borçlanmadan sonradan vazgeçenler
ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli
şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine
talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faiz uygulanmaksızın iade
edilir.
Yurt dışında iken borçlanma
isteğinde bulunacak sigortalı veya hak sahipleri Yeni Türk
Lirası olarak bildirilecek borç tutarını döviz cinsinden,
Türkiye'de ise Yeni Türk Lirası olarak öderler."
5) 5 inci maddenin birinci fıkrası
"Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu
belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde
kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru
olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün,
1 ay 30 gün hesaplanır." şeklinde değiştirilmiş; aynı maddenin
üçüncü fıkrasının sonuna "Bu durumda olanlar Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır." cümlesi
eklenmiş; maddeye "Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış
ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların,
sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih,
ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz." fıkrası
eklenmiştir.
6) 6 ncı
maddenin (A) fıkrasının son paragrafı "Yukarıdaki şartları
yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı
istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine
göre bağlanır." şeklinde değiştirilmiş,
Aynı maddenin (B) fıkrası; "B)
Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan
tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tâbi çalışanlar,
ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya
da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı
çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları
veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten
itibaren kesilir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu
Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için
uygulanmaz.
Yurt içinde veya yurt dışında
çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek
alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar
ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini
izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye
başlanır." şeklinde değiştirilmiştir.
f) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendine
“Sosyal Güvenlik Kanunları;” ibaresinden sonra gelmek üzere
“Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu,” ibaresi
eklenmiştir.
g) 27/4/2005 tarihli ve 5335
sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 10/7/1987 tarihli ve 285
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin
onbirinci fıkrası hariç olmak üzere,
diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
h) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı
Kanunun ek 18 inci maddesinin (b) fıkrası "b) (a) fıkrasına göre
bulunacak tutar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun yürürlük tarihinden önce göreve başlayanların
emekliliklerinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun geçici 2 nci maddesinin
(d) bendine göre hesaplanacak kısmî aylığın hesabında dikkate
alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 106-
1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun,
geçici 20 inci, geçici 81 inci, geçici 82
nci ve geçici 87 nci ve
geçici 89 uncu maddeleri hariç diğer maddeleri,
2) 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kurumu Kanununun, 1 ilâ 23 üncü, geçici 10 uncu ve
geçici 11 inci maddeleri hariç diğer maddeleri,
3) 29/8/1977 tarihli ve 2108 sayılı
Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 4 üncü ve 5 inci
maddeleri,
4) 17/10/1983 tarihli ve 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanunu,
5) 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı
Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun,
6) 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 1 ilâ 5 inci,
13 ilâ 17 nci maddeleri,
7) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 107 nci,
188 inci, 209 uncu ve ek 22 nci
maddeleri,
8) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun, 12 ilâ 19 uncu
maddeleri, 23 üncü maddesi, 30 ilâ 39 uncu maddeleri, 41 ilâ 55
inci maddeleri, 57 ilâ 59 uncu maddeleri, 61 ilâ 64 üncü
maddeleri, 66 ilâ 71 inci maddeleri, 72 nci
maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 73 ilâ 77
nci maddeleri, 80 inci maddesi, 82
inci maddesinin (a), (b), (c) ve (ç) bentleri, 83 ilâ 88 inci
maddeleri, 90 ıncı ve 91 inci
maddeleri, 93 ilâ 100 üncü maddeleri, 102
nci maddesi, 105 ilâ 107 nci
maddeleri, 112 ilâ 124 üncü maddeleri, 127 ilâ 129 uncu
maddeleri, 131 ilâ 135 inci maddeleri, ek 2 ilâ ek 4 üncü
maddeleri, ek 8 ve ek 9 uncu maddeleri, ek 11 inci maddesi, ek
13 ilâ ek 18 inci maddeleri, ek 21 ilâ ek 23 üncü maddeleri, ek
25 ilâ ek 27 nci maddeleri, ek 29 ve
ek 30 uncu maddeleri, ek 31 inci maddesinin (a) ve (b) bentleri,
ek 32 ilâ 34 üncü maddeleri, ek 37 nci
maddesi, ek 39 uncu maddesi, ek 41 ilâ ek 47
