|
T.C.
ÇALIŞMA VE SOSYAL
GÜVENLİK BAKANLIĞI
SOSYAL SİGORTALAR
KURUMU BAŞKANLIĞI
SİGORTA İŞLERİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Sigorta Primleri
Daire Başkanlığı
SAYI :
B.13.2.SSK.5.01.08.00/VII-031/570503
08.AĞUSTOS.2003
KONU:
506 sayılı Kanunda
yapılan değişiklikler
G E N E LG E
16- 294 Ek
Bilindiği gibi,
06.08.2003 tarihli, 25191 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4958 sayılı
Kanun ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda bazı düzenlemeler yapılmış
bulunmaktadır.
Bu
düzenlemeler ile ilgili olarak Sigorta ve Sigorta İl Müdürlüklerimizce
yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.
1-
506 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra ile, ceza
infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve
benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında yalnız
işkazası ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kollarının
uygulanacağı öngörüldüğünden, bu hükümlü ve tutuklular, anılan fıkranın
yürürlüğe girdiği 01.01.2004 tarihinden itibaren sigortalı sayılacaklar,
ayrıca istekleri halinde sözü geçen sigorta kollarına ilaveten, haklarında
506 sayılı Kanunun 85 inci maddesinde öngörülen şartları taşımaları kaydıyla
isteğe bağlı sigorta hükümlerinden de yararlanabileceklerdir.
Öte
yandan, aynı fıkra hükmü uyarınca, söz konusu kimseleri çalıştıran Ceza
İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları “işveren”, bu kurum ve İş
Yurtlarının sorumlu müdürleri de “işveren vekili” olacaktır.
Ayrıca,
4958 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile 506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
1 inci fıkrasının I bendi yürürlükten kaldırılmış olduğundan, uygulamada bu
husus göz önünde tutulacaktır.
2-
506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (L) bendi ve II nci
fıkrasının (A) ve (D) bentleri 4958 sayılı Kanunun yayımlandığı 06.08.2003
tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan, köy sınırları
içinde sigortalı çalıştırılarak yapılan inşaat işyerlerinde çalıştırılanlar,
bir işverenin emrinde çalışan yabancı uyruklu kimseler ve el halıcılığı
dokuma işlerinde çalışanlar hakkında istekleri olup olmadığına bakılmaksızın
06.08.2003 tarihi itibariyle tüm sigorta kolları uygulanacaktır.
Yapılan
bu değişiklik üzerine köylerde yapılacak inşaat işyerleri hakkında 506
sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hususunda Valiliklerin; daha önce
haklarında sadece kısa vadeli sigorta kolları uygulanan yabancı uyruklular
ve el halıcılığı dokuma işlerinde çalışan kimselerin de bundan böyle tüm
sigorta kollarına tabi olmaları gerektiği hususunda bu kimseleri çalıştıran
işverenlerin birer yazı ile bilgilendirilmeleri uygun görülmüştür.
3-
506 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işçi
çalıştırılmaya başlayacağı tarihten önce “ ibaresi, 4958 sayılı Kanun ile
“en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte” şeklinde
değiştirildiğinden, işyeri bildirgelerinin, bundan böyle en geç sigortalı
çalıştırılmaya başlanan tarihte Kurumumuza verilmesi veya iadeli taahhütlü
olarak gönderilmesi gerekmektedir. 4958 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile
yapılan bu değişikliğin 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi
nedeniyle 06.08.2003 tarihinden sonra (bu tarih dahil) sigortalı
çalıştırmaya başlayan işverenler tarafından verilmesi icabeden işyeri
bildirgelerinin sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte Kurumumuza
verilmiş olması halinde bu bildirgelerin yasal süresi içinde verilmiş olduğu
kabul edilecektir.
Diğer
taraftan, 506 sayılı Kanunun 8 inci maddesine 4958 sayılı Kanun ile eklenen
fıkra uyarınca, miras yolu ile intikal eden işyerinden dolayı yeni işveren
(mirasçılar) tarafından düzenlenecek işyeri bildirgesinin ölüm tarihinden
itibaren en geç üç ay içinde Kurumumuza verilmesi veya iadeli taahhütlü
olarak gönderilmesi gerektiğinden, anılan bildirgenin en geç üçüncü ayın son
gününde Kurumumuza verilmemesi durumunda 506 sayılı Kanunun 140 ıncı
maddesinin (a) fıkrasına istinaden idari para cezası tahakkuk
ettirilecektir.
