|
Amaç
Madde 1- Bu Tebliğin
amacı; maddi duran varlıklara ilişkin 16
nolu Türkiye Muhasebe Standardının
yürürlüğe konulmasıdır.
Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ
ekinde yer almıştır.
Kapsam
Madde 2- Maddi duran
varlıklara ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının kapsamı ekli
TMS 16 metninde yer almaktadır.
Hukuki Dayanak
Madde 3- Bu Tebliğ,
28/07/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1
inci maddesi ile 24/02/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4-
Bu Tebliğde geçen;
TMSK ve Kurul:
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
TMS: Türkiye
Muhasebe Standartlarını,
TFRS: Türkiye
Finansal Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük
Madde 5-
Bu Tebliğ 31/12/2005 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 6-
Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu yürütür.
EK
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 16)
Maddi Duran Varlıklar
Amaç
1. Bu Standardın amacı, finansal
tablo kullanıcılarının işletmenin maddi duran varlıklardaki
yatırımını ve bu yatırımdaki değişimleri belirleyebilmelerini
sağlayan maddi duran varlıklarla ilgili muhasebe işlemlerini
düzenlemektir. Maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesindeki
temel konular; varlıkların muhasebeleştirilmesi, defter
değerlerinin belirlenmesi ve bunlarla ilgili olarak finansal
tablolara yansıtılması gereken amortisman tutarları ile değer
düşüklüğü zararlarıdır.
Kapsam
2. Bir başka standart farklı
muhasebe işlemlerini gerektirmediği veya izin vermediği sürece,
maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesinde bu Standart
hükümleri uygulanır.
3. Bu
Standart aşağıda belirtilen varlıkların muhasebeleştirilmesinde
uygulanmaz:
(a)
“TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Maddi Duran Varlıklar ve
Durdurulan Faaliyetler” Standardı uyarınca satış amaçlı elde
tutulan varlık olarak sınıflandırılmış olan maddi duran
varlıklar;
(b)
Tarımsal faaliyetlerle ilgili canlı varlıklar (bkz. TMS 41
Tarımsal Faaliyetler);
(c)
Madenlere ilişkin arama, hazırlık, çıkarma ve değerlendirme
harcamalarının/varlıklarının muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesi
(bkz: “TFRS 6 Maden Kaynaklarının Araştırılması ve
Değerlendirilmesi” Standardı); veya
(d)
Petrol, doğal gaz ve benzer nitelikli yenilenebilir olmayan
doğal kaynaklar gibi madenler üzerindeki haklar ve madeni
kaynaklar;
Ancak, bu Standart (b) - (d) arasında tanımlanan
varlıkların geliştirilmesi ya da korunmasında kullanılan maddi
duran varlıklar için uygulanır.
4. Diğer Standartlar, bir maddi duran
varlık kaleminin bu Standartta yazılandan farklı bir yöntem ile
muhasebeleştirilmesini gerektirebilir. Örneğin, “TMS 17 Kiralama
İşlemleri” Standardı bir işletmenin kiralanan maddi duran varlık
kalemlerinin muhasebeleştirilmesinin, risk ve kazanımların
transferi kapsamında değerlendirilmesini gerektirir. Ancak bu
durumlarda, bu varlıklara ilişkin, amortisman dahil, uygulanacak
diğer muhasebe işlemleri bu Standart ile düzenlenmiştir.
5. Bir işletme, inşa edilmekte veya
geliştirilmekte olan ve gelecekte yatırım amaçlı gayrımenkul
olarak kullanılacak olmakla beraber, “TMS 40 Yatırım Amaçlı
Gayrımenkuller” Standardında belirtilen ‘yatırım amaçlı
gayrımenkul’ tanımının koşullarını sağlamayan gayrimenkuller
için bu Standart hükümlerini uygular. İnşaat veya geliştirme
tamamlandığında gayrimenkul, yatırım amaçlı gayrımenkul olur ve
işletmenin TMS 40 hükümlerini uygulaması gerekir. Yatırım amaçlı
gayrımenkul olarak gelecekte de kullanılmak amacıyla tekrar
geliştirilen yatırım amaçlı gayrımenkuller TMS 40’a tabidir. TMS
40’a uygun olarak yatırım amaçlı gayrımenkul için Maliyet Modeli
kullanan bir işletme, bu Standartta yer alan Maliyet Modelini
uygulamak zorundadır.
Tanımlar
6.
Bu Standartta geçen
terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir:
Defter değeri: Bir
varlığın birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü
zararları indirildikten sonra finansal tablolara yansıtıldığı
tutarıdır.
Maliyet: Bir
varlığın elde edilmesinde veya inşaatında ödenen nakit veya
nakit benzerlerini veya verilen diğer bedellerin gerçeğe uygun
değerini veya belli durumlarda, (diğer TFRS‘lerin özel hükümleri
uyarınca) ilk muhasebeleştirme sırasında ilgili varlığa
atfedilen bedeli ifade eder. (örnek TFRS 2 Hisse Bazlı Ödemeler)
Amortismana tabi tutar:
Bir varlığın maliyetinden veya maliyet yerine geçen diğer
tutarlardan kalıntı değerin düşülmesiyle bulunan tutarı ifade
eder.
Amortisman: Bir
varlığın amortismana tabi tutarının, yararlı ömür süresince
sistematik olarak dağıtılmasını ifade eder.
İşletmeye özgü değer :
Bir işletmenin bir varlığın devamlı kullanımından ve yararlı
ömrünün sonunda elden çıkarıldığında elde edilmesi beklenen veya
bir yükümlülüğün karşılanmasında oluşması beklenen nakit
akışlarının bugünkü değerini ifade eder
Gerçeğe uygun değer:
Karşılıklı
pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar arasında bir
varlığın el değiştirmesi ya da bir
borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır.
Değer düşüklüğü zararı :
Bir varlığın defter değerinin geri kazanabilir tutarını aşan
kısmını ifade eder.
Maddi duran varlıklar:
(a)
Mal veya hizmet üretimi veya arzında kullanılmak, başkalarına
kiraya verilmek veya idari amaçlar çerçevesinde kullanılmak
üzere elde tutulan; ve
(b)
Bir dönemden daha fazla kullanımı öngörülen,
fiziki
kalemlerdir.
Geri kazanılabilir tutar:
Bir varlığın net satış fiyatı ve kullanım değerinden büyük
olanıdır.
Bir varlığın kalıntı değeri:
Bir varlık tahmin edilen yararlı ömrünün
sonundaki durum ve yaşına ulaştığında elden çıkarılması sonucu
elde edilmesi beklenen tutardan, elden çıkarmanın tahmini
maliyetleri düşülerek ulaşılan tahmini tutardır.
