|
MADDE 1 –
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (7), (10), (14), (15), (17), (20), (21) ve (29)
numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki (30) ve (31) numaralı bentler ile fıkra eklenmiştir.
“7) Hak sahibi:
Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük,
vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü
halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme
yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,”
“10) Bakmakla
yükümlü olduğu kişi: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinin
dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı
sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise
ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî
Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi
ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını,
yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli
olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre
malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin
sigortalı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere
göre tespit edilen ana ve babasını,”
“14) Ay: Ücretleri;
her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden
ertesi ayın 15'ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise
ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak
değerlendirilen süreyi,
15) Yıl: Ücretleri;
her ayın 15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, 15 Ocak
tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen, diğer
sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında
geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,”
“17) Aylık:
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü
halinde yapılan sürekli ödemeyi,”
“20) Kurum Sağlık
Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının
sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu
teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle,
çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını,
erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde
meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini
belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden
oluşan kurulları,
21) Kamu idareleri:
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi
teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve
işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin %
50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden
Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre
personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,”
“29) Güncelleme
katsayısı: Her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik
Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici
fiyatları genel indeksindeki değişim oranının % 100’ü ile
sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının %
30’unun toplamına (1) tam sayısının ilâve edilmesi sonucunda
bulunan değeri,
30) Vazife
malûllüğü: Bu Kanunun 47 nci maddesinde tarif edilen vazife
ve/veya harp malûllüğü hallerini,
31) Uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmeleri: Ülkemizin taraf olduğu sosyal
güvenlik sözleşmelerini,”
“Bu maddenin (29)
numaralı bendinde belirtilen güncelleme katsayısının
hesabında, en son temel yıllı tüketici fiyatları genel
indeksindeki değişim oranı veya sabit fiyatlarla gayri safi
yurtiçi hasıla gelişme hızının eksi olduğu yıllarda eksi
değerler sıfır olarak alınır.”
MADDE 2 –
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 4 – Bu
Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması
bakımından;
a) Hizmet akdi ile
bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle
muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç
veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde
gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden
muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
3) Anonim
şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,
diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal
faaliyette bulunanlar,
c) Kamu
idarelerinde;
1) Bu maddenin
birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve
pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a)
bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş
olanlar,
2) Bu maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,
sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi
kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar
ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi
uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı
sayılırlar.
Birinci fıkranın (a)
bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikaları
ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve
yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden
fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne,
gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel,
dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel
sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar,
c) Mütekabiliyet
esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi
yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı
uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli
ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna
göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî
kadınlar,
f) Milli Eğitim
Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak
çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev
verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü
maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
hakkında da
uygulanır.
Birinci fıkranın (b)
bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10/7/1953
tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey
ve antrenörler hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c)
bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve
personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya
atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu
görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet
memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi
ile çalışmayanlar,
b) Başbakan,
bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye
başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c) Birinci fıkranın
(c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu
sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız
izne ayrılanlar,
d) Harp okulları ile
fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına
okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci
olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan
adaylar,
e) Polis Akademisi
ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü
hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında da
uygulanır.
Dördüncü fıkranın
(d) ve (e) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan
ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine
başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri
sigortalılıklarından sayılmaz.
Bu Kanunun kısa
vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu
kapsamda oldukları sürece uygulanmaz.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 3 –
5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye
aşağıdaki (g) bendi eklenmiş ve (d) ve (f) bentleri
yürürlükten kaldırılmıştır.
“b) 5/6/1986 tarihli
ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak,
çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında
iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek
liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında
zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası
ve meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte
sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılırlar.
c) Harp malûlleri
ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu,
3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı
bağlanmış malûllerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başlayanların aylıkları kesilmez. 3713 sayılı Kanuna göre
aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren
olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve
erbaşların, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olmaları halinde de aylıkları kesilmez.
Aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta
kolları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise iş kazası ve
meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve
meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu
isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından
itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır.
Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası
primi alınmaz.”
“g) Ülkemiz ile
sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen
işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere
götürülen Türk işçileri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa
vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri
uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olmak istemeleri halinde, 50 nci maddenin ikinci
fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile
aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın
haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu
kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan
ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.”
MADDE 4 –
5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c),
(h) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; (j) bendi
yürürlükten kaldırılmış, (l) bendindeki “kamu düzeninin”
ibaresi “ilgili mevzuatının” şeklinde değiştirilmiştir.