4-
506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları 4958 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesi ile 01.01.2004 tarihi itibariyle değiştirilmiş olup,
bu değişiklikle, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar
ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile
zamlarının sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık
tutarlarının tespitinde nazara alınmayacağı, bunların dışında her ne ad
altında ödeme yapılırsa yapılsın, tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı hükme
bağlanmış bulunmaktadır.
Bu
hükümlere göre, daha önceki uygulamada olduğu gibi, ölüm, doğum ve evlenme
yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar,
yemek, çocuk ve aile zamlarının sigorta primleri hesabına esas tutulacak
kazançlar tutarına dahil edilmemesi, 02.03.1995 tarihli, 16-104 Ek sayılı
Genelgede belirtilen ayakkabı ve elbise dikiş bedellerinin ise 01.01.2004
tarihinden itibaren prime tabi tutulması icabetmektedir.
Öte
yandan, söz konusu madde hükmüne istinaden, 01.01.2004 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yemek, çocuk ve aile zamlarının yıllar itibariyle prime
tabi tutulmayacak miktarları Bakanlığımızca belirleneceğinden, bu konuda
daha sonra ayrıca açıklama yapılacaktır.
Aynî
yardımların nakden ödenmesi durumunda bunların prime esas kazançlar tutarına
dahil edilmesi uygulamasına devam edilecektir.
506
sayılı Kanunun 77 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik
uyarınca, her sigortalının prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç
toplamının 1.000 liraya kadar olan lira kesri nazara alınmayacağından, bu
husus 01.01.2004 tarihinden itibaren göz önünde bulundurulacaktır.
5-
506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde yapılan düzenleme sonucunda;
a)
İşverenlerin sigortalı çalıştırmadıkları takdirde bu hususu daha önce yazılı
olarak önceden Kurumumuza bildirmeleri gerekirken, bu defa yapılan
değişiklikle, aynı durumun, sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarihten
itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kurumumuza bildirilmesi esası
getirilmiştir.
Ancak, bu
konudaki yükümlülüğün zamanında yerine getirilmemesi idari para cezası
uygulamasında “fiil” olarak sayılmadığından, bu işverenler hakkında 506
sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi uyarınca işlem yapılmayacaktır.
b)
İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka
bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi
halinde, sigortalıyı devir alanın, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin prim
belgelerini bir ay içinde asıl işverene ait tescilli işyerinden Kurumumuza
vermesi gerekmektedir. Bu durumda, prim belgelerinin verilmesinden
sigortalıyı devir alan işveren, asıl işveren ile birlikte müteselsilen
sorumlu tutulacaktır.
Sigortalının devrine ilişkin yazılı olarak yapılmış sözleşmenin Kurumumuza
ibraz edilmesine rağmen, bu sigortalılar ile ilgili prim belgelerinin
sigortalıyı bizzat çalıştıran (devir alan) tarafından Kurumumuza verilmemesi
halinde, uygulanacak idari para cezalarının öncelikle devir alana tebliğ
olunması, ödenmemesi durumunda ise sigorta primlerinde olduğu gibi,
sigortalıyı devir eden asıl işverene de tebligat gönderilmek suretiyle ve
müteselsil sorumluluk esası nazara alınarak, idari para cezasının bu defa
asıl işverenden tahsiline başvurulacaktır.
c)
Fiilen veya işyeri kayıtlarından yapılacak tespitlerin yanı sıra, kamu
kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı
saptanan sigortalılara ait olup, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 14,
16, 17 ve 20 nci maddelerinde belirtilen belgelerin Kurumumuza verilmemiş
olduğunun anlaşılması halinde, bu belgelerin verilmesi hususunda öncelikle
işverenlere (veya varsa ilgili aracılara) bir ay süreli bir tebligat
yapılacak, belgelerin bu süre içinde verilmemesi veya noksan verilmesi
durumunda söz konusu belgeler ilgili Sigorta/Sigorta İl Müdürlüğümüzce
re’sen düzenlenerek birer nüshası işverene veya ilgili aracıya
gönderilecektir.
Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin bahis konusu maddelerinde belirtilen
belgeler yapılacak tebligat üzerine verilse bile, 506 sayılı Kanunun, 9 ve
79 uncu maddelerinde öngörülen yasal verilme süresi geçmiş ise, aynı Kanunun
bu Kanunla değiştirilen 140 ıncı maddesine göre idari para cezası
uygulanacaktır.
d)
506 sayılı Kanunun 83 üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar
tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel
kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçiliğin bildirilmiş olup
olmadığının Kurumumuzca araştırılması gerekmekle birlikte, bu araştırmanın
usûl ve esaslarının Yönetmelikle belirlenmesi gerektiğinden, bu konuda
çıkarılacak yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar 16-118 Ek sayılı Genelgede
belirtildiği gibi işlem yapılmasına devam edilecektir.
6-
506 sayılı Kanunun 80
inci maddesinin beşinci fıkrası 4958 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve yapılan
düzenleme sonucunda, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer
alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51 inci maddesi hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı
öngörülmüştür.
Söz
konusu değişiklik, 4958 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımını izleyen ayın
sonundan itibaren yürürlüğe girdiğinden, bu durumda 2003/Eylül ve önceki
aylar için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca
belirlenen gecikme zamları uygulanacak, 1 Ekim 2003 tarihinden sonraki
sürede ise, Kurum alacağının ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihte %10
oranında arttırılarak bulunacak tutara, ödeme süresinin bittiği tarihten
başlamak üzere, borç ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet İç Borçlanma Senetlerinin aylık ortalama faizi, bileşik bazda
uygulanarak gecikme zammı hesaplanacaktır. Ancak ödemenin yapıldığı ay için
gecikme zammı günlük hesaplanacaktır.
Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet İç Borçlanma Senetlerinin aylık ortalama faizi Genel Müdürlüğümüzce
Ünitelerimize ayrıca bildirilecektir.
7-
4958 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (F) fıkrasında, Kurumumuzun, 506
sayılı Kanunun 130 uncu maddesinde belirtilen görevleri yapmak üzere Sigorta
Yoklama Memuru çalıştırabileceği öngörülmüştür.
506 sayılı Kanunun
4447 sayılı Kanunla değişik 130 uncu maddesinin ikinci fıkrası 4958 sayılı
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte,
4958 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin (B) ve (C) fıkraları hükmüne
istinaden bu konuda yeniden bir düzenleme yapılıncaya kadar, daha önce
Yönetim Kurulumuzca görevlendirilmiş olan Yoklama Memurları görevlerine
devam edeceklerdir.
Öte yandan, 506
sayılı Kanunun 130 uncu maddesine 4958 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi ile
eklenen fıkrada, ihaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri
işverenlerine, Kuruma prim borçlarının bulunmadığını gösteren ilişiksizlik
belgesinin verilmesinde, 3568 sayılı Kanuna göre yetki verilmiş serbest
muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirler tarafından
işverenlerin defter ve belgelerinin incelenebileceği öngörülmüş olmakla
beraber, bu uygulamanın usul ve esasları daha sonra çıkarılacak yönetmelikle
belirleneceğinden, bu konuda, hazırlanacak yönetmelik yürürlüğe girinceye
kadar herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
8-
Bilindiği gibi, 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi 4958 sayılı Kanun ile
değiştirilmiş olup, bu değişikliğe göre,
a)
Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen ve örneği Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği ekinde yayımlanmış bulunan (Ek 7) işyeri bildirgesinin en geç 8
inci maddede belirtilen tarihte Kurumumuza verilmemesi halinde işverenlerin
deftere tabi olup olmadıkları, deftere tabi iseler tutulan defterin türü
dikkate alınarak, sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte geçerli olan
asgari ücret üzerinden idari para cezası verilmesi gerekmektedir.
