|
MADDE 1 –
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi ile mülga
ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu,
ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik
kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla;
oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap,
halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen
mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya,
hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet,
boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana,
erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu
ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî
veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi
mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen
kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca
geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan
faydalanmaya engel değildir."
"Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile
gerçek usûlde Gelir Vergisine tâbi olanlar ile yukarıda sayılan
işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz
edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar."
MADDE 2 –
193 sayılı Kanunun mülga 32 nci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir.
"Asgarî geçim indirimi
MADDE 32 – Ücretin gerçek usûlde
vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim
yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16
yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt
tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve
herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri
için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki
çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî
döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak
suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır.
Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103
üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine
uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan
vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek
kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle
birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka
verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş
torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya
tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise,
aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin
elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır.
İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak
kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için
ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden
yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim
tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı
dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam
tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla
ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını
artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve
mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir."
MADDE 3 –
193 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına (4)
numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki (5) numaralı bent
eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"5. Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı
olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili
kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit
edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım
ya da satımında bulunması halinde,
emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince
uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan
farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü
derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı
ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu
şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü
altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama
ve kiraya verme, ödünç para alınması veya verilmesi, ücret,
ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her hâl ve
şartta mal veya hizmet alım ya da
satımı olarak değerlendirilir.
İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi
tarafından beyan edilmiş gelir veya kurumlar vergisi matrahının
hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin vergilendirme
işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle
yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar
bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü
maddesi hükmü uygulanır."
MADDE 4 –
193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2)
numaralı bendine, birinci paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
"5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7
nci maddesindeki şartların birlikte
gerçekleşmesi halinde; Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin
doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı
ya da birlikte sermayesinin, kâr
payının veya oy kullanma hakkının en az % 50’sine sahip olmak
suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları
dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin
kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır.
Türkiye’de vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından sonradan
dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının
vergilendirilmiş kısmı bu tutardan indirilir."
MADDE 5 –
193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "dört yıl içinde"
ibaresi "beş yıl içinde" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 6 –
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine birinci fıkradan sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Vergilendirme rejiminin, Türk vergi sisteminin
sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı düzeyde bir
vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişiminde
bulunup bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulmak
suretiyle, Bakanlar Kurulunca ilan edilecek ülkelerde yerleşik
veya faaliyette bulunanlara (Türkiye’de yerleşik olanların bu
ülkelerde bulunan işyerleri dahil) nakden veya
hesaben yapılan veya tahakkuk
ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin
konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın mükellef olup
olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır.
Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri
için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava
ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile
yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden
geçiş ücreti, liman ücreti gibi
ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme
türü, faaliyet konusu ya da sektör
itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye,
sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye
Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yurt dışındaki finans
kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz
ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri
üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz."
MADDE 7 –
193 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 99 – Muhtasar beyannamenin şekil, içerik ve
eklerini belirlemeye ve tevkifat
konuları itibarıyla ayrı ayrı
beyanname verme mecburiyeti getirmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir."
MADDE 8 –
193 sayılı Kanunun 121 inci maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler
üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen
vergiler, Türkiye’de yıllık beyannameyle bildirilen kontrol
edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir
vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol
edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına
isabet eden gelir vergisinden fazla olamaz."
MADDE 9 –
193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Kontrol edilen yabancı kurumlara ilişkin
hükümlerin uygulandığı durumlarda, yurt dışı iştirakin toplam
vergi yükünün hesabında esas alınan vergiler, ödenmiş olmaları
şartıyla, Türkiye’de vergilendirilecek kontrol edilen yabancı
kurum kârları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup
edilebilir."
