|
MADDE 1 – 16/3/2006 tarih ve 26110 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 25 Sıra no’lu
Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere
İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Hakkında
Tebliğin ekinde yer alan "TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran
Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler" Standardına 8 inci Paragraftan
sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 8A Paragrafı eklenmiştir.
“8A. Bağlı ortaklığı üzerindeki kontrolünün kaybedilmesi sonucunu
doğuran bir satış planı oluşturmuş olan bir işletme, satış
sonrasında eski bağlı ortaklığı üzerinde herhangi bir payı kalıp
kalmayacağına bakılmaksızın, 6 - 8 inci Paragraflarda belirtilen
koşullar karşılandığı anda söz konusu bağlı ortaklığın tüm varlık ve
borçlarını satış amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırır.”
MADDE 2 – Aynı Standarda 36 ncı
Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 36A Paragrafı
eklenmiştir.
“36A. Bağlı ortaklığı üzerindeki kontrolünün kaybedilmesi sonucunu
doğuran bir satış planı oluşturmuş olan bir işletme, söz konusu
bağlı ortaklığın 32 nci Paragrafta yer
verilen durdurulan faaliyet tanımına giren elden çıkarılacak bir
varlık grubu olması durumunda, 33 - 36 ncı
Paragraflarda yer verilen bilgileri açıklar.”
MADDE 3 – Aynı Standarda 44B Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 44C Paragrafı eklenmiştir.
“44C. “-””
MADDE 4 – Bu Tebliğin 1 ve 2 nci
maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler,
13/8/2008 tarih ve 26966 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 68 Sıra no’lu
Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğin 2 no’lu
ekiyle eklenen "TFRS 1 Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının
İlk Uygulaması" Standardının 34C Paragrafının (c) bendini aşağıdaki
şekilde uygular.
“34C.(c) Bir bağlı ortaklık üzerindeki kontrolün kaybedilmesinin
muhasebeleştirilmesine yönelik 34-37 nci
Paragraflardaki hükümler ve TFRS 5’in 8A Paragrafının ilgili
hükümleri.”
MADDE 5 – Bu Tebliğ 30/6/2009
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu hükümler
çerçevesinde, bu Tebliği 1/7/2009
öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Ancak, aynı dönem için TMS 27’nin 38 inci
Paragrafında yapılan değişiklik uygulanmadığı sürece, söz konusu
değişikliklerin 1/7/2009 tarihinden önce
başlayan hesap dönemlerinde uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Sözü
edilen değişikliklerin 1/7/2009
tarihinden önce uygulanması durumunda, anılan husus dipnotlarda
açıklanır. TMS 27’nin (13/8/2008 tarih ve
26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan) 45 inci Paragrafında yer
alan geçiş hükümleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle, bu
değişiklikler TFRS 5’in ilk uygulandığı tarihten itibaren uygulanır.
Ancak, TMS 27’nin (13/8/2008 tarih ve
26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan) daha önceki bir dönemde
uygulanması durumunda, bu Tebliğde yer alan hükümler de aynı dönemde
uygulanır.
MADDE 6 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
FİNANSAL TABLOLARIN SUNULUŞUNA İLİŞKİN
TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS 1) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 108
MADDE 1 –
13/8/2008 tarih ve 26966 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 66 Sıra no’lu
Finansal Tabloların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 1 Finansal Tabloların
Sunuluşu" Standardının 68 inci Paragrafının son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Dönen varlıklar ayrıca, esas itibariyle ticari amaçla elde tutulan
varlıkları (TMS 39’a göre ticari amaçla elde tutulan olarak
sınıflanmış olan finansal varlıklarda olduğu gibi) ve uzun vadeli
finansal varlıkların kısa vadeli kısımlarını içerir.”
MADDE 2 – Aynı Standardın 71 inci Paragrafının 2
nci cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“TMS 39’a göre alım satım amacıyla elde bulundurulan olarak
sınıflandırılmış bazı finansal borçlar, kredili mevduat hesapları,
uzun vadeli finansal borçların kısa vadeli kısımları, temettü
ödemeleri, gelir vergileri ve diğer ticari olmayan ödemeler bunlara
örnektir.”
MADDE 3 – Aynı Standarda
139A Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 139B ve 139C
Paragrafları eklenmiştir.
“139B. “-”
139C. “-””
MADDE 4 – Bu Tebliğ
31/12/2008 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin
finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus
dipnotlarda açıklanır.
MADDE 5 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
MUHASEBE
POLİTİKALARI, MUHASEBE TAHMİNLERİNDE DEĞİŞİKLİKLER VE
HATALARA İLİŞKİN
TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 8)
HAKKINDA
TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 109
MADDE 1 – 20/10/2005 tarih ve 25972
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5 Sıra no’lu
Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve
Hatalara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 8) Hakkında
Tebliğin ekinde yer alan "TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe
Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar" Standardının 7
nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“7.
Bir Standart veya Yorum, bir işleme, olaya veya koşula özellikle
yönelik ise söz konusu kaleme ilişkin muhasebe politikası, bu
Standart veya Yorum dikkate alınarak uygulanmalıdır.”
MADDE 2 – Aynı Standardın 9 uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“9.
Standartlar, bunlarda yer alan hükümlerin uygulanmasında işletmelere
yardımcı olmak üzere çeşitli Rehberler ile birlikte
yayımlanmaktadır. Sözü edilen Rehberlerin, ilgili bulunduğu
Standardın ayrılmaz bir parçası niteliğinde olup olmadığı bu
Rehberlerde belirtilmektedir. Söz konusu Rehberlerden, Standartların
ayrılmaz parçası niteliğinde olmayanlar finansal tablolar açısından
bir gereklilik oluşturmaz.”
MADDE 3 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
BİLANÇO
TARİHİNDEN SONRAKİ OLAYLARA İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE
STANDARDI (TMS 10) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 110
MADDE 1 – 20/10/2005 tarih ve 25972
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6 Sıra no’lu
“Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 10) Hakkında Tebliğ”in adı “Raporlama Döneminden
(Bilanço Tarihinden) Sonraki Olaylara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 10) Hakkında Tebliğ” şeklinde; Tebliğin ekinde yer
alan "TMS 10 Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar" Standardının adı
“TMS 10 Raporlama Döneminden (Bilanço Tarihinden) Sonraki Olaylar”
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2 – Aynı Standardın 13
üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“13. Ödeneceği, raporlama döneminden (bilanço tarihinden) sonra,
ancak finansal tabloların yayımı için onay verilen tarihten önce
ilan edilen temettüler (örneğin; temettülerin onaylanması ve
dolayısıyla artık işletmenin isteğine bağlı olmaması durumunda); söz
konusu zamanda herhangi bir yükümlülük bulunmadığından yükümlülük
olarak finansal tablolara alınmaz. Bu tür temettüler, “TMS 1
Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı uyarınca dipnotlarda
açıklanır.”
MADDE 3 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
MADDİ DURAN
VARLIKLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
16) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 111
MADDE 1 – 31/12/2005 tarih ve 26040
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 15 Sıra no’lu
Maddi Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 16)
Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 16 Maddi Duran Varlıklar”
Standardının 6 ncı Paragrafında yer alan
“Geri kazanılabilir tutar” kavramının tanımı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Geri kazanılabilir tutar: Bir varlığın gerçeğe uygun değerinden
satış giderleri çıkarılarak bulunan değeri ile kullanım değerinden
büyük olanıdır.”
MADDE 2 – Aynı Standarda 68 inci Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 68A Paragrafı eklenmiştir.
“68A. Ancak, başkalarına kiralanmak amacıyla elinde bulundurmakta
olduğu maddi duran varlıklarını normal faaliyet akışı içerisinde
düzenli olarak satmakta olan bir işletme, bu gibi varlıkların
kiralanma amacı sona erdiği ve ilgili varlıklar satış amaçlı elde
tutulan varlık haline geldiğinde, bu varlıkları defter değerleri
üzerinden stoklara aktarır. Sözü edilen varlıkların satışından elde
edilen tutar, “TMS 18 Hasılat” Standardı
uyarınca hasılat olarak muhasebeleştirilir. Normal faaliyet akışı
içerisinde satılmak üzere elde bulundurulmakta olan varlıkların
stoklara aktarıldığı durumlarda TFRS 5 uygulanmaz.”
MADDE 3 – Aynı Standardın 69 uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“69. Bir maddi duran varlık kaleminin elden çıkarılması çeşitli
yollarla (satış, finansal kiralama veya bağış) gerçekleşebilir. Bir
maddi duran varlığın elden çıkarma tarihinin belirlenmesinde, TMS
18’de yer alan işletme mallarının satışından sağlanan
hasılatın muhasebeleştirilmesine ilişkin
kriterler uygulanır. Satıp geri kiralama işlemi yoluyla elden
çıkarmalarda TMS 17 uygulanır.”
MADDE 4 – Aynı Standarda 80 inci Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 81 inci Paragraf; 81A, 81B, 81C, 81D ve 81E
Paragrafları ile 82 nci ve 83 üncü
Paragraflar eklenmiştir.
“81. “-”
81A. “-”
81B. “-”
81C. “-”
81D. “-”
81E. “-”
82.
“-”
83.