Yararlı ömür:
(a)
Bir varlığın işletme tarafından kullanılabilmesi beklenen
süreyi; veya
(b)
İşletme tarafından ilgili varlıktan elde edilmesi beklenen
üretim sayısı veya benzeri üretim birimini ifade eder.
Muhasebeleştirme
7. Bir maddi duran varlık kaleminin
maliyeti, sadece aşağıdaki koşulların oluşması durumunda varlık
olarak finansal tablolara yansıtılır:
(a) Bu
kalemle ilgili gelecekteki ekonomik yararların işletmeye
aktarılmasının muhtemel olması; ve
(b)
İlgili kalemin maliyetinin güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi.
8. Yedek parça ve bakım malzemeleri
genel olarak stoklarda izlenir ve kullanıldıklarında gelir
tablosuna yansıtılır. Ancak, bir işletmenin bir dönemden fazla
kullanmayı beklediği önemli yedek parça ve yedek malzemeleri
maddi duran varlık olarak değerlendirilir. Aynı şekilde, eğer
yedek parça ve bakım malzemeleri sadece bir maddi duran varlık
kalemiyle ilişkili olarak kullanılabiliniyorsa, maddi duran
varlık olarak dikkate alınırlar.
9. Bu Standart muhasebeleştirmede,
nelerin maddi duran varlık kalemini oluşturduğu gibi, bir ölçü
birimi öngörmemiştir. Muhasebeleştirme ilkelerinin bir işletmeye
özgü koşullara uygulanmasında muhakeme yapılması gerekir.
Kalıplar, araç ve gereçler gibi tek başına önemsiz kalemlerin
toplanarak, muhasebeleştirilme ilkelerinin toplam değere
uygulanması uygun olabilir.
10. Bir işletme bu ilke çerçevesinde,
maddi duran varlıklarla ilgili bütün maliyetleri oluştuğu
tarihteki değerleriyle muhasebeleştirir. Bu maliyetler, bir
maddi duran varlık kaleminin ilk elde etme veya inşa edilmesi
aşamasında oluşan ve sonradan; ekleme, kısmi yenileme ve bakım
için katlanılan maliyetleri içerir.
Başlangıç maliyetleri
11. Maddi duran varlık kalemleri
güvenlik veya çevresel nedenlerle edinilebilir. Bu maddi duran
varlıkların iktisabı, varolan herhangi bir maddi duran varlık
kaleminden elde edilmesi beklenen gelecekteki ekonomik yararları
doğrudan artırmasa da, bir işletmenin diğer varlıklarından
gelecekte ekonomik yarar elde etmesi için gerekli olabilir. Bu
maddi duran varlık kalemlerinin elde edilmeleri sonucu, ilişkili
varlıkların işletmeye gelecekte sağlayacakları ekonomik yararın,
bu kalemlerin elde edilmemiş olması durumunda ilişkili
varlıkların işletmeye gelecekte sağlayacakları ekonomik yarardan
fazla olması nedeniyle bu kalemler maddi duran varlık olarak
muhasebeleştirilir Örneğin bir kimyasal madde üreticisi, çevre
düzenlemelerine uymak için tehlikeli kimyasal maddelerin üretimi
ve depolanması için yeni kimyasal maddelerin kullanım süreçleri
tesis edebilir. İşletme ilgili tesis düzenlemeleri olmaksızın
kimyasal maddeleri üretip satamayacağından, bunlar varlık olarak
muhasebeleştirilir. Ancak, “TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü”
Standardına göre sözkonusu varlığın ve ilişkili varlıkların
defter değeri, değer düşüklüğü açısından gözden geçirilir.
Sonraki maliyetler
12. Paragraf 7’de belirtilen
muhasebeleştirme ilkeleri kapsamında, bir işletme maddi duran
varlık kalemlerinin günlük bakım maliyetlerini aktifleştiremez.
Aksine, bu maliyetleri oluştukları tarihte gelir tablosu ile
ilişkilendirir. Günlük bakım maliyetleri esas olarak, işçilik,
sarf malzemeleri ve küçük parça maliyetlerini içerir. Bu
harcamaların amacı genel olarak maddi duran varlık kaleminin
‘tamir ve bakım’ı olarak tanımlanır.
13.
Bazı maddi duran varlık kalemlerinin parçalarının düzenli
aralıklarla yenilenmesi gerekebilir. Örneğin, bir fırının
belirli bir saat kullanım sonrasında yeniden astarlanması
gerekebilir veya uçak iç döşemeleri ve mutfağının uçağın yararlı
ömrü süresince birkaç defa değiştirilmesi söz konusu olabilir.
Maddi duran varlık kalemleri aynı zamanda, bir binanın iç
duvarlarının değiştirilmesi gibi daha az sıklıkta gerçekleşen
yenilemeler veya bir defaya mahsus yenilemeler için elde
edilebilir. Paragraf 7’de belirtilen muhasebeleştirilme ilkeleri
kapsamında bir işletme, muhasebeleştirme kriterlerinin
sağlanması durumunda, yenileme kapsamındaki bir parçanın
maliyetini oluştuğu zaman ilgili maddi duran varlık kaleminin
defter değerine dahil ederek muhasebeleştirir. Yenilenen
parçaların defter değeri, bu Standardın bilanço dışı bırakmaya
ilişkin hükümleri kapsamında bilanço dışı bırakılır. (bkz. 67-72
no’lu paragraflar).
14. Bir
maddi duran varlık kaleminin kullanımının devamı için (örnek
olarak bir uçak), parçaların yenilenmiş olup olmadığına
bakılmaksızın, düzenli arıza kontrolleri yapılması gerekebilir.
Muhasebeleştirilme kriterlerinin sağlanması durumunda, yapılan
her büyük çaplı kontrolün maliyeti yenileme olarak maddi duran
varlık kalemlerinin defter değerine dahil edilerek
muhasebeleştirilir. Bir önceki kontrolden kalan (fiziki
parçalardan ayrıştırılabilen) herhangi bir maliyetin defter
değeri bilançodan çıkartılır. Bu, bir önceki kontrolün
maliyetinin, kalemin iktisap veya inşa ediliş işlemi sırasında
var olup olmadığına bakılmaksızın gerçekleşir. Gerekli olduğu
takdirde, gelecekteki benzer bir kontrolün tahmin edilen
maliyeti, kalemin iktisap veya inşa edildiğinde var olan kontrol
unsurunun bir göstergesi olarak kullanılabilinir.
