|
Amaç
MADDE 1- Bu Tebliğin
amacı; kiralama işlemlerine ilişkin 17
nolu Türkiye Muhasebe Standardının
yürürlüğe konulmasıdır.
Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ
ekinde yer almıştır.
Kapsam
MADDE 2- Kiralama
işlemlerine ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının kapsamı ekli
TMS 17 metninde yer almaktadır.
Hukuki Dayanak
MADDE 3- Bu Tebliğ,
28/07/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1
inci maddesi ile 24/02/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4-
Bu Tebliğde geçen;
TMSK ve Kurul:
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
TMS: Türkiye
Muhasebe Standartlarını,
TFRS: Türkiye
Finansal Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük
MADDE 5-
Bu Tebliğ 31/12/2005 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 6-
Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu yürütür.
EK
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 17)
Kiralama İşlemleri
Amaç
1. Bu Standardın amacı; gerçekleştirilen
kiralama işlemlerine ilişkin olarak kiracı ve kiraya veren
tarafından uygulanması gereken muhasebe politikalarını ve
yapılacak açıklamaları belirlemektir.
Kapsam
2. Bu Standart, aşağıda yer alanlar hariç
olmak üzere her çeşit kiralama işleminin muhasebeleştirilmesinde
kullanılır:
(a)
Maden,
petrol, doğalgaz ve benzeri yeniden teşekkülü mümkün olmayan
kaynakların araştırılması ve kullanılmasına ilişkin kiralama
işlemleri; ve
(b)
Sinema
filmleri, video kasetler, oyunlar, el yazıları, patentler ve
telif hakları gibi hak ve ürünlerin lisans anlaşmaları.
Bu Standart aşağıda yer alan varlıkların
ölçülmesinde kullanılmaz:
(a)
Kiracıları tarafından yatırım amaçlı olarak elde tutulan
gayrimenkuller (bakınız: TMS 40
Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller);
(b)
Kiraya
verenlerin faaliyet kiralaması çerçevesinde kiraya verdikleri
yatırım amaçlı gayrimenkuller
(bakınız: TMS 40);
(c)
Kiracıları tarafından finansal
kiralama çerçevesinde elde tutulan canlı varlıklar (bakınız: TMS
41 Tarımsal Faaliyetler); veya
(d)
Kiraya
verenleri tarafından faaliyet kiralaması çerçevesinde kiraya
verilen canlı varlıklar (bakınız: TMS 41).
3. Bu standart, kiralama sözleşmesine
konu varlıkların kullanımı ve bakımıyla ilgili önemli
hizmetlerin kiraya verenden talep edilebildiği sözleşmeler de
dahil olmak üzere, bu varlıkların kullanım hakkının kiracıya
aktarıldığı sözleşmelere uygulanır. Bu Standart, sözleşme
taraflarından birinin diğerine sözleşme konusu varlığın kullanım
hakkını aktarmadığı hizmet sözleşmelerine uygulanmaz.
Tanımlar
4. Bu Standartta geçen terimlerin anlamları
aşağıdaki gibidir:
Kiralama: Kiraya
verenin bir varlığın kullanım hakkını, bir ödeme veya ödeme
planı karşılığında, taraflarca kararlaştırılmış bir zaman
süresince kiracıya devrettiği sözleşmedir.
Finansal
kiralama: Bir varlığın mülkiyetine
sahip olmaktan kaynaklanan her türlü risk ve yararların
devredildiği sözleşmedir. Sözleşme süresi sonunda, mülkiyet
devrediledebilir veya
devredilmeyedebilir.
Faaliyet kiralaması:
Finansal kiralama dışındaki
kiralamadır.