Ancak, 506 sayılı
Kanunun 140 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca idari para cezası
verilirken; işverenlerin defter tutmak zorunda olup olmadıklarının, defter
tutmak zorunda iseler, ilgili kanunlara göre tutmak zorunda oldukları
defterlerin türünün bilinmesi icabettiğinden, işyeri bildirgelerinin
verilmesi sırasında bu bildirgenin sağ üst kısmına bu konuda şerh konulması
ve gerektiğinde ilgili vergi dairesi ile temasa geçilerek oluşan
tereddütlerin giderilmesi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yeni düzenleme
gereğince, bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olan işverenler için
üç aylık asgari ücret, diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için iki
aylık asgari ücret, defter tutmakla yükümlü olmayan işverenler için de bir
aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
Diğer taraftan, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı çalıştırdığı halde, işyeri
bildirgesini işçi çalıştırılmaya başlanılan tarihten önce Kurumumuza
vermediği anlaşılan işverenlere 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin (a)
fıkrası uyarınca idari para cezası verilmemiş veya ceza uygulanmış olmakla
beraber tebliğ edilen tutara itiraz edilmiş ya da bu tutar kesinleşmemiş
ise, idari para cezaları, bu defa işverenlerin deftere tabi olup
olmadıkları, deftere tabi iseler, tutmak zorunda oldukları defterin türü
nazara alınarak 4958 sayılı Kanun ile yeniden belirlenen tutarlar üzerinden
tahsil edilecektir.
Örneğin, 06.05.2003
tarihinde sigortalı çalıştırmaya başladığı halde işyeri bildirgesini bu
tarihten sonra vermiş olan defter tutmak zorunda olmayan bir işverene henüz
idari para cezası uygulanmamış veya uygulanmış olmakla beraber itiraz
edilmiş ise, itirazı konusunda kesinleşmiş mahkeme kararı olmadıkça, bu
durumdaki işverenden bir aylık asgari ücret tutarında idari para cezası
tahsil edilecektir.
Bu Genelge, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra Ünitelerimize ulaştığından, söz konusu
fıkranın yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden, Genelgenin Ünitelerimize
ulaştığı tarihe kadar, sigortalı çalıştırıldığı tarihte Kuruma verildiği
anlaşılan işyeri bildirgelerinden dolayı idari para cezası uygulanmış ise,
bu cezalar, kanuni dayanağı olmadığı için Ünite İtiraz Komisyonlarınca iptal
edilerek sonucu işverenlere tebliğ olunacaktır.
b)
Bilindiği gibi, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası ve
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 16, 17 ve 20 nci maddeleri uyarınca
işverenler, çalıştırdıkları sigortalılar için aylık sigorta primleri
bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordosu ve aylık sosyal güvenlik
destek prim bordosu düzenlemekle yükümlüdürler.
Yukarıda belirtilen
belgelerin yasal süresi içinde Kurumumuza verilmemesi durumunda Kanunun 140
ıncı maddesinin (c) fıkrasına istinaden, önceden yazılı ihtar yapılması
şartına bağlı kalınmaksızın idari para cezası uygulanması gerekmektedir.
Öte
yandan, bu belgelerden, dört aylık sigorta primleri bordrolarının yasal
süresi dışında verilmesi halinde idari para cezası verilmeyeceği 27.06.2003
tarihli, 12-124 Ek sayılı Genelgede açıklanmış ise de, 506 sayılı Kanunun 79
uncu maddesinin değiştirilmeden önceki birinci fıkrasında yer alan “……… prim
belgeleri………..” ibaresi, 4958 sayılı Kanun ile bu defa “………. asıl veya ek
belgeleri……..” şeklinde değiştirilmiş olduğundan, 4958 sayılı Kanunun
yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olmak
üzere düzenlenecek dört aylık sigorta primleri bordolarının yasal süresi
dışında verilmesi halinde de idari para cezası uygulanacaktır.
Bununla
birlikte, söz konusu bildirge ve bordolardan dolayı verilmesi icabeden idari
para cezasının miktarı, öncelikle bu belgelerin niteliği (asıl veya ek
olarak) ve
verilen
belgelerdeki sigortalı sayısı dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Örneğin,
2003/Temmuz ayına ilişkin olmak üzere düzenlenen aylık sigorta primleri
bildirgesinin aslının 5 Eylül 2003 tarihinde (yasal süresi dışında)
verilmesi durumunda, bildirgedeki sigortalı sayısı da 10 ise, 31 Ağustos
2003 tarihinde işlenen “fiil” den dolayı 31 Ağustos 2003 tarihinde
yürürlükte olan asgari ücretin (306.000.000.-)1/5 inin 10 ile çarpımı
suretiyle bulunacak tutar kadar, yani 61.200.000 x 10= 612.000.000.- lira
idari para cezası verilecektir. Bu bildirgedeki sigortalı sayısı 40 ise,
2.448.000.000.- lira idari para cezası uygulanması gerekmekle birlikte, bu
tutar değişik 140 ıncı maddenin (c) fıkrası hükmünde öngörülen asgari
ücretin üç katını aştığından, 2.448.000.000.- lira değil, bu defa işverene,
306.000.000 x 3= 918.000.000.- lira ceza tutarı tebliğ edilecektir.
