|
SAYI :
B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII-031-946961
ANKARA
KONU :
İhale Konusu İşlerden Kaynaklanan
06/12/2005
Borçların Takibi
Ancak, gerek
Başkanlık Müfettişlerince düzenlenen raporlardan, gerekse
Ünitelerimizden intikal eden yazıların tetkikinden, ihaleli işlerden
kaynaklanan borçların tahsili konusunda söz konusu yönetmelikle
Kurumumuza verilmiş olan yetkiden bazı Ünitelerimizin farkında olmadığı
veya bu yetkilerin bilinmesine rağmen ihale konusu işlerden olan
alacaklarımızın, ihaleli işin faaliyet süresi içinde işverenlere
ödenmekte olan hak edişlerden kestirilmesi hususunda gerekli titizliğin
gösterilmediği, bu tür işyerlerinden kaynaklanan alacaklarımızın
çoğunlukla iş bittikten sonra işverenlerin idareler nezdinde bulunan
teminatlarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsiline başvurulduğu, bu
durumda da ihale makamının öncelik hakkı olması veya ihale makamındaki
teminatın alacağımızı karşılamaması nedeniyle tahsilatın güçleşmesi veya
imkansız hale gelmesi gibi olumsuz durumların ortaya çıktığı
anlaşılmıştır.
2.1. İhaleli İşlerin Kuruma Bildirilme Zorunluluğu:
Bilindiği üzere, 506
sayılı Kanunun “Teminatın ve hakedişlerin prim borcuna karşılık
tutulması ile yapı kullanma izin belgesinin verilmesinde borcu yoktur
belgesinin aranması” başlıklı 83 üncü maddesinin;
Birinci
fıkrasında, “Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler
veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il
ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi
kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla
ve kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar,
döner sermayeli kuruluşların ihale yolu ile yaptırılan her türlü işleri
üzerine alanları ve bunların adreslerini Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.” şeklinde,
İkinci fıkrasında ise, “Sigorta primlerinin hakedişlerden mahsubu
yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesi esastır. Ödemenin ve teminatın
geri verilmesine ait işlemlerin usul ve esasları Bakanlar Kurulunca
çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” şeklinde,
Hüküm tesis
edilmiştir.
Söz konusu
maddeye istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan “Sigorta
Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi İle
Kesin Teminatların İadesi Hakkında Yönetmelik” in 4 üncü maddesinde
de,
“İdare, kendisinden
ihale veya emanet yoluyla işalanları ve bunların tebligat adreslerini,
sözleşmenin imzalandığı tarihi izleyen onbeş işgünü içinde Kuruma
bildirmek zorundadır.
Kurum, bu
bildirimi takip eden onbeş işgünü içinde ilgili ünitesini, işyeri sicil
numarasını ve tediye mahallini idareye ve işverene bildirir.”
şeklinde
düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemelerden de
anlaşılacağı üzere, bir yandan maddede belirtilen kurum ve kuruluşlara
ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işi üzerine alanları
(yüklenicileri) ve bunların adreslerini Kuruma bildirme yükümlüğü
getirilirken, bir yandan da sigorta primlerinin hakedişlerden
mahsubu yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesinin esas olduğu
belirtilmek suretiyle primlerin zamanında ve daha kolay tahsiline imkan
tanınmıştır.
Ancak, Kanun
ve Yönetmelikteki emredici bu hükümlere rağmen, 83 üncü maddede sayılan
bazı kurum ve kuruluşların ihale suretiyle yaptırdıkları işleri ya hiç
ya da zamanında Kurumumuza bildirmedikleri, bunun sonucu olarak da
idarelerden ihale suretiyle iş alanların Kuruma olan prim borçlarının
hakedişlerden kestirilmesi imkanının ortadan kalktığı gözlenmiştir.