“-””
MADDE 5 – Bu Tebliğin 1, 2 ve 3 üncü maddelerinde belirtilen
hükümleri uygulayan işletmeler, 18/1/2005
tarih ve 25704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 Sıra
no’lu Nakit Akış Tablolarına İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan
"TMS 7 Nakit Akış Tabloları" Standardının,
(a)
14 üncü Paragrafının 2 nci fıkrasını
aşağıdaki şekilde uygular.
“Fabrikanın bir unsurunun satışı gibi bazı işlemler,
muhasebeleştirilmiş kâr ya da zararda yer alan kazanç ya da kayıpta
artışa neden olabilir. Bu tür işlemlerle ilgili nakit akışları,
yatırım faaliyetlerinden elde edilen nakit akışlarıdır. Ancak, “TMS
16 Maddi Duran Varlıklar” Standardının 68A Paragrafında tanımlandığı
üzere, başkalarına kiralanmak amacıyla elde bulundurulmakta iken
satış amacıyla elde bulundurulma niteliği kazanan varlıkların
üretimi veya edinimi için yapılan nakit ödemeleri, işletme
faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışlarıdır. Benzer şekilde, bu
tür varlıkların kiralanmasından ve satışından elde edilen nakit
girişleri de işletme faaliyetlerinden kaynaklanan nakit
akışlarıdır.”
(b)
54 üncü Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 55 inci
Paragraf eklenmiş olup, söz konusu
Paragraf aşağıdaki şekilde uygulanacaktır.
“55. “-””
MADDE 6 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu hükümler
çerçevesinde, bu Tebliği 1/1/2009
öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
ÇALIŞANLARA SAĞLANAN FAYDALARA İLİŞKİN
TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS 19) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 112
MADDE 1 – 30/3/2006 tarih ve 26124
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 33 Sıra no’lu
Çalışanlara Sağlanan Faydalara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
19) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 19 Çalışanlara Sağlanan
Faydalar" Standardının 7 nci
Paragrafında yer alan ilgili tanımlar aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Çalışanlara sağlanan kısa vadeli faydalar: Çalışanların hizmet
sundukları dönemin sonundan itibaren on iki ay içinde ödeme günü
gelecek olan faydalardır (işten çıkarma tazminatı dışındaki).
Çalışanlara sağlanan diğer uzun vadeli faydalar: Çalışanların hizmet
sundukları dönemin sonundan itibaren on iki ay içinde ödenmeyecek
olan faydalardır (çalışma dönemi sonrasına ilişkin faydalar ile
işten çıkarma tazminatları dışındaki).
Plan varlıkları yatırım getirisi: Plan
varlıklarından kaynaklanan faiz, temettü ve söz konusu yatırımlara
ilişkin gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş kazanç ve kayıpları ile
birlikte, bunlardan kaynaklanan diğer gelirlerden, planın
yönetiminden kaynaklanan maliyetler (tanımlanmış fayda yükümlülüğünü
ölçmek için kullanılan aktüeryal
varsayımlarda dikkate alınanlar hariç olmak üzere) ile plana ilişkin
vergilerin düşülmesi sonucunda bulunan tutardır.
Geçmiş hizmet maliyeti: İşten ayrılma sonrası sağlanan faydaların
veya çalışanlara sağlanan diğer uzun vadeli faydaların başlaması
veya değişime uğraması nedeniyle cari dönemde sonuçlanan, çalışanın
geçmiş dönemlerde sunduğu hizmetlerine ilişkin tanımlanmış fayda
yükümlülüğünün bugünkü değerinde meydana gelen değişmedir. Geçmiş
hizmet maliyeti pozitif (faydalar ortaya çıktığında veya
değiştirildiğinde ve böylece tanımlanmış fayda yükümlülüğünün
bugünkü değeri arttığında) veya negatif (mevcut faydalar
değiştirildiğinde ve böylece tanımlanmış fayda yükümlülüğünün
bugünkü değeri azaldığında) olabilir.”
MADDE 2 - Aynı Standardın 8
inci Paragrafının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“8.(b) İzin dönemine tekabül eden ücretlerin, çalışanların hizmet
sunduğu dönem sonunu takip eden on iki ay içinde ödendiği kısa
süreli ücretli izinleri (örneğin: ücretli yıllık izin ya da ücretli
hastalık izni gibi);”
MADDE 3 – Aynı Standardın
32B Paragrafının 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“32B. “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar”
Standardı, işletmenin bazı koşullu borçları hakkında kamuoyuna
açıklama yapmasını gerektirir. Örneğin, çok sayıda işverenin
dahil olduğu fayda planlarında aşağıda
yer alanlar nedeniyle koşullu bir borç ortaya çıkmış olabilir:”
MADDE 4 – Aynı Standardın 97
nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“97. Geçmiş hizmet maliyeti, işletmenin mevcut tanımlanmış fayda
planı kapsamında geçmiş hizmetlere ilişkin olarak ödenmesi gereken
faydalarda değişiklik yapması veya faydaları geçmiş hizmetlerle
ilişkilendiren yeni bir tanımlanmış fayda planı oluşturması
durumunda ortaya çıkar. Bu değişiklikler, ilgili faydaların hak
kazanıldığı döneme kadar, çalışanlar tarafından sunulacak hizmetlere
karşılık yapılır. Bu sebeple, geçmiş hizmet maliyeti, ilgili
maliyetin önceki dönemdeki çalışan hizmetini ifade ettiği gerçeğine
rağmen anılan dönemde finansal tablolara yansıtılır. Geçmiş hizmet
maliyeti, maliyette meydana gelen düzeltmeden kaynaklanan değişiklik
olarak ölçülür (bakınız: 64 üncü Paragraf). Negatif geçmiş hizmet
maliyeti, geçmiş hizmetlerle ilişkilendirilen faydaların
değiştirilmesi sonucunda, tanımlanmış fayda yükümlülüğünün bugünkü
değerinin azalması durumunda ortaya çıkar.”
MADDE 5 – Aynı Standardın 98
inci Paragrafının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“98.(c) Fayda artışı resmen açıklanmamış olsa bile, planın resmi
koşulları (veya bu koşulların ötesine geçen zımni kabulden doğan
yükümlüklerce) veya yasalarca, işletmenin, herhangi bir fonu plan
katılımcılarının faydası için kullanmak zorunda olması durumunda,
finansal tablolarda muhasebeleştirilmiş olan
aktüeryal kazançlardan doğan fayda iyileşmelerine ilişkin
tahminler (çalışanlara sağlanacak
faydalara ilişkin yükümlülükteki artış
aktüeryal bir zararı ifade etmekte olup, geçmiş hizmet
maliyeti değildir (bakınız: Paragraf 85(b));”
MADDE 6 – Aynı Standardın 111 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“111. Aşağıdakilerden herhangi birisi durumunda azaltma meydana
gelir:
(a)
İşletmenin, plan dahilindeki çalışan
sayısında önemli bir azaltma yapmayı açıkça taahhüt etmesi durumda;
veya
(b)
İşletmenin, tanımlanmış fayda planının koşullarını değiştirmesi ve
böylelikle mevcut çalışanların gelecekteki hizmetlerinin önemli bir
bölümünün ileride hiçbir faydaya hak kazandırmaması veya sadece daha
düşük tutarda faydaya hak kazandıracak olması durumunda.
Azaltma bir fabrikanın kapanması, bir faaliyetin devam etmemesi veya
bitirilmesi ya da bir planın durdurulması veya gelecekteki maaş
artışlarının geçmişteki hizmetler için ödenen faydalarla
ilişkilendirilmesinde meydana gelen azalma gibi ayrı bir olaydan
doğar. Azaltmalar genellikle yeniden yapılanmalarla bağlantılıdır.
Bu tür durumlarda, işletme azaltmayı, ilgili yeniden yapılanmayla
aynı zamanda muhasebeleştirir.”
MADDE 7 – Aynı Standarda 111 inci Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 111A Paragrafı eklenmiştir.
“111A. Planda yapılan bir değişikliğin sağlanacak fayda tutarını
azaltması durumunda, söz konusu azaltmanın sadece gelecekte
verilecek olan hizmete ilişkin etkisi, azaltma olarak
nitelendirilir. Azaltmanın, geçmiş hizmete ilişkin etkisi ise
negatif geçmiş hizmet maliyetidir.”
MADDE 8 – Aynı Standarda 159C Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 159D Paragrafı eklenmiştir.
“159D. “-””
MADDE 9 – Bu Tebliğin 1, 2 ve 3 üncü maddeleri
31/12/2008 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, anılan maddeleri
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır. Bu Tebliğin 4, 5, 6 ve
7 nci maddelerinde yer verilen hükümler
ise, 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, Standart kapsamında
bulunan faydalarda 31/12/2008 tarihinden sonra meydana gelen
değişiklikler için uygulanır.