Diğer taraftan, 140
ıncı maddenin (c) fıkrasındaki değişikliğe istinaden bundan böyle “ek”
nitelikte verilecek belgelerin her biri için; sigortalı sayısı, prime esas
kazanç tutarının cüz’i Kurum alacağının altında olması gibi hususlar
üzerinde durulmaksızın, fiil tarihindeki aylık asgari ücretin 1/8’i
tutarında idari para cezası verilecektir.
Bu bakımdan, yapılan
yasal düzenleme karşısında, 21.02.1994 tarihli, 16-74 Ek sayılı Genelgenin
“Maddi Hatalar ve İşverenin Elinde Olmayan Nedenler” başlıklı 1 inci
maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile 30.05.2000 tarihli, 034/400114 sayılı
Genel Yazı, 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
uygulanamayacağından yürürlükten kaldırılmıştır.
Örneğin, daha önce
2003/Temmuz ayı için “asıl” nitelikte aylık sigorta primleri bildirgesi
verilen bir işyerinden dolayı aynı ay için bu defa 2003/Eylül ayında (yasal
süre dışında) sadece prime esas kazanç tutarı 5.000.000.- matrahlı “ek”
aylık sigorta primleri bildirgesi verilmesi durumunda, işverene,
306.000.000. x 1/8= 38.250.000.-lira tutarında idari para cezası
verilecektir. 2003/Mayıs ayı için düzenlenen aynı mahiyetteki ek
bildirgenin 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilmesi
halinde ise 30.05.2000 tarihli, 034/400114 sayılı genel yazının yürürlükte
olduğu bir aya ilişkin olması nedeniyle idari para cezası uygulanmayacaktır.
Öte yandan, ceza
hukukunun bir prensibi olarak yeni düzenlemelerin failin lehine bir durum
getirmesi halinde, düşürülen ceza tutarlarının uygulanması gerektiğinden,
06.08.2003 tarihinden önceki sürede işyeri bildirgelerinden dolayı daha
düşük tutarda ceza uygulamasında olduğu gibi, 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe
girdiği 06.08.2003 tarihinden önceki aylarda “asıl” veya “ek” bildirge ve
bordolar için henüz ceza verilmemiş ise, önceki aylar için bu tarihten sonra
uygulanacak idari para cezalarında da daha az olan yeni miktarlar
uygulanacaktır.
506 sayılı Kanunun
4958 sayılı Kanun ile değiştirilen 140 ıncı maddesinin (c) fıkrasının 3 üncü
maddesi ile getirilen yeni hüküm ile, bildirge veya bordoları hiç vermeyen
işverenlere ve varsa aracılara, her bir belgeden dolayı sigortalı sayısı
üzerinde durulmaksızın ayrı ayrı olmak üzere aylık asgari ücretin üç katı
tutarında idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.
Bu durumda,
sigortalı çalıştırıldığının tespit edilmesi üzerine gerek sonradan tescil
edilen işyerleri, gerekse tescilli olduğu halde (faal) hiç belge verilmeyen
işyerlerinden dolayı kanunun bu hükmü uyarınca işverenlere her bir belge
için ayrı ayrı olmak üzere aylık asgari ücretin üç katı tutarında idari para
cezası uygulanacaktır.
Örneğin, Sigorta
Müfettişi veya Sigorta Yoklama Memurunca yapılan durum tespiti sonucunda
işyerinde çalıştırılan sigortalıların tümünün veya bir kısmının Kurumumuza
hiç bildirilmediklerinin anlaşılması üzerine, prim belgelerinin bu hususta
düzenlenecek tutanak tarihinden önce verilmemiş olduğu nazara alınarak
işverene veya ilgili aracıya, belgelerin asıl veya ek nitelikte olup
olmadığına bakılmaksızın, 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin (c)
fıkrasının 3 üncü bendi uyarınca her bir belgeden dolayı asgari ücretin üç
katı tutarında idari para cezası verilecektir.