MADDE 10 –
193 sayılı Kanunun 92 nci
maddesinde yer alan "Mart ayının onbeşinci
günü akşamına kadar," ibaresi "Mart ayının başından
yirmibeşinci günü akşamına kadar,"
olarak, "Şubat ayının onbeşinci günü
akşamına kadar," ibaresi "Şubat ayının başından
yirmibeşinci günü akşamına kadar,"
olarak, 98 inci maddesinde yer alan "ertesi ayın yirminci günü
akşamına kadar," ibaresi "ertesi ayın
yirmiüçüncü günü akşamına kadar," olarak, "Ocak, Nisan,
Temmuz ve Ekim aylarının yirminci günü akşamına kadar" ibaresi
"Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının
yirmiüçüncü günü akşamına kadar" olarak, mükerrer 120
nci maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan "geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen
ikinci ayın onuncu," ibaresi "geçici verginin beyan süresini üç
aylık dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü,"
ve üçüncü fıkrasında yer alan "dönemi izleyen ikinci ayın onuncu
günü akşamına kadar" ibaresi "dönemi izleyen ikinci ayın
ondördüncü günü akşamına kadar"
olarak, geçici 67 nci maddesinin (1)
numaralı fıkrasının yedinci paragrafındaki "dönemini izleyen
ayın yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "dönemini izleyen
ayın yirmiüçüncü günü akşamına
kadar", (14) numaralı fıkrasında yer alan "2006 yılında" ibaresi
"31/12/2008 tarihine kadar" olarak; ayrıca, 25/10/1984 tarihli
ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 41 inci maddesinde
yer alan "yirminci günü" ibaresi "yirmidördüncü
günü" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 11 –
193 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 71 – Bu Kanunun mükerrer 80 inci
maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin
uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci
fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve
1/1/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde
vergilendirilen çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları
gayrimenkuller dahil) ve hakların
elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde
dört yıllık süre esas alınır."
MADDE 12 –
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"c) Altın, gümüş, platin arama, işletme,
zenginleştirme, rafinaj ve Türk Petrol Kanunu hükümlerine göre
petrol arama faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu faaliyetleri
yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanun
hükümlerine göre boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların
inşa ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler,"
MADDE 13 –
3065 sayılı Kanunun 17 nci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan
"Üniversite ve yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı
Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki
kapasitelerinin % 10 unu" ibaresi "8/2/2007 tarihli ve 5580
sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar tarafından ilgili
dönemdeki kapasitelerinin % 10’unu, üniversite ve
yüksekokullarda ise % 50’sini" şeklinde; (4) numaralı fıkrasının
(o) bendinde yer alan "işlemlerine konu mallar" ibaresinin
"işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem
gören mallar" şeklinde; aynı fıkranın (r) bendi aşağıdaki
şekilde; 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki
"işletmelerden" ibaresi ise "işletmeler ile organize sanayi
bölgelerinden" şeklinde değiştirilmiştir.
"r) Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il
özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle
bulunan iştirak hisseleri ile
gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin
borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin
(müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir
ve teslimleri.
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan
kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları gayrimenkul
ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin
iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar
indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin
yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır."
MADDE 14 –
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim
Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P.
numarasında yer alan "- Diğerleri" ibaresinden önce, vergi oranı
% 10 olmak üzere "- Motor silindir hacmi 3200 cm3’ü
geçmeyen sürücü dahil 9 kişilik
oturma yeri olanlar" ibaresi eklenmiş ve (III) sayılı listenin
(B) cetvelinin "Asgari Maktu Vergi Tutarı" sütununda yer alan
"0,0600" tutarları "0,0700" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15 –
1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi
Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar"
başlıklı bölümünün (A) fıkrasına aşağıdaki (6) numaralı bent ile
(2) sayılı tablonun "III-İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle
ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne aşağıdaki (9) numaralı fıkra
eklenmiştir.
"6. İkinci el araç satış sözleşmeleri (Binde 1,5)"
"9. 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu
uyarınca düzenlenen menşe şahadetnameleri."