nci maddeleri, ek 48 inci maddesinin
son fıkrası hariç diğer fıkraları, ek 49 uncu maddesi, ek 56 ve
ek 57 nci maddeleri, ek 59 uncu
maddesi, ek 69 uncu maddesi, ek 72 nci
maddesi, ek 74 ve ek 75 inci maddeleri, ek 80 inci maddesi,
geçici 8 inci maddesi, geçici 15 inci maddesi, geçici 16
ncı maddesi, geçici 54 üncü, geçici
65 inci, geçici 85 inci, geçici 86 ncı,
geçici 88 inci, geçici 96 ilâ geçici 98 inci, geçici 103, geçici
104, geçici 109 ilâ geçici 113 üncü, geçici 115 ilâ geçici 118
inci, geçici 120 nci, geçici 121
inci, geçici 139 ilâ geçici 141 inci, geçici 146
ncı, geçici 147
nci, geçici 150 ilâ geçici 151 nci,
geçici 153 üncü, geçici 157 nci,
geçici 159 uncu, geçici 161 ilâ geçici 166
ncı, geçici 170 inci, geçici 171 inci, geçici 173 üncü,
geçici 176 ncı, geçici 180 inci,
geçici 182 ilâ geçici 186 ncı,
geçici 190 ilâ geçici 192, geçici 195 ilâ geçici 200 üncü,
geçici 203 üncü, geçici 204 üncü, geçici 207
nci ve geçici 208 inci, geçici 210
ilâ geçici 212 nci, geçici 218 ilâ
geçici 220 nci, ek geçici 1 inci, ek
geçici 2 nci, ek geçici 7
nci, ek geçici 8 inci, ek geçici 11
inci, ek geçici 19 uncu, ek geçici 20 nci,
ek geçici 22 nci ve ek geçici 23
üncü maddeleri,
9) 1/10/1992 tarihli ve 3841 sayılı
Kanunun geçici 1 inci maddesi, 24/11/1994 tarihli ve 4049 sayılı
Kanunun geçici 1 inci maddesi ve 13/6/2001 tarihli ve 4677
sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi,
10) 14/1/1988 tarihli ve 311 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 3
üncü maddesi,
11) 25/8/1999 tarihli ve 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 56 ncı
maddesinin (C) fıkrası,
12) 19/3/1969 tarihli ve 1136
sayılı Avukatlık Kanununun 186 ilâ 188 inci ve 191 inci
maddeleri,
13) 18/1/1972 tarihli ve 1512
sayılı Noterlik Kanununun 201 ilâ 203 üncü maddeleri,
14) 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı
Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi
ile geçici 3 üncü maddesi,
15) 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve
233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 32
nci maddesindeki "resmî ve özel
sağlık kuruluşlarında ayakta ve yatarak tedavileri ile" ibaresi,
16) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı
Emniyet Teşkilatı Kanununun 89 uncu maddesi,
17) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı
Telgraf ve Telefon Kanununun ek 23 üncü maddesi,
18) 1/11/1983 tarihli ve 2937
sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat
Teşkilatı Kanununun 18 inci maddesi,
19) 12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendi ile (g) bendinde yer alan "ve tedavileri
yaptırılır" ibaresi,
20) 23/4/1981 tarihli ve 2453
sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi
ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasında yer alan "ile yaralanan veya sakat kalanların tedavi
giderleri" ibaresi,
21) 15/5/1959 tarihli ve 7269
sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara
Dair Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları,
22) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 7
nci maddesi,
23) 24/2/1968 tarihli ve 1005
sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanunun 2
nci maddesinin ikinci fıkrası,
24) 10/2/1954 tarihli ve 6245
sayılı Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi ile 20
nci maddesi,
25) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı
Kanunun 7 nci , 11 inci, geçici 1
ilâ geçici 4 üncü maddeleri ile aynı kanunda geçen "döviz"
ibareleri,
26) 18/6/1992 tarihli ve 3816
sayılı Kanunun birinci maddesinde yer alan "Genel Sağlık
Sigortası uygulamasına geçilinceye
kadar" ibaresi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelikler
MADDE 107-
Bu Kanunda bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren bir yıl içerisinde çıkarılır. Kurum, bu
Kanunun diğer maddelerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortasına ilişkin bazı geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1-
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal
Sigortalar Kanununa tâbi olanlar her türlü hak ve yükümlülükleri
ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununa tâbi olanlar her türlü hak ve yükümlülükleri
ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununa tâbi olanlar her türlü hak ve yükümlülükleri ile bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c ) bendi
kapsamında kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce çalışmaya başlayıp bu tarihten sonra aylık
talebinde bulunanlardan, birinci fıkrada belirtilen sigortalılık
hallerinden birden fazlasına tâbi olanlara yaşlılık aylığına hak
kazanma şartlarından hangisinin uygulanacağı, en son sigortalı
sayıldığı tarihten geriye doğru son yedi yıllık fiilî hizmet
süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği
sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise
son sigortalılık durumu esas alınarak belirlenir.