İptal edilemeyen kiralama:
Yalnızca aşağıdaki koşullardan herhangi birinin gerçekleşmesi
durumunda iptal edilebilen kiralamalar, iptal edilemeyen
kiralamadır:
(a)
Meydana gelme olasılığı oldukça düşük bir koşulun gerçekleşmiş
olması;
(b)
Kiraya
verenin rızasının bulunması;
(c)
Kiracının kiralama konusu varlıkla aynı veya eşit türden bir
varlığı aynı kiraya verenden kiralaması; veya
(d)
Sözleşmenin başlangıcı itibariyle; sözleşmenin iptali için
ilgili sözleşmenin iptalini caydıracak miktarda ek bir ödemenin
yapılmasının gerekmesi.
Kiralama sözleşmesinin başlangıcı:
Sözleşme tarihinden veya tarafların kiralamanın temel
koşullarına ilişkin taahhütte bulundukları tarihten erken
olanıdır. Bu tarih itibariyle:
(a)
Kiralama işlemleri faaliyet kiralaması veya
finansal kiralama olarak sınıflandırılır; ve
(b)
İşlemin finansal kiralama olarak
sınıflandırılması durumunda, kiralama süresinin başlangıcında
muhasebeleştirilmesi gereken tutarlar belirlenir.
Kiralama süresinin başlangıcı:
Kiracının kiralamış olduğu varlığı kullanma hakkını kazandığı
tarihtir. Söz konusu tarih, kiralama sözleşmesinin ilk kez
muhasebeleştirildiği tarihi ifade eder (örneğin, kiralama
işleminden kaynaklanan varlık, borç, gelir ve giderlerin
muhasebeleştirilmesi).
Kiralama süresi:
Sözleşmede belirtilen iptal edilemeyen kiralama süresidir.
Ancak, kiralama sözleşmesinin başlangıcında kiracıya sözleşmede
belirtilen sürenin bitiminde bedelli veya bedelsiz olarak süre
uzatımı hakkı tanınmış ve kiralama sözleşmesinin başlangıcında
kiracının bu hakkı kullanacağı neredeyse kesin ise, bu ilave
süre de kiralama süresi içinde değerlendirilir.
Asgari kira ödemeleri:
Kiracının kiralama süresince aşağıdakilerle birlikte; koşullu
kira, hizmet maliyetleri ile vergiler gibi kiraya veren
tarafından ödenen ve kiraya verene tazmin edilenler hariç,
ödemek zorunda olduğu veya ödemesi gerekebilecek tutarları ifade
eder:
(a)
Kiracı
açısından, kiracının kendisi veya kiracı ile ilişkili diğer bir
tarafça garanti edilen tutarlar; veya
(b)
Kiraya
veren açısından, kendisine aşağıda yer alanlar tarafından
garanti edilmiş kalıntı değer:
(i)
Kiracı;
(ii)
Kiracıyla ilişkili diğer bir taraf; veya
(iii)
Garanti altındaki yükümlülükleri karşılamaya yetecek
finansal güce sahip olan ve kiraya
verenle herhangi bir ilişkisi bulunmayan üçüncü bir taraf.
Ancak, kiracının ilgili varlığı opsiyonun
kullanılabilir olduğu tarihteki gerçeğe uygun değerinden önemli
ölçüde düşük olması beklenen bir fiyattan satın alma opsiyonu
bulunması durumunda; ilgili opsiyon kiracı tarafından
kullanılacağından, kiralama sözleşmesinin başlangıcı itibariyle
asgari kira ödemeleri, söz konusu satın alma opsiyonunun
beklenen kullanılma tarihine kadar kiralama süresi boyunca
yapılacak asgari ödemeleri ve ilgili opsiyonun kullanımına
ilişkin diğer ödemeleri içerir.
Gerçeğe uygun değer:
Karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar
arasında bir varlığın el değiştirmesi ya
da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken
tutardır.
Yararlı ekonomik ömür:
(a)
Bir
varlığın bir veya daha fazla kullanıcı tarafından ekonomik
olarak kullanılacağı tahmin edilen süreyi; veya
(b)
Bir
veya daha fazla kullanıcı tarafından ilgili varlıktan elde
edilmesi beklenen üretim sayısı veya benzeri üretim birimini
ifade eder.