MADDE 10 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
DEVLET
TEŞVİKLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ VE DEVLET
YARDIMLARININ
AÇIKLANMASINA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
20) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 113
MADDE 1 – 1/11/2005 tarih ve 25983 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 8 Sıra no’lu
Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının
Açıklanmasına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 20) Hakkında
Tebliğin ekinde yer alan "TMS 20 Devlet Teşviklerinin
Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması"
Standardında yer alan “vergilendirilebilir gelir” ifadesi
“vergilendirilebilir kâr ya da zarar” olarak, “gelir olarak
finansal tablolara yansıtılma”, “gelir kaydedilme” ve “gelir olarak
muhasebeleştirilme” ifadeleri “kâr ya da zararda muhasebeleştirilme”
olarak, “doğrudan özkaynak olarak
kaydedilme” ve “doğrudan özkaynaklar ile
ilişkilendirilme” ifadeleri “kâr ya da zararın dışında
muhasebeleştirilme” olarak, “muhasebe tahmininin düzeltilmesi”
ifadesi “muhasebe tahmininin değiştirilmesi” olarak
değiştirilmiştir.
MADDE 2 – Aynı Standardın 2
nci Paragrafının (b) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“2.(b) İşletmelere vergilendirilebilir kâr ya da vergi zararının
hesaplanmasında yararlanmak üzere sağlanan faydalar veya vergi
yükümlülüğüne bağlı olarak belirlenen ya da vergi yükümlülüğü ile
sınırlı olarak sağlanan devlet yardımları. Sözü edilen yardımlara
örnek olarak; gelir/kurumlar vergisi istisnaları, yatırımı teşvik
amaçlı vergi indirimleri, hızlandırılmış
amortisman uygulaması ve indirilmiş vergi oranları
gösterilebilir;”
MADDE 3 – Aynı Standarda 10
uncu Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 10A Paragrafı
eklenmiştir.
“10A. Devletten piyasa faiz oranından düşük bir oranla alınan
kredinin faydası, devlet teşviği olarak
kabul edilir. Söz konusu kredi “TMS 39 Finansal Araçlar:
Muhasebeleştirme ve Ölçme” Standardı uyarınca muhasebeleştirilir ve
ölçülür. Düşük faiz oranının yarattığı fayda, kredinin TMS 39
uyarınca belirlenen başlangıçtaki defter değeri ile elde edilen
kazanımlar arasındaki fark olarak ölçülür. Söz konusu fayda, bu
Standarda göre muhasebeleştirilir. Krediden sağlanan fayda ile
karşılanması planlanan maliyetlerin belirlenmesinde, yerine
getirilen veya yerine getirilmesi gereken koşul ve yükümlülükler göz
önünde bulundurulur.”
MADDE 4 – Aynı Standardın 12
nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“12. Devlet teşvikleri, bu teşviklerle karşılanması amaçlanan
maliyetlerin gider olarak muhasebeleştirildiği dönemler boyunca
sistematik şekilde kâr veya zarara yansıtılır.”
MADDE 5 – Aynı Standardın 13
üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“13. Devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin iki genel
yaklaşım bulunmaktadır: Teşviğin kâr ya
da zarar dışında muhasebeleştirildiği "sermaye yaklaşımı" ve
teşviğin bir veya daha fazla dönemde kâr
ya da zararda muhasebeleştirildiği "gelir yaklaşımı".”
MADDE 6 – Aynı Standardın 14
üncü Paragrafının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“14.(a) Bir finansman aracı olan devlet teşvikleri, finanse
ettikleri harcama kalemini netleştirmek amacıyla kâr veya zararda
muhasebeleştirilmek yerine, finansal durum tablosu (bilanço) ile
ilişkilendirilmelidir. Geri ödeme beklenmediğinden, bu tür teşvikler
kâr ya da zarar dışında muhasebeleştirilmelidir;
ve”
MADDE 7 – Aynı Standardın 15
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“15. Gelir yaklaşımının dayandığı gerekçeler ise şunlardır:
(a)
Devlet teşvikleri, hissedarlar dışındaki bir kaynaktan elde edilmiş
olmaları nedeniyle, doğrudan özkaynak
olarak kaydedilmemeli, fakat uygun dönemlerde kâr ya da zarar olarak
muhasebeleştirilmelidir;
(b)
Devlet teşvikleri nadiren karşılıksızdır. İşletmeler koşullara
uymakla ve önceden konan yükümlülüklerini yerine getirmekle
teşvikleri kazanır. Bu nedenle bu teşvikler sözü edilen teşviklerle
karşılanması amaçlanan maliyetlerin gider olarak
muhasebeleştirildiği dönemler boyunca kâr ya da zararda
muhasebeleştirilmelidir ve
(c)
Gelir vergisi ve diğer vergilerin bir tür harcama olması göz önüne
alındığında, mali politikaların bir uzantısı olan devlet teşvikleri
de kâr veya zarar ile ilişkilendirilmelidir.”
MADDE 8 – Aynı Standardın 16 ncı
Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“16. Gelir yaklaşımında, devlet teşviklerinin, ilgili teşviklerle
karşılanması amaçlanan maliyetlerin gider olarak
muhasebeleştirildiği dönemler boyunca sistematik bir biçimde kâr ya
da zarara alınması esastır. Devlet teşviklerinin tahsil edildiği
anda kâr ya da zararda muhasebeleştirilmesi tahakkuk esasına
(bakınız: “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı) uygun
değildir ve yalnızca tahsil edildiği dönemden farklı dönemlerde
finansal tablolara yansıtılmasına ilişkin bir esasın bulunmaması
durumunda bu uygulama kabul edilebilir.”
MADDE 9 – Aynı Standardın 17 nci
Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“17. Çoğunlukla, bir işletmenin bir devlet
teşviği ile ilgili maliyet ve harcamaları finansal
tablolarına yansıttığı dönemler kolayca belirlenebilir. Böylece
belirli harcamalardaki devlet teşvikleri, ilgili harcamaların
finansal tablolara yansıtıldığı dönemde kâr ya da zararda
muhasebeleştirilir. Benzer şekilde, amortismana
tabi varlıklara ilişkin teşvikler, genellikle bunların
amortismanları oranında ilgili dönemler boyunca kâr ya da zararda
muhasebeleştirilir.”
MADDE 10 – Aynı Standardın
18 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“18. Amortismana tabi olmayan varlıklara ilişkin teşvikler belirli
yükümlülüklerin yerine getirilmesini gerektirebilir ve ilgili
yükümlülüklerin yerine getirilmesinde katlanılan maliyetlerin
gerçekleştiği dönemler boyunca kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
Örneğin, üzerine bina inşa edilmesi koşuluyla alınan bir arsa
teşviğinin, binanın ömrü boyunca kâr ya
da zararda muhasebeleştirilmesi uygun olacaktır.”
MADDE 11 – Aynı Standardın
20 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“20. Önceden gerçekleşmiş gider veya zararları karşılamak ya da
işletmeye gelecekte herhangi bir maliyet gerektirmeksizin acil
finansman desteği sağlamak amacıyla verilen devlet teşvikleri,
tahsil edilebilir hale geldiği dönemde kâr ya da zararda
muhasebeleştirilir.”
MADDE 12 – Aynı Standardın
21 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“21. Bazı durumlarda, devlet teşvikleri işletmenin belirli
harcamaları üstlenmesini teşvik etmek yerine, acil finansman desteği
sağlamak amacıyla verilebilir. Bu tür teşvikler belirli bir
işletmeyle sınırlandırılabilir ve aynı durumdaki tüm işletmelere
tanınmayabilir. Bu durumlar işletmenin teşviğe
hak kazandığı dönemde teşviğin,
etkisinin açıkça anlaşılabilmesi için gereken açıklamalar ile
birlikte, kâr ya da zararda muhasebeleştirilmesine olanak
sağlayabilir.”
MADDE 13 – Aynı Standardın
22 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“22. Bir devlet teşviğine, geçmiş bir
hesap döneminde gerçekleşmiş gider ve zararların karşılanmasına
yönelik olarak hak kazanılmış olabilir. Bu tür teşvikler finansal
tablolara olan etkisinin açıkça anlaşılabilmesi için gerekli
açıklamalar ile birlikte, tahsil edilebilir hale geldiği dönemin kâr
ya da zararında muhasebeleştirilir.”
MADDE 14 – Aynı Standardın
26 ncı Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“26. Yöntemlerden birisinde teşvik, varlığın faydalı ömrü boyunca
sistematik bir biçimde ertelenmiş gelir olarak kâr veya zararda
muhasebeleştirilir.”
MADDE 15 – Aynı Standardın
27 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“27. Diğer yöntemde ise teşvik, varlığın defter değerinin
hesaplanması sırasında indirilir. Amortismana tabi varlığın faydalı
ömrü boyunca amortisman giderinin
azaltılması yoluyla teşvik, kâr ya da zararda muhasebeleştirilmiş
olur.”
MADDE 16 – Aynı Standardın
32 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“32. Geri ödenmesi gereken devlet teşvikleri, bir muhasebe
tahmininin değiştirilmesi olarak muhasebeleştirilir (bakınız: “TMS 8
Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve
Hatalar” Standardı). Gelire ilişkin bir
teşviğin geri ödenmesi durumunda, ödenen tutar öncelikle bu
tutarın muhasebeleştirildiği itfa edilmemiş ertelenmiş gelir
kaleminden düşülür. Geri ödenen tutarın ertelenmiş gelir bakiyesini
aşması veya ertelenmiş gelir kaleminin olmaması durumunda, söz
konusu tutar doğrudan kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
Varlıklara ilişkin devlet teşviklerinin geri ödenmesi durumunda,
ilgili varlığın defter değeri geri ödenecek tutar kadar artırılır
veya ertelenmiş gelir hesabı geri ödenecek tutar kadar azaltılır.
