T.C.
ÇALIŞMA VE SOSYAL
GÜVENLİK BAKANLIĞI
SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
BAŞKANLIĞI
SİGORTA İŞLERİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
(Tahsisler Daire
Başkanlığı)
Sayı :
B.13.1.SSK.0.07.00.00.VIII.031/570504 A
n k a r a
Konu :
4958 sayılı
Kanun ile Tahsis
08/08/2003
Mevzuatında
Yapılan Değişiklikler.
G E N E L G E
12-126.EK
06/08/2003 tarih, 25191
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu”
ile 506 sayılı Kanunun bazı maddeleri değiştirilmiş, bu Kanuna ek ve
geçici maddeler eklenmiştir.
4958 sayılı Kanunun
tahsis mevzuatı ile ilgili hükümlerinin uygulamada meydana getirdiği
değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.
A- MALÜLLÜK VE
YAŞLILIK AYLIĞINDAN YARARLANMA ŞARTLARI
4958 sayılı Kanunun;
- 33’üncü maddesi ile
kimlerin malül sayılacağına ilişkin 506 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi
yeniden düzenlenmiş,
- 34’üncü maddesi ile
sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış
sigortalıların yaşlılık aylığından yararlanmasında 506 sayılı Kanunun
60’ıncı maddesinin (C/b) bendinde aranan sigortalılık süresi ve toplam
prim ödeme gün sayısı sakatlık derecelerine göre kademelendirilmiş ancak,
bu durumdan sigortalıların hemen etkilenmelerini önlemek amacı ile 506
sayılı Kanuna eklenen geçici 87’nci madde ile Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibariyle 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunanlar için kademeli
geçiş süreci öngörülmüştür.
1.
Malüllük Aylığı
4958 sayılı Kanunla
yapılan düzenlemeyle, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca
düzenlenen raporlarda çalışabilir durumda olmadığına karar verilen
sigortalıların malül sayılmasına ilişkin 506 sayılı Kanunun 53’üncü
maddesindeki hüküm değiştirilerek, 34’üncü madde gereğince yapılan tedavi
sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca usulüne uygun rapor ve
dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü
yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalıların da malüllük sigortası
bakımından malül sayılacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle;
a)
Kanunun yürürlüğe girdiği 06/08/2003 tarihinden sonra 34’üncü madde
gereğince hastalık sigortasından düzenlenen raporlara göre malüllük aylığı
bağlanması talebinde bulunan sigortalıların malül sayılıp
sayılmadıklarının tespitinde 53’üncü maddenin (a) bendi uygulamasında
olduğu gibi Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenen raporlar
Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü - Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire
Başkanlığına gönderilerek alınacak sonuca göre işlem yapılacaktır.
b)
506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladıkları
tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanların bu hastalık veya
arızasının malül sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya
Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış usulüne uygun
sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlama yükümlülüğü
sigortalıya verilmiştir.
Bu nedenle,
sigortalıların malüllüklerinin tespiti için gerek sağlık tesisleri sağlık
kurullarındaki muayeneleri sırasında, gerekse Tedavi Hizmetleri ve
Maluliyet Daire Başkanlığındaki değerlendirme sırasında, sigortalıların
ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte söz konusu hastalık veya
arızasının malül sayılmayı gerektirecek düzeyde olup olmadığının
belirlenmesine ihtiyaç duyulması halinde ilk defa çalışmaya başlanılan
tarihteki sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin ibrazı
sigortalılardan istenecek, bu rapor ve belgeler malüliyete ilişkin sağlık
kurulu raporu veya malüliyetin red veya kabulüne dair karara
iliştirilecektir.
Bunun yanında,
malüllüklerinin tespiti için hastaneye sevklerini isteyen sigortalıların,
sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte bu hastalık veya
arızalarının malül sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadıklarına ilişkin
kurum veya kurum dışı hastanelerden işe girmeden önce alınmış sağlık
raporu ve dayanağı belgeleri ibraz etmeleri halinde, bu belgelerin birer
örneği sigortalıların hastaneye ilişkin sevk ve çalışma gücünün 2/3’ünün
yitirildiğinin tespitine ilişkin yukarıda belirtilen Başkanlığa yazılacak
yazılara eklenecektir.
Ayrıca, sigortalıların
malüliyetlerinin tespiti yönünde hastanelere yapılacak sevklerde varsa
işe girmeden önce alınmış sağlık raporu ve dayanağı belgelerin (ilk
işe giriş sağlık raporu, askerlik raporu v.b.) bulunmasının sağlanması
konusundaki mevcut uygulama da devam ettirilecektir.
