Serbest Bölgeler Kanununda yapılan
değişiklik nedeniyle, meslek mensuplarının 3568 sayılı Kanun
çerçevesinde serbest bölgelerde faaliyette bulunup bulunmayacakları
ile ilgili tereddütlerin meydana geldiği anlaşıldığından, konuya
ilişkin aşağıdaki açıklamaların ve düzenlemelerin yapılması gereği
duyulmuştur.
Bilindiği üzere, Serbest Bölgeler
Kanununda 5084 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğe ilişkin
açıklamaların yer aldığı 85 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinin;
- “Mükellefiyet Tesisi” başlıklı
3.1 bölümünde; serbest bölgelerde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel
kişilerin genel esaslar çerçevesinde 5084 sayılı Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibariyle mükellefiyet tesis ettirmeleri gerektiği,
- “Defter ve Belge Düzeni”
başlıklı 3.2 bölümünde ise;
Serbest bölgelerde
faaliyet gösteren mükelleflerin Vergi Usul Kanununun defter tutma ve
belge düzenine ilişkin hükümlerine uyma zorunlulukları bulunduğu;
ancak, Serbest Bölgeler Kanununun 6 ncı maddesi ile kullanıcıların
tutmak zorunda oldukları defterler ve düzenleyecekleri belgelere
ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine bağımlı olmaksızın
düzenleme yapma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş
olduğundan, bu çerçevede, serbest bölgelerde faaliyet gösteren
mükelleflerin Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliğinin 23 üncü
maddesi uyarınca Bölge Müdürlüklerine onaylattırdıkları defter ve
belgeleri kullanmalarının uygun görüldüğü,
- 31.12.2004 tarihinden sonra
başlayacak hesap dönemlerinde, Vergi Usul Kanununu hükümleri
çerçevesinde defter tutulması, belge ve kayıt düzenine uyulması
gerektiği,
ifade edilmiştir.
Aynı bölümde, mükelleflerin
kayıtlarını istisna kapsamında olan ve olmayan kazançlar olarak ayrı
ayrı tespitine imkan verecek şekilde tutmalarının şart olduğu, bu
şartı sağlamak kaydıyla serbest bölgelerde şube olarak faaliyet
gösteren mükelleflerin serbest bölgedeki şubeleri için ayrı defter
tutabilecekleri gibi, şube kayıtlarını ana merkezde tutacakları
defterlerde de izleyebilecekleri açıklamasına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalardan
anlaşılacağı üzere, serbest bölgelerde vergi mevzuatına ilişkin
hükümlerin uygulanabilir olması nedeniyle, bu bölgelerde faaliyette
bulunan gerçek ve tüzel kişilerin vergi mükellefiyetlerini tesis
ettirmeleri; bu mükelleflerle tam tasdik sözleşmesi bulunan yeminli
mali müşavirlerin de düzenleyecekleri raporların ayrı bir bölümünde
serbest bölge kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin
değerlendirmeye yer vermeleri gerekmektedir.
Diğer taraftan, münhasıran
serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin istemeleri
halinde yeminli mali müşavirlerden tasdik hizmeti almaları ve bu
mükellefler hakkında yeminli mali müşavirlerin rapor düzenlemeleri
mümkün bulunmaktadır.
Duyurulur.
| |
|
Osman ARIOĞLU
|
|
Bakan a.
|
|
Gelirler Genel Müdürü
|