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı,
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara göre bağlanan veya
talepte bulunulan; aylık, gelir, tazminat, harp malûllüğü zammı
ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1
inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam
edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle
artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında,
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı ve 2/9/1971 tarihli
ve 1479 sayılı kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım zammı
ile telafi edici ödeme tutarları, 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu gereğince
emekli aylığı almakta olanlara ödenmekte olan makam ve yüksek
hâkimlik tazminatı, görev ve temsil tazminatı ile ek ödemeler ve
yardımlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenen tutarlar
esas alınarak, ilgililerin gelir ve aylıklarına ilave edilerek
ödenir.
Bağlanmış aylık ve gelirler, 55
inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılır.
Sosyal yardım zammının ilavesinde
tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin gelir ve
aylıklardaki hisseleri esas alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce ölen, ancak bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
ilgili Kanun hükümlerine göre ölüm aylığının bağlanabilmesi için
yeterli prim ödeme gün sayısı olmayan sigortalının hak
sahiplerinin, bu Kanun hükümlerine göre ölüm aylığına hak
kazanması halinde ölüm aylığına bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren hak kazanılmış sayılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tâbi olanlardan 44 üncü
maddenin ikinci fıkrası kapsamında emekliye sevk edilenler
hakkında yaş haddi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun
geçici 205 inci maddesi esas alınarak uygulanır.
3 üncü maddenin (29) uncu bendinde
belirtilen güncelleme katsayısında yer verilen ortalama günlük
prime esas kazançtaki değişim oranı, bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonraki ilk yıl için, o yıl gerçekleşen asgarî
ücretteki artış oranı olarak kabul edilir.
Bu Kanundan önce yürürlükte
bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için
bağlanacak aylıkların hesabı
GEÇİCİ MADDE 2-
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli
ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla
mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı kanunlara ve 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesine tâbi
sandıklara tâbi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki
şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının veya iştirakçinin
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim
ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine
göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya
fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi
itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi
ile orantılı bölümü, aylık başlangıç tarihine kadar geçen yıllar
için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak
hesaplanır.
b) Sigortalının veya iştirakçinin
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki
prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki
toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine
göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden
sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine
göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar
ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak
belirlenir.
d) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanunun ek 48 inci maddesi ile ek 68 inci, ek 73 üncü ve
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi ve
ilgili diğer maddeleri esas alınarak hak edilen makam veya
yüksek hâkimlik, temsil veya görev tazminatları ve ek
göstergeler, bu maddenin (a) bendinde belirtilen kısmî
aylıkların hesabında dikkate alınır. Ancak (a) bendine göre
yapılacak hesaplama açısından bu hükmün uygulanması sonucu daha
yüksek ek göstergeye hak kazanılmış olması, 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı Kanunun ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin uygulanmasında esas alınacak ek göstergelerin
yükseltilerek uygulanması hakkını doğurmaz.
e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici
82 nci maddesinin (a) bendine göre
gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas
gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren
takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan
gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak
belirlenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra 8/5/1985
tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yurt dışı hizmet borçlanması
yapan sigortalıların bu sürelerinin, bu Kanuna göre hangi
sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde;
şayet borçlanma yapılan sürelerden önce sigortalılıkları varsa
en son sigortalılık haline göre, şayet sigortalılıkları yoksa,
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar
geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgarî
aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici
82 nci maddesinin ikinci fıkrasına
göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün
sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim
ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas
alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması
yapanların aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre
hesaplanır.
Malûllük ve ölüm aylıkları,
yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler esas alınarak, 27
nci veya 33 üncü madde hükümlerine
göre hesaplanır.
Önceki mevzuat hükümlerinin
uygulanması, Devlet katkısı ve geçici iş göremezlik ödeneği
GEÇİCİ MADDE 3-
Bu Kanuna göre çıkarılması gereken yönetmelikler yürürlüğe
girinceye kadar, mevcut tüzük ve yönetmeliklerin, bu Kanuna
aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edilir.