Muhasebeleştirmede ölçüm
15. Varlık olarak muhasebeleştirilme
koşullarını sağlayan bir maddi duran varlık kalemi, maliyet
bedeli ile ölçülür.
Maliyet unsurları
16. Bir
maddi duran varlık kaleminin maliyeti aşağıdaki unsurları
içerir:
(a)
İndirimler ve ticari iskontolar düşüldükten sonra, ithalat
vergileri ve iade edilmeyen alış vergileri dahil, satın alma
fiyatı.
(b)
Varlığın yerleştirileceği yere ve yönetim tarafından amaçlanan
koşullarda çalışabilmesini sağlayacak duruma getirilmesine
ilişkin her türlü maliyet.
(c)
Maddi duran varlığın sökülmesi ve taşınması ile yerleştirildiği
alanın restorasyonuna ilişkin tahmini maliyeti, işletmenin
ilgili kalemin elde edilmesi ya da stok üretimi dışında bir
amaçla belirli bir süre kullanımı sonucunda katlandığı
yükümlülük.
17.
Doğrudan ilgili varlığa atfedilebilir maliyetler aşağıda
belirtilmiştir:
(a)
Doğrudan maddi duran varlık kaleminin elde edilmesiyle veya
inşaatıyla ilgili çalışanlara sağlanan faydalardan kaynaklanan
maliyetler (“TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar” Standardında
belirtildiği şekilde)
(b)
Yerin hazırlanmasına ilişkin maliyetler;
(c)
İlk teslimata ilişkin maliyetler;
(d)
Kurulum ve montaj maliyetleri;
(e)
Varlığın uygun şekilde çalışıp çalışmadığına dair yapılan test
maliyetlerinden, varlığı gerekli yer ve duruma getirirken
üretilen kalemlerin satışından elde edilen net hasılat
düşüldükten sonra kalan tutar (teçhizatın denenmesi sırasında
üretilen örnekler gibi); ve
(f)
Mesleki ücretler.
18.
Belirli bir dönemde stok üretiminde kullanılan bir maddi duran
varlık kaleminin sökülmesi ve taşınması ile, ilgili varlığın
üzerinde kullanıldığı yerin restorasyonuna ilişkin katlanılan
maliyetlere “TMS 2 Stoklar” Standardı hükümleri uygulanır. TMS 2
ve TMS 16 kapsamında maliyetlerle ilgili muhasebeleştirilen
yükümlülükler “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu
Varlıklar” Standardı çerçevesinde ölçülür ve finansal tablolara
yansıtılır.
19. Bir
maddi duran varlık kaleminin maliyetine girmeyen maliyet unsuru
örneklerine aşağıda yer verilmiştir:
(a)
Yeni bir tesis açılmasının maliyetleri;
(b)
Yeni bir ürün veya hizmetin tanıtılmasına ilişkin maliyetler
(reklam ve tanıtım harcamaları dahil);
(c)
Yeni bir yerde veya yeni bir müşteri kitlesiyle iş yapmak
amacıyla katlanılan maliyetler (personel eğitim masrafları
dahil); ve
(d)
Yönetim giderleri ve diğer genel giderler.
20. Bir
maddi duran varlık kalemi, yönetimin amaçları doğrultusunda
faaliyet gösterebilmesi amacıyla gerekli duruma ve yere
getirildiği andan itibaren maliyetlerinin defter değerinde
muhasebeleştirilmesine son verilir. Bu sebeple, bir kalemin
kullanımı veya daha verimli şekilde düzenlenmesi kapsamında
katlanılan maliyetler defter değerine dahil edilmez. Örneğin
aşağıda belirtilen maliyetler bir maddi duran varlık kaleminin
defter değerine dahil edilmez:
(a)
Yönetimin amaçları doğrultusunda faaliyet gösterebilir durumda
olup, henüz kullanıma sokulmamış veya tam kapasitenin altında
çalışan kalemler için katlanılan maliyetler;
(b) Bir
kalemin üreteceği mal veya hizmete henüz talebin oluşması
aşamasında katlanılan maliyetler gibi başlangıç zararları; ve
(c)
İşletme faaliyetlerinin kısmen veya tamamen yeniden
organizasyonu veya yeniden yerleşimine ilişkin harcamalar.
21.
Bazı faaliyetler, bir maddi duran varlık kaleminin inşası ya da
geliştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak bunlar
ilgili kalemin, yönetimin amaçları doğrultusunda faaliyet
gösterebilmesi amacıyla gerekli yere ve duruma getirilmesi için
gerekli faaliyetler değildir. Bu arızi faaliyetler, inşaat veya
geliştirme faaliyetleri aşamasında veya öncesinde
gerçekleşebilir. Örneğin inşaat alanı, inşaatın başladığı zamana
kadar araç park alanı olarak kullanılarak gelir elde edilebilir.
Arızi faaliyetler bir kalemin yönetimin amaçları doğrultusunda
faaliyet gösterebilmesi amacıyla gerekli durum ve yere
getirilmesi için gerekli olmadığından; gelir ve giderler, gelir
tablosunda ilgili gelir ve gider sınıflarında
muhasebeleştirilir.
22.
İşletmece inşa edilen varlıkların maliyetleri de
iktisap edilen varlıklarla aynı ilkelere göre belirlenir.
İşletme, olağan faaliyetleri kapsamında benzer varlıkları satış
amacıyla üretiyorsa, bu varlıkların maliyeti satış için üretilen
varlıkların maliyetine genellikle eşit olur (bkz. TMS 2). Bu
sebeple, bu tür maliyetler hesaplanırken işletme içi kârlar
elimine edilir. Benzer şekilde, bir varlığın işletmece imal
edilmesinde kullanılan normalin üzerindeki tutarda artık madde,
iş gücü veya diğer kaynaklar varlığın maliyetine dahil edilmez.
Borçlanma maliyetlerinin işletmece inşa edilen maddi duran
varlık kaleminin defter değerinin bir unsuru olarak
muhasebeleştirilmesine ilişkin ilkeler “TMS 23 Borçlanma
Maliyetleri” Standardı ile belirlenmiştir.
Maliyetin ölçümü
23. Bir
maddi duran varlık kaleminin maliyeti, muhasebeleştirme
tarihindeki peşin fiyatın eşdeğeri tutardır. Eğer ödeme normal
kredi vadelerinin ötesine erteleniyorsa, peşin fiyat eşdeğeri
ile toplam ödeme arasındaki fark, TMS 23’te izin verilen
alternatif yöntem çerçevesinde defter değerinde taşınmadığı
sürece, kredi dönemi boyunca faiz olarak finansal tablolara
yansıtılır.