Yararlı ömür:
Kiralama süresinin başlangıcından itibaren ve kiralama süresiyle
sınırlı olmaksızın, bir varlığın işletmeye ekonomik fayda
sağlaması beklenen tahmini süredir.
Kiralama konusu varlığın garanti edilmiş
kalıntı değeri:
(a)
Kiracı
açısından, kalıntı değerin kiracı veya kiracıyla ilişkili
taraflarca garanti edilmiş kısmını (garanti edilmiş tutarın
herhangi bir durumda ödenebilecek azami tutarını); ve
(b)
Kiraya
veren açısından, kalıntı değerin, kiracı tarafından
ya da kiraya verenle ilişkili
olmayan ve garanti kapsamındaki yükümlülükleri yerine
getirebilecek finansal güce sahip
üçüncü bir şahıs tarafından garanti edilmiş kısmını ifade eder.
Garanti edilmemiş kalıntı değer:
Kiralanan varlığın kalıntı değerinin kiraya verene ödenmesi
garanti edilmemiş veya yalnızca kiraya verenle ilişkili
taraflarca garanti edilmiş kısmıdır.
Başlangıç doğrudan (direkt) maliyetleri:
Kiraya verenin üretici veya satıcı olduğu kiralamalarda bunlar
tarafından yüklenilenler hariç olmak üzere, kiralama
sözleşmesinin müzakere ve tanzim edilmesiyle doğrudan
ilişkilendirilebilen ek maliyetlerdir.
Brüt kiralama yatırımı:
(a)
Kiraya
veren tarafından finansal kiralama
çerçevesinde elde edilmesi mümkün asgari kira ödemeleri, ve
(b)
Kiraya
verene ait olacak garanti edilmemiş kalıntı değerin toplamıdır.
Net kiralama yatırımı:
Brüt kiralama yatırımının, kiralama işleminde zımnen yer alan
faiz oranında iskonto edilen
kısmıdır.
Kazanılmamış finansman geliri:
(a)
Brüt
kiralama yatırımı ile
(b)
Net
kiralama yatırımı arasındaki farktır.
Kiralama sözleşmesi zımni faiz oranı:
Kiralama sözleşmesi başlangıcında, (a) asgari kira ödemeleri ve
(b) garanti edilmemiş kalıntı değerin bugünkü değeri toplamını,
(i) kiralama konusu varlığın gerçeğe uygun değeri ile (ii)
kiraya verene ait her çeşit başlangıç doğrudan maliyetinin
toplamına eşitleyen iskonto
oranıdır.
Kiracının alternatif borçlanma faiz oranı:
Benzer bir kiralama işleminde kiracının ödemek zorunda olduğu
faiz oranını; böyle bir oran belirlenememesi durumunda, kiralama
sözleşmesinin başlangıcında kiralama konusu varlığın satın
alınması için borçlanılması gereken tutara ilişkin olarak benzer
vade ve teminatlar çerçevesinde kiracı tarafından katlanılması
gereken faiz oranını ifade eder.
Koşullu kira: Kira
ödemelerinin tutar olarak sabitlenmemiş ve kiralanan varlığı
elde bulundurma süresi dışındaki nedenlerle değişen kısmıdır
(örneğin; gelecekteki satışların yüzdesi, varlığın gelecekteki
kullanım miktarı, gelecekteki fiyat endeksleri, gelecekteki
piyasa faiz hadleri gibi).
5. Bir kiralama sözleşmesi veya taahhüt,
kiralama sözleşmesinin başlangıcı ile kiralama süresinin
başlangıcı arasındaki dönemde, kiralanan varlığın inşa veya
satın alma maliyetlerinde ya da
genel fiyat düzeyi gibi diğer her türlü maliyet veya değer
ölçülerinde veya kiraya verenin finansman maliyetindeki
değişikliklere göre ilgili kira ödemelerinin düzeltilmesi
koşulunu içerebilir. Söz konusu durumda, bu Standardın
uygulanması açısından, ilgili değişikliklerin kiralama
sözleşmesinin başlangıcında oluştuğu kabul edilir.