Teşvik alınmamış olsaydı önceki dönemlerde kâr ya da zararda
muhasebeleştirilmiş olacak olan birikmiş
amortisman tutarı, teşviğin geri
ödenmesiyle birlikte o anda kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.”
MADDE 17 – Aynı Standardın
37 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“37. “-””
MADDE 18 – Aynı Standarda 42 nci
Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 43 üncü Paragraf
eklenmiştir.
“43. “-””
MADDE 19 – Bu Tebliğ hükümlerini uygulayan işletmeler,
24/2/2006 tarih ve 26090 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 22 Sıra no’lu
Tarımsal Faaliyetlere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41)
Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 41 Tarımsal Faaliyetler"
Standardının 34, 35 ve 36 ncı
Paragraflarını aşağıdaki şekilde uygular.
“34. Gerçeğe uygun değerinden satış maliyeti düşülmek suretiyle
ölçülen canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak yapılan devlet
teşvikleri, söz konusu teşviklerin ancak ve ancak alacak haline
gelmeleri durumunda kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
35.
Gerçeğe uygun değerden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen
canlı varlıklara ilişkin devlet teşvikleri; ilgili işletmenin
belirli tarımsal faaliyetlerde bulunulmaması da
dahil olmak üzere, şartlı olarak verilmiş olmaları durumunda,
sadece ve sadece ilgili devlet teşviğine
ilişkin koşullar karşılandığında kâr ya da zararda
muhasebeleştirilir.
36.
Devlet teşviklerinin koşul ve şartları farklılık arz eder. Örneğin;
bir teşvik, işletmenin belirli bir yerde 5 yıl süreyle tarımsal
faaliyette bulunmasını, bu faaliyetin 5 yıldan daha kısa bir dönem
için yapılması durumunda ise tüm teşviğin
iade edilmesini gerektirebilir. Bu durumda, söz
konusu teşvik, 5 yıllık süre dolmadıkça işletme tarafından
kâr ya da zararda muhasebeleştirilmez. Diğer taraftan, teşvik
koşullarının, geçen zamana bağlı olarak
teşviğin belli bir kısmının işletmece alıkonulmasına izin
vermesi durumunda, işletme, söz konusu teşviği,
zaman geçtikçe kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.”
MADDE 20 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu hükümler
çerçevesinde, bu Tebliği 1/1/2009
öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 21 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
BORÇLANMA MALİYETLERİNE İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE
STANDARDI (TMS 23) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 114
MADDE 1 –
15/7/2007
tarih ve 26583 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 46 Sıra
no’lu Borçlanma Maliyetlerine İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 23) Hakkında Tebliğin ekinde yer
alan “TMS 23 Borçlanma Maliyetleri” Standardının 6
ncı Paragrafının (a), (b) ve (c)
bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“6.(a) “TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme”
Standardında tanımlanan etkin faiz oranı yöntemi kullanılarak
hesaplanan faiz gideri,
(b)
“-”,
(c)
“-” ”
MADDE 2 – Aynı Standarda 29 uncu Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 29A Paragrafı eklenmiştir.
“29A. “-””
MADDE 3 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 4 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
KONSOLİDE VE
BİREYSEL FİNANSAL TABLOLARA İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE
STANDARDI (TMS 27) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 115
MADDE 1 – 13/8/2008 tarih ve 26966 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 68 Sıra no’lu
Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 27
Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar" Standardının 38 inci
Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“38. Bireysel finansal tablolar hazırlayan bir işletme, bu
tablolarda yer alan bağlı ortaklıklar, müştereken kontrol edilen
işletmeler ve iştiraklerdeki yatırımlarını;
(a)
Maliyet değeriyle veya
(b)
TMS 39’a uygun olarak muhasebeleştirir.
Her
bir yatırım kategorisi için aynı muhasebe politikasının uygulanması
esastır. Maliyeti üzerinden muhasebeleştirilmiş olan yatırımlar,
TFRS 5’e göre satış amaçlı elde tutulan varlık olarak
sınıflandırıldığında (ya da satış amaçlı varlık olarak sınıflanan
bir grup varlık içerisine dahil
edildiğinde) “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve
Durdurulan Faaliyetler” Standardına uygun olarak muhasebeleştirilir.
Bu tür durumlarda, TMS 39 uyarınca muhasebeleştirilmiş olan
yatırımlar eski şekilde ölçülmeye devam edilir.”
MADDE 2 – Aynı Standarda 45 inci Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 45A Paragrafı eklenmiştir.
“45A. “-””
MADDE 3 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için, 16/3/2006 tarih ve
26110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TFRS 5’in ilk kez
uygulandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere, yayımlandığı
tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu hükümler
çerçevesinde, bu Tebliği 1/1/2009
öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 4 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
İŞTİRAKLERDEKİ
YATIRIMLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
28) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 116
MADDE 1 – 27/12/2005 tarih ve 26036 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 12 Sıra no’lu İştiraklerdeki
Yatırımlara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 28) Hakkında
Tebliğin ekinde yer alan "TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar"
Standardının 1 inci Paragrafı aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“1.
Bu Standart, iştiraklerdeki yatırımların muhasebeleştirilmesinde
uygulanır. Ancak;
(a)
Risk sermayesi (girişim sermayesi) kuruluşları,
(b)Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonlarını kapsayan
benzer işletmeler tarafından elde bulundurulan ve "TMS 39 Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme" Standardı uyarınca
muhasebeleştirilerek, ilk muhasebeleştirmeyi takiben gerçeğe uygun
değeri ile değerlenip kâr veya zararla ilişkilendirilen veya
alım-satım amaçlı elde bulundurulan iştirak yatırımları bu Standart
kapsamında değildir. Bu tür yatırımlar, TMS 39 uyarınca gerçeğe
uygun değerlerinden ölçülür ve gerçeğe uygun değerde meydana gelen
değişimler, değişimin gerçekleştiği dönemde kâr veya zararda
muhasebeleştirilir. Bu tür bir yatırımı elinde bulunduran işletme,
Paragraf 37(f)’de yer verilen açıklamalarda bulunur.”
MADDE 2 – Aynı Standardın 33 üncü Paragrafının 1 inci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“33. İştiraklerdeki yatırımın defter değerinin bir bölümünü
oluşturan şerefiye, ayrıca muhasebeleştirilmediğinden "TMS 36
Varlıklarda Değer Düşüklüğü" Standardının şerefiye değer
düşüklüğünün test edilmesine ilişkin hükümleri uygulanarak ayrıca
değer düşüklüğü açısından test edilmez. Bunun
yerine, TMS 39 hükümlerinin uygulanmasının yatırımda değer düşüklüğü
olabileceğini gösterdiği durumlarda, iştirak yatırımının geri
kazanılabilir tutarı (kullanım değeri ile gerçeğe uygun değerinden
satış maliyetlerinin düşülmesi sonucu bulunan tutardan büyük olanı)
ile defter değeri karşılaştırılarak yatırımın tüm defter değeri TMS
36’ya göre değer düşüklüğü açısından tek bir varlık gibi test
edilir. Bu tür durumlarda muhasebeleştirilen değer düşüklüğü
zararı, iştirakteki yatırımın defter değerinin bir bölümünü
oluşturan şerefiye de dahil olmak üzere
herhangi bir varlık kalemine dağıtılmaz. Buna bağlı olarak,
iştirakteki yatırımın geri kazanılabilir tutarının sonradan artması
durumunda, söz konusu değer düşüklüğü zararı TMS 36 uyarınca iptal
edilir. Yatırımın kullanım değerinin belirlenmesinde işletme
tarafından aşağıdaki tahminler yapılır:”
MADDE 3 – Aynı Standarda 41B Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 41C Paragrafı eklenmiştir.
“41C. “-””
MADDE 4 – Bu Tebliğin 1 ve 2 nci
maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler,
30/1/2007 tarih ve 26419 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 42 Sıra no’lu
Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama
Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TFRS 7
Finansal Araçlar: Açıklamalar" Standardının 3 üncü Paragrafının (a)
bendini aşağıdaki şekilde uygular.
“3.(a) "TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar", "TMS 28
İştiraklerdeki Yatırımlar" ve "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar"
Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak
veya iş ortaklıklarındaki paylar. Diğer taraftan, bazı durumlarda,
TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin
vermektedir. Bu hallerde, işletme bu TFRS’de
yer alan hükümleri uygular. Bu Standart, ilgili türev ürün TMS 32’de
yer alan özkaynağa dayalı finansal araç
tanımına girmediği sürece, bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve
iş ortaklıklarındaki paylarla ilişkilendirilmiş her türlü türev
ürüne de uygulanır.”
MADDE 5 – Bu Tebliğin 1 ve 2 nci
maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler, 31/12/2005
tarih ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14 Sıra
no’lu İş Ortaklıklarındaki Paylara
İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 31) Hakkında Tebliğin ekinde
yer alan "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar" Standardının 1 inci
Paragrafını aşağıdaki şekilde uygular.
“1.