24. Bir
veya birden fazla maddi duran varlık kalemi, parasal olmayan
varlık veya varlıklar, veya parasal ve parasal olmayan
varlıkların birleşimi karşılığında elde edilebilir. Aşağıda
parasal olmayan varlıkların takasına değinilmekle beraber, bu
durum bir önceki cümlede belirtilen bütün takaslar için de
geçerlidir. Bu kapsamdaki bir maddi duran varlık kaleminin
maliyeti aşağıdaki durumlardan bir veya daha fazlası söz konusu
olmadığı sürece gerçeğe uygun değeri ile ölçülür:
(a)
Takas işleminin ticari içerikten yoksun olması,
(b)
Elde edilen varlığın veya elden çıkarılan varlığın gerçeğe uygun
değerinin güvenilebilir bir şekilde ölçülememesi.
İşletme, elden çıkarılan varlığı hemen bilanço dışı
bırakamıyorsa dahi, elde edilen kalem bu şekilde ölçülür. Elde
edilen kalemin gerçeğe uygun değeri ile ölçülmemesi durumunda,
maliyeti elden çıkarılan varlığın defter değeri ile ölçülür.
25. Bir
İşletme, takas işleminin ticari içeriğe sahip olup olmadığını;
işlem sonucunda gelecekteki nakit akışlarının ne kadar
değişeceğini gözönünde bulundurarak belirler. Aşağıdaki
koşullardan birinin varlığı halinde takas işleminin ticari öze
sahip olduğu kabul edilir:
(a)
Elde edilen varlıktan kaynaklanacak nakit akışlarının (risk,
zamanlama ve tutar olarak) transfer edilen varlıktan
kaynaklanacak nakit akışlarından farklı olması; veya
(b)
İşletmenin işlemden etkilenen faaliyetlerinin işletmeye özgü
değerinin takas işlemi sonucu değişmesi; ve
(c)
(a) veya (b)’de belirtilen farkların, takas edilen varlıkların
gerçeğe uygun değerine göre önemli olması.
Bir takas işleminin ticari içeriğe sahip olup
olmadığının belirlenmesinde, işletmenin işlemden etkilenen
faaliyetlerinin işletmeye özgü değerine ilişkin olarak vergi
sonrası nakit akışları dikkate alınır. Bu analizlerin sonuçları,
işletmenin ayrıntılı hesaplamalar yapmasını gerektirmeyecek
ölçüde açık olabilir.
26. Bir
varlık için karşılaştırılabilir piyasa işlemleri bulunmuyorsa,
aşağıdaki koşullardan birinin sağlanması durumunda gerçeğe uygun
değerin güvenilir bir şekilde belirlenebildiği kabul edilir:
(a)
İlgili varlık için gerçeğe uygun değer tahminlerindeki
değişkenliğin makul bir aralıkta olması,
(b) Belirli
aralıktaki çeşitli tahminlerin olasılıklarının güvenilir biçimde
değerlendirilebilmesi ve gerçeğe uygun değer belirlenirken
kullanılması.
Bir
işletme, alınan ve elden çıkarılan varlıkların gerçeğe uygun
değerini güvenilir bir şekilde belirleyebiliyor ise, alınan
varlığın gerçeğe uygun değerinin daha açık biçimde
belirlenememesi söz konusu olmadığı sürece, elden çıkarılan
varlığın gerçeğe uygun değeri alınan varlığın maliyeti olarak
kabul edilir.
27.
Finansal kiralama işlemi kapsamında bir kiracı tarafından elde
tutulan maddi duran varlık kaleminin maliyeti “TMS 17 Kiralama
İşlemleri” Standardı uyarınca belirlenir.
28. Bir
maddi duran varlık kaleminin defter değeri “TMS 20 Devlet
Bağışlarının Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının
Açıklanması” Standardı uyarınca alınan devlet bağışları
sebebiyle azaltılabilir.
Muhasebeleştirme sonrası ölçüm
29.
Bir işletme muhasebe politikası olarak Paragraf
30’daki maliyet modelini ya da Paragraf 31’deki yeniden
değerleme modelini seçer ve bu politikayı ilgili maddi duran
varlık sınıfının tamamına uygular.
Maliyet modeli
30. Bir maddi duran varlık kalemi
varlık olarak muhasebeleştirildikten sonra, finansal tablolarda
maliyetinden birikmiş amortisman ve varsa birikmiş değer
düşüklüğü zararları indirildikten sonraki değeri ile gösterilir.
Yeniden değerleme modeli
31. Gerçeğe uygun değeri
güvenilir olarak ölçülebilen bir maddi duran varlık kalemi,
varlık olarak muhasebeleştirildikten sonra, yeniden değerlenmiş
tutarı üzerinden gösterilir. Yeniden değerlenmiş tutar, yeniden
değerleme tarihindeki gerçeğe uygun değerinden, müteakip
birikmiş amortisman ve müteakip birikmiş değer düşüklüğü
zararlarının indirilmesi suretiyle bulunan değerdir. Yeniden
değerlemeler, bilanço tarihi itibariyle gerçeğe uygun değer
kullanılarak bulunacak tutarın defter değerinden önemli ölçüde
farklı olmasına neden olmayacak şekilde düzenli olarak
yapılmalıdır.
32.
Arazi ve binaların gerçeğe uygun değeri genellikle, piyasa
koşullarındaki kanıtların mesleki yeterliliğe sahip değerleme
uzmanları tarafından değerlendirilmesi sonucu saptanır. Maddi
duran varlık kalemlerinin gerçeğe uygun değeri genellikle
değerleme yoluyla belirlenmiş piyasa değerleridir.
33.
Eğer maddi duran varlık kaleminin özellikli niteliğinden
kaynaklanan nedenlerle veya, devam etmekte olan bir işin parçası
olması haricinde, satışının az olması nedeniyle piyasa
koşullarındaki gerçeğe uygun değerine ilişkin yeterli bilgi
mevcut değil ise, işletmenin bir gelir veya itfa edilen yenileme
maliyeti yaklaşımı kullanarak gerçeğe uygun değeri tahmin
etmesi gerekebilir.
34.
Yeniden değerlemelerin sıklığı, yeniden değerleme konusu maddi
duran varlık kalemlerinin gerçeğe uygun değerlerindeki
değişimlere bağlıdır. Yeniden değerlenen varlığın gerçeğe uygun
değerinin defter değerinden önemli ölçüde farklılaşması
durumunda, varlığın tekrar yeniden değerlenmesi gerekir. Bazı
maddi duran varlık kalemlerinin gerçeğe uygun değerleri önemli
değişiklikler göstermesi nedeni ile yıllık olarak yeniden
değerlenmeyi gerektirir. Gerçeğe uygun değerlerinde önemli
değişiklikler olmayan maddi duran varlık kalemleri için bu
sıklıkta yeniden değerleme yapılmasına gerek yoktur. Bu kalemler
için sadece üç veya beş yılda bir yeniden değerleme yapılması
gerekli olabilir.