2. Vergi İndiriminden
Yararlanmaya Hak Kazanan Sigortalıların
Yaşlılık Aylığından
Yararlanma Koşulları
a)
06/08/2003 (dahil)
tarihinden sonra ilk defa işe girip sakatlığı nedeniyle vergi indirimine
hak kazanmış durumda olan sigortalılar;
·
Birinci
derecede sakatlığı olanlar en az 15 yıl sigortalılık süresi ve en az 3600
gün,
·
İkinci
derecede sakatlığı olanlar en az 18 yıl sigortalılık süresi ve en az 4000
gün,
·
Üçüncü
derecede sakatlığı olanlar en az 20 yıl sigortalılık süresi ve en az 4400
gün,
malüllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartı ile yaşlılık aylığından
yararlanabileceklerdir.
b)
Yeni düzenlemeyle birinci dereceden sakat olanlar için 15 yıl sigortalılık
süresi ve 3600 gün prim ödeme sayısı şartlarında herhangi bir değişiklik
öngörülmediğinden, bu gibi sigortalılar ile 06/08/2003 tarihinde 12 yıl ve
daha fazla sigortalılık süresi bulunanlardan iki ve üçüncü derecede
sakatlığı bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun 06/08/2003
tarihinden önceki hükümler uygulanacaktır.
c)
06/08/2003 tarihi itibariyle sigortalılık süresi 12 (hariç) yılın altında
bulunan ve sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını
belgelendiren sigortalılar, bu tarih itibariyle;
·
9 yıldan
fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, ikinci derecede sakatlığı
olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,
·
9 yıldan
fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, üçüncü derecede sakatlığı
olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün,
·
6 yıldan
fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, ikinci derecede sakatlığı
olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3760 gün,
·
6 yıldan
fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, üçüncü derecede sakatlığı
olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün,
·
3 yıldan
fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, ikinci derecede sakatlığı
olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,
·
3 yıldan
fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup, üçüncü derecede sakatlığı
olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün,
·
3 yıldan
az sigortalılık süresi bulunup, ikinci derecede sakatlığı olanlar 17 yıl 8
ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,
·
3 yıldan
az sigortalılık süresi bulunup, üçüncü derecede sakatlığı olanlar 19 yıl
sigortalılık süresi ve 4240 gün,
malüllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından
yararlanacaklardır.
d)
Sakatlığı nedeniyle
vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak
kazanarak yaşlılık aylığı bağlananlar Kurumca kontrol muayenesine tabi
tutulabileceklerdir. Bu durumdaki sigortalıların kontrol muayenelerinde
506 sayılı Kanunun kontrol muayenesine ilişkin 57’nci madde hükümleri
uygulanacaktır.
e)
Sigorta il/sigorta
müdürlüklerimizce yürütülen ilk aylık bağlama işlemleri sırasında,
sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandıklarına
ilişkin belgelerde kontrol muayenesine ilişkin bir kaydın tespiti halinde,
ödemeler öngörülen kontrol muayene tarihini takip eden dönem başına kadar
yapılacak olup raporların kontrol muayene tarihi tahsis talep tarihinden
önce ise sigortalının yeni alacağı rapora göre işlem yapılacaktır. Kontrol
muayene tarihi ödemeler kütüğünde ilgili alana girilecek, Aylık Bağlama
Karar Örneği ile sigortalıya kontrol muayene tarihi hakkında bilgi
verilecektir.
f)
Sakatlığı nedeniyle
vergi indiriminden yararlandığı için yaşlılık aylığı bağlanan
sigortalıların vergi indiriminden yararlanmaya esas sağlık kurulu
raporlarında yer alan klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve
teşhislerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir ihbar veya şikayet
alınması, sigortalıların sakatlık oranlarıyla ilgili olarak bir tereddüde
düşülmesi ya da yapılan teftişler sonucunda kontrol muayenesine tabi
tutulmasının talep edilmesi halinde sigortalılar, “Özürlülere Verilecek
Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ekinde yer alan listede
sakatlık indiriminden yararlanılmasına ilişkin rapor vermeye yetkili Kurum
Hastanelerine sevk edilecek, düzenlenecek sağlık kurulu raporları Merkez
Sağlık Kurulunca incelenmek üzere Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğüne intikal ettirilerek durumlarının yeniden tespiti sağlanacak ve
sonucuna göre işlem yapılacaktır.
g)
Kontrol muayenesi sonucunda yeniden belirlenen sakatlık derecesinin
birinci dereceden iki veya üçüncü dereceye, ikinci dereceden üçüncü
dereceye düşmesi halinde yeni sakatlık derecesi dikkate alınmak suretiyle
yukarıdaki (a), (b) ve (c) maddelerinde öngörülen sigortalılık süresi ve
prim ödeme gün sayılarına göre aylık bağlama şartlarını kaybedenler ile
06/08/2003 tarihinden önce aylık bağlananlardan sakatlık oranı % 40’ın
altına düşen sigortalıların aylığı, rapor tarihini takip eden dönem
başında kesilecektir.