83 üncü
maddede, bildirim yükümünün yerine getirilmemesi nedeniyle işi yapan ve
sigortalı çalıştıran kişinin prim borcunu ödememesi halinde ihale makamı
durumunda bulunan tüzel kişiliğe sahip kamu kurum ve kuruluşundan,
Kurumca ödenmeyen primlerin istenebileceğine ilişkin açık bir hüküm
bulunmamakta ise de, bildirim yükümünü yerine getirmeme olgusu ile zarar
(primin tahsil edilememesi) arasında uygun neden-sonuç bağının bulunması
durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılacak tebligat ile
işverenin prim borçlarının on beş gün içinde ödenmesi ilgili kamu kurum
ve kuruluşundan gecikme zamlarıyla birlikte istenebilecek, borcun bu
süre içerisinde ödenmemesi halinde ise, bu defa ihale makamı aleyhine
tazminat davası açılabilecektir.
Bu nedenle,
Kurumumuzun ihale suretiyle yaptırılan işlerden zamanında haberdar
olmasını, bu bağlamda da söz konusu işyerlerinin tescilinin ve bu
işyerlerinin prim borçlarının yönetmelik hükümleri çerçevesinde
tahsilinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla örneği Ek-2’de
bulunan matbu bilgilendirme yazısı, Sigorta İl/Sigorta
Müdürlüklerimiz tarafından bölgelerinde bulunan genel ve katma bütçeli
kuruluşlara, il ve belediyelere, sermayesinin en az yarısı genel ve
katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve
müesseselere, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı
ortaklık ve iştiraklerine, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye
dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlara ve döner sermayeli kuruluşlara,
bu Genelgenin Ünitelerimize ulaşmasını takip eden yedi gün içinde
gönderilecektir.
2.2. İhale veya
ödeme makamlarının sorumluluğu:
Yönetmeliğin
“Kurumun Ödettirme Hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde, “İdare ve ödeme
makamının 5 ve 6 ıncı maddelerde belirtilen yükümlülüklerini yerine
getirmeden hakediş ödemesi veya kesin teminatı iade etmesi
hallerinde, genel hükümlere göre işlem yapılır.” şeklinde
düzenleme yapılmıştır.
Yukarıdaki
bölümlerde de belirtildiği gibi, yönetmeliğin 5 ve 6 ncı maddelerinde,
Kurumumuzca istenilmesi halinde işverenin tahakkuk etmiş ve muaccel hale
gelmiş prim borçlarının istihkaklardan ve kesin teminattan kesilmesi,
ayrıca Kurumca düzenlenmiş ilişiksizlik belgesi olmadan kesin teminatın
iade edilmemesi konularında idarelere (ihale makamlarına) yükümlülük
getirilmiş, yönetmeliğin 8 inci maddesinde de, ihale makamlarının bu
yükümlülüklerini yerine getirmemeleri
halinde, işverenin ihaleli işten kaynaklanan borçlarının ihale
makamlarından istenebileceği hususu düzenlenmiştir.
Buna göre;
ihale makamlarının Kurumun talebine rağmen işverenin tahakkuk etmiş ve
muaccel hale gelmiş prim borçlarını istihkaklardan mahsup etmeden
ödemesi veya Kurumca düzenlenmiş ilişiksizlik belgesini aramadan kesin
teminatı iade etmesi hallerinde aşağıdaki bölümlerde açıklandığı
şekilde, ihale makamları hakkında işlem yapılacaktır.
2.3.
Muaccel hale gelmiş prim borçlarının hakedişlerden
kestirilmesi:
506 sayılı Kanunun 83
üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Sigorta primlerinin
hakedişlerden mahsubu yapılmak şartıyla alıkonularak ödenmesi esastır……”
şeklinde,
Sigorta
Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi İle Kesin
Teminatların İadesi Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de;
“Kurum, herhangi bir tarih itibariyle çalıştırılan
sigortalılardan dolayı tahakkuk etmiş ve muaccel hale gelmiş prim ve
gecikme zammı borçlarını işverenin hakedişinden kesilerek ödenmesini
idareden ister.
İdarece,
prim ve gecikme zammına mahsup edilmek üzere yapılan kesinti miktarı
tahakkuk müzekkeresinde gösterilir. Bu kesinti ödeme makamınca muhasebe
kayıtlarına intikalini izleyen ayın 20’sine kadar Kuruma yatırılır veya
önceden bildirilen hesaba banka veya posta idaresi aracılığıyla
gönderilir.