MADDE 16 –
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasına "nev’i
değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile" ibaresinden
sonra gelmek üzere "Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme
ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan
kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil)"
ibaresi eklenmiş, Kanuna ekli (4) sayılı tarifenin "I- Tapu
İşlemleri" bölümünün (20) numaralı fıkrasının (d) bendindeki
parantez içi hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen
gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az, iki
katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiş, ekli (8) sayılı
tarifenin "XI- Finansal Faaliyet
Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde yer alan tutarlar aşağıdaki şekilde yeniden
belirlenmiştir.
"a) Yetkili müesseseler (döviz büfeleri) kuruluş
izin belgeleri (her yıl için) (11.220.-YTL)
b) Yetkili müesseselerin (döviz büfeleri)
açacakları şubeler için düzenlenen belgeler (5.610.-YTL)"
MADDE 17 –
13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri
Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine
"ikramiyeleri" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile Merkez
Bankasınca ihraç edilen likidite senetlerinden elde edilen faiz
gelirleri," ibaresi eklenmiş, 31 inci maddesinin dördüncü
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna
aşağıdaki fıkra eklenmiş; 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında
yer alan "bankalar arası kambiyo muamelelerinde" ibaresi
"kambiyo muamelelerinde" şeklinde değiştirilmiştir.
"Sigorta şirketleri, iptal ettikleri sigorta
muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal tarihinden
sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde
hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinden
indirebilirler. Bu dönemde indirilemeyen vergiler, sonraki dönem
beyannamelerinde indirim konusu yapılabilir."
"Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir."
MADDE 18 –
5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi
Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde, 24 üncü maddesinin
ikinci fıkrasında yer alan "bu işlemlere ilişkin olarak
yaratılan ihtilaflarla ilgili yargı mercileri
nezdinde talep ve savunmalarda
bulunmak" ibaresi "bu işlemler ile diğer işlemlerinden dolayı
idarî yargı mercileri nezdinde
yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler
nezdinde talep ve savunmalarda
bulunmak" şeklinde değiştirilmiş ve 33 üncü maddesine
"Başkanlığın görev alanına giren konularda" ibaresinden sonra
gelmek üzere "Maliye Bakanlığına yapılmış olan atıflar Gelir
İdaresi Başkanlığına" ibaresi eklenmiştir.
"g) İşlem ve eylemlerinden dolayı idarî yargı
mercilerinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler
nezdinde talep ve savunmalarda
bulunmak, gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi karar yoluna
gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda taşra
teşkilâtına muvafakat vermek; şikâyet başvurularını karara
bağlamak; uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza
indirilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik
tedbirleri almak."
MADDE 19 –
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununa 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde
eklenmiştir.
"Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
MÜKERRER MADDE 28 – Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son
gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı
geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir."
MADDE 20 –
213 sayılı
Kanunun 120 nci maddesinin sonuna
aşağıdaki fıkra, 353 üncü
maddesinin (3) numaralı bendinin ikinci cümlesinden sonra gelmek
üzere aşağıdaki cümle eklenmiş; 367 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya
gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi
başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde, 377
nci maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi
dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen
vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi
başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine
ve/veya müdürlere devredebilir."
"Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti
vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya
yetkilidir."
"Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri,
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen
tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel
idareleri ile belediyeler, valilerin)
muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine
temyiz yoluna gidemezler.
Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle
sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi
müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi
başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir."