h)
Kontrol muayenesi
sonucunda yeniden belirlenen çalışma gücündeki kayıp oranının aynı
sakatlık derecesi içinde kalmak kaydıyla değişmesi ya da sakatlık
derecesinin yükselmesi (üçüncü dereceden iki veya birinci dereceye ya da
ikinci dereceden birinci dereceye çıkması) halinde aylıklar ödenmeye devam
edeceğinden herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
ı)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31’inci maddesi ve “Sakatlık
İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit
Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik”in 3’üncü maddesine göre çalışma
gücünün;
·
% 80
(dahil)’inden fazlasını kaybedenler birinci derece,
·
% 60
(dahil)-% 80’i arasında kaybedenler ikinci derece,
·
% 40
(dahil)-% 60’ı arasında kaybedenler üçüncü derece,
sakat olarak
belirlendiğinden, 506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin (C/b) bendinin
uygulamasında bu oran ve dereceler göz önünde bulundurulacaktır.
B.
Kız Çocukları ile Ana ve Babanın Hak Sahibi
Olma Şartları
4958 sayılı Kanunun
35’inci maddesi ile 506 sayılı Kanunun;
·
23’üncü
maddenin VII numaralı bendi ile 68’inci maddenin VI numaralı bendindeki
“çalışmaya” kelimesinden sonra gelmek üzere “buralardan gelir ve aylık
almaya” ibaresi eklenmiştir.
·
68’inci
maddenin I numaralı bendinin (C) alt bendi (a) fıkrasındaki ve 71’inci
maddenin I numaralı bendinin (C) alt bendinde yer alan “erkek” ibareleri
madde metninden çıkarılmıştır.
·
24’üncü
maddenin birinci fıkrası ile 71’inci maddenin IV numaralı bendindeki
“geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibareleri ile 69’uncu
maddenin birinci fıkrasındaki “geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı
belgelenen” ibaresi “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya
2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne
ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” şeklinde
değiştirilmiştir.
Ayrıca, 506 sayılı
Kanuna eklenen 47’nci madde ile de Kurumumuzdan gelir veya aylık almakta
olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde
çalışmaya ya da buralardan gelir veya aylık almaya başlamaları halinde
Kurumumuzca bağlanan gelir ve aylıklarının kesileceği öngörülmüştür.
1)
Ölen sigortalının çalışamayacak durumda malül kız çocuklarına, sosyal
güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık
almamak kaydıyla, 68’inci maddeye göre ölüm aylığı bağlanabileceği gibi,
71’inci maddeye göre de ölüm toptan ödemesi yapılabilecektir. Sigortalının
hak sahibi durumunda bulunan malül kız ve erkek çocuklarının ödeme
programlarına girişleri “6” durum kodu ile yapılacaktır.
Bunların malüllük
durumlarının tespitinde malül erkek çocuklarda olduğu gibi Kurum sağlık
tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenen raporların Sağlık İşleri Genel
Müdürlüğü–Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığınca incelenmesi
sonucuna göre işlem yapılacak, gerektiğinde 101’inci madde hükmüne göre
kontrol muayenesine tabi tutulabileceklerdir.
Malül kız çocuklarına
bağlanan aylıklar evlenmeleri ya da çalışmaya başlamaları halinde
kesilmeyecek, sadece bu kurumlardan kendi çalışmalarından dolayı gelir
veya aylık almaya başlamaları halinde aylık almaya başladıkları tarihi
takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilecektir. Bunların aylıkları
evlenmeleri nedeniyle kesilmediğinden, ek 12’nci maddede öngörülen evlenme
yardımı yapılmayacaktır.
2)
Yeni Kanunda ölüm geliri veya aylığı almakta olan kız çocuklarının gelir
ve aylıklarının kesilmesi ile ilgili olarak yapılan düzenlemeyle birlikte
bunların;
a)
Evlenmeleri,
b)
Sosyal
güvenlik kurumlarından kendi çalışmaları veya eş, çocukları, anne ve
babalarından dolayı gelir veya aylık almaya başlamaları,
c)
Sosyal
güvenlik kurumlarına tabi çalışmaya başlamaları,
d)
Sosyal
güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik mercilerine
tabi çalışmaya başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik kurumlarından
gelir veya aylık almaya başlamaları,
halinde bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesileceği gibi,
bu durumda olan kız çocuklarına Kurumumuzca ölüm geliri veya aylığı da
bağlanmayacaktır.
3)
Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde çalışan ve bu ülkelerdeki
sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık aldığı yolunda alınan
şikayet ve ihbarlara ilişkin dilekçeler, ilgili ülkenin yetkili sosyal
güvenlik mercii nezdinde gerekli araştırma yaptırılmak üzere Yurtdışı İşçi
Hizmetleri Daire Başkanlığına gönderilecek ve sonucuna göre işlem
yapılacaktır. Ayrıca, Kurumca bu ülkelerin sosyal güvenlik mercileri
nezdinde re’sen yaptırılacak araştırma sonuçlarının intikali üzerine de
söz konusu gelir ve aylıklar kesilecektir.