Hakediş
miktarı işverenin Kuruma olan borcunu karşılamazsa bakiye borç daha
sonra ödenecek hakedişlerden kesilerek Kuruma ödenir.
İşverenin
gecikme zamlarından dolayı sorumluluğu Kurum alacağının hakedişten
mahsup edildiği tarihe kadar devam eder.
İdare,
hakediş kesintisinin yapıldığı tarihi, miktarını, muhasebe kayıtlarına
intikal tarihini, tediye mahallini, bankaya yatırılmış ise hesap
numarasını, işverenin adı ve soyadı ile varsa ünvanını, işyerinin sicil
numarası ile birlikte bir yazı ile Kurumun ilgili Ünitesine bildirir.
Kuruma
ödenen kesintiler toplamının herhangi bir devre itibariyle mevcut
borçlardan fazla olması halinde Kurum kesinti fazlalığını işverene iade
eder.”
şeklinde,
Düzenleme
yapılmıştır.
Yukarıdaki
düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, ihaleli işlerden kaynaklanan
prim borçlarının hakedişlerden kesilerek ödenmesi esas olup,
Kurumca, işverenlerin ihale makamları nezdindeki hakedişlerinden söz
konusu kesintinin yaptırılabilmesi için çalıştırılan sigortalılardan
dolayı prim borcunun tahakkuk etmiş ve muaccel hale gelmiş (ödeme
vadesi dolmuş) olması yeterlidir.
Dolayısıyla, bu iki
şartın mevcudiyeti halinde, Kurumca prim borçlarının icraya intikal
ettirilmesine, yani ödeme emri veya haciz bildirisi gönderilmesine gerek
kalmaksızın, Yönetmeliğin 5 inci maddesinden bahisle, doğrudan ihale
makamına yazılacak yazı ile işverenin (varsa aracılarının) muaccel hale
gelmiş prim borçlarının doğmuş veya doğacak istihkaklarından
kesilmesinin istenilmesi mümkün olup, bu durumda da ihale makamlarınca
sözkonusu kesintinin yapılması zorunludur.
Hakedişlerin, prim
borcunun mahsubu yapılmaksızın işverenlere (yüklenicilere) ödenmesi
halinde, Kurumca uğranılan zararın ihale makamlarınca karşılanması
gerekmektedir. Bu amaçla 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılacak
tebligat ile işverenin prim borçlarının on beş gün içinde ödenmesi
ilgili kamu kurum ve kuruluşundan gecikme zamlarıyla birlikte
istenebilecek, borcun bu süre içerisinde ödenmemesi halinde ise, bu defa
ihale makamı aleyhine tazminat davası açılabilecektir. Ancak, Kurumca
ihale makamı aleyhine tazminat davası açılırken, ihale makamının
Kurumun tebligatına rağmen işverene ödediği istihkak miktarı ile sorumlu
olduğu dikkate alınacaktır.
Bu bağlamda,
Ünitelerimizce, işverenlerin muaccel hale gelmiş prim borçlarının ihale
makamları nezdindeki istihkaklarından kestirilmesinin sağlanması
amacıyla bundan böyle örneği Ek:3’ de bulunan matbu yazı kullanılacak,
ayrıca borçlarının hakedişlerinden kesildiği, örneği Ek: 4 de bulunan
yazı ile ilgili işverene adi posta yoluyla bildirilecektir.
2.4. Tahakkuku muhtemel sigorta
primi borçlarına mahsup edilmek üzere hakedişlerden %5
oranında kesinti yaptırılması:
Sigorta
Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi İle Kesin
Teminatların İadesi Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci
fıkrası, “.......İşveren ve varsa aracılar tarafından çalıştırılan
sigortalılarla ilgili prim belgeleri Kuruma verilmemiş veya işyerinde
sigortalı çalıştırılmadığı takdirde bu husus bir dilekçe ile Kurumun
ilgili ünitesine bildirilmemiş ise, Kurum, bu durumu idareye bildirir.