İş ortaklıklarındaki payların muhasebeleştirilmesi ve iş
ortaklıklarının yapılarına ve faaliyetlerinin gerçekleştirilme
şekline bağlı olmaksızın; iş
ortaklığının varlık, borç, gelir ve giderlerinin ortak
girişimcilerin ve yatırımcıların finansal tablolarında raporlanması
bu Standart hükümlerine göre yapılır. Ancak bu Standart, alım-satım
amaçlı elde tutulan ve bu şekilde sınıflandırılan, ilk
muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değerinden ve gelir tablosu
ile ilişkilendirilmek suretiyle gösterilen ve “TMS 39 Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme” Standardı ile uyumlu olarak
muhasebeleştirilen;
(a)
Girişim (risk) sermayesi organizasyonları veya
(b)
Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonları
dahil benzeri işletmeler tarafından elde
tutulan, müştereken kontrol edilen işletmelerdeki ortak girişimci
katılım paylarına uygulanmaz. Bu tür yatırımlar, gerçeğe uygun
değerlerindeki değişimler, değişimin gerçekleştiği dönemde kâr veya
zarar ile ilişkilendirilerek, TMS 39 uyarınca gerçeğe uygun
değerleri üzerinden değerlenir. Bu tür bir katılım payını elinde
tutan ortak girişimci, 55 ve 56 ncı
Paragraflar uyarınca gerekli açıklamaları yapar.”
MADDE 6 – Bu Tebliğin 1 ve 2 nci
maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler,
28/10/2006 tarih ve 26330 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 40 Sıra no’lu
Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32)
Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum"
Standardının 4 üncü Paragrafının (a) bendini aşağıdaki şekilde
uygular.
“4.(a) "TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar", "TMS 28
İştiraklerdeki Yatırımlar" ve "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar"
Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak
veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda,
TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin
vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan
hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki,
iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm
türev ürünlere uygular.”
MADDE 7 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
YÜKSEK
ENFLASYONLU EKONOMİLERDE FİNANSAL RAPORLAMAYA
İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE STANDARDI (TMS 29) HAKKINDA
TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 117
MADDE 1 – 31/12/2005 tarih ve 26040
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16 Sıra no’lu
Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlamaya İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 29) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS
29 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama" Standardının
6 ncı Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“6.
İşletmeler, finansal tablolarını, genel fiyat düzeyindeki
değişimlerden ya da kayıtlarda yer alan varlık ya da borçların özel
fiyatlarındaki artışlardan bağımsız olarak, tarihi maliyet esasına
göre hazırlar. Bu durumun istisnasını, işletmenin gerçeğe uygun
değer üzerinden ölçmek zorunda olduğu ya da ölçmeyi tercih ettiği
varlık ve borçlar oluşturur. Örneğin, maddi duran varlıklar gerçeğe
uygun değer üzerinden yeniden değerlenebilir; biyolojik varlıkların
da gerçeğe uygun değer üzerinden ölçülmeleri gerekir. Bununla
beraber bazı işletmeler, elde tutulan varlıkların özel
fiyatlarındaki değişimlerin etkisini yansıtan cari maliyet
yaklaşımına göre hazırlanmış finansal tablolar sunar.”
MADDE 2 – Aynı Standardın 8
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“8.
Geçerli para birimi yüksek enflasyonlu bir ekonominin para birimi
olan bir işletmenin finansal tabloları, ister tarihi maliyet ister
cari maliyet yaklaşımıyla hazırlanmış olsun, raporlama dönemi
(bilanço tarihi) sonundaki cari ölçüm birimi cinsinden ifade edilir.
“TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı (13/8/2008
tarih ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan) uyarınca istenen
önceki dönemlere ait karşılaştırmalı rakamlar ve önceki dönemlere
ait herhangi bir bilgi de raporlama dönemi sonundaki cari ölçüm
birimi cinsinden ifade edilir. Farklı bir para biriminin
kullanıldığı finansal tablolarda karşılaştırmalı tutarların
sunumunda “TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri” Standardının 42(b) ve 43
üncü Paragrafları uygulanır.”
MADDE 3 – Aynı Standardın 14
üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“14. Diğer tüm aktif ve pasifler, parasal olmayan kalemlerdir. Bazı
parasal olmayan kalemler, raporlama dönemi sonundaki cari
tutarlarından taşınır (net kâr ve gerçeğe uygun değeri ile
değerlenenler gibi) ve bu nedenle düzeltilmezler. Diğer tüm parasal
olmayan aktif ve pasifler düzeltilir.”
MADDE 4 – Aynı Standardın 15
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“15. Parasal olmayan kalemlerin çoğu, maliyet değerlerinden ya da
amortisman düşülmüş maliyet değerinden
taşınır, dolayısıyla elde etme tarihindeki cari tutarlardan
gösterilir. Her bir kalemin düzeltilmiş maliyeti veya
amortisman düşülmüş düzeltilmiş maliyeti;
tarihi maliyet ve birikmiş amortismana bir genel fiyat endeksindeki
elde etme tarihinden raporlama dönemi sonuna (bilanço tarihine)
kadar olan sürede gerçekleşen değişimin etkisinin yansıtılmasıyla
belirlenir. Örneğin, maddi duran varlıklar, hammadde ve ticari
mallar, şerefiye, patent, ticari marka ve benzeri varlıklar satın
alma tarihlerinden itibaren düzeltilir. Yarı mamuller ve mamuller
satın alma ve üretim maliyetlerinin oluştuğu tarihlerden itibaren
düzeltilir.”
MADDE 5 – Aynı Standardın 19
uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“19. Bir parasal olmayan kalemin düzeltilmiş değeri, eğer geri
kazanılabilir tutarını aşıyorsa, ilgili Standartlar çerçevesinde
azaltılır. Örneğin, maddi duran varlıkların, şerefiyenin, patent ve
ticari markaların düzeltilmiş tutarları geri kazanılabilir tutarına,
stokların düzeltilmiş tutarları da net gerçekleşebilir değerine
indirilir.”
MADDE 6 – Aynı Standardın 20
nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“20. Özkaynak yöntemiyle
muhasebeleştirilen bir yatırım, yüksek enflasyonlu bir ekonominin
para biriminde raporlama yapabilir. Böyle bir yatırımın finansal
durum tablosu (bilanço) ve kapsamlı gelir tablosu, yatırımcının
işletmenin net aktifleri ve kâr ya da zarardaki payını hesaplamak
amacıyla, bu Standarda göre düzeltilir. Yatırımın düzeltilmiş
finansal tabloları bir yabancı para biriminde hazırlanmışsa, kapanış
kurundan çevrilir.”
MADDE 7 – Aynı Standardın 28
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“28. Net kârdaki kazanç veya kayıp, kâr ya da zarara
dahil edilir. Fiyat değişimlerine
anlaşmayla bağlı aktif ve pasiflere 13 üncü Paragrafta belirtildiği
gibi yapılan düzeltme net parasal pozisyon kâr/zararı ile
netleştirilir. Faiz gelir ve gideri ile yatırılan veya borçlanılan
fonlarla ilgili kur farkları gibi diğer gelir ve gider kalemleri de
net parasal pozisyon ile ilişkilendirilir. Bu tür kalemler kapsamlı
gelir tablosunda ayrıca gösterilse de, net parasal pozisyon
kâr/zararı ile beraber gösterilmeleri faydalı olabilir.”
MADDE 8 – Bu Tebliğ
31/12/2008 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin
finansal tablolarında uygulayabilirler.
MADDE 9 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
İŞ
ORTAKLIKLARINDAKİ PAYLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
31) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 118
MADDE 1 – 31/12/2005 tarih ve 26040
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14 Sıra no’lu
İş Ortaklıklarındaki Paylara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
31) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki
Paylar" Standardının 1 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“1.
İş ortaklıklarındaki payların muhasebeleştirilmesi ve iş
ortaklıklarının yapılarına ve faaliyetlerinin gerçekleştirilme
şekline bağlı olmaksızın; iş
ortaklığının varlık, borç, gelir ve giderlerinin ortak
girişimcilerin ve yatırımcıların finansal tablolarında raporlanması
bu Standart hükümlerine göre yapılır. Ancak bu Standart, alım-satım
amaçlı elde tutulan ve bu şekilde sınıflandırılan, ilk
muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değerinden ve gelir tablosu
ile ilişkilendirilmek suretiyle gösterilen ve “TMS 39 Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme” Standardı ile uyumlu olarak
muhasebeleştirilen;
(a)
Girişim (risk) sermayesi organizasyonları veya
(b)
Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonları
dahil benzeri işletmeler tarafından elde
tutulan, müştereken kontrol edilen işletmelerdeki ortak girişimci
katılım paylarına uygulanmaz. Bu tür yatırımlar, gerçeğe uygun
değerlerindeki değişimler, değişimin gerçekleştiği dönemde kâr veya
zarar ile ilişkilendirilerek, TMS 39 uyarınca gerçeğe uygun
değerleri üzerinden değerlenir. Bu tür bir katılım payını elinde
tutan ortak girişimci, 55 ve 56 ncı
Paragraflar uyarınca gerekli açıklamaları yapar.”
MADDE 2 – Aynı Standarda 57 nci
Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 58 inci Paragraf ile
58A, 58B Paragrafları ve 59 uncu Paragraf eklenmiştir.