4)
06/08/2003 tarihinden
sonra ölen sigortalıların anne ve babalarına gelir veya aylık
bağlanabilmesi için bunların 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylıklar
hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaması ve bu
kuruluşlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almamaları
şartı getirilmiştir.
Buna göre, 06/08/2003
tarihinden sonra ölen sigortalıların anne ve babalarına bağlanan gelir ve
aylıklar sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başladıkları
veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, sosyal
güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun gelir veya
aylık almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren
kesilecektir. Söz konusu tarihten önce ölen sigortalının anne ve babasına
bağlanan gelir ve aylıklara 4958 sayılı Kanundan önceki mevzuat
uygulanacağından, bunların gelir ve aylıklarının ölümleri dışında
kesilmesine imkan bulunmamaktadır.
5)
Hak sahibi anne ve baba
ile ilgili olarak yapılan düzenlemeye göre bunlar için tahsis
başvurularında kullanılan Beyan ve Taahhüt Belgesi yürürlükten
kaldırılmış, bunların geçimlerinin sigortalı tarafından sağlandığına
ilişkin komisyonların görevi 06/08/2003 tarihinden önce ölen
sigortalılarla sınırlı olmak üzere sona erdirilmiştir. Belirtilen tarihten
önce ölen sigortalıların anne ve babalarına ölüm geliri veya aylığı
bağlanması sırasında, 4958 sayılı Kanunla getirilen değişikliğin söz
konusu kişilerin lehine bir durum oluşturması halinde bu hükümler dikkate
alınacaktır.
6)
Sigortalının çocukları, anne ve babaları ile ilgili olarak yapılan
düzenlemeleri de kapsayacak şekilde hazırlanan “Tahsis Talep Beyan ve
Taahhüt Belgesi” (Ek-1) sigortalı ve hak sahiplerinin iş kazaları ile
meslek hastalıkları sigortası ve malüllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarından yapacakları her türlü tahsis müracaatlarında
kullanılacaktır.
C- HİZMET
BORÇLANMALARI
4958 sayılı Kanunun
34’üncü maddesiyle 506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin (F) bendi
06/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenerek, borcun
tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödenmesi durumunda er olarak silah
altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerin tamamının veya bir
kısmının borçlandırılabileceği, borçlandırılan sürelerin sigortalının ilk
işe giriş tarihinden önce olması durumunda sigortalılık süresinin geriye
götürülerek tespit edilmesi yanında, sigortalıların grev ve lokavtta geçen
sürelerinin 78’inci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt ve üst
sınırları arasında olmak kaydıyla borçlandırılmasına imkan verilmiştir.
1)
Askerlik
Sürelerinin Borçlanılması
a)
Sigortalının ya da hak sahibinin talep tarihine göre hesaplanan borç
tutarı herhangi bir gecikmeye meydan verilmeden en kısa sürede
iadeli-taahhütlü posta ile bildirilecek, ayrıca borcun tebliğine ilişkin
yazıda borcun tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde taksitler halinde
veya defaten ödenmesi ve bu sürede borcun hiç ödenmemesi durumunda
borçlanmanın iptal edileceği bildirilecektir. Kuruma iade edilen
iadeli-taahhütlü kartı sigortalının sicil dosyasında muhafaza edilecektir.
Borçlanma bedelinin taksitlerle ödenmesinde eşitlik aranmayacaktır.
b)
Borçlandırılan sürenin
karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına eklenmekle
birlikte, bu sürenin sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreleri
kapsaması halinde sigortalılık başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı
kadar geriye götürülecektir.
c)
06/08/2003 tarihinden
sonra yapılan askerlik borçlanmalarına ait yukarıda (a) ve (b)
maddelerinde belirtilen konular dışındaki diğer işlemler mevcut uygulama
dahilinde yürütülecektir.
d)
04/10/2000 (dahil) tarih
ile 06/08/2003 tarihleri arasında askerlik borçlanması talebinde bulunan
sigortalıların durumlarının değerlendirilmesinde;
·
Bu süre
içerisinde borçlanma talebinde bulunmuş ve borcunu ödemiş olanların
sigortalılık başlangıçları, sigortalıların aleyhine olmamak kaydıyla
(ortalama 180 gün şartına göre aylık bağlanmasında olduğu gibi) yeni
düzenleme doğrultusunda değerlendirilecek,
·
Belirtilen
süre içerisinde borçlanma talebinde bulunmuş, ancak süresinde borcunu
ödememiş olanlar, yeni talepte bulunmaları halinde yeni hükümlere göre
borçlanabilecek,
·
Borçlanma
talebinde bulunmuş, ancak henüz 3 aylık borç ödeme süresi dolmamış
olanlar, tebliğ tarihi esas alınarak 6 aylık ödeme süresinden
yararlandırılacak ve sigortalılık başlangıçları yeni düzenleme
doğrultusunda değerlendirilecektir.