Başka bir anlatımla,
tutanakla çalıştıkları saptanan sigortalılar ile ilgili asıl veya ek
nitelikteki belgelerin verilmesi hususunda işverene veya ilgili aracıya bir
ay süreli bir tebligat yapılması üzerine söz konusu asıl veya ek belgelerin
bu süre içinde verilmesi durumunda bile, idari para cezası asgari ücretin üç
katı üzerinden tahakkuk ettirilecektir.
İşyeri kayıtlarından
yapılacak tespitler ile kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak yazılardan
işyerlerinde sigortalı çalıştırıldığının bildirilmesi halinde de yukarıda
belirtildiği gibi işlem yapılacaktır.
Ancak, bu uygulama
sırasında, hiç belge verilmemesi fiilinin, 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önceki sürede gerçekleşmiş olması halinde, bu fiillere
asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
İşyerlerinde denetim
yapılmaksızın, öteden beri çalıştırılan sigortalıların tümünü Kurumumuza
bildirdiği halde, herhangi bir aya veya döneme ilişkin “asıl” nitelikteki
belgeleri Kurumumuza vermediği Ünitece anlaşılan işverenlere ve varsa
aracılara, öncelikle iadeli taahhütlü olarak bir yazı gönderilerek bu
belgelerin 15 gün içinde verilmesinin istenilmesi, belgelerin yazıda
belirtilen bu süre içinde verilmesi durumunda 140 ıncı maddenin (c)
fıkrasının 1 inci bendine göre idari para cezası uygulanması, belgelerin
istenilen süre geçirildikten sonra verilmesi veya hiç verilmemesi halinde
ise, bu kez aynı fıkranın 3 üncü bendine göre (aylık asgari ücretin üç katı
tutarında) idari para cezası tahakkuk ettirilmesi uygun görülmüştür.
Diğer taraftan,
16-118 ek sayılı Genelge gereğince yapılacak ön değerlendirme sonucunda
Kurumumuza yeterli işçilik bildirilmemesi üzerine Sigorta Müfettişlerince
yapılan inceleme neticesinde Kurumumuza bildirilmediği tespit olunan asgari
işçilik tutarının, ilgili olduğu aylar belirlenmiş ise bu aylara,
belirlenememiş ise faaliyette bulunulan son aya maledilmesi ve
ilişkilendirilecek ay veya aylara ait asıl ya da ek belgelerin Kurumumuza
hiç verilmemiş olması nedeniyle bu belgelerin her biri için aylık asgari
ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanması gerekmektedir.
c)
4958 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda, işyeri kayıtlarını ibraz
etmeyen işverenlere uygulanmakta olan idari para cezalarında herhangi bir
değişiklik yapılmadığından, bu konuda daha önce yapılan uygulamaya devam
edilecektir.
Ancak, söz konusu
Kanun ile, ibraz edilen defter veya belgelerin tümü verilen sürede ibraz
edilmekle beraber, bu kayıtları yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara
uygun olarak düzenlemeyenlere, her bir geçersizlik hali için, ibraz
edilmemesi üzerine uygulanan miktarları aşmamak kaydıyla, aylık asgari
ücretin yarısı tutarında idari para cezası verileceği öngörüldüğünden, gerek
4958 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden önce, gerekse bu
tarihten sonra işlenmiş olduğu tespit edilen geçersizlik hallerinin her biri
için ayrı ayrı idari para cezası uygulanacaktır.
Bu uygulama
sırasında, 06.08.2003 tarihinden önce ve sonraki sürede tespit edilen birden
fazla kayıt geçersizliği fiilleri için verilecek cezaların toplamı, defter
ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde uygulanan ceza tutarını aşmayacaktır.
Örneğin, diğer
defterleri tutmak zorunda olan bir işverenin defter ve belgelerinin
incelenmesi sonucunda; 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
3; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise 2 geçersizlik durumunun
tespit edilmesi halinde toplam 2.142.000.000.- lira idari para cezası
verilmesi gerekmekte ise de, yeni düzenleme uyarınca bu işverene toplam
765.000.000.- lira (306.000.000 / 2 x 5) tutarında idari para cezası
uygulanacaktır.