İdare de bu defa iş veya işyerinden dolayı tahakkuku muhtemel sigorta
primi ve gecikme zammını karşılamak üzere hakedişten %5 (yüzde beş)
oranında kesinti yapar. Ancak, işyeri ile ilgili prim belgeleri
verildiğinde, Kurum %5 kesinti yapılmamasını idareye bildirir.”
Hükmünü içermektedir.
Bu düzenleme
ile Kurumumuza, tahakkuk etmiş ve muaccel hale gelmiş prim borcu
olmaması durumunda dahi işverenin ihale makamı nezdindeki
hakedişlerinden %5 oranında kesinti yaptırabilmesine imkan verilmiştir.
Ancak, %5
oranındaki sözkonusu kesintinin yaptırılabilmesi için ya işveren ve
aracılar tarafından çalıştırılan sigortalılarla ilgili prim belgelerinin
Kuruma verilmemiş ya da işyerinde sigortalı çalıştırılmamış ise bu
hususun bir dilekçe ile Kurumun ilgili ünitesine bildirilmemiş olması
şartlarından birisinin gerçekleşmiş olması şarttır.
Başka bir
deyişle, yukarıda belirtilen iki durumdan birisinin olmaması halinde,
Kurumumuzun, tahakkuku muhtemel (henüz doğmamış) borçlardan dolayı
işverenin ihale makamındaki istihkaklarından % 5 oranında kesinti
yapılmasını isteme yetkisi
bulunmamaktadır.
2.5. İlişiksizlik
belgesi ibraz edilmedikçe kesin teminatın iade edilmemesi ve borcun
kesin teminattan kestirilmesi:
Yönetmeliğin
6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ihale konusu işle ilgili
işverenin, Kuruma prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığına dair
ilişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe işverene ait kesin teminat iade
edilmez.
İkinci
fıkrasında, “Kesin teminatın, mevzuatına göre
kısmen veya tamamen iadesi imkanının başladığı tarihten itibaren onbeş
işgünü içinde, ilişiksizlik belgesi ibraz edilmediği takdirde durum,bu
sürenin bitmesinden itibaren onbeş işgünü içinde idarece Kuruma yazı ile
bildirilerek iade konusundaki görüşü sorulur.”
Üçüncü
fıkrasında da, “Kurum, idarenin yazısını
aldıktan sonra işveren ve varsa aracıların defter ve belgelerini
yapılacak 30 gün süreli tebligat ile ister. Bu defter ve belgelerin
tamamının süresi içinde ibraz olunduğuna ilişkin düzenlenen tutanak
tarihinden itibaren Kurum, (4 ay) içinde gerekli incelemeyi yapar. Bu
inceleme neticesinde borcun olmadığı tespit edildiği takdirde derhal
ilişiksizlik belgesini idareye gönderir. Borcun mevcut olduğunun
anlaşılması halinde ise, niteliği ve miktarı tespit edilerek 15 işgünü
içinde idareye bildirir ve ilgilinin varsa hakedişinden, yoksa
teminatından kesilerek Kurum hesabına yatırılmasını ister. İdare, bu
yazının alındığı tarihten itibaren en geç 15 işgünü içinde kesinti
yapmak ve Kurum hesabına yatırmak zorundadır.”
Şeklinde
düzenleme yapılmıştır.
Görüldüğü
gibi, sözkonusu düzenlemelerle, ihale konusu işin tamamlanması
sonrasında işverenin ihale makamı nezdindeki kesin teminatının ne
şekilde iade edileceği belirlenmiş olup, burada da Kurumumuza, işverenin
ihale konusu işten kaynaklanan borçlarının kesin teminattan
kestirilebilmesine imkan tanınmıştır.
Ancak,
İşverenin borçlarının, ihale makamı nezdindeki kesin teminattan
kestirilebilmesi Kurumumuz alacaklarının tahsili yönünden önemli bir
düzenleme olmakla birlikte, söz konusu borçların, kesin teminatın iadesi
aşamasına gelmeden Ünitelerimizce takip edilmiş, başka bir deyişle ihale
konusu işin devam ettiği, dolayısıyla da işverenlerin istihkaklarını
aldıkları aşamada takip edilmiş olması büyük önem taşımaktadır.