35. Bir
maddi duran varlık kalemi yeniden değerlendiğinde, yeniden
değerleme tarihindeki birikmiş amortisman aşağıdaki yöntemlerden
birine göre işleme tabi tutulur:
(a)
Varlığın brüt defter değerindeki değişiklikle orantılı olarak
düzeltilir ve böylece yeniden değerleme sonrasındaki varlığın
defter değeri yeniden değerlenmiş tutarına eşit olur. Bu yöntem
genellikle bir varlığın, itfa edilen yenileme maliyetinin bir
endeks uygulanarak yeniden değerlendiği durumlarda kullanılır.
(b)
Varlığın brüt defter değeri ile netleştirilir ve net tutar
yeniden değerleme sonrasındaki değere getirilir. Bu yöntem
genellikle binalar için kullanılır.
Birikmiş amortismanın düzeltilmesi veya elimine
edilmesinden kaynaklanan düzeltmeler, varlıkların 39 ve 40 ıncı
paragraflara göre muhasebeleştiriliren defter değerlerinde
meydana gelen artış veya azalışların bir parçasını oluşturur.
36. Bir
maddi duran varlık kalemi yeniden değerlendiğinde, o varlığın
ait olduğu tüm maddi duran varlık sınıfı da yeniden değerlenir.
37. Bir
işletmenin faaliyetlerinde benzer özellik ve kullanıma sahip
varlıkların gruplandırılması bir maddi duran varlık sınıfını
oluşturur. Aşağıdakiler farklı sınıflara örnek olarak
sayılabilir:
(a)
Arazi;
(b)
Arazi ve binalar;
(c)
Makinalar;
(d)
Gemiler;
(e)
Uçaklar;
(f)
Motorlu taşıtlar;
(g)
Mobilya ve demirbaşlar; ve
(h)
Ofis gereçleri.
38. Bir
maddi duran varlık sınıfındaki kalemler, içlerinden bazılarının
seçilerek yeniden değerlemeye tabi tutulmasının ve bu tutarların
finansal tablolarda değişik tarihlere ait maliyetler ve değerler
olarak raporlanmasının önlenmesi için eş zamanlı olarak yeniden
değerlemeye tabi tutulur. Ancak, bir varlık sınıfı, kısa bir
sürede yeniden değerlemenin sonuçlanması ve güncelliğinin
korunması kaydıyla, dönüşümlü olarak yeniden değerlemeye tabi
tutulabilir.
39.
Eğer bir varlığın defter değeri yeniden değerleme sonucunda
artmışsa, bu artış doğrudan özkaynak hesap grubunda yeniden
değerleme değer artışı adı altında muhasebeleştirilir. Ancak,
bir yeniden değerleme değer artışı, aynı varlığın daha önce
gelir tablosu ile ilişkilendirilmiş bulunan yeniden değerleme
değer azalışını tersine çevirdiği ölçüde gelir olarak
muhasebeleştirilir.
40.
Eğer bir varlığın defter değeri yeniden değerleme sonucunda
azalmışsa, bu azalma gider olarak muhasebeleştirilir. Ancak,
sözkonusu varlıkla ilgili olarak daha önce bir yeniden değerleme
değer artışı oluşturulmuşsa, bu azalış önceki yeniden
değerleme farkını tersine çevirdiği ölçüde özkaynak hesap
grubundaki yeniden değerleme değer
artışı
hesabından düşülür.
41. Bir
maddi duran varlık kalemine ilişkin özkaynak hesap grubundaki
yeniden değerleme değer artışı,
ilgili varlık bilanço dışı bırakıldığında doğrudan geçmiş yıl
kârlarına aktarılabilir. Aynı husus varlığın kullanımdan
çekilmesi veya elden çıkarılması durumunda da geçerli olabilir.
Öte yandan, değer artışının
bir kısmı, varlık işletme tarafından kullanıldıkça da
aktarılabilir. Bu durumda, aktarılan
değer artışı,
varlığın yeniden değerlenmiş defter değeri üzerinden hesaplanan
amortisman ile orijinal maliyeti üzerinden hesaplanan amortisman
arasındaki fark kadar olur. Yeniden değerleme
değer artışından
geçmiş yıl kârlarına aktarım kâr veya zarar üzerinden yapılamaz.
42.
Maddi duran varlıkların yeniden değerlemesinden kaynaklanan,
varsa, gelir vergilerinin etkileri “TMS 12 Gelir Vergileri”
Standardına uygun olarak muhasebeleştirilir ve açıklanır.
Amortisman
43. Bir
maddi duran varlık kaleminin, toplam maliyetine göre önemli bir
maliyeti olan herbir parçası ayrı ayrı amortismana tabi tutulur.
44. Bir
İşletme, maddi duran varlık kaleminin başlangıçta
muhasebeleştirilmiş olan tutarını önemli parçalara ayırır ve her
bir parçayı ayrı olarak amortismana tabi tutar. Örneğin, bir
uçağın gövdesi ve motoru ister mülkiyete, ister finansal
kiralamaya konu olsun, her ikisine de ayrı ayrı amortisman
ayırmak uygun olabilir.
45. Bir
maddi duran varlık kaleminin önemli bir parçasının sahip olduğu
yararlı ömür ve amortisman yöntemi ile aynı kalemin bir başka
önemli parçasının sahip olduğu yararlı ömür ve amortisman
yöntemi aynı olabilir. Böyle parçalar amortisman giderinin
belirlenmesinde gruplandırılabilir.
46.
İşletme maddi duran varlık kaleminin bazı parçalarını ayrı
olarak amortismana tabi tuttuğu kapsamda, kalemin kalan kısmını
da amortismana tabi tutar. Kalan kısım, kalemin tek başına
önemli olmayan parçalarından oluşur. İşletmenin bu parçalar için
değişen beklentileri olması durumunda, kalan kısma ilişkin
amortismanın ilgili tüketim alışkanlıkları ve/veya yararlı ömrü
doğru olarak yansıtacak şekilde gerçekleştirilmesi için tahmin
teknikleri kullanılabilir.
47. Bir
İşletme, bir kalemin, maliyeti ilgili kalemin toplam maliyetine
göre önemli olmayan parçalarını ayrı olarak amortismana tabi
tutabilir.
