|
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1)
Bu Kanunun amacı; gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında
bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması
ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin
özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye
olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının
güçlendirilmesini sağlamaktır.
(2)
Bu Kanun; para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçları ile taşınmazların yurda getirilmesi veya beyan
üzerine kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
Tanımlar
MADDE 2 – (1) Bu Kanunda
geçen;
a)
Banka: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı
Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları,
b)
Aracı kurumlar: 28/7/1981 tarihli ve 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumları,
c)
Kanaat verici belge: Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde
tutulan kayıt ve sicilleri; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri
mali kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların
kayıt ve belgelerini, 4/1/1961 tarihli ve
213 sayılı Vergi Usul Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yer
alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan
yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk
elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini
koruyan aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan
belgeleri,
ifade eder.
Uygulama esasları
MADDE 3 – (1) Gerçek veya
tüzel kişilerce, 1/10/2008 tarihi
itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan; para, altın, döviz,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat
verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar, bu Kanunun
yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Yeni Türk Lirası
cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilir ya da
vergi dairelerine beyan edilir. Bu kıymetler, 213 sayılı Kanun
uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla
kanuni defterlere kaydedilebilir. Bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler, bu Kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine
kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon
hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur, sermayeye ilave dışında başka
bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye
edilmesi halinde ise vergilendirilmez.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına
göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde
ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate
alınmaz.
(2)
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve
Türkiye’de bulunan ancak 1/10/2008 tarihi
itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin
özkaynakları arasında yer almayan para,
altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile
taşınmazlar, bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna
kadar Yeni Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi dairelerine
beyan edilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu
Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni
defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı
kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel
fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur ve
beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunur.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter
tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca
gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate
alınmaz. Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi
mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka
ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırırlar, bunlar için ayrıca diğer
şartlar aranmaz.
(3)
Vergi dairelerine birinci fıkraya göre beyan edilen varlıkların
değeri üzerinden % 2, ikinci fıkraya göre beyan edilen varlıkların
değeri üzerinden % 5 oranında vergi tarhedilir
ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar
ödenir. Bu fıkraya ve dördüncü fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir
suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
(4)
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin
olarak % 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın
onbeşinci günü akşamına kadar vergi
sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi
dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
(5)
Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan edilen
varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi
tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2008
tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir,
kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah
farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek
tarhiyat yapılır.
(6) Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun
amortismanlara ilişkin hükümleri
uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar,
gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim
olarak kabul edilmez.
(7)
Birinci fıkra uyarınca bildirildiği veya beyan edildiği halde,
1/10/2008 tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici
belge ile tevsik edilemeyen ve bildirim veya beyanın yapıldığı
tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen veya
Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir
hesaba transfer edilmeyen para, döviz,
altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla
veya ikinci fıkra uyarınca beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına
göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin
tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması, bilanço esasına
göre defter tutan mükelleflerce ise süresi içinde sermaye
artırımında bulunulmaması hallerinde beşinci fıkra hükmünden
yararlanılamaz.
(8)
İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişilerin bu madde
uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmeye
mecburdurlar.
Düzenleme yetkisi
MADDE 4 – (1) Bu Kanun
uyarınca verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri
ile verileceği yeri ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Tam
mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;
a)
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak
hisselerinin satışından doğan kazançları,
b)
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde
ettikleri iştirak kazançları,
c)
Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde
ettikleri ticari kazançları,
30/4/2009 tarihine kadar elde edilenler de dahil
olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
31/5/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir
veya kurumlar vergisinden müstesnadır.
(2)
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan
kazançları, 31/10/2009 tarihine kadar
Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar
vergisinden müstesnadır.
GEÇİCİ MADDE 2 –
(1) 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 63 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasında sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının ve gerçek
kişilere ait katılım fonlarının kapsamını ve tutarını belirlemeye
ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kuruluna verilen yetkiler, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle doğrudan
Bakanlar Kurulu tarafından kullanılır. Bakanlar Kurulu, bu süre
içerisinde tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım
fonunun yanı sıra, sigortaya tabi olacak diğer mevduatın ve katılım
fonlarının kapsamını ve/veya tutarını ve sigorta kapsamı dışında
tutulacak mevduat ve katılım fonlarının niteliğini belirlemeye de
yetkilidir.
(2)
Bakanlar Kurulu tarafından sigortaya tabi tutulan mevduat ve katılım
fonları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir ve
kredi kuruluşları, nezdlerinde bulunan
bu kapsamdaki mevduat ve katılım fonlarını, sigortaya tabi kısım
üzerinden sigorta ettirmek ve bunun üzerinden prim ödemek
zorundadırlar. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Kurulu, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kapsam ve tutardaki
sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu için ödenecek sigorta
priminin oranını, tarifesini, tahsil zamanını, şeklini ve diğer
hususları, 5411 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında
belirlenen usul ve esaslara tabi olmaksızın Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulunun görüşünü alarak belirler.
Yürürlük
MADDE 5 – (1) Bu Kanun
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 6 – (1) Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
21/11/2008 |