“58. “-”
58A. “-”
58B. “-”
59.
“-””
MADDE 3 – Bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen hükmü
uygulayan işletmeler, 30/1/2007 tarih ve
26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 42 Sıra
no’lu Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal
Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TFRS
7 Finansal Araçlar: Açıklamalar" Standardının 3 üncü Paragrafının
(a) bendini aşağıdaki şekilde uygular.
“3.
(a) "TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar", "TMS 28
İştiraklerdeki Yatırımlar" ve "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar"
Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak
veya iş ortaklıklarındaki paylar. Diğer taraftan, bazı durumlarda,
TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin
vermektedir. Bu hallerde, işletme bu TFRS’de
yer alan hükümleri uygular. Bu Standart, ilgili türev ürün TMS 32’de
yer alan özkaynağa dayalı finansal araç
tanımına girmediği sürece, bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve
iş ortaklıklarındaki paylarla ilişkilendirilmiş her türlü türev
ürüne de uygulanır.”
MADDE 4 – Bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen hükmü
uygulayan işletmeler, 27/12/2005 tarih ve
26036 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 12 Sıra
no’lu İştiraklerdeki Yatırımlara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 28) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 28
İştiraklerdeki Yatırımlar" Standardının 1 inci Paragrafını aşağıdaki
şekilde uygular.
“1.
Bu Standart, iştiraklerdeki yatırımların muhasebeleştirilmesinde
uygulanır. Ancak;
(a)
Risk sermayesi (girişim sermayesi) kuruluşları,
(b)
Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonlarını kapsayan benzer
işletmeler tarafından elde bulundurulan ve "TMS 39 Finansal Araçlar:
Muhasebeleştirme ve Ölçme" Standardı uyarınca muhasebeleştirilerek,
ilk muhasebeleştirmeyi takiben gerçeğe uygun değeri ile değerlenip
kâr veya zararla ilişkilendirilen veya alım-satım amaçlı elde
bulundurulan iştirak yatırımları bu Standart kapsamında değildir. Bu
tür yatırımlar, TMS 39 uyarınca gerçeğe uygun değerlerinden ölçülür
ve gerçeğe uygun değerde meydana gelen değişimler, değişimin
gerçekleştiği dönemde kâr veya zararda muhasebeleştirilir. Bu tür
bir yatırımı elinde bulunduran işletme, Paragraf 37 (f)’de yer
verilen açıklamalarda bulunur.”
MADDE 5 – Bu Tebliğin 1 inci maddesinde belirtilen hükmü
uygulayan işletmeler, 28/10/2006 tarih ve
26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 40 Sıra
no’lu Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 32
Finansal Araçlar: Sunum" Standardının 4 üncü Paragrafının (a)
bendini aşağıdaki şekilde uygular.
“4.
(a) "TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar", "TMS 28
İştiraklerdeki Yatırımlar" ve "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar"
Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak
veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda,
TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine izin
vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan
hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki,
iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm
türev ürünlere uygular.”
MADDE 6 – Bu Tebliğ
31/12/2008 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin
finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus
dipnotlarda açıklanır.
MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
ARA DÖNEM
FİNANSAL RAPORLAMAYA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
34) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 119
MADDE 1 – 2/2/2006 tarih ve 26068 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 19 Sıra no’lu
Ara Dönem Finansal Raporlamaya İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
34) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 34 Ara Dönem Finansal
Raporlama" Standardının 11 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“11. İşletme, bir ara döneme ilişkin kâr veya zarar bileşenlerini
sunan tabloda, “TMS 33 Hisse Başına Kazanç” Standardının uygulandığı
durumlarda söz konusu döneme ilişkin adi hisse başına kâr ile hisse
başına sulandırılmış kâr tutarlarını sunar.”
MADDE 2 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler.
MADDE 3 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
VARLIKLARDA
DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜNE İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI
(TMS 36)
HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 120
MADDE 1 – 18/3/2006 tarih ve 26112 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 28 Sıra no’lu
Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
36) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 36 Varlıklarda Değer
Düşüklüğü" Standardının 134 üncü Paragrafının (e) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“134. (e) Birimin (birimler grubunun) geri kazanılabilir tutarının
satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri esas alması
durumunda, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri
belirlemek için kullanılan yöntem. Satış maliyetleri düşülmüş
gerçeğe uygun değerin, birime (birimler grubuna) ilişkin olarak
gözlemlenebilen bir piyasa fiyatı kullanılarak belirlenmemesi
durumunda, aşağıdaki bilgiler kamuoyuna açıklanır:
(i)
Yönetimin, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri
belirlemede esas aldığı her bir kilit varsayım. Kilit varsayımlar;
birimin (birimler grubunun) geri kazanılabilir tutarının en çok
duyarlı olduğu varsayımlardır.
(ii)
Yönetimin, her bir temel varsayımla ilişkilendirilen değeri (ya da
değerleri) belirlemedeki yaklaşımı; söz konusu değerin (değerlerin)
geçmiş deneyimleri yansıtıp yansıtmadığı, uygun olması durumunda,
işletme dışı bilgi kaynakları ile tutarlı olup olmadığı ve aksi
halde, neden geçmiş deneyimlerden veya işletme dışı bilgi
kaynaklarından farklı olduğu.
Satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerin,
iskonto edilmiş nakit akış tahminleri
kullanılarak belirlenmesi durumunda, aşağıdaki hususlar hakkında da
açıklama yapılır:
(iii)
Yönetimin nakit akışlarını planladığı dönem,
(iv) Nakit akış projeksiyonlarının
tahmininde kullanılan büyüme oranı,
(v)
Nakit akış projeksiyonlarına uygulanan
iskonto oranı (oranları).”
MADDE 2 – Aynı Standardın
140B Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 140C
Paragrafı eklenmiştir.
“140C. “ – ””
MADDE 3 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 4 – Bu Tebliğ
hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
MADDİ OLMAYAN
DURAN VARLIKLARA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS
38) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 121
MADDE 1 – 17/3/2006 tarih ve 26111
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 26 Sıra no’lu
Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
38) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 38 Maddi Olmayan Duran
Varlıklar" Standardının 69 uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“69. Bazı durumlarda, işletmeye gelecekte ekonomik yararlar sağlamak
amacıyla birtakım harcamalar yapılır, ancak söz konusu harcamalar
sonucunda muhasebeleştirilebilecek herhangi bir maddi olmayan duran
varlık veya diğer bir varlık elde edilmez veya oluşturulmaz. Mal
alımının söz konusu olduğu durumlarda, bu tür harcamalar, işletmenin
mallara erişim hakkı doğduğu anda gider olarak muhasebeleştirilir.
Hizmet alımının söz konusu olduğu durumlarda ise, yapılan
harcamalar, hizmetler alındığı anda gider olarak muhasebeleştirilir.
Örneğin, araştırma için yapılan harcama, işletme birleşmesinin bir
parçası olarak elde edildiği durumlar hariç, gerçekleştiği anda
gider olarak muhasebeleştirilir (bakınız: 54 üncü Paragraf).
Gerçekleştiği anda gider olarak muhasebeleştirilen harcamalarla
ilgili diğer örnekler şunlardır:
(a)
"TMS 16 Maddi Duran Varlıklar" Standardı uyarınca bir maddi duran
varlık kaleminin maliyetine dahil edilmiş
olmadıkça, faaliyete başlanmasına ilişkin harcamalar (başlangıç
maliyetleri gibi). Başlangıç maliyetleri, bir tüzel kişiliğin
oluşturulması için yapılan yasal ve sekreterya
türü maliyetler, yeni bir tesis veya işyeri açmak için yapılan
harcamalar (yani açılış öncesi maliyetler) veya yeni faaliyetlerin
başlatılması, yeni ürün veya süreçlerin oluşturulması için yapılan
harcamalar (yani faaliyet öncesi maliyetler) gibi kuruluş
maliyetlerinden oluşabilir.
(b)
Eğitim faaliyetlerine ilişkin harcamalar.
(c)
Reklam ve promosyon faaliyetlerine
ilişkin harcamalar (internet üzerinden sipariş verilecek malları
içeren kataloglar dahil).
(d)
Bir işletmenin kısmen veya tamamen yerinin değiştirilmesi veya
yeniden yapılandırılmasına ilişkin harcamalar.”
MADDE 2 – Aynı Standarda 69 uncu Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 69A Paragrafı eklenmiştir.
“69A. İşletme, malların mülkiyetini eline geçirdiği anda söz konusu
mallara erişim hakkına da sahip olur. Benzer şekilde malların,
tedarik sözleşmesine ilişkin koşullar çerçevesinde bir tedarikçi
tarafından imal edildiği ve işletmenin, ödeme karşılığında söz
konusu malların teslimini talep edebildiği
durumlarda işletmenin söz konusu mallara erişim hakkı
bulunmaktadır. Hizmetler ise, işletmenin hizmeti, örneğin,
müşterilere reklam yapmak amacıyla diğer bir hizmete yönlendirdiği
anda değil, bir sözleşme çerçevesinde işletmeye teslim edilmek üzere
tedarikçi tarafından ifa edildikleri anda alınmış kabul edilir.”