MADDE 21 –
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17
nci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan "vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine
defterdar," ibaresi "vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun
uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve
faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup
müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar
ve/veya vergi dairesi başkanı," şeklinde değiştirilmiş, ikinci
fıkrasında yer alan "müdürü" ibaresinden sonra gelmek üzere
fıkraya "(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini
haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi
başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)" ibaresi
eklenmiş, 90 ıncı maddesinde yer
alan "gayrimenkulün bulunduğu yer
tapu sicil muhafızından teşekkül eder." ibaresi "gayrimenkulün
bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan
teşekkül eder." şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 22 –
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı
mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, 10/7/2004 tarihli ve
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin
(b) bendi gereğince büyükşehir
belediyelerine ayrılması gereken payın hesaplanmasında yeni bir
düzenleme yapılıncaya kadar; bu mükelleflerin, kanunî veya iş
merkezlerinin bulunduğu büyükşehir
belediyesi, şubeleri nedeniyle mükellefiyeti bulunanlarda, şube
tarafından beyan edilen ve şube adına ödemesi yapılan vergi
gelirlerini kapsamak şartıyla, şubenin mükellefiyetinin
bulunduğu büyükşehir belediyesi esas
alınır. Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluşuna ilişkin 5/5/2005
tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca şube
mükellefiyetinin değiştirilmesi halinde de bu madde hükmüne göre
işlem yapılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
MADDE 23 –
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"Kurum, dördüncü fıkranın; (c) bendi ile ilgili
olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının uygun görüşünü
alarak sosyal güvenlik prim borcunun kapsamı ve tutarını; (d)
bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun
görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve
tutar itibariyle belirlemeye yetkilidir.
Bu madde kapsamında istenen belgelerden
hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından
belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması
veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına
alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce
verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak
geçici teminatları gelir kaydedilir."
MADDE 24 –
29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve
İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun;
A) 3 üncü ve 4 üncü maddelerinin birinci
fıkralarının (a) bentlerinde geçen "otuz" ibareleri "on" olarak,
(b) bentleri ise "1.4.2005 tarihinden önce işe başlamış olan
gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgarî on işçi
çalıştıranların iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin,"
şeklinde,
B) 5 inci maddesi "Bu Kanunun 2
nci maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen illerde en az on kişilik istihdam
öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişiler lehine;
Hazineye, özel bütçeli kuruluşlara, il özel idarelerine veya
belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde
kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve
sürekli nitelikli bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. Bu
taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı bina ve
müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete
geçmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu
kapsamda değerlendirilir. Ancak, talep edilen taşınmazın
bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde organize sanayi veya
endüstri bölgesi bulunması halinde, bu bölgelerde yer alabilecek
yatırımlar için tahsis edilecek boş parsel bulunmaması şartı
aranır.
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa
tâbi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu
altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen
taşınmazlar üzerinde ise kırkdokuz
yıl süreli bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bu Kanunun 2
nci maddesinin (a) bendi kapsamı
dışında kalan kalkınmada öncelikli yörelerdeki diğer illerde
(Gökçeada, Bozcaada hariç) bedelsiz yatırım yeri tahsisine
ilişkin olarak, 5 inci maddenin 31/12/2006 tarihinde yürürlükte
olan hükümleri uygulanır.
İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni
verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile
uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi
içinde yapılır.
İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu
işletmenin faaliyete geçtiği
tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur.
Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç
öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
tamamlanmadığının veya taşınmazın üzerine yatırıma başlama
tarihinden itibaren bir yıl içinde herhangi bir yatırım
yapılmadığının ya da işletmeye
geçtikten sonra faaliyetin sona
erdirildiğinin tespiti, irtifak hakkı ve kullanma izni
sözleşmesinin ağır şekilde ihlali sayılır ve bu durumda herhangi
bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni
iptal edilerek taşınmaz üzerindeki muhdesat,
zemin maliki idareye intikal eder. Bu durumda ilgili idarenin
talebi üzerine irtifak hakkı tapu idarelerince
re’sen terkin edilir ve taşınmazın
carî yıl proje maliyet bedelinin yüzde biri oranında tazminat
alınır.
Yatırımcı tarafından, mücbir sebepler hariç
öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya
öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması
halinde ise bedelsiz olarak tesis edilmiş irtifak
hakkı veya verilen
kullanma izni, bedelliye dönüştürülür. Bu durumda yıllık irtifak
hakkı veya kullanma izni bedeli, yatırımın carî yıl proje
maliyet bedelinin binde beşidir.