2)
Grev ve
Lokavtta Geçen Sürelerin Borçlanılması
Bilindiği üzere;
sigortalıların grev ya da lokavtta geçen süreleri için malüllük yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödenmediğinden iş akitlerinin askıda kaldığı bu
süreler 506 sayılı Kanuna göre gün sayısı olarak değerlendirilmemektedir.
a)
Sigortalıların grev/lokavtta geçen süreleri, grev/lokavtın sona ermesinden
itibaren 6 ay içinde kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte
bulunmaları halinde borçlandırılabilecek, borçlanma talep tarihinde ve
borcun ödeneceği tarihte sigortalının Kuruma tabi olma şartı aranmayacağı
gibi diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olması da bunların borçlanma
hakkından yararlanmasına engel olmayacaktır. 06/08/2003 tarihi itibariyle
6 aylık sürenin dolmamış olması kaydıyla bu tarihten önce biten grev ve
lokavtta geçen süreler de borçlandırılabilecektir.
b)
Borçlanma bedeli, 506 sayılı Kanunun 78’inci maddesi ile belirlenen prime
esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak kaydıyla talep tarihinde
sigortalı tarafından belirlenen tutar üzerinden hesaplanacak malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi kadardır.
c)
Borçlanmanın geçerli sayılabilmesi için borcun tebliğ tarihinden
itibaren 6 ay içinde Kuruma ödenmesi şartı aranacaktır. Ödenmeyen
borçlanma tutarına ait süreler hizmetten sayılmayacaktır.
d)
Yasada öngörülen sürede
borçlanma yapmak için müracaat eden sigortalının ölümü halinde hak
sahipleri borçlanma bitim tarihine kadar ödenmemiş süreyi
tamamlayabilecekleri gibi, aylık bağlamaya yetecek kadar süreyi de
borçlanabileceklerdir.
e)
Sigortalıların
grev/lokavtta geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin talepler
“Grev/Lokavt Borçlanma Belgesi” (Ek-2) ile yapılacak, bu belge Kuruma
verilmeden önce Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne onaylattırılacaktır. Belgenin
doldurulması ile Kuruma verilmesine ilişkin diğer usul ve esaslar belgenin
arka sayfasında yer alan açıklamalar doğrultusunda yapılacaktır.
f)
Diğer işlemler askerlik sürelerinin borçlandırılmasında geçerli olan usul
ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.
D-
İSTEĞE BAĞLI VE TOPLULUK SİGORTASI
4958 sayılı Kanunun 25, 39 ve 40’ıncı maddelerinde yapılan
düzenlemelerle bazı sigortalılara isteğe bağlı sigortaya devam etme imkanı
sağlanırken, 40’ıncı madde ile ayrıca malüllük yaşlılık ve ölüm
sigortalarına topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenlerin prim oranı %
30’a yükseltilmiştir.
a)
Yeni düzenleme ile yalnız iş kazası ile meslek hastalıkları, analık ve
hastalık sigorta kolları uygulanması öngörülen ceza infaz kurumları ile
tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde
çalıştırılan hükümlü ve tutuklular istekleri halinde malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigorta kolları bakımından isteğe bağlı sigortaya devam
edebileceklerinden bunlar talepleri halinde 506 sayılı Kanunun 85’inci
maddesinde öngörülen şartları taşımaları kaydıyla isteğe bağlı sigortaya
tabi tutulacaklardır.
b)
4958 sayılı Kanunun
57’nci maddesi ile el halıcılığı ve dokuma işlerinde çalışanlar hakkında
kısa vadeli sigorta kollarının zorunlu, uzun vade sigorta kollarının ise
isteğe bağlı uygulanacağına ilişkin 506 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (II)
numaralı fıkrasının (D) bendi yürürlükten kaldırıldığından, Kanunun
yürürlüğe girdiği 06/08/2003 tarihinden itibaren söz konusu kimseler
hakkında 506 sayılı Kanunun tüm sigorta kollarına ait hükümleri
uygulanacaktır.
Bu nedenle, söz konusu
tarih itibariyle isteğe bağlı sigortaya devam eden el halıcılığı ve dokuma
işlerinde çalışan sigortalıların isteğe bağlı sigortalılıkları sona
erdirilip, bu durumdakilerin 2003/Ağustos ayı isteğe bağlı primleri 5 gün
üzerinden tahsil edilecek, bu tarihten sonra da söz konusu kimselerin
isteğe bağlı sigortaya başvuru talepleri kabul edilmeyecektir.