MADDE 3 – Aynı Standardın 70 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“70. 68 inci Paragraf, bir işletmenin, mallara erişim hakkını elde
etmesi öncesinde yaptığı bir peşin ödemeyi varlık olarak
muhasebeleştirmesini engellemez. Benzer şekilde, yine aynı Paragraf,
bir işletmenin, hizmet alımı öncesinde yaptığı bir peşin ödemeyi
varlık olarak muhasebeleştirmesini de engellemez.”
MADDE 4 – Aynı Standardın 98 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“98. Bir varlığın itfaya tabi tutarının yararlı ömrüne sistematik
olarak dağıtılması için birçok itfa yöntemi kullanılabilir. Bu
yöntemler arasında; doğrusal itfa yöntemi, azalan bakiyeler yöntemi
ve üretim birimi yöntemleri sayılabilir. Kullanılacak yöntem,
varlıktan elde edilmesi beklenen gelecekteki ekonomik yararların
tahmin edilen kullanım şekillerine göre belirlenir ve söz konusu
gelecekteki ekonomik yararların tahmin edilen kullanım şekillerinde
bir değişiklik olmadıkça, ilgili yöntem dönemden döneme tutarlı bir
şekilde uygulanır.”
MADDE 5 – Aynı Standarda 130C Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 130D Paragrafı eklenmiştir.
“130D. “-””
MADDE 6 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2009 öncesinde başlayan hesap
dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
YATIRIM AMAÇLI
GAYRİMENKULLERE İLİŞKİN TÜRKİYE
MUHASEBE
STANDARDI (TMS 40) HAKKINDA TEBLİĞDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 122
MADDE 1 –
17/3/2006 tarih ve 26111 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 27 Sıra no’lu
Yatırım Amaçlı Gayrimenkullere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
40) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 40 Yatırım Amaçlı
Gayrimenkuller" Standardına 8 inci Paragrafın (d) bendinden sonra
gelmek üzere aşağıda yer alan (e) bendi eklenmiştir.
“8.
(e) Gelecekte yatırım amaçlı gayrimenkul olarak kullanılmak üzere
inşa edilmekte veya geliştirilmekte olan gayrimenkuller.”
MADDE 2 – Aynı Standardın 9 uncu Paragrafının (d) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“9.
(d) “-””
MADDE 3 – Aynı Standardın 22
nci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“22. “-””
MADDE 4 – Aynı Standardın 31
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“31. "TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde
Değişiklikler ve Hatalar" Standardı işletmenin muhasebe
politikalarında ihtiyari olarak yapılan değişikliğin, yalnızca,
işlemlerin, diğer olayların ya da koşulların etkilerine ilişkin
olarak finansal tabloların güvenilir ve daha uygun bilgi sağlaması
sonucunu doğurması durumunda mümkün olabileceğini belirtir. Gerçeğe
uygun değer yönteminden maliyet yöntemine geçişin daha uygun bir
sunumla sonuçlanma ihtimali çok düşüktür.”
MADDE 5 – Aynı Standardın 48
inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“48. Bazı istisnai durumlarda, yatırım amaçlı
gayrimenkule ilk sahip olunduğunda (veya mevcut bir gayrimenkul,
kullanım şeklinin değiştirilmesini takiben yatırım amaçlı
gayrimenkul haline ilk dönüştüğünde) yapılan güvenilir gerçeğe uygun
değer tahminleri arasındaki farklılıklar çok büyük, bu
farklılıkların değerlendirilmesi ise çok zor olabilir; böyle bir
durumda tek bir gerçeğe uygun değer tahmini yapmak hiçbir fayda
sağlamaz. Bu durum, ilgili gayrimenkulün gerçeğe uygun
değerinin hiçbir zaman güvenilir bir şekilde tespit edilemeyeceğine
işaret edebilir (bakınız: Paragraf 53).”
MADDE 6 – Aynı Standardın 50
nci Paragrafının ilk cümlesi ve (d)
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“50. Yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe uygun değer yöntemi
çerçevesinde defter değerinin belirlenmesinde, işletme, ayrı
ayrı varlık veya borç olarak
muhasebeleştirmiş olduğu varlık veya borçları ikinci kez
hesaplamalara dahil etmez.
(d)
Kiralama yoluyla edinilmiş olan yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe
uygun değeri, tahmini nakit akışlarını yansıtır (ödenmesi gereken
bir duruma geleceği beklenilen koşullu kira
dahil). Dolayısıyla, bir gayrimenkulün, yapılması beklenilen
tüm ödemeler düşülmek suretiyle değerlenmiş olması durumunda,
yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe uygun değer yöntemini
kullanarak defter değerini elde edebilmek için her türlü kiralama
borcunun kendisine ilave edilmesi gerekir.”
MADDE 7 – Aynı Standardın 53
üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“53. Yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe uygun değerinin daima
güvenilir bir şekilde tespit edilebileceği konusunda aksi ispat
edilene kadar hukuken geçerli bir öngörü vardır. Ancak, bazı
istisnai durumlarda, işletmenin yatırım amaçlı bir gayrimenkulü
(veya mevcut bir gayrimenkul, kullanımındaki bir değişiklikten sonra
ilk defa yatırım amaçlı gayrimenkul haline geldiğinde) elde etmesi
sırasında gerçeğe uygun değerinin sürekli olarak güvenilir bir
biçimde tespit edilmesinin mümkün olmadığına dair ortada kanıt
bulunur. Bu durum, ancak ve ancak, karşılaştırılabilir piyasa
işlemlerinin çok az olduğu ve gerçeğe uygun değerin başka tür
güvenilir yollarla (örneğin indirgenmiş nakit akım
projeksiyonları ile) tahmininin mümkün
olmadığı durumlarda ortaya çıkar. İşletmenin
inşa edilmekte olan yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe uygun
değerinin güvenilir bir biçimde tespit edilmesinin mümkün
olmadığını, ancak söz konusu gayrimenkulün inşaatı tamamlandığında
gerçeğe uygun değerinin de güvenilir bir şekilde belirlenebileceğini
tahmin ettiği durumlarda, gerçeğe uygun değeri güvenilir bir biçimde
tespit edilinceye veya inşaatı tamamlanıncaya kadar (hangi durum
önce gerçekleşirse), söz konusu inşa edilmekte olan yatırım amaçlı
gayrimenkul, maliyeti üzerinden ölçülür. İşletmenin yatırım
amaçlı gayrimenkulün (inşa edilmekte olan yatırım amaçlı
gayrimenkulün dışında) gerçeğe uygun değerini güvenilir bir şekilde
tespit etmenin her zaman mümkün olmadığını belirlemesi durumunda,
işletme, yatırım amaçlı gayrimenkulünü TMS 16’da belirtilen maliyet
yöntemi ile ölçer. Yatırım amaçlı söz konusu gayrimenkulün kalıntı
değerinin sıfır olduğu kabul edilir. İşletme, yatırım amaçlı
gayrimenkulü elden çıkarana kadar TMS 16’yı uygular.”
MADDE 8 – Aynı Standarda 53
üncü Paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 53A ve 53B
Paragrafları eklenmiştir.
“53A. İşletme, daha önceden maliyeti üzerinden ölçülmüş bulunan inşa
edilmekte olan bir yatırım amaçlı gayrimenkulü gerçeğe uygun değeri
üzerinden güvenilir biçimde ölçebilecek duruma geldiğinde, söz
konusu gayrimenkul gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülür. Sözü
edilen gayrimenkulün inşaatı tamamlandığında, gerçeğe uygun değerin
güvenilir bir biçimde ölçülebileceği kabul edilir. Aksi hallerde,
söz konusu gayrimenkul 53 üncü Paragrafta belirtildiği üzere TMS
16’ya göre maliyet yöntemi kullanılarak ölçülür.
53B. İnşa edilmekte olan bir yatırım amaçlı gayrimenkulün gerçeğe
uygun değerinin güvenilir biçimde ölçülebileceğine ilişkin öngörünün
aksi, sadece ilk muhasebeleştirmede ispat edilebilir. İnşa edilmekte
olan yatırım amaçlı gayrimenkule ilişkin bir kalemi gerçeğe uygun
değeri üzerinden ölçmüş olan bir işletme, sözü edilen yatırım amaçlı
gayrimenkulün inşası tamamlandığında bu gayrimenkulün gerçeğe uygun
değerinin güvenilir bir biçimde ölçülemediği sonucuna varamaz.”
MADDE 9 – Aynı Standardın 54
üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“54. Bir işletme 53 üncü Paragrafta açıklanan sebeple, istisnai
durumlarda TMS 16’daki maliyet yöntemi ile yatırım amaçlı
gayrimenkulünü ölçmek zorunda kalıyorsa, inşa edilmekte olan yatırım
amaçlı gayrimenkuller de dahil olmak
üzere diğer bütün yatırım amaçlı gayrimenkullerini gerçeğe uygun
değer ile ölçer. Bu durumlarda, işletme yatırım amaçlı bir
gayrimenkulü için maliyet yöntemini uygularken geri kalan bütün
gayrimenkullerinin her birini gerçeğe uygun değer yöntemine göre
muhasebeleştirmeye devam eder.”