47 nci
maddenin son fıkrasında sözü edilen Türk Silâhlı Kuvvetleri
Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri, bu Kanunun yayımlandığı
tarihten itibaren en geç iki yıl içinde, Kurumun da görüşü
alınarak, bu Kanun hükümlerine uyumlu hale getirilir.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası primine Devlet katkısının
oranı ile bu katkının hesaplanmasında esas alınan oranı, söz
konusu sigorta kollarının açıklarının azalmasına paralel olarak
azaltmaya, Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Sigortalılardan 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, bu Kanuna
göre istirahatli bulunup, geçici iş
göremezlik ödeneği alamadıkları sürelere ait ücretleri ve
çalışırken aldıkları aylıkları ile geçici iş göremezlik
ödenekleri arasındaki farklar ilgili mevzuatında değişiklik
yapılıncaya kadar çalıştıkları kurumlarınca ödenmeye devam
edilir.
8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı
Kanunun 1 inci maddesi hükümleri bu Kanun kapsamında gelir ve
aylık bağlanan kişiler için uygulanır.
5434 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 4-
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sakatlık kontenjanından
göreve başlayan ve T.C. Emekli Sandığına tâbi bir göreve devam
edip bu Kanunun malûlen emeklilik şartlarını taşımayanlardan
onbeş yıl hizmeti bulunanlara,
istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Kamu görevlilerinin emeklilik
ikramiyeleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümlerince
hesaplanarak bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl
süreyle, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi
ve bu Kanunla mülga 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanun ile
personel kanunlarına göre Kurumca ödenir ve ilgili kurumlardan
tahsilât, anılan maddedeki usûlle yapılır. Bir yıllık sürenin
dolmasından itibaren emekli ikramiyeleri 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükümlerine göre kamu
görevlisinin son defa çalıştığı kurumunca, çalıştığı son kurumun
özelleştirilmesi halinde ise Hazinece ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe
kadar 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun mülga 12
nci maddesi uyarınca isteğe bağlı
iştirakçi olarak T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilenler ile
aynı tarihe kadar isteğe bağlı iştirakçi olmak üzere başvuruda
bulunanlardan gerekli koşulları sağladıkları anlaşılanların bu
Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olmaya devam etmeleri
durumunda emekli ikramiyeleri hakkında anılan madde hükümlerinin
uygulanmasına devam olunur.
49 uncu maddede düzenlenen itibarî
hizmet süreleri, emeklilik ikramiyelerinin hesabında dikkate
alınmaz.
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanuna göre aylığa hak kazanamayıp bu Kanunda yapılan
düzenlemelere göre aylığa hak kazananların prime esas kazancı
olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki emsali
sigortalının prime esas kazancı kabul edilir.
Bu durumdakilerin aylık veya
gelirleri, yukarıdaki fıkraya göre hesap edilecek prime esas
kazanca, bu Kanuna göre hak edilen aylık ve kazancın hesap
edilmesine ilişkin maddelerinin uygulanması suretiyle bulunur.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte kamu idarelerinde hizmet akdi ile veya sözleşmeli olarak
çalışanlardan; ilgili kanunları gereği 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Kanun ile ilgilendirilenler aynı statüde çalışmaya devam
ettikleri sürece bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendine göre sigortalı sayılırlar. Ancak, bunların prime
esas kazançları ile emekli ikramiyeleri, bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce uygulanan hükümlere göre tespit olunmaya devam
olunur.
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanunun mülga geçici 191 inci ve mülga geçici 192
nci maddeleri uyarınca, istekleri
üzerine 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi kurumlarda
sözleşmeli olarak çalışmakta iken anılan Kanun Hükmünde
Kararnamenin 12 nci ve geçici 1 inci
maddelerine göre zorunlu olarak, özelleştirilen kurumlarda
sözleşmeli olarak çalıştırılmakta iken 28/5/1986 tarihli ve 3291
sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 16
ncı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı Kanunun ek 71 inci maddeleri uyarınca ve sözleşmeli
olarak çalıştıkları kurumun özel kanunundaki hükümler nedeniyle
T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmiş olanların söz konusu
hizmetleri, bu Kanuna tâbi olarak geçmiş sayılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna tâbi olan
iştirakçilerin, bu Kanuna göre belirlenen prime esas kazanç
matrahı ile 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre keseneğe
tâbi kazançları arasındaki matrah farkına ait sigorta primi iki
yıl süre ile kurumlarınca karşılanır.