“c) Ev hizmetlerinde
çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç),”
“h) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı
sayılması gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış olanlar,”
“k) Kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup,
esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet
gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten
sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının
otuz katından az olduğunu belgeleyenler,”
MADDE 5 –
5510 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve
(c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi
olanlar ile şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit
şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma
iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin başladıkları
tarihten; sermaye şirketlerinden limited şirket ortakları ile
sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil
edildikleri tarihten; anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi
olan ortaklarının yönetim kuruluna seçildikleri tarihten;
gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin
kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince,
bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu
süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma
yapıldığı tarihten; köy ve mahalle muhtarları için
seçildikleri tarihten; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında
belirtilenler için ise lisans belgesine istinaden fiilen
çalışmaya başladıkları tarihten,
c) (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için, göreve başladıkları veya
bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) ve (e)
bentleri kapsamındaki okullarda öğrenime başladıkları
tarihten,”
MADDE 6 –
5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci, üçüncü ve
beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; dördüncü ve
altıncı fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
“İşverenler, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce,
sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle
yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş
bildirgesi;
a) İnşaat,
balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar
için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere
sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak
çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi
verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya
başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan
sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en
geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c) Kamu idarelerince
istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre
işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu
idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların,
çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde,
Kuruma verilmesi
halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş
sayılır.”
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde
bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında
sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından; (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için ise kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt
tarihinden itibaren kendi mevzuatına göre kayıt veya tescili
yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler, vergi daireleri ve
esnaf sicil memurluğu sigortalı işe giriş bildirgesi
düzenleyerek Kuruma vermekle yükümlüdür. 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt
bentlerinde sayılanların bildirimleri en geç 15 gün, (4)
numaralı alt bendinde sayılanların bildirimleri ise en geç bir
ay içinde yapılır. Ayrıca 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılanların kendileri
tarafından da sigortalılık bildirimleri yapılabilir. 4 üncü
maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenlerin ise çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde tescil
eden kuruluş tarafından Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kurum
bu bildirimlerden itibaren bir ay içinde tescili yapılan
kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını
bildirir.”
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan
kişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk defa veya
tekrar çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe giriş
bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Aynı kamu
idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve
görevlendirmelerde bildirim yapılmaz.”
MADDE 7 –
5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (2), (3), (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (c)
bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı
alt bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
“2) Gelir
vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili
kaydının silindiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (k)
bendi kapsamına girdiği tarihten,
3) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına
girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit
şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma
iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği
tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan
kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından
hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin
yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten,
anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya
tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için
ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın,
tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin
başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar
verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece
iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan
şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının
ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten,”
“8) (3) numaralı alt
bent kapsamında iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma
düşen şirketlerin ortaklarından 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların,
çalışmaya başladıkları tarihten,”
“10) Gelir
vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve sanatkârlar sicili
kaydına istinaden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının
devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya
başladığı tarihten,”
“1) Ölüm veya aylık
bağlanmasını gerektiren hallerde görev aylıklarının kesildiği
tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı
maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin
doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu
tarihleri takip eden aybaşından,
2) Diğer hallerde
ise görevden ayrıldıkları tarihten,”
MADDE 8 –
5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
ve (d) bentleri ile ikinci fıkrasının (c) bendinden sonra
gelen paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci
fıkrasının (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
“b) İşveren
tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş
nedeniyle,”
“d) Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt
vermek için ayrılan zamanlarda,”
“iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile
Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki
yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği
tarihten itibaren başlar.”
MADDE 9 –
5510 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 15 – 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve
iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı
kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi
çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da
gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin
gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk
sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık
süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık
ve özürlülük halleri analık hali kabul edilir.”
MADDE 10 –
5510 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar
MADDE 16 – İş kazası
veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya,
geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik
ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya
sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya
meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine,
gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış
olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve
meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği
verilmesi.
Hastalık ve analık
sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı
olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş
göremezlik ödeneği verilir.
Analık sigortasından
sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum
yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık
alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı
olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum
tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip
Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği
verilir.
Sigortalı kadına
veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle
sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi
kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az
120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
b) (b) bendi
kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az
120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel
sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması,
şarttır.
Emzirme ödeneğine
hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı
sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde
çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortası
haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden
önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması
şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.”