48. Her
bir döneme ilişkin amortisman gideri, başka bir varlığın defter
değerine dahil edilmediği sürece, gelir tablosu ile
ilişkilendirilir.
49.
Dönemin amortisman gideri genel olarak gelir tablosunda
muhasebeleştirilir. Ancak, bazı durumlarda varlığa ilişkin
gelecekteki ekonomik faydalar diğer varlıkların üretiminde
kullanılır. Bu durumda, amortisman gideri diğer varlığın
maliyetinin bir parçasını oluşturur ve defter değerine dahil
edilir. Örneğin, üretim tesisi ve ekipmanlarının amortismanı
stokların dönüştürme maliyetine dahil edilir (bkz. TMS 2).
Benzer şekilde, geliştirme faaliyetleri için kullanılan maddi
duran varlıkların amortismanı “TMS 38 Maddi Olmayan Duran
Varlıklar” Standardı uyarınca muhasebeleştirilerek bir maddi
olmayan duran varlığın maliyetine eklenebilir.
Amortismana
tabi tutar ve amortisman dönemi
50.
Bir varlığın amortismana tabi tutarı yararlı ömrü boyunca
sistematik olarak dağıtılır.
51. Bir
varlığın kalıntı değeri ve yararlı ömrü en azından her hesap
dönemi sonunda gözden geçirilerek, beklentilerin önceki
tahminlerden farklı olması durumunda, değişiklik(ler) “TMS 8
Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerindeki Değişikler ve
Hatalar” Standardı uyrınca muhasebe tahmininde değişiklik olarak
muhasebeleştirilir.
52.
Amortisman, varlığın kalıntı değeri defter değerini aşmadığı
sürece, gerçeğe uygun değerinin defter değerini aştığı
durumlarda dahi finansal tablolara yansıtılır. Bir varlığın
bakım ve onarımı, amortisman ayırma ihtiyacını ortadan
kaldırmaz.
53. Bir
varlığın amortismana tabi tutarı, kalıntı değeri düşülerek
belirlenir. Uygulamada, bir varlığın kalıntı değeri genellikle
değersiz ve dolayısıyla amortismana tabi tutarın hesaplanmasında
önemsizdir.
54. Bir
varlığın kalıntı değeri varlığın defter değerine eşit ya da daha
fazla bir tutara yükselebilir. Bu durumda, varlığın amortisman
gideri, kalıntı değeri sonradan varlığın defter değerinin
altında bir değere düşene kadar sıfıra eşit olur.
55. Bir
varlığın amortismana tabi tutulması, varlık kullanılabilir
olduğunda, örneğin, yönetim tarafından istenilen yer ve duruma
getirildiği zaman başlar. Bir varlığın amortismanı, ilgili
varlığın TFRS 5 uyarınca satış amaçlı elde tutulan varlık olarak
sınıflandırılma (veya satış amaçlı elde tutulan varlık olarak
sınıflandırılan bir gruba dahil edilme) tarihi veya varlığın
bilanço dışı bırakıldığı tarihin erken olanında durdurulur. Bu
yüzden amortisman ayırma işlemi, varlık tamamen itfa olmadıkça,
atıl kaldığında ya da kullanımdan kaldırıldığında durmaz. Ancak,
kullanıma göre amortisman metodu uygulanırken, amortisman gideri
üretim olmadığı zamanlarda sıfır olabilir.
56. Bir
varlığa ilişkin gelecekteki ekonomik yararlar, işletme
tarafından esas olarak kullanım süresince tüketilir. Ancak,
teknik ya da ticari değer yitirme ve bir varlığın boş kaldığı
durumlardaki aşınma ve yıpranma çoğunlukla varlıktan elde
edilecek ekonomik yararların düşmesine yol açar. Sonuç olarak,
bir varlığın yararlı ömrünün belirlenmesinde aşağıdaki tüm
faktörler dikkate alınır:
(a)
Varlığın beklenen kullanımı. Kullanım varlığın
beklenen kapasitesine ya da fiziksel üretimine bağlı olarak
değerlendirilir.
(b)
Beklenen fiziksel aşınma ve yıpranma. Beklenen
fiziksel aşınma ve yıpranma, varlığın kullanıldığı vardiya
sayısı, bakım onarım programı ve varlığın atıl kaldığı
zamanlardaki tamirat ve bakım gibi operasyonel faktörlere
bağlıdır.
(c)
Üretimdeki değişiklikler veya gelişmeler veya
varlığın ürettiği ürün veya hizmetin pazar talebindeki
değişiklikler nedeniyle teknik ya da ticari değer yitirme.
(d)
İlgili kiralama işlemlerinin geçersiz olacağı tarihler gibi,
varlığın kullanımındaki yasal ya da benzeri kısıtlamalar.
57.
Varlığın yararlı ömrü işletmenin varlıktan beklediği faydaya
göre belirlenir. İşletmenin varlık yönetimi politikası,
varlıkların belirli bir süre ya da gelecekteki ekonomik
yararlarının belirli oranda tüketilmesinden sonra elden
çıkarılmasını gerektirebilir. Bu nedenle, bir varlığın yararlı
ömrü ekonomik hizmet süresinden kısa olabilir. Bir varlığın
yararlı ömrünün tahmini, işletmenin benzer varlıklara ilişkin
tecrübelerine dayanan bir takdir meselesidir.
58.
Arsa ve binalar birlikte alındıklarında dahi ayrılabilir maddi
duran varlıklardır ve ayrı olarak muhasebeleştirilirler. Taş
ocakları ve toprak doldurmak için kullanılan alanlar gibi bazı
istisnalar hariç olmak üzere, arsaların sınırsız yararlı ömrü
vardır ve bu nedenle amortismana tabi tutulmazlar. Binaların
sınırlı yararlı ömrü vardır ve bu nedenle amortismana tabi
varlıktırlar. Bir binanın üzerinde bulunduğu arsanın değerindeki
artış binanın amortismana tabi tutarını etkilemez.
59.
Arsanın maliyetinin, alanın sökülme, kaldırma ve restorasyon
maliyetini içermesi durumunda, arsanın sözkonusu maliyetlere
ilişkin bölümü, bu maliyetlere katlanılmasından elde edilen
faydalardan yararlanma süresi boyunca amortismana tabi tutulur.
Bazı durumlarda, arsanın kendisinin kısıtlı bir yararlı ömrü
olabilir, bu durumda, arsanın kullanımından sağlanacak faydaları
yansıtacak şekilde amortisman ayrılır.
Amortisman Yöntemi
60.
Kullanılan amortisman yöntemi, varlığın gelecekteki ekonomik
yararlarına ilişkin olarak işletme tarafından uygulanması
beklenen tüketim modelini yansıtır.