8/9/1999 tarihi ile bu Kanunun
yürürlük tarihi arasında T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi
olanlardan, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 32
nci maddesine göre fiilî hizmet
sürelerine zam yapılanların yaş hadlerinden, eklenilen sürenin,
üç yıldan çok olmamak üzere, yarısı indirilir.
Kamu görevlilerinden personel
kanunlarına göre aylıksız izinli sayılanlardan, aylıksız izinli
olarak geçen süreleri esnasında isteğe bağlı sigortalılık primi
ödemeyenlerin, istekleri halinde başvuru tarihindeki prime esas
kazanç tutarı üzerinden % 32 oranında hesap edilecek primleri
defaten ödemeleri halinde, aylıksız geçen izin süreleri hizmet
sürelerine eklenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli
görevlere atanan T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinin bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra bu görevlerde geçen süreleri,
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci maddesi ile
ek 73 üncü maddesinde belirtilen sürelerin doldurulmasında
dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte, Emniyet Hizmetleri sınıfında çalışmakta olanlarla daha
önce bu sınıflarda çalışmış bulunan personelden halen 4 üncü
madde kapsamında çalışmaya devam edenlerin istekleri halinde; 4
üncü maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen
okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, ilgilinin talep
tarihindeki en az aylık alan komiser yardımcısının prime
esas kazancı üzerinden sigortalı prim hissesi
kendilerince,
işveren prim hissesi de
kurumlarınca verilmek suretiyle borcun tebliğ edildiği tarihten
itibaren dört yıl içinde eşit taksitler halinde ödenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce, seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış
olup, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu haricindeki diğer sosyal
güvenlik kanunlarına göre malûllük veya yaşlılık aylığı almakta
olanlardan; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun mülga 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması
şartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren, bu kişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga
39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz
olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihten itibaren
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 68
inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak, emsali
belediye başkanının almakta olduğu makam tazminatı ve buna bağlı
olarak temsil veya görev tazminatı tutarı, bu Kanunun geçici 1
inci maddesi çerçevesinde almakta oldukları malûllük veya
yaşlılık aylıklarına ilave edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanı
olarak görev yapmış olup, bu Kanuna göre sigortalı iken malûllük
veya yaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 39 uncu maddesine
göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici
2 nci maddesi hükümleri de dikkate
alınarak bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde söz konusu
tazminatlar aylıklarına ilave edilmek suretiyle ödenir. Bu
Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde belediye
başkanı olarak görev yapmış olanlardan ölenlerin bu Kanunun 32
nci maddesinde belirtilen şartlara
sahip olmaları halinde, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununun ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da
dikkate alınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34 üncü, geçici 1
inci ve geçici 2 nci maddeleri
hükümlerine göre söz konusu tazminatlar bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce ölenler için bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler için ise
ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle
ödenir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçimler
neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan;
malûllük aylığı almakta olanlar ile malûllük aylığına hak
kazanacaklar 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun mülga 39 uncu maddesinde belirtilen aylık bağlamaya
ilişkin şartlar dikkate alınmaksızın yukarıda belirtilen
tazminat haklarından yararlandırılır.
Toptan ödeme ve ihya geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5-
Bu Kanuna göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önceki hizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla
bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine
göre bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına
ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın
güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre
hesaplanan toptan ödeme tutarına ilave edilerek ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin
31 inci, 36 ncı ve 41 inci maddelere
göre ihyasında veya borçlanılmasında, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten
kaldırılan ilgili kanunun hükümlerine göre hesaplanan tutarı, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin yazılı
istek tarihi arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme
katsayısı ile çarpılarak bulunan değeri dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun mülga 87
nci maddesinde sayılan sebepler
nedeniyle görevlerinden ayrılan, kurumlarınca malûllük ve yaş
haddi dahil re'sen emekliye sevk
edilen ve ölenlerden; kesenek iadesi veya toptan ödeme yapılmak
suretiyle hizmetleri tasfiye edilmiş veya bu süreleri hariç
tutularak aylık bağlanmış veya bu sürelerle birlikte aylığa hak
kazanmış olanların, kendileri veya dul ve yetimlerinin bu
Kanunun 31 inci ve 41 inci maddelerinde belirtilen esaslara göre
hesaplanacak olan meblağı, aynı maddedeki şartlarla Kuruma
ödemeleri halinde, paranın ödendiği tarihi takip eden ay
başından itibaren kendilerine veya bu tarihte aylığa müstahak
dul ve yetimlerine aylık bağlanır veya bağlanmış aylıkları
düzeltilir. Ancak bu kişilere emekli ikramiyesi ödenmez.