6. Kiralama tanımı, kararlaştırılan
koşulların gerçekleştirilmesi durumunda kiracıya, kiralamış
olduğu varlığın mülkiyetini elde etme opsiyonu veren kira
sözleşmelerini de içerir. Söz konusu sözleşmeler bazen,
mülkiyeti iktisap sonucunu doğuran kiralama sözleşmeleri olarak
da bilinir.
Kiralama işlemlerinin sınıflandırılması
7. Bu Standartta yer alan kiralama
işlemleri, kiralanan varlığın mülkiyetine ilişkin risk ve
yararların kiraya verende ya da
kiracıda bulunma derecesine göre sınıflandırılır. Sözü edilen
riskler, atıl kapasiteden veya teknolojik eskimelerden
kaynaklanan zarar olasılıklarını ve değişen ekonomik koşullar
nedeniyle getirilerde oluşabilecek değişiklikleri kapsar.
Yararlar ise, varlığın yararlı ekonomik ömrü içerisinde kârlı
bir şekilde işletilmesi ve değerinde artış meydana gelmesi
sonucunda gelir elde edilmesinin beklenmesi
ya da kalıntı değerinin nakde çevrilmesinin beklenmesi
şeklinde olabilir.
8. Bir varlığın mülkiyetine sahip
olmaktan kaynaklanan risk ve yararların tamamının devredildiği
kiralamalar, finansal kiralama
olarak sınıflandırılır. Bir varlığın mülkiyetine sahip olmaktan
kaynaklanan risk ve yararların tamamının devredilmediği
kiralamalar ise faaliyet kiralaması olarak sınıflandırılır.
9. Kiraya veren ve kiracı arasındaki
işlem taraflar arasında düzenlenmiş bir kiralama sözleşmesine
dayandığından, tutarlı tanımlar kullanılması gerekir. Söz konusu
tanımların kiraya veren ve kiracının birbirinden farklı
koşullarına uygulanması, aynı kiralama sözleşmesinin taraflarca
farklı biçimde sınıflandırılmasıyla sonuçlanabilir. Örneğin;
kiraya verenin kiracıyla ilişkili olmayan bir tarafın garanti
etmiş olduğu kalıntı değerden kazanç sağlamasında bu türden bir
durum söz konusu olabilir.
10. Bir kiralamanın
finansal kiralama mı yoksa faaliyet kiralaması mı
olduğunun tespitinde, sözleşmenin şeklinden ziyade işlemin özü
esas alınır. Aşağıda yer alan kriterlerin birlikte
ya da tek başlarına var oldukları
kiralama işlemleri finansal kiralama
olarak kabul edilir:
(a)
Kiralama sözleşmesinde, kiralanan varlığın mülkiyetinin kiralama
süresi sonunda veya daha önce kiracıya
geçeceğinin öngörülmesi;
(b)
Kiracıya, kiralanan varlığı buna ilişkin opsiyonun kullanım
tarihinde oluşması beklenen gerçeğe uygun değerinden çok daha
düşük bir bedelle satın alma opsiyonu verilmesi nedeniyle,
kiralama sözleşmesinin başlangıcı itibariyle kiracı tarafından
bu opsiyonun kullanılacağının beklenmesi;
(c)
Mülkiyet kiracıya geçmeyecek dahi
olsa, kira süresinin kiralanan varlığın ekonomik ömrünün büyük
bir bölümünü kapsaması;
(d)
Kiralama sözleşmesinin başlangıcı itibariyle, asgari kira
ödemelerinin bugünkü değerlerinin, en az, kiralanan varlığın
gerçeğe uygun değerine eşit olması; ve
(e)
Kiralanan varlığın, üzerinde büyük değişiklikler yapılmadığı
sürece, sadece kiracı tarafından kullanılabilecek özel bir
yapıda olması.