61. Bir
varlığa uygulanan amortisman yöntemi en azından, her hesap
döneminin sonunda gözden geçirilir. Varlığın gelecekteki
ekonomik yararlarının beklenen tüketim modelinde önemli bir
değişiklik olması durumunda yöntem, değişmiş olan modeli
yansıtacak şekilde değiştirilir. Böyle bir değişiklik, TMS 8
uyarınca muhasebe tahminindeki bir değişiklik olarak
muhasebeleştirilir.
62. Bir
varlığın amortismana tabi tutarının yararlı ömrü boyunca
sistematik olarak dağıtmak için çeşitli amortisman yöntemleri
kullanılabilir. Bu yöntemler doğrusal amortisman yöntemi, azalan
bakiyeler yöntemi, ve üretim miktarı yöntemlerini içerir.
Doğrusal amortisman yönteminde, varlığın kalıntı değeri
değişmediği sürece, amortisman gideri yararlı ömrü boyunca
sabittir. Azalan bakiyeler yönteminde, amortisman gideri yararlı
ömür boyunca azalır. Üretim miktarı yönteminde beklenen kullanım
ya da üretim miktarı üzerinden amortisman ayrılır. İşletme,
varlığın gelecekteki ekonomik yararlarının beklenen tüketim
biçimini en çok yansıtan yöntemi seçer. Seçilen yöntem
gelecekteki ekonomik yararların beklenen tüketim biçiminde bir
değişiklik olmadıkça dönemden döneme tutarlı olarak uygulanır.
Değer düşüklüğü
63. Bir
maddi duran varlık kaleminde değer düşüklüğü olup olmadığının
belirlenmesinde, “TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Standardı
hükümleri uygulanır. Bu standart bir işletmenin varlığın defter
değerinin nasıl gözden geçirileceğini, bir varlığın geri
kazanılabilir tutarının nasıl belirleneceğini, ve değer
düşüklüğü zararının ne zaman muhasebeleştirileceği ya da iptal
edileceğini belirler.
64. “-“
Değer
düşüklüğü tazminatı
65.
Değer düşüklüğü olan, kayıp ya da vazgeçilen maddi duran varlık
kalemleri için üçünçü kişilerden alınan tazminatlar, tazminat
tahsil edilebilir olduğunda gelir tablosu ile ilişkilendirilir.
66.
Maddi duran varlık kalemlerinin değer düşüklüğü ya da kayıpları,
ve bunlara ilişkin üçünçü kişilerden talep edilen veya tahsil
edilen tazminatlar ve yenilenen varlıklar için sonradan yapılan
satınalma veya inşa faaliyetleri farklı ekonomik olaylardır ve
aşağıdaki şekilde farklı esaslarla muhasebeleştirilir:
(a)
Maddi duran varlık kalemlerinin değer düşüklüğü
TMS 36’ya göre muhasebeleştirilir.
(b)
Kullanım dışı kalan ya da elden çıkarılan maddi
duran varlık kalemlerinin bilanço dışı bırakılması bu Standart
uyarınca belirlenir.
(c)
Değer düşüklüğü olan, kayıp ya da vazgeçilen
maddi duran varlık kalemi için üçüncü kişilerden alınan
tazminatlar tahsil edilebilir olduğunda kâr veya zararın
belirlenmesinde dikkate alınır.
(d)
Yenilenen, satın alınan ya da yenileme amacıyla
inşa edilen maddi duran varlık kalemlerinin maliyeti bu
Standarda göre belirlenir.
Bilanço dışı bırakma
67. Bir
maddi duran varlık kaleminin defter değeri aşağıdaki durumlarda
bilanço dışı bırakılır:
(a) Elden
çıkarıldığında veya,
(b)
Kullanımından ya da elden çıkarılmasından gelecekte ekonomik
yarar beklenmediği durumlarda.
68. Bir
maddi duran varlık kaleminin bilanço dışı bırakılmasından doğan
kazanç veya kayıp ilgili kalem bilanço dışı bırakıldığında (TMS
17 farklı şekilde satış ve geri kiralama işlemi gerektirmedikçe)
gelir tablosu ile ilişkilendirilir. Kazançlar, hasılat olarak
sınıflandırılmaz.
69. Bir
maddi duran varlık kaleminin elden çıkarılması çeşitli yollarla
(satış, finansal kiralama veya bağış) gerçekleşebilir. Bir maddi
duran varlığın elden çıkarma tarihinin belirlenmesinde, “TMS 18
Hasılat” Standardında yer alan işletme mallarının satışından
sağlanan hasılatın muhasebeleştirilmesine ilişkin kriterler
uygulanır. Satıp geri kiralama işlemi yoluyla elden çıkarmalarda
TMS 17 uygulanır.
70.
Eğer, 7 nci Paragraftaki muhasebeleştirme ilkesine göre
işletmenin maddi duran varlık kaleminin defter değerine, ilgili
kalemin bir parçası için yenileme maliyetini dahil etmesi
durumunda; yenilenen parçanın ayrı olarak itfa edilip
edilmediğine bakılmaksızın, yenilenen parçanın defter değeri
bilanço dışı bırakılır. İşletme için yenilenen parçanın defter
değerinin belirlenmesi mümkün/uygulanabilir değilse, yenileme
maliyeti, yenilenen parçanın alındığında ya da inşaa
edildiğindeki maliyetinin bir göstergesi olarak kullanılabilir.
71. Bir
maddi duran varlık kaleminin bilanço dışı bırakılmasından doğan
kazanç ya da kayıp; varsa varlıkların elden çıkarılmasından
kaynaklanan net tahsilat ile varlığın defter değeri arasındaki
fark olarak belirlenir.
72. Bir maddi duran varlık kaleminin
elden çıkarılması nedeniyle ortaya çıkan alacaklar başlangıçta
gerçeğe uygun değeri ile muhasebeleştirilir. Eğer ilgili kalem
için yapılan ödeme ertelenmişse, alınan tutar başlangıçta peşin
fiyat eşdeğeri ile muhasebeleştirilir. Oluşan alacağın nominal
değeri ile peşin fiyat eşdeğeri arasındaki fark, TMS 18’e uygun
olarak alacak üzerindeki bileşik getiriyi yansıtacak şekilde
faiz geliri olarak finansal tablolara yansıtılır.
Açıklama
73.