Bedelsiz irtifak hakkı veya kullanma iznine konu
taşınmazların üzerinde gerçekleştirilecek yatırımın toplam
tutarı, bu taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç
değerinin üç katından az olamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir." şeklinde,
C) 6 ncı maddesinin
birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek, "31.12.2008
tarihine kadar uygulanmak üzere 2 nci
maddenin (a) bendi kapsamındaki illerde, 1.4.2005 tarihinden
itibaren faaliyete geçen ve asgarî on işçi çalıştıran işletmeler
ile 1.4.2005 tarihinden önce faaliyete geçmiş ve asgarî on işçi
çalıştıran işletmelerden; fiilen ve sürekli olarak hayvancılık
(su ürünleri yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve
biyoteknolojik tarım, kültür mantarı
yetiştiriciliği ve kompostu,
seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile
imalât sanayi, madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya
sağlık alanlarında faaliyette bulunanların elektrik enerjisi
giderlerinin yüzde yirmisi Hazinece karşılanır. Bu orana;
1.4.2005 tarihinden sonra faaliyete geçen işletmelerde asgarî
sayıdan sonraki her bir işçi için, 1.4.2005 tarihinden önce
faaliyete geçmiş işletmelerde ise bu tarihten sonra işe başlayan
ve asgarî işçi sayısından sonraki her bir işçi için 0,5 puan
eklenir. Hazinece karşılanacak oran, organize sanayi veya
endüstri bölgelerinde faaliyette bulunan işletmeler için yüzde
elliyi, diğer alanlarda faaliyette bulunan işletmeler için yüzde
kırkı geçemez." şeklinde,
değiştirilmiştir.
D) 5084 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 2 – Bu Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 6
ncı maddelerinde yer alan destek ve
teşviklerden, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 5 yıl
süreyle, bu maddelerdeki şartları taşımaları kaydıyla Gökçeada
ve Bozcaada’daki işletmeler de yararlanır."
MADDE 25 –
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca
tahsil edilen ticaret sicili harçlarının
red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde
25’i ilgili odaya gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
MADDE 26 –
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık
Kanununun 180 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
geçen "yüzde üçü" ibareleri "yüzde ikisi" şeklinde değiştirilmiş
ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin
hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam tutarlar esas
alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3)
sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî
nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının
yüzde biri; her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar
Birliği adına açılan hesaba aktarılır ve zorunlu müdafi ve vekil
görevlendirme ile ilgili carî giderler bu hesaptan ödenir. Bu
hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile
ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan
paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar
arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için çalıştırılacak
personele ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak
suretiyle Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği
tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
MADDE 27 –
15/11/2000 tarihli ve 4603 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi
ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 9 – Türkiye Halk Bankası A.Ş.’nin
ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004 tarihli ve
5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun kapsamında Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere;
ödenmiş sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî değerli hisse
senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500 TL itibarî değerli
hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 5 adet ve 1.000 TL
itibarî değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 10 adet
hisse senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka sermayesi
artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin
yeteri miktarda devri yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibarî değerlerdeki
hisseleri 1 YTL itibarî değerli hisselere çevrilir. Bu şekilde
yapılacak tamamlama işlemleri, Bankanın hisse senetleri Pay
Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse
devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Söz konusu işlemlere ilişkin olarak yapılacak ana
sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı Türk
Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri
uygulanır ve anılan değişikliğin Ticaret Siciline tescil
ettirilmesini takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî iki ay
içerisinde, bu madde kapsamında yapılacak ana sözleşme
değişikliği mevcut mevzuat uyarınca
gerçekleştirilir."
MADDE 28 –
17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Aylık gayrisafî hasılattan irat
kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar
indirmeye Maliye Bakanı yetkilidir."