Kesenek veya toptan ödemeleri
zamanaşımına uğramış olması nedeniyle hizmetleri tasfiye edilmiş
olanların, tasfiye edilmiş süreleri bu Kanuna göre
birleştirilecek hizmetlerden kabul edilir.
506 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6-
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanuna göre 1/4/1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38
inci maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18
yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmü
uygulanmaz.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga ek 24 üncü maddesinde sayılan kurum ve
kuruluşlarca, Kuruma ödenmeyen sosyal yardım zamları, Hazine
tarafından ilgili kurum ve kuruluşlardan tahsil edilmek üzere
Kuruma ödenir.
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanun hükümlerine göre yapılmış olan işyeri tescilleri, bu Kanun
hükümlerine göre yapılmış sayılır. Kamu idarelerinden bu şekilde
işyeri tescili bulunmayanlar, 11 inci maddede belirtilen işyeri
bildirgesini bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
onbeş gün içinde Kuruma vermek
zorundadır. İşyeri bildirgesinin bu süre içinde Kuruma
verilmemesi durumunda, 102 nci
maddenin (b) bendi gereğince idarî para cezası uygulanır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 86 ncı maddesi
hükmüne göre topluluk sigortasına tâbi olanların ödedikleri iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil bu
Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta
kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı
olarak kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihi
itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86
ncı maddesine göre malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına
devam edenler, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları
değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı
sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından
verilmesi gereken belgeler en geç üç ay içinde Kuruma verilmek
zorundadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 96 ncı maddesinin
ikinci fıkrasına göre Sosyal Sigortalar Kurumuna devir olan
sandıklardan 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanunun geçici 2
nci maddesine göre bağlanmış emekli,
adi malûllük veya vazife malûllüğü aylıkları ile 23/1/1968
tarihli ve 991 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci
fıkrasına göre Kurumca bağlanan aylıklarla dul ve yetim
aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, net asgarî
ücretin % 70'inden aşağı olamaz.
Aylık bağlama şartları bakımından
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için;
a) 28 inci maddenin ikinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen 9000 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden itibaren
sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne
100 gün eklenmek suretiyle 9000 günü
geçmemek üzere,
b) 28 inci maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilen 5400 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4600 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden itibaren
sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4600 güne
100 gün eklenmek suretiyle 5400 günü
geçmemek üzere,
c) 28 inci maddenin dördüncü
fıkrasında belirtilen 3960 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden itibaren
sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne
100 gün eklenmek suretiyle 3960 günü
geçmemek üzere,
d) 28 inci maddenin beşinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen 4320 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden itibaren
sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne
100 gün eklenmek suretiyle 4320 günü
geçmemek üzere,
e) 28 inci maddenin beşinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen 4680 günlük süre ilk defa;
1) 1/1/2007 ilâ 31/12/2007
tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak,
2) 1/1/2008 tarihinden itibaren
sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4100 güne
100 gün eklenmek suretiyle 4680 günü
geçmemek üzere,
uygulanır.
506, 1479, 5434, 2925, 2926
sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7-
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434
sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesine göre
sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ve hizmet süreleri,
fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,
borçlandırılan süreler ve sigortalılık süreleri bu Kanun
kapsamında geçmiş sayılır.
Kamu görevlilerinden
borçlandırıldıkları paralardan ödenmeyen kısmı var ise, prime
esas kazanç tutarlarından sigortalı hissesi oranında işverenleri
tarafından aylıklarından tahsil edilerek Kuruma ödenir.
Türk vatandaşı olarak borçlanma
talebinde bulunan ve kendilerine emekli aylığı bağlanan
sigortalıların sonradan ıskat dışında başka bir devlet
vatandaşlığını kazanmaları halinde de aylıkları ödenir.
Aylıkların hesabında 41 inci
maddeye ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan
borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki
sürelere ait kazançları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki
dönemlere ait süreler, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra
borçlanılması halinde de 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve
3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
1479 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8-
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık
niteliği taşıdığı halde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak
ve yükümlülüğü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl
içinde kayıt ve tescil yaptırmadıkları takdirde düşer.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanuna tâbi iken, daha sonradan
T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olup vergi yükümlülüğü devam
etmesi nedeniyle 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanuna tâbi
sayılan kişilerin bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir
yıl içinde müracaatları halinde T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi
sayıldığı tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalılığı sona
erdirilerek bunlar hakkında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince
İcra ve İflas Kanununa göre başlatılmış olan icra takipleri
anılan kanun hükümlerine göre takip edilerek sonuçlandırılır.