Finansal tablolarda her maddi duran varlık grubu için aşağıdaki
açıklamalar yapılır:
(a)
Brüt defter değerinin belirlenmesine ilişkin ölçüm esasları;
(b)
Kullanılan amortisman yöntemleri;
(c)
Faydalı ömürler veya kullanılan amortisman oranları;
(d)
Dönem başı ve sonundaki brüt defter değeri ile birikmiş
amortisman tutarı (birikmiş değer düşüklüğü zararlarıyla
birlikte),
(e)
Defter değerinin dönem başı ve sonundaki, aşağıdaki maddeleri
gösteren mutabakatı:
(i)
girişler;
(ii)
TFRS 5 uyarınca satış amaçlı elde tutulan varlık olarak
sınıflandırılan veya satış amaçlı elde tutulan varlık olarak
elden çıkarılacak bir gruba dahil edilenler ve diğer çıkışlar;
(iii)
İşletme birleşmeleri yoluyla iktisap edilenler;
(iv)
Paragraf 31, 39 ve 40 doğrultusunda yapılan yeniden
değerlemelerden doğan artış ve azalışlar ile TMS 36 uyarınca
doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilen veya iptal edilen
değer düşüklüğü zararları;
(v) TMS
36 uyarınca gelir tablosu ile ilişkilendirilen değer düşüklüğü
zararları;
(vi) TMS
36 uyarınca gelir tablosu ile ilişkilendirilen iptal edilmiş
değer düşüklüğü zararları;
(vii)
Amortisman;
(viii)
Yurtdışındaki işletmenin, raporlayan işletmenin finansal
tablolarında kullanılan para birimine çevrilmesi dahil olmak
üzere; finansal tabloların geçerli para biriminden finansal
tablolarda kullanılan para birimine çevrilmesinden doğan net kur
farkları; ve
(ix)
Diğer değişiklikler.
74.
Finansal tablolarda ayrıca aşağıdakiler açıklanır:
(a)
Borçlar için teminat olarak gösterilen maddi duran varlıklar ve
maddi duran varlıklar üzerindeki rehin ve ipotekler ile
tutarları;
(b)
Maddi duran varlığın inşası sırasında katlanılan ve defter
değerine dahil edilen harcamaların tutarı;
(c)
Maddi duran varlıkları edinmek için yapılan sözleşmeye bağlanmış
taahhütler; ve
(d)
Gelir tablosu üzerinde ayrı olarak raporlanmamışsa, değeri
düşen, kaybolan veya elden çıkarılan maddi duran varlık
kalemleri için üçüncü şahıslar tarafından tazmin edilen ve gelir
tablosu ile ilişkilendirilmiş olan tutarlar.
75.
Amortisman yönteminin seçimi ve amortismana tabi varlıkların
yararlı ömürlerinin belirlenmesi işletmelerin takdirine
bırakılmıştır. Buna bağlı olarak, benimsenen yöntemlerin ve
tahmin edilen yararlı ömürlerin veya amortisman oranlarının
kamuya açıklanması finansal tablo kullanıcılarınca işletme
yönetimi tarafından belirlenmiş politikaların gözden
geçirilmesine ve diğer işletmelerle kıyaslamalar yapılabilmesine
olanak tanıyan bilgiler sağlar. Bu nedenle aşağıdaki hususlar da
kamuya açıklanır:
(a)
Dönem boyunca gelir tablosunda veya diğer varlıkların elde etme
maliyetlerinin bir parçası olarak muhasebeleştirilen amortisman
tutarı; ve
(b)
Dönem sonundaki birikmiş amortisman tutarı.
76. TMS
8 uyarınca işletme, cari dönemde etkisi olan ya da sonraki
dönemlerde etkisi olması beklenen muhasebe tahminlerindeki
değişikliklerinin niteliği ve etkilerini kamuya açıklar. Maddi
duran varlıklar için böyle bir açıklama aşağıda belirtilen
hususlara ilişkin tahminlerdeki değişikliklerden
kaynaklanabilir:
(a)
Kalıntı değerler;
(b)
Maddi duran varlık kalemlerinin sökülmesi ve taşınması ile
restorasyonuna ilişkin tahmini maliyetler;
(c)
Yararlı ömürler; ve
(d)
Amortisman yöntemleri.
77.
Maddi duran varlık kalemlerinin yeniden değerlemeye tabi
tutulması durumunda aşağıdaki hususlar açıklanır:
(a)
Yeniden değerlemenin yürürlük tarihi;
(b)
Yeniden değerlemenin bağımsız bir bilirkişi tarafından yapılıp
yapılmadığı;
(c)
İligli kalemlerin gerçeğe uygun değerlerinin tahmin edilmesinde
uygulanan yöntemler ve önemli varsayımlar;
(d)
İlgili kalemlerin gerçeğe uygun değerlerinin; doğrudan aktif bir
piyasada veya muvazaasız olarak son zamanlarda gerçekleşen
piyasa işlemlerinde oluşan fiyatlar baz alınarak belirlenmesi ya
da başka değerleme teknikleri kullanılarak tahmin edilmesine
ilişkin açıklamalar;
(e)
Her bir yeniden değerlenmiş maddi duran varlık grubu için,
maliyet modeli kullanılmış olsaydı bu çerçevede
muhasebeleştirilecek defter değeri; ve
(f)
Yeniden değerleme değer artışının dönem içindeki değişimi ve
bakiyenin ortaklara dağıtılmasına ilişkin kısıtlamalar.
78. TMS
36 uyarınca 73 üncü Paragraf (e) bendi (iv)-(vi) alt
bentlerindeki açıklanması gereken bilgilere ek olarak, bir
işletme, değeri düşen maddi duran varlıklarla ilgili bilgileri
açıklar.
79.
Aşağıdaki bilgiler de finansal tablo kullanıcılarının
ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olabilir:
(a)
Geçici olarak atıl durumda olan maddi duran varlıkların defter
değeri;
(b)
Halen kullanımda olan tamamen itfa olmuş maddi duran varlıkların
brüt defter değerleri;
(c)
Aktif kullanımdan çekilen ve TFRS 5 uyarınca satış amaçlı elde
tutulan varlık olarak sınıflandırılmamış maddi duran varlıkların
defter değeri; ve
(d)
Maliyet metodu kullanılması durumunda; defter değerinden önemli
ölçüde farklı olması halinde, maddi duran varlıkların gerçeğe
uygun değeri.
Bu nedenle yukarıdaki tutarların işletmelerce
açıklanması teşvik edilir.
Geçiş hükümleri
80. 24-26 ncı Paragraflarda yer alan
varlık takası işlemi ile elde edilen maddi duran varlık
kalemlerinin başlangıçtaki ölçümlerine ilişkin hükümler, ileriye
dönük olarak sadece gelecekteki işlemlere uygulanır.
|