Zira, ihale
makamlarınca yüklenicilerden kesin teminat alınmasındaki asıl amaç,
ihale konusu işin sözleşme şartlarına uygun olarak yapılmasını sağlamak
olup, ihale konusu işin sözleme şartlarına aykırı olarak yapılması
durumunda da, ihale makamlarının uğradıkları zararı kesin teminattan
öncelikle tahsil etme hakları bulunmaktadır.
Dolayısıyla,
ihale konusu işlerden kaynaklanan borçların, işin devam ettiği
(istihkakların ödendiği) süre içinde takip edilmeyerek, kesin teminatın
iadesi (ilişiksizlik belgesi alınması) aşamasına bırakılması, Kurum
alacaklarının tamamının kesin teminattan tahsil edilememesine yol
açabilecektir.
Öte yandan,
işverenin Kuruma prim ve gecikme zammı borcunun bulunup bulunmadığı
sorulmadan teminatının iade edilmesi durumunda, Kurumca, prim borçlusu
olan işveren aleyhine icra takibine geçilmeden veya icra takibine
geçilmiş ise bu takibin yanı sıra borcun tahsili hususunda doğrudan
ihale makamına da başvurulabilecektir. Bu amaçla 7201 sayılı Tebligat
Kanununa göre yapılacak tebligat ile işverenin prim borçlarının on beş
gün içinde ödenmesi ilgili kamu kurum ve kuruluşundan gecikme zamlarıyla
birlikte istenebilecek, borcun bu süre içerisinde ödenmemesi halinde
ise, bu defa ihale makamı aleyhine tazminat davası açılabilecektir.
Ancak, Kurumca ihale makamı aleyhine tazminat davası açılırken, ihale
makamının Kurumun tebligatına rağmen işverene iade ettiği teminat
miktarı ile sorumlu olduğu dikkate alınacaktır.
III-
İHALELİ İŞLERİN TESPİTİ VE BU İŞLERDEN KAYNAKLANAN
BORÇLARIN TAKİBİ:
3.1.
İşyeri tescil kayıtlarında ihaleli işlere ait
kodlamanın yapılması:
İhale konusu
işyerlerinin devamlı nitelikteki işyerlerinden veya ihale konusu olmayan
geçici nitelikteki işyerlerinden ayırımının sağlanabilmesi amacıyla,
ihale konusu işyerleri, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına
alınırken bilgisayar programlarındaki tescil giriş ekranlarında yer
alan, ihale kodu : 0 (0:Yok 1:İhale 2:Özel Bina) alanına, “ihale
kodu 1: ihale” kodu verilerek tescil edilmektedir.
Ancak,
işyeri tesciline ilişkin bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan
incelemede, pek çok Ünitemizin işyeri tescili sırasında söz konusu
kodlamaya gerekli önemi vermediği, bu bağlamda tescili yapılan işyerinin
ihale konusu bir işi üstlenmiş olmasına rağmen bu işyerlerini
İhale Kodu:
(0=Yok) veya (2=Özel Bina)
şeklinde ya da tescili
yapılan işyerinin ihale konusu bir işle ilgisi olmamasına rağmen bu
işyerlerine de
İhale Kodu: (1=İhale)
şeklinde hatalı kodlama
yaptığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla,
sözkonusu kodlama hataları düzeltilmeden ihale konusu iş üstlenmiş olan
işyerleri ile ihaleli bu işyerlerinden sadece borcu olanların bilgisayar
programlarınca doğru ve sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi mümkün
bulunmamaktadır.
Bu nedenle,
ihale konusu
iş üstlenmiş olan işyerlerinin borçlarının Ünitelerimizce daha kolay
tespit ve takip edilebilmesi amacıyla hazırlanmış ve işletime açılmış
olan bilgisayar programlarından istenilen faydanın sağlanabilmesi
amacıyla, işyeri dosyaları ile işyeri tescil kayıtları
karşılaştırılarak, ihale konusu işyeri olduğu halde tescil giriş
işlemleri sırasında ihale kodu verilmemiş ya da ihale konusu işyeri
olmadığı halde ihale kodu verilmiş olan hatalı kayıtlar ivedilikle
düzeltilecektir.