MADDE 11 –
5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b),
(c) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“b) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık
sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin
başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa
vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş
göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen
muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt
bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı halinde,
doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli
sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve
sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise
doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâve
edilerek çalışmadığı her gün için,
d) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen
muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt
bentleri kapsamındaki sigortalı kadının isteği ve hekimin
onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde,
doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için,”
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara iş
kazası veya meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş
göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime
ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak
tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin
gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir. Ancak
bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum öncesi
ve doğum sonrası çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.
İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde
verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17
nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı,
ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.”
MADDE 12 –
5510 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde, dördüncü fıkrasındaki “prim ve her türlü
borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının” şeklinde değiştirilmiş, beşinci ve altıncı
fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
“İş kazası veya
meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık
Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış
bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik
gelirine hak kazanır.”
MADDE 13 –
5510 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 25 –
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı
tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için
çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını
veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü
kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı,
malûl sayılır.
Ancak, sigortalı
olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının
çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede
meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan
tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle
malûllük aylığından yararlanamaz.
Yedek subay veya er
olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla
görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâh altına alındıkları
dönemde malûl olup, bu malûllükleri asıl görevlerini veya
işlerini yapmaya mani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya
özürleri sebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümler
uygulanmaz.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların
yazılı talepleri halinde, haklarında bu madde hükümleri
uygulanmaksızın malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife
veya sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa
etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra
dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını isteme hakları
mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife ve sınıflara nakli
mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine
tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya
malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair
usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu haklarını
kullanamazlar.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,
vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,
hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam
etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş
sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47 nci
madde hükümlerine göre vazife malûlü sayılırlar.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
personel kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiyle
malûl sayılmalarına esas alınacak hastalık süresi hakkında
kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri
uygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen
hastalığı en çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve
yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 14 –
5510 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b)
bendi aşağıdaki şekilde, aynı fıkradaki “prim ve her
türlü borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının” şeklinde değiştirilmiştir.
“b) En az on yıldan
beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka
birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan
sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800
gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş
olması,”
MADDE 15 –
5510 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 27 – Malûllük
aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için
9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise
toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde
hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin sürekli
bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan
artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200
gün olarak uygulanır.
Malûllük aylığı, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
kapsamındaki sigortalılar ile (c) bendi kapsamında sigortalı
iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık
haline tabi olarak çalışmamış olanların;
a) Malûl sayılmasına
esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise
yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına
esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise
rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların
ise, malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları
tarihi,
takip eden ay
başından itibaren başlar.
Malûllük aylığı
almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında
kesilir ve bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre zarfında 80
inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden
81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Bunlardan işten
ayrılarak yeniden malûllük aylığı bağlanması için yazılı
istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya sevkedilenlere;
kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas
malûllüğünün devam ettiği anlaşılmak kaydıyla, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışıyorsa görevinden
ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise istek tarihlerini takip eden
ödeme döneminden itibaren yeniden malûllük aylığı hesaplanarak
bağlanır.
Bu durumdakilerden
ilk bağlanan malûllük aylığına esas prim ödeme gün sayısı;
a) 9000 günün
üzerinde olanların aylıkları 30 uncu maddenin üçüncü
fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanarak hesaplanır.
b) 9000 günden az
olanların aylıkları ise, eski aylığın kesildiği tarihten sonra
aylıklara yapılan artışlar uygulanmak suretiyle aylığın
başlangıç tarihi itibariyle hesaplanan tutarının emeklilik
öncesi ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamının emeklilik
öncesi prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü ile emeklilik
sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşur.
Emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylık, emeklilik öncesi
ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamı ve emeklilik
sonrası çalışmaya ait prime esas kazançları üzerinden bu
maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan aylığın emeklilik
sonrası prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Yeni
aylık, eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılan
artışlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın altında olamaz.
Yukarıdaki (a) ve
(b) bentlerinde belirtilen 9000 prim gün sayısı, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için 7200 gün olarak uygulanır.”
MADDE 16 – 5510
sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasına "yaş hadlerine"
ibaresinden sonra gelmek üzere "65 yaşını geçmemek üzere"
ibaresi eklenmiş, yedinci fıkrasındaki "50" ibaresi "55"
şeklinde değiştirilmiş, yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere
aşağıdaki fıkra eklenmiş, sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş, dokuzuncu fıkrasındaki "prim ve her türlü
borcunun" ibaresi "prim ve prime ilişkin her türlü borcunun"
şeklinde değiştirilmiştir.
"İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş
olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı
bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için prim gün sayısı şartı
7200 gün olarak uygulanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında
kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında
kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında
kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında
kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında
kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında
kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve
erkek için 65,
olarak uygulanır. Ancak yaş hadlerinin
uygulanmasında (a) bendinde belirtilen prim gün sayısı
şartının doldurulduğu tarihte geçerli olan yaş hadleri esas
alınır."
"Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması
talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli
bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün
sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına
eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de
indirilir."
"Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık
aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı
işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının
sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan
ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise
istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı
alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır."
MADDE 17 – 5510
Sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 29 – 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı
fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya
başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre
belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının
çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla
ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren
aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan
kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet
süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi
suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme
gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu
hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate
alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci
fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için
hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000
günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün
prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %
60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, % 50'yi
geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır.
Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise
toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı
belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen
9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da % 40 olarak
uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç
tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55
inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için
gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak,
yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise
öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi
için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar
artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı
hesaplanır.”
MADDE 18 –
5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)
ve (c) bentleri ile üçüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, dördüncü fıkrası yürürlükten
kaldırılmıştır.
“b) (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara,
yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine
görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun
görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık
haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi
sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara
ise istek tarihini takip eden,”
“Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan
kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra;
a) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç
olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında
kesilir. Bunlardan bu Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında
80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları
üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Yaşlılık
aylığı kesilenlerden, işten ayrılarak veya işyerini kapatarak
yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte
bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere,
yazılı istek tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip
eden ödeme döneminden itibaren yeniden yaşlılık aylığı
hesaplanarak bağlanır. Yeni aylık, eski aylığın kesildiği
tarihten sonra aylıklara yapılacak artışlar uygulanarak bu
fıkrada belirtilen aylık başlangıç tarihi itibarıyla bulunan
tutarı ile emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın
toplamından oluşur. Emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmı
aylık, talep tarihindeki emeklilik öncesi ve sonrası prim
ödeme gün sayısı ve emeklilik sonrası çalışmaya ait prime esas
kazançları üzerinden 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylığın
emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü
kadardır.
b) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç
olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan
aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların
yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan,
almakta oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik
destek primi kesilir. Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara
ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından
alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz. Bu
sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi
alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların
primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler
bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim
ödeme gün sayısına ilâve edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde
hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.”
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi faaliyete başladığı için
üçüncü fıkranın (a) bendine göre yaşlılık aylığı kesilenler, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalılıkları devam ettiği süre içinde bu maddenin üçüncü
fıkrasının (b) bendi hükümlerinin uygulanmasını; (b) bendi
hükümlerine göre sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar
ise haklarında üçüncü fıkranın (a) bendi hükümlerinin
uygulanmasını isteyebilirler.”
MADDE 19 –
5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 31 – 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında
sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten
ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması
için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık
aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise
kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla
ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek
tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen
güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde
verilir.
Bu Kanuna göre
toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş
bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi olarak malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı
olarak müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin
ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar
için her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile
güncellenerek bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip
eden ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya
edilerek bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınır.”
MADDE 20 –
5510 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendindeki “eş ve çocuklara” ibaresi “kız çocuklarına”
şeklinde, ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ölüm aylığı;
a) En az 1800 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç
en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47 nci maddede
yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü
veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife
malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup
henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan
malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı
olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş,
durumda iken ölen
sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları
halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık
bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası
primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.”
MADDE 21 –
5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Dul eşine %
50'si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu
Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)
bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı
nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75'i,
b) Bu Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç
bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında
çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık
bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise
ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim
yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık
Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip
malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa
olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya
dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,”
“d) Hak sahibi eş
ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç
ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net
tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan
gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık
bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i
oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise
artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam %
25'i,”
MADDE 22 –
5510 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci ve dördüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa aynı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan ölen
sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması
durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin
birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, 34 üncü madde
hükümleri dikkate alınarak hak sahiplerine toptan ödeme
şeklinde verilir.”
“Bu Kanuna göre
toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak
veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da sonradan
hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi
suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli prim
ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin
yazılı isteği üzerine 31 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
ihya edilir. Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin
tutar dahil her türlü borçların ödendiği tarihi takip eden ay
başı itibarıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasında dikkate
alınır.”