MADDE 29 –
7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve
Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 69 uncu maddesinin
birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Alınan bu harcın red ve iadeler
düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25’i ilgili birliğe
gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
MADDE 30 –
2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim
Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesine birinci cümleden sonra
gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından
belirlenecek uzmanlık alanlarına açıktan ya da naklen atanacak
öğretim görevlileri merkezi sınavdan muaftır. Bu statüde meslek
yüksekokullarına atananlar, meslek yüksekokullarının uzmanlık
alanları dışındaki üniversitelerin ya
da yüksek teknoloji enstitülerinin bir birimine
görevlendirilemez ve atanamazlar."
MADDE 31 –
193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi
yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1 –
23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6/12/2006 tarihli ve
5560 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile değişmeden önceki 13
üncü maddesine göre, 19/12/2006 tarihine kadar Ceza Muhakemesi
Kanunu gereğince Baro tarafından müdafi ve vekil olarak
görevlendirilen avukatlara ödenmesi gereken ücret karşılığı
tutarın kalan kısmı, ilgililere ödenmek üzere Adalet Bakanlığı
bütçesine aktarılacak ödenekten tahakkuk ettirilmek suretiyle
ödenir. Ödemelere ilişkin usûl ve esaslar Adalet ve Maliye
Bakanlıkları ile Türkiye Barolar Birliğince birlikte belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 2 –
Ücretlilerin 2006 yılına ilişkin olarak 2007 yılında
ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilecek vergi indirimiyle
ilgili işlemler, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan mükerrer 121 inci maddesi hükümlerine
göre sonuçlandırılır.
GEÇİCİ MADDE 3 –
16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu
ile Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve Bağ-Kur Genel
Müdürlüğü ile 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamında
bulunanlar için Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve
kuruluşlarından 31/12/2006 tarihine kadar alınan tedavi
hizmetleri karşılığı tutarlar ile 2006 yılında Sağlık
Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinin aylık
gayrisafî hasılatından genel bütçeye
ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak mahsuplaşmaya,
alacaktan vazgeçmeye ve gerektiğinde terkin suretiyle uzlaşmaya
Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Sağlık
Bakanı müştereken yetkilidir. Bu konuda gerekli her türlü
düzenleyici işlemleri yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Üniversite hastanelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna
devredilen kurumlara 31/12/2006 tarihine kadar verilen tedavi
hizmetleri karşılığı düzenledikleri fatura bedellerinden
mahsuben yapılan ödemelerden sonra kalan tutarın % 80’i,
incelemesi devam eden veya incelemesi tamamlanmış ancak
mutabakatı sağlanamamış fatura bedellerinin % 6’sı ve varsa
yapılan diğer ödemeler düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı
ödenir. Bu ödemeler yapıldıktan sonra kalan tutarlar terkin
edilir ve terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak
talebinde bulunulamaz. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici
işlemleri yapmaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
Yukarıda sayılan kurumlar ile 3816 sayılı Kanun
kapsamında bulunanlara ilişkin olarak üniversiteler ile Sağlık
Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca 31/12/2006
tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı düzenlenen
faturalar ve ekleri, birinci fıkradaki usûle göre uzlaşma
gerçekleştikten sonra kontrol edilip edilmediğine bakılmaksızın
imha edilir.
MADDE 32 –
Bu Kanunun;
a) 3, 4, 5, 8
ve 9 uncu maddeleri; 10 uncu maddesinin, 193 sayılı Kanunun
geçici 67 nci maddesinin (14)
numaralı fıkrasına ilişkin değişiklik hükmü, 11, 25, 26, 28, 29,
30 ve 31 inci maddeleri ile geçici 2 nci
ve geçici 3 üncü maddeleri 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihinde,
b) 2 nci maddesi,
1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak
üzere yayımı tarihinde,
c) 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17
nci maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik hükmü, 17
nci maddesinin 6802 sayılı Kanunun
31 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri ve
24 üncü maddesi yayımını izleyen aybaşında,
ç) 16 ncı maddesi ile
492 sayılı Kanuna ekli (8) sayılı tarifenin "XI-Finansal
Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasına
ilişkin hükümleri 1/1/2008 tarihinde,
d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 33 –
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
3/4/2007 |