c)
Bilindiği üzere, sosyal
güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen işverenlerin
yanlarında çalıştırdıkları Türk işçileri 506 sayılı Kanunun 86’ncı
maddesine göre malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönüyle topluluk
sigortasına tabi tutulmaktadır. 4958 sayılı Kanunun 39 ve 40’ıncı
maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 85 ve 86’ncı maddelerinde yapılan
düzenlemeye göre söz konusu kimselerin talepleri halinde haklarında isteğe
bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Buna göre, sosyal
güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen işverenlerin
yanlarında çalıştırdıkları Türk işçilerinden isteğe bağlı sigortaya devam
etmek isteyenler 1080 gün şartı hariç olmak üzere 85’inci maddede
öngörülen diğer şartlarla isteğe bağlı sigortaya devam edebileceklerdir.
d)
Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra söz konusu ülkelerde iş üstlenen işverenler,
çalıştıracakları işçileri topluluk sigortası yoluyla yurtdışına
götürdükleri takdirde işverenlerle cari usullerle topluluk sigortası
sözleşmesi yapılabilecektir. Ancak yurtdışına götürülecek işçilerin
tamamının isteğe bağlı sigortaya müracaat etmeleri halinde işverenle
malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin topluluk sigortası
sözleşmesi yapılmayacak, bu kimselerin isteğe bağlı sigortaya kabulünde
işverence yurtdışına götürüldüklerine dair yazı ile işin alındığına dair
belgenin bir örneği istenecektir. Sigortalı ile ilgili tüm belgeler sicil
dosyasında muhafaza edilecektir.
Bu şekilde isteğe bağlı
sigortaya tabi tutulan kimselere talepleri halinde, Türkiye İş Kurumuna
ibraz edilmek üzere isteğe bağlı sigortalı olduklarına dair bir yazı
verilecektir.
e)
Halen yurtdışında topluluk sigortasına tabi bulunup, isteğe bağlı
sigortalılığı 01/09/2003 tarihi itibariyle başlayacak olan
sigortalıların, malüllük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortalılıkları, bu
tarih itibariyle sona erdirilecektir.
f)
Sigortalılık başlangıç
tarihleri yurtdışında çalışmaya başladıkları tarih itibariyle başlayacak
olanların Sigortalı İşe Giriş Bildirgeleri isteğe bağlı sigortaya
müracaatları sırasında Kurumca re’sen düzenlenecek, tescil işlemleri cari
usullere göre sonuçlandırılacak ve sigortalılık kodu “4” (topluluk
sigortası-isteğe bağlı) olarak girilecektir.
g)
Bu sigortalıların sicil
dosyaları sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş
üstlenen işverenlerin işyeri sicil dosyalarının işlem gördüğü sigorta
il/sigorta müdürlüğünde bulunacaktır.
h)
Bu sigortalıların yurtdışında çalıştıkları sürede isteğe bağlı
sigortalıkları devam edeceğinden, bunların iş akitlerinin sona ermesinden
sonra isteğe bağlı sigortalılıklarının devamı 1080 gün malüllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olmak şartıyla mümkün olacaktır.
ı)
4958 sayılı Kanunun
40’ıncı maddesi ile 506 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine eklenen fıkraya
göre, 01/09/2003 tarihinden geçerli olmak üzere topluluk sigortasına devam
eden sigortalıların malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı %
20’den % 30’a yükseltilmiştir. Bu düzenleme, topluluk sigortasına yalnızca
malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanları kapsayacağından, bu
sigorta kolu ile birlikte iş kazası ile meslek hastalıkları, hastalık ve
analık sigortalarına topluluk sigortası yoluyla, sigortalı olanlar bu
uygulamanın kapsamı dışında tutulacaktır.
E- ANA VE BABADAN HAK
KAZANILAN GELİR VE AYLIKLAR
4958 sayılı Kanunun
41’inci maddesiyle 506 sayılı Kanununun 93’üncü maddesinin birinci
fıkrasında yapılan değişiklikle, ana ve babanın ölümü halinde her
ikisinden tahsise hak kazanan çocuklara gelir ve aylıkları önce Kanunun
92’nci maddesi dikkate alınarak yüksek olanın tümü, eksik olanın da
yarısının bağlanacağı öngörülmüştür.
Buna göre, ana ve
babadan hak kazanılan tahsislerin her ikisinin de aynı sigorta koluna ait
olması halinde uygulamada değişiklik meydana gelmediğinden eskiden olduğu
gibi çocuklara bu dosyalardan yüksek olan aylık ya da gelirin tamamı, az
olan aylık ya da gelirin yarısı bağlanacaktır.