3.2.
Borcu olan ihaleli işlerin tespiti ve takibi :
İhale konusu
işyerlerinin muaccel hale gelmiş borçlarının ihale makamı nezdindeki
hakedişlerinden kesilerek tahsil edilmesi hususunun titizlikle takip
edilmesini teminen, bilgisayar programlarında, işveren ana menüden
10-17 nolu seçeneğin işaretlenmesi suretiyle erişilen İhale /
Özel Bina Kaydı Bulunan İşyerleri Listesi ile tescil kütüklerinde
ihale kaydı bulunan işyerlerinin, 10-18 nolu seçeneğin
işaretlenmesi suretiyle erişilen İhale / Özel Bina Borçlu İşyerleri
Listesi ile de; Kurumumuza borcu bulunan ihale konusu işyerlerinin
listelerinin alınabilmesi yönünde gerekli düzenleme yapılmıştır.
Buna göre; sigorta
primleri servislerince işveren ana menüde bulunan 10-18 nolu şeçenek
kullanılmak suretiyle her ayın başında Kurumumuza muaccel
borcu bulunan ihale konusu işyerlerinin listesi alınarak, yine aynı ayın
sonuna kadar örneği Ek-3’de bulunan matbu yazı 7201 sayılı Tebligat
Kanununa uygun olarak gönderilmek
suretiyle işverenin borcunun ihale makamı nezdindeki istihkakından
kesilmesi istenecektir.
Bundan
böyle, ihale konusu işyerlerinden kaynaklanan borçlar, yukarıda
belirtildiği şekilde düzenli olarak takip edilecek olup, bu konuda,
ihmal veya kusuru görülen işyeri dosya memuru ve servis sorumlusu/şef
ile birlikte ilgili müdür yardımcısı ve ünite amiri sorumlu olacaktır.
3.3.
İhaleli işyerlerinin borçlarının icraya intikalinden
önce yönetmelik hükümlerine göre takibinin yapılması:
Bilindiği
gibi, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca yasal süresi içinde
ödenmemiş olan Kurum alacaklarının 6183 sayılı Kanuna göre takip
edilmesi gerekmekle birlikte, 83 üncü madde ve bu maddeye istinaden
Bakanlar Kurulunca çıkarılmış olan “Sigorta Primlerinin Hakedişlerden
Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi Hakkında
Yönetmelik”te ihale konusu işyerlerinden kaynaklanan borçların daha
kolay ve etkin bir şekilde tahsiline ilişkin özel düzenlemeler
yapılmıştır.
Bu bağlamda,
Kurumumuzun, asıl prim borçlusu olan işveren aleyhine yapacağı icra
takibinde ihale makamına 6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca
haciz bildirisi gönderme imkanı bulunmakla birlikte,
bundan böyle ihale konusu işlerden kaynaklanan borçların
icraya intikali ve tecil-taksitlendirilmesinin yapılmasından önce
mutlaka söz konusu yönetmelik hükümlerine göre takibinin yapılmış ve
sonuç alınamamış olmasına dikkat edilecektir.
Buna göre,
Ünite yetkisini aşması nedeniyle Genel Müdürlüğümüze intikal ettirilen
tecil ve taksitlendirme işlemlerinde, işyerinde yapılan işin ihale
konusu olup olmadığı, ihaleli bir işin söz konusu olması durumunda
Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılıp yapılmadığı ve sonucu hakkında
mutlaka bilgi verilecektir.
Bilgi
edinilmesini, gereğinin buna göre yapılmasını rica ederiz.
EK:1-
İhaleli İşlerden
Kaynaklanan Borç Listesi
2-
İhale Makamlarına
Gönderilecek Matbu Yazı Örneği
3-
Tebligat örneği
4-
Bilgilendirme Yazısı
Celal ÖZCAN Sait ERSOY
Daire Başkanı G. Genel Müdür
Kurum Başkanı V.
|