Emeklilik yaşına ilişkin bazı
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 9-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup da
8/9/1999 tarihinden bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ilk defa
sigortalı sayılanlar; kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını
doldurmak ve 7000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödemiş olmak şartıyla veya kadın ise 58, erkek ise 60
yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az
4500 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş
olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden bu Kanunun
yürürlük tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar; kadın ise
60, erkek ise 62 yaşını doldurmak ve en az
onbeş tam yıl malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödemek şartıyla kısmî yaşlılık aylığından yararlanırlar.
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı
Kanun kapsamında sigortalı olup da 8/9/1999 tarihinden bu
Kanunun yürürlük tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar;
kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve
onbeş yıldan beri sigortalı olup
3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek
şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
bazı hükümleri yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununa göre sigortalı sayılanlardan;
a) En az 20 yıldan beri Bakanlıkça
tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde sürekli
çalışan ve bu işlerde en az 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri halinde
28 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları
aranmaksızın yaşlılık aylığı bağlanır.
b) En az 25 yıldan beri Bakanlıkça
tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde yeraltı
münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4000 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen
sigortalılara da 28 inci maddenin ikinci fıkrasının (a)
bendindeki yaş şartları aranmaksızın 8100 gün prim ödemiş
sigortalılar gibi yaşlılık aylığı bağlanır.
c) 50 yaşını dolduran ve malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi çalışmalarının en az 1800
gününü Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı
işlerinde geçirmiş olan sigortalılara da birinci fıkrada
belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce sigortalı olanların, bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonra dördüncü fıkrada belirtilen şekilde geçen prim
ödeme gün sayılarına, her bir yıl için 90 gün fiilî hizmet
süresi zammı eklenir.
506 sayılı Kanunun malûllük,
sakatlık hükümleri ile sosyal güvenlik destek primi ödemesi
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 10-
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu
Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan,
sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya
özürü bulunan ve bu nedenle malûllük
aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun
en az onbeş yıldan beri sigortalı
bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından
yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış
durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin
(C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci
maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden
yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının
kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden
önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre
bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden
hesaplanan orandan az olamaz.
27 nci
maddenin ikinci fıkrasındaki malûllük aylığı alt sınırı ile 33
üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ölüm aylığı alt sınırı
17/10/1983 tarihli ve 2925 ve bu Kanunla mülga 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanacak malûllük ve
ölüm aylıklarında, aynı kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı
ile kıyaslanarak uygulanır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen alt
sınır aylıklarının hesabında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 92 nci maddesinin
ikinci fıkrasına göre belirlenen yarım aylıklar ile aynı Kanunun
mülga 96 ncı maddesinin beşinci
fıkrası hükmüne göre alt sınır aylığı uygulanmayan aylıklar ile
sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmî aylıklar
dikkate alınmaz.
27/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesinde belirtilenler hariç olmak üzere bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mevcut sosyal güvenlik
kurumlarından yaşlılık veya emekli aylığı alıp, bu tarih
itibarıyla bu Kanuna tâbi çalışmayı sürdürecekler hakkında 30
uncu madde hükümleri uygulanır.
Sigortalı tesciline, sigorta
sicil numarasına ve dış temsilciliklerdeki görevlilere ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11-
Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce mevcut sosyal güvenlik
kurumlarında tescili yapılan sigortalılar ile bunların hak
sahipleri için ortak bilgi bankası oluşturulur. Bu sigortalılar
ile sisteme yeni katılacak sigortalıların tescilinde, Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numaraları sosyal güvenlik sicil numarası
olarak esas alınır. Ayrıca vergi mükellefi olan sigortalıların
vergi numaraları da sosyal güvenlik sicil numaraları ile
birlikte kayıt altına alınır ve işlemlerde birlikte kullanılır.