Sigortalı olan ana ve
babalarının ölümlerinde her ikisinden de gelir veya aylık bağlanmasına hak
kazanan çocuklara, ana ve babanın her birinden bağlanacak gelir/aylıkların
kendi içerisinde önce 92’nci maddeye (hak sahibi çocuğa hem kısa vade
sigorta kollarından gelir, hem de uzun vade sigorta kollarından aylık
bağlanması halinde bunlardan yüksek olanın tamamı eksik olanın yarısı
bağlanmaktadır) göre değerlendirilmesi, bu değerlendirmeye göre anadan
bağlanacak gelir/aylık toplamı ile babadan bağlanacak gelir/aylık
toplamının mukayese edilerek yüksek olanın tümünün, eksik olanının da
yarısının bağlanması öngörülmüştür. Hak sahibi çocuklara ana ve
babalarından gelir veya aylığa hak kazanmaları durumunda, “önce 92’nci
maddenin dikkate alınması” ibaresi ana ve babanın aylık ve gelirlerinin
kendi içerisinde değerlendirilmesi şeklinde uygulanacaktır.
Söz konusu düzenleme,
06/08/2003 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, tahsis dosyalarından birisi
Kanunun yürürlüğünden önce diğerinin ise yürürlüğünden sonra hak
kazanılması halinde bu madde hükümleri uygulanacaktır.
F- KARŞILIKLI
DOSYALARDA ALT SINIR GELİRİNİN/AYLIĞININ
BELİRLENMESİ
4958 sayılı Kanunun
43’üncü maddesi ile 506 sayılı Kanunun 96’ncı maddesine eklenen fıkrasıyla
sigortalı veya hak sahibine bağlanan aylıklardan, ilk hak edilen gelir ya
da aylık dışında sonradan bağlanacak gelir ve aylıklar için alt sınır
aylığının belirlenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, aynı anda
birden fazla gelir veya aylık hak edilmesi halinde, yüksek olanın ilk hak
edilen gelir veya aylık olarak esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna göre; aynı veya
farklı sigorta kolundan gelir ve aylığa hak kazanan sigortalılara
uygulanacak olan alt sınır aylık veya gelirlerinin tespitinde yalnız ilk
defa hak kazanılan gelir veya aylık esas alınacak sonradan bağlanan dosya
ya da dosyalara ait gelir ve aylıklara alt sınır uygulaması
yapılmayacaktır. Buradaki “ilk hak edilen gelir veya aylık” deyiminden
gelir veya aylık başlangıç tarihi önce olan dosya anlaşılmalıdır.
Örneğin; 01/10/2003
tarihinden geçerli olmak üzere kendi çalışmalarından dolayı alt sınır
üzerinden yaşlılık aylığı almakta iken, 01/04/2004 tarihinden geçerli
olmak üzere eşinden dolayı da aylığa hak kazanan bir kimseye, ilk defa hak
kazandığı yaşlılık aylığı 01/04/2004 tarihinden sonra da alt sınır aylığı
üzerinden ödenmeye devam edecek, ancak sonradan hak kazandığı ölüm
aylığına alt sınır aylığı uygulanmayacaktır.
06/02/2004 tarihinden
sonra yürürlüğe girecek olan bu düzenleme, bu tarihten sonra birden çok
dosya üzerinden gelir veya aylığa hak kazanan ya da kazanacak olanlar ile
tahsis dosyalarından birine Kanunun yürürlüğünden önce diğerine de
yürürlüğünden sonra hak kazanılması halinde her sigortalı ve hak sahibi
için uygulanacaktır.
G- YERSİZ ÖDEMELERİN
GERİ ALINMASI
4958 sayılı Kanunun
47’nci maddesiyle 506 sayılı Kanunun 121’inci maddesine, yanlış ve yersiz
ödendiği anlaşılan her türlü gelir, aylık ve sigorta yardımları 84’üncü
maddenin son fıkrası saklı kalmak kaydıyla, ilgililerin sonraki her çeşit
(birikmiş, perakende, aylık, gelir vb.) istihkaklarından kesilmek
suretiyle geri alınacağını ve Kurumun genel hükümlere göre takip hakkının
saklı olduğunu öngören bir fıkra eklenmiştir.
Düzenleme ile yersiz
ödenen gelir ve aylıklar ile diğer istihkakların sigortalı ve hak
sahiplerinin almakta oldukları gelir ve aylıklarından kesilmesi
öngörüldüğünden, bundan böyle yersiz ödendiği anlaşılan gelir, aylık ve
diğer istihkaklar ilgilinin müteakip gelir ve aylıklarından 23/02/1995
tarih, V/721 sayılı Yönetim Kurulu Kararı da göz önünde bulundurularak,
sosyal yardım zammı hariç olmak üzere almakta oldukları gelir ve aylıklar
toplamının 1/2'si oranında kesilmek suretiyle yapılacak, gerektiğinde
genel hükümlere göre tahsili için sigorta il/sigorta müdürlüklerine borç
devri yapılacaktır. Kurumumuzdan gelir ve aylık almayanlara yapılan
ödemelerin tahsili eskiden olduğu gibi 27/04/1995 tarih, 332909 sayılı
Genel Yazıdaki esaslar doğrultusunda sigorta il/sigorta müdürlüklerimizce
sonuçlandırılacaktır.