MADDE 10 – Aynı Standardın
57 nci Paragrafının (c), (d) ve (e)
bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“57. (c) Sahibi tarafından kullanılan gayrimenkulden yatırım amaçlı
gayrimenkule transferi amacıyla, sahibi tarafından kullanılmasına
son verilmesi veya
(d)
Stoklardan yatırım amaçlı gayrimenkullere transfer için, bir
başkasına faaliyet kiralaması suretiyle kiralamanın başlaması.
(e)
“ – ” ”
MADDE 11 – Aynı Standarda
85A Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 85B Paragrafı
eklenmiştir.
“85B. “-””
MADDE 12 – Bu Tebliğin 1, 2, 3, 5, 7, 8, 9 ve 10 uncu
maddelerinde belirtilen hükümleri uygulayan işletmeler,
31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 15 Sıra no’lu Maddi
Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 16)
Hakkında Tebliğin ekinde yer alan "TMS 16 Maddi Duran Varlıklar”
Standardının 5 inci Paragrafını aşağıdaki şekilde uygular.
“5.
“TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller” Standardına uygun olarak
yatırım amaçlı gayrimenkul için maliyet modeli kullanan bir işletme,
bu Standartta yer alan maliyet modelini uygulamak zorundadır.”
MADDE 13 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler, bu
Tebliğin 4 ve 6 ncı maddelerinde
belirtilen hükümleri 1/1/2009 öncesinde
başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Bu Tebliğin 4 ve 6 ncı
maddelerinde belirtilen hükümler hariç olmak üzere, isteyen
işletmeler bu Tebliği, inşa edilmekte olan yatırım amaçlı
gayrimenkulün ilgili tarihteki gerçeğe uygun değerinin tespit
edilmesi koşuluyla 1/1/2009 tarihinden
önceki bir tarihte de uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus
dipnotlarda açıklanır.
MADDE 14 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
—— • ——
Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulundan:
TARIMSAL
FAALİYETLERE İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI
(TMS 41)
HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 123
MADDE 1 – 24/2/2006 tarih ve 26090 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 22 Sıra no’lu
Tarımsal Faaliyetlere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41)
Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 41 Tarımsal Faaliyetler”
Standardının 12, 13, 26 – 28, 30 – 32, 34, 35, 38, 40, 48, 50 ve 51
inci Paragraflarında yer alan “tahmini pazar yeri maliyetleri” ve
“pazar yeri maliyetleri” ifadeleri “satış maliyetleri” olarak
değiştirilmiştir.
MADDE 2 – Aynı Standardın 5 inci Paragrafında yer alan “Tarımsal
faaliyet” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Tarımsal faaliyet: Satışa veya geri dönüştürülmeye konu canlı
varlıkların tarımsal ürünlere veya farklı canlı varlıklara
dönüştürülmesi ve hasat işlemlerinin bir işletme tarafından
yönetimidir.”
MADDE 3 – Aynı Standardın 5
inci Paragrafında yer alan “canlı varlık grubu” tanımından önce
gelmek üzere aşağıda yer verilen “satış maliyetleri” tanımı
eklenmiştir.
“Satış maliyetleri: Finansman maliyetleri ve gelir vergileri hariç
olmak üzere, bir varlığın elden çıkarılmasıyla doğrudan
ilişkilendirilebilen ek maliyetlerdir.”
MADDE 4 – Aynı Standardın 6 ncı
Paragrafının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“6.
(c) Değişimin ölçülmesi: Biyolojik değişim veya hasat sonucunda
kalitede (örneğin genetik özellikler, yoğunluk, olgunluk, yağ
miktarı, protein içeriği ve fiber gücü) veya miktarda (örneğin soy,
ağırlık, hacim, fiber uzunluğu veya çapı ve tomurcuk sayısı) meydana
gelen değişiklik, rutin bir yönetim işlevi olarak ölçülür ve
izlenir.”
MADDE 5 – Aynı Standardın 14 üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“14. “ – ””
MADDE 6 – Aynı Standardın 17 nci
Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“17. Canlı varlık veya tarımsal ürüne ilişkin mevcut konumu ve yeri
itibariyle aktif bir piyasanın bulunması durumunda, bu piyasada
açıklanmış olan fiyat, gerçeğe uygun değerin belirlenmesine uygun
bir esas teşkil eder. İşletmenin farklı piyasalara ulaşması söz
konusu ise, ilgili işletme bunlardan en uygun olanını kullanır
(Örneğin, işletme, iki aktif piyasaya ulaşmakta ise, kullanılması
beklenen piyasada geçerli olan fiyat dikkate alınır).”
MADDE 7 – Aynı Standardın 20 nci
Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“20. Bazı durumlarda canlı bir varlığın mevcut durumu açısından
piyasada oluşmuş bir fiyat veya değer bulunmayabilir. Bu durumda
işletme, gerçeğe uygun değerin tespitinde, ilgili varlıktan elde
edilmesi beklenen net nakit akışlarının piyasada oluşan cari
iskonto oranı ile
iskonto edilmeleri sonucunda bulunacak bugünkü değerlerini
kullanır.”
MADDE 8 – Aynı Standardın 21 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“21. Tahmin edilen net nakit akışlarının bugünkü değerinin
hesaplanmasının amacı, canlı varlığın mevcut konumu ve yeri
itibariyle gerçeğe uygun değerinin belirlenmesidir. İşletme,
kullanılması gereken uygun iskonto
oranının tespiti ve beklenen net nakit akışlarının tahmin edilmesi
sırasında bu durumu göz önünde bulundurur. Beklenen net nakit
akışlarının tahmin edilmesi sırasında, piyasa katılımcılarının,
varlığın kendisi için en uygun olan piyasada üretebileceğini tahmin
ettikleri net nakit akışları dikkate alınır.”
MADDE 9 – Aynı Standarda 59 uncu Paragraftan sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 60 ıncı Paragraf
eklenmiştir.
“60. “–””
MADDE 10 – Bu Tebliğin 1, 3 ve 5 inci maddelerinde belirtilen
hükümleri uygulayan işletmeler, 16/3/2006
tarih ve 26110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 25 Sıra
no’lu Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran
Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal
Raporlama Standardı (TFRS 5) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TFRS
5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan
Faaliyetler” Standardının 5 nci
Paragrafının (e) bendini aşağıdaki şekilde uygular.
“5.
(e) “TMS 41 Tarımsal Faaliyetler" Standardı doğrultusunda gerçeğe
uygun değerinden satış maliyetinin düşülmesi suretiyle ölçülen duran
varlıklar.”
MADDE 11 – Bu Tebliğin 1, 3 ve 5 inci maddelerinde belirtilen
hükümleri uygulayan işletmeler, 15/1/2005
tarih ve 25701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 3 Sıra
no’lu Stoklara İlişkin Türkiye Muhasebe
Standardı (TMS 2) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 2 Stoklar”
Standardının 20 nci Paragrafını
aşağıdaki şekilde uygular.
“20. “TMS 41 Tarımsal Faaliyetler” Standardında belirtildiği üzere,
işletmenin canlı varlıklarının hasatıyla
elde etmiş olduğu tarımsal ürünler, hasat yerindeki gerçeğe uygun
değerinden satış maliyetleri düşüldükten sonra bulunan net gerçeğe
uygun değeriyle değerlenir. Bu Standardın uygulanması açısından
stoğun maliyeti bu değerdir.”
MADDE 12 – Bu Tebliğin 1, 3 ve 5 inci maddelerinde belirtilen
hükümleri uygulayan işletmeler, 18/3/2006
tarih ve 26112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28 Sıra
no’lu Varlıklarda Değer Düşüklüğüne
İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 36) Hakkında Tebliğin ekinde
yer alan “TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Standardının,
(1)
2 nci Paragrafının (g) bendini aşağıdaki
şekilde uygular.
“2.
(g) Gerçeğe uygun değerden satış maliyetleri düşülmek suretiyle
ölçülen tarımsal faaliyetlere ilişkin canlı varlıklar (bakınız: TMS
41 Tarımsal Faaliyetler);”
(2)
5 inci Paragrafının (a) bendinden önce gelen bölümünü ise aşağıdaki
şekilde uygular.
“Bu
Standart; TMS 39 kapsamındaki finansal varlıklara, TMS 40’a göre
gerçeğe uygun değerden ölçülen yatırım amaçlı gayrimenkullere, TMS
41’e göre gerçeğe uygun değerden satış maliyetleri düşülmek
suretiyle ölçülen tarımsal faaliyetlere ilişkin canlı varlıklara
uygulanmaz. Ancak, bu Standart, örneğin “TMS 16 Maddi Duran
Varlıklar” Standardında yer alan değerleme yöntemi gibi diğer
Standartlara uygun olarak değerlenmiş tutarlardan (diğer bir deyişle
gerçeğe uygun değerden) izlenen varlıklara uygulanır. Değerlenmiş
bir varlığın değer düşüklüğüne uğrayıp uğramadığının tespiti,
gerçeğe uygun değerin tespitinde kullanılan esasa bağlıdır:”
MADDE 13 – Bu Tebliğ 31/12/2008
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere,
yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu hükümler
çerçevesinde, bu Tebliği 1/1/2009
öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında
uygulayabilirler. Bu Tebliğin 2, 4, 6, 7 ve 8 inci maddelerinde
belirtilen hükümlerin daha önceki bir dönemde uygulanması durumunda,
anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 14 – Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulu yürütür.
|