Sigortalıların eski sigorta sicil
numaraları, bu Kanuna göre tescil edilecekleri tarihe kadar
kullanılmaya devam edilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında olan
sigortalıların, bu Kanunun 17 nci
maddesine göre hesaplanacak günlük kazançlarında; bu Kanunun
yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait prime esas kazanç
hesabında dikkate alınan unsurlar, bu Kanunun yürürlük
tarihinden önceki sürelere ait prime esas kazanç hesabında da
dikkate alınır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte dış temsilciliklerde görevli sigortalı veya genel sağlık
sigortalısı personelden, temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli
ikamet iznini veya bu devletin vatandaşlığını da haiz olanlar,
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerindeki hükümler saklı
kalmak üzere ve Dışişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması
şartıyla bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumları ile
irtibatlandırılabilirler.
Genel sağlık sigortası
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 12-
Bu Kanunun uygulamasında sağlık hizmeti sunucularının
sigortalılık kontrolü ve diğer provizyon işlemlerini elektronik
ortamda yapmaya başlaması için gerekli altyapının kurulmasına
kadar, sağlık bilgilerinin yazılı olarak tutulmasına başlanır ve
sağlık belgesinin veya sağlık karnesinin Kurumca verilmesine
devam edilir.
Mevcut sosyal güvenlik
kurumlarının, kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin
sağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlükten kaldırılan
kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıt ve
işlemler Kurum tarafından devralınan tarihe kadar devam eder.
Ancak bu süre altı ayı geçemez.
Kişilerin yürürlükten kaldırılan
kanun hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık hizmetleri, bu
Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış ise tedavi
tamamlanıncaya kadar yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine
göre Kurumca sağlanmaya devam edilir. 67
nci madde gereği hesaplanan 30 günün hesabında kişilerin
lehine olan durum uygulanır. Genel sağlık sigortalısının ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce başlayan, ancak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderleri Kurum
tarafından karşılanır.
60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentleri gereğince
sigortalı sayılanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde bildirimlerini yapmak zorundadır.
Ancak, aile hekimliği uygulamasına başlanan illerde, bu kişiler
iki yıllık süreye bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak kapsama alınır.
Aile hekimleri tarafından
başlatılan sevk zincirine uygun olarak alınan sağlık
hizmetlerinde 68 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen
katılım payları, üç yıl süreyle % 50 oranında azaltılarak
uygulanabilir.
70 inci maddenin birinci fıkrası
gereği yapılacak belirlemeler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç bir yıl içinde tamamlanır. Bu süre
içerisinde 70 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının
uygulanmasını il ve ilçe bazında ertelemeye, Sağlık Bakanlığı
yetkilidir.
İlgili kanunları gereği tedavi
yardımları karşılanan kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanun
açısından genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık
sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Bu
kişilerin durumlarında değişiklik oluncaya kadar, sağlık
hizmetlerinden yararlanma koşulları açısından bu Kanun hükümleri
uygulanmaz. Bu kişilerin sigortalı ve sigortalının bakmakla
yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgileri ilgili kurumlar
tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay
içinde Kuruma bildirilir.
211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri
İç Hizmet Kanununun, bu Kanuna aykırı hükümleri, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle uygulanır.
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı
Kanun kapsamında sigortalılık hali devam eden sigortalılar ile
bunların sağlık yardımına müstahak eş ve çocukları, genel sağlık
sigortası hükümlerine göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve
diğer haklardan yararlanma hakkına sahiptir.
Bu Kanunun 67
nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği aranan
şart, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra tahakkuk eden
prim borçları için uygulanır.
4046 sayılı Kanunun
uygulanmasına ilişkin geçiş esasları
GEÇİCİ MADDE 13-
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 21 inci maddesi
kapsamında iş kaybı tazminatı alanlar 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı ve genel sağlık
sigortalısı sayılır, ancak iş kazası ve meslek hastalığı
sigortasına tâbi değildir.
Sigortalıların sigortalı
olduklarını ayrıca Kuruma bildirme sorumlulukları yoktur.
Türkiye İş Kurumu tarafından ilk iş
kaybı tazminatının ödendiği tarihi takip eden ay sonu
itibarıyla, iş kaybı tazminatı alanlara ilişkin primlerin
aktarıldığı anda sigortalı bildirimi ve tescili yapılmış
sayılır.
Bu kapsamdakilerin sigortalılıkları
iş kaybı tazminatı ödeme süresinin bittiği tarihte sona erer. İş
kaybı tazminatı sona erenler için bu Kanunun 9 uncu maddesinin
dördüncü fıkrası uygulanmaz.
İş kaybı tazminatından
yararlananlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü
olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
Yürürlük
MADDE 108-
Bu Kanun 1/1/2007 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 109-
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. |