11. Aşağıda yer alan kriterlerin birlikte
veya tek başlarına var oldukları durumlar, yine ilgili kiralama
işleminin finansal kiralama olarak
nitelendirilmesi sonucunu doğurur:
(a)
Kiracının kiralama işlemini feshedebilmesi durumunda, kiraya
verenin fesih işleminden kaynaklanan zararlarının kiracı
tarafından karşılanması;
(b)
Kalıntı değerin gerçeğe uygun değerindeki değişmelerden
kaynaklanan kazanç ya da kayıpların
kiracıya ait olması (örneğin kiralama süresi sonundaki satış
gelirlerinin tamamına eşit bir kira indirimi şeklinde);
c) Kiracının, piyasa fiyatının çok daha
altında bir bedelle bir dönem daha kiralamayı sürdürme hakkının
bulunması.
12. Yukarıda yer alan 10 uncu ve 11 inci
Paragraflarda bulunan örnek ve göstergeler her zaman ikna edici
sonuçlar vermez. Kiralanan varlığın mülkiyetine sahip olmaktan
kaynaklanan tüm risk ve yararların kiralama sözleşmesi
aracılığıyla kiracıya devrinin mümkün olmadığı diğer bazı
unsurlardan kesin olarak anlaşılıyorsa, söz konusu kiralama
faaliyet kiralaması olarak sınıflanır. Örneğin, bu tür bir
durum, kiralama süresi sonunda varlığın gerçeğe uygun değerine
eşit değişken bir ödeme içeren ya da
koşullu kira ödemeleri bulunan ve sonucunda kiracının varlıkla
ilgili bütün risk ve getirelere
sahip olmadığı kiralamalarda söz konusu olabilir.
13. Kiralama sözleşmesinin başlangıcında
kiralama işleminin sınıflandırması yapılır. Kiraya veren ve
kiracının, kiralama işlemini yenilemek yerine, 7-12 numaralı
Paragraflarda yer verilen kriterlere göre ilgili kiralamayı
kiralama sözleşmesinin başlangıcında farklı bir kiralama
sınıfına sokacak bir biçimde, kiralama süresinin herhangi bir
aşamasında kiralama koşullarının değiştirilmesine karar
vermeleri durumunda, yenilenen sözleşme geriye kalan dönem için
yeni bir sözleşme olarak kabul edilir. Ancak, tahminlerdeki
değişiklikler (örneğin, kiralanan varlığın yararlı ekonomik ömrü
veya kalıntı değerine ilişkin tahminlerdeki değişiklikler gibi)
veya koşullardaki değişiklikler (örneğin, kiracının temerrüde
düşmesi gibi), muhasebe tekniği açısından, mevcut bir
kiralamanın farklı bir sınıfa dahil edilmesini gerektirmez.
14. Arazi ve bina kiralaması işlemleri,
diğer varlık kiralamalarında yer alan esaslar çerçevesinde
faaliyet kiralaması veya finansal
kiralama olarak sınıflandırılır. Ancak arazinin bir özelliği,
sınırsız bir yararlı ekonomik ömre sahip olmasıdır ve eğer
mülkiyetinin kiralama süresi sonunda kiracıya intikal etmeyeceği
tahmin edilmekte ise, kiracı doğal olarak, varlığın mülkiyetine
sahip olmaktan kaynaklanan tüm risk ve yararlara sahip olmaz ve
bu durumda ilgili arazinin kiralanması işlemi bir faaliyet
kiralaması olur. Faaliyet kiralaması çerçevesinde kiralanan bu
tür varlıklara ilişkin ödemeler, kiralanan araziden elde edilen
faydaya uygun bir şekilde kiralama süresi boyunca itfa edilmek
üzere peşin ödenmiş kira tutarını gösterir.
15. Arazi ve binayı birlikte içeren kira
sözleşmelerinde yer alan