MADDE 23 –
5510 sayılı Kanunun 37 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 37 –
Evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi
gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte bulunmaları
halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık
tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak
peşin ödenir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının
kesildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde yeniden hak
sahibi olması halinde, iki yıllık sürenin sonuna kadar gelir
veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılır.
Evlenme ödeneği
verilmesi halinde, diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri
evlenme ödeneği verilen sürenin bitimini takip eden ödeme
döneminden itibaren 34 üncü maddeye göre yeniden belirlenir.
İş kazası veya
meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri,
malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken
veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak
sahiplerine Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan
tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir.
Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının eşine, yoksa
çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine
verilir.
Cenaze ödeneğinin
üçüncü fıkrada sayılanlara ödenememesi ve sigortalının
cenazesinin gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması
durumunda, üçüncü fıkrada belirtilen tutarı geçmemek üzere
belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel
kişilere ödenir.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan ölenlerin hak sahiplerine kendi kurumları
tarafından ilgili mevzuat gereği ölüm yardımı hariç cenaze
gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir
ödemenin yapılması halinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği
ödenmez.”
MADDE 24 –
5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak
sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga
2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa,
mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve
Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar
Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla
mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci
maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa
kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.”
“Aylık bağlama
işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık süreleri,
sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık
bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması
için istekte bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi
arasında geçen süredir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından sigortalılık
süresi; sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye
göre yetkili makamdan emekliye sevk onayının alınarak görevi
ile ilişiğinin kesildiği ayın son günü arasında geçen
süredir.”
“Vazife malûllüğü
aylığı almakta iken, çalışmaya başlamaları nedeniyle
haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar için
malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan
ödeme yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim
ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın hesaplanmasında,
vazife malûllüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki süreler
dikkate alınmaz.”
MADDE 25 –
5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 40 – Aşağıda
belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan
sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve
işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için
karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi
zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî
hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi
ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi
zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve
(14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç
sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen
işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine
maruz kalması şarttır.
Aşağıdaki bentlerden
birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten
fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.
Kapsamdaki
Kapsamdaki
Eklenecek
İşler/İşyerleri
Sigortalılar
Gün Sayısı
1) Kurşun ve arsenik
işleri 1) Kurşun üretilen galenit, serüzit,
anglezit gibi
cevherlerin çıkarılmasına ilişkin maden ocağı
işlerinde çalışanlar.
2) Kurşunlu madenlerden yahut içinde kurşun
bulunan kül, maden köpüğü, kurşun fırın
kurumu, 60
üstübeç artığı ve benzeri maddelerden kurşun üretimi
için yapılan izabe işlerinde çalışanlar.
3) Antimuan, kalay, bronz ve benzeri maddelerle
yapılan kurşun alaşımı işlerinde çalışanlar.
4) Kurşun izabe fırınlarının teksif odalarında biriken
90
kuru tozları kaldırma işlerinde çalışanlar.
2) Cam fabrika ve
atölyeleri 1) Cam yapımında kullanılan ilkel
maddeleri toz haline
getirme, eleme, karıştırma ve kurutma işlerinde
(bu işleri yapmak üzere tam kapalı odalar içinde otomatik
makineli tesisat veya çalışma ortamındaki tozları
sağlık için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren
havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
2) Eritme işlerinde (otomatik besleme fırınlarıyla
çalışılmadığı takdirde) çalışanlar.
3) Ateşçilik işlerinde çalışanlar.
4) Üfleme işlerinde (tamamen otomatik makinelerle
yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Basınçla yapılan cam işlerinde (cam tazyiki işleri)
çalışanlar.
6) Ayna camı sanatında potalı cam dökümü işlerinde
60
(potalar kalıp masasına mekanik araçlarla taşınmadığı
takdirde) çalışanlar.
7) Camı fırın başından alma işlerinde çalışanlar.
8) Yayma fırınlarında düzeltme işlerinde çalışanlar.
9) Traş işlerinde çalışanlar.
10) Asitle hak ve cilâlama işlerinde çalışanlar.
11) Basınçlı havayla kum püskürten cihazlarla yapılan
işlerde (çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike
oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı
bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
12) Pota ve taş odalarında görülen işlerde çalışanlar.
3) Cıva üretimi
işleri sanayii 1) Cıva izabe fırınlarında
görülen işlerde çalışanlar.
|