Ancak, 506 sayılı
Kanunun 84’üncü maddesinin son fıkrasında bu maddeye göre primleri geri
verilenlere, primleri iptal edilen çalışmaları dolayısıyla gelir ve
aylıklara hak kazanma şartlarını yitirmeleri halinde bu ödemelerin
durdurulacağı, ancak daha önce ödenen gelir ve aylıkların geri
alınamayacağı öngörüldüğünden bu tür ödemeler geri alınmayacaktır.
Bu Genelgenin yayımı
tarihinden önce sigorta il/sigorta müdürlüklerimize devredilen yersiz
ödemelere ait işlemler 27/04/1995 tarih, 332909 sayılı Genel Yazıdaki
esaslar doğrultusunda sonuçlandırılacaktır.
506 sayılı Kanunun
kimlerin malül sayılacağına ilişkin 53’üncü maddesini değiştiren 33’üncü
maddede, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malül
sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu
sonradan tespit edilen sigortalılara ödenen malüllük aylıklarının geri
alınacağı hükme bağlandığından, bu şekilde yapılan yersiz ödemeler de
yukarıda açıklandığı şekilde geri alınacaktır.
H- DİĞER İŞLEMLER
1)
İdari para cezası
uygulamasına ilişkin 506 sayılı Kanunun 140’ıncı maddesinin (b) bendinde
yapılan değişiklik gereği, çalışma izninin gerektiği işlerde
çalıştırıldığı halde, ilgili mevzuat gereğince çalışma izni bulunmayan
sigortalıların işe giriş bildirgelerinin 9’uncu maddede belirtilen süre
içinde Kuruma verilmemesi halinde asgari ücretin iki katı tutarında idari
para cezası uygulanacaktır. Yabancıların Türkiye’de bir işverene hizmet
akdine bağlı olarak çalışmaları izne bağlı olduğundan, çalışma izinleri
bulunmayan ve işe giriş bildirgeleri süresinde Kuruma verilmeyenler için
asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
2)
4958 sayılı Kanunla
79’uncu maddenin birinci fıkrasında yapılan düzenleme ile 140’ıncı madde
gereğince bordrolara bağlı idari para cezalarının yeniden uygulanmaya
başlanması gerektiğinden, 27/06/2003 tarih, 12-124.Ek Genelge 06/08/2003
tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış olup, bordrolara idari para
cezası uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigorta Primleri Daire
Başkanlığı’nın 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin birinci fıkrası ve
140’ıncı maddenin (c) bendinin uygulanmasına ilişkin Genelgesi hükümleri
dahilinde yürütülecektir.
3)
4958 sayılı Kanunun ;
a)
40’ıncı maddesiyle 506 sayılı Kanunun değişen gelir ve aylıkların
başlangıcına ilişkin 95’inci maddesinde öngörülen düzenleme ile ilgili
olarak 13/11/2000 tarih ve 12-105.Ek Genelgenin 2’nci maddesinde,
b)
46’ncı maddesiyle 506 sayılı Kanunun suç sayılır hareketi bulunan
sigortalılara % 50 indirimli gelir bağlanacağına ilişkin 110’uncu
maddesinde öngörülen düzenleme ile ilgili olarak 31/08/1993 tarih ve
12-51.Ek Genelgede,
c)
53’üncü maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen gelirlerin hesabına ilişkin
ek 44’üncü maddesiyle ilgili olarak 10/09/1999 tarih ve 12-99.Ek
Genelgenin (D) bölümünün ikinci maddesinde,
d)
55’inci maddesiyle
hizmet ihyalarına uygulanacak faiz oranlarına ilişkin 2829 sayılı Kanunun
5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinin
ikinci paragrafı ile ilgili olarak 13/11/2000 tarih ve 12-105.Ek
Genelgenin 3’üncü maddesinde,
öngörülen uygulama
sürdürülecektir.
4)
4958 sayılı Kanunun geçici 1’inci maddesinin (K) fıkrasında öngörülen
isteğe bağlı sigorta prim ve gecikme zammı borçlarının yeniden
yapılandırılmasına ilişkin hususlar, Yönetim Kurulu’nca alınacak karar
doğrultusunda daha sonra talimatlandırılacaktır.
5)
Daha önceki genelge ve
genel yazıların bu genelgeye aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
6)
Bu Genelge’nin (A)
bölümünün 2’nci, (B) bölümünün 4 ve 5’inci, (H) bölümünün 1, 2, ve 4’üncü
maddeleri ile (D ve F) bölümleri hariç olmak üzere diğer bölüm ve
maddeleri 2925 sayılı Kanunun uygulamasında da geçerli bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini ve
gereğince işlem yapılmasını rica ederiz.
Sait
ERSOY Nazmi GÜLEYÜPOĞLU
Genel Müdür Yrd.V.
Kurum Başkanı V.
EKLER :
Ek-1 Borçlanma Başvuru
Belgesi
Ek-2 Tahsis Talep Beyan
ve Taahhüt Belgesi