Defter ve belgelerin
hangi hallerde geçersiz sayılacağı Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin
21 inci maddesinde; işyeri kayıtlarının geçersizliğine ilişkin “fiil”
tarihleri de 16-36 Ek sayılı Genelgede açıklanmış olduğundan, uygulamada bu
hususlar gözönünde tutulacaktır.
d)
4958 sayılı Kanun ile, gerek dört aylık sigorta primleri bordolarının,
gerekse aylık sosyal güvenlik destek primi bordolarının işyerlerinde
sigortalıların görebileceği yerde asılı olmadığının tespiti halinde
uygulanmakta olan idari para cezalarının miktarında herhangi bir değişiklik
yapılmadığından, bu uygulamaya eskiden olduğu gibi devam edilecektir.
e)
İdari para cezalarının ödenmesi veya tebliği üzerine Kuruma yapılacak itiraz
süresi 4958 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup, bu süreler 15 güne
çıkarılmıştır. Ayrıca 140 ıncı maddede yapılan diğer bir değişiklikle,
Kuruma vaki itirazların reddi üzerine 60 gün içinde idare mahkemesine
başvurulabileceği öngörülmüştür. İdari para cezalarının tebliğinde
kullanılan örneklerde değişiklik yapılacağından, yeni tebligat örnekleri
Ünitelerimize gönderilinceye kadar, bu değişiklikler tashih edilerek eski
örneklerin kullanılması uygun görülmüştür.
Öte
yandan, evvelce olduğu gibi, tebligatta belirtilen süre içinde ödenmeyen
idari para cezaları Kurum alacağına dönüştüğünden, söz konusu ceza
tutarları, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin 4958 sayılı Kanun ile
değiştirilen beşinci fıkrası uyarınca (%10 oranında artırılarak)
hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
506
sayılı Kanunun değişik 140 ıncı maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca,
“fiil” in işlendiği günden itibaren 5 yıl içinde tebliğ edilmeyen idari para
cezalarının zaman aşımına uğrayacağı öngörülmüştür. Bu bakımdan, 4958
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel geriye yönelik 5 yıldan
önceki sürede işlenen fiiller nedeniyle tahakkuk ettirilen ve tebliğ olunan
idari para cezalarına yeni hükümden dolayı (zamanaşımı def’inde bulunularak)
itiraz edilmesi halinde, mahkeme kararı ile kesinleşmiş olanlar hariç olmak
üzere diğer cezaların Ünite İtiraz Komisyonlarınca iptal edilmesi ve
sonucunun ilgililere tebliğ olunması icabetmektedir.
Ayrıca,
işlenen fiiller için bundan böyle idari para cezası tahakkuk ettirilirken,
“fiil” tarihinden itibaren (5) yıl geçmiş olup olmadığının araştırılması,
(5) yıl geçmiş ise idari para cezası tahakkuk ettirilmemesi gerektiğinden,
Kurumumuz zararına sebebiyet verilmemesi ve ihtilaf yaratılmaması açısından
bu konudaki işlemlerin zamanında yapılmasına özen gösterilecektir.
İdari
para cezalarının fiil tarihinden itibaren (5) yıl içinde tahakkuk ve tebliğ
edilmemesi nedeniyle tahsilinin imkânsız hale gelmesi durumunda oluşacak
Kurum zararından, ilgili dosya memuru, şef, müdür yardımcısı ve ünite amiri
müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.
Diğer
taraftan, işverenlerin gereksiz yere para cezası ile karşılaşmamaları
amacıyla bu Genelgenin bir adedinin, ivedilikle ilinizdeki Serbest
Muhasebeciler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler
Odasına gönderilmesi, ayrıca bu konuda talep olunması durumunda meslek
mensupları için bilgilendirme toplantıları yapılması uygun görülmüştür.
Bilgi
edinilmesini, gereğinin buna göre yapılmasını, tereddüt edilen hususların
Genel Müdürlüğümüzden sorulmasını rica ederiz.
Sait ERSOY Nazmi GÜLEYÜPOĞLU
Genel Müdür Yrd.V. Kurum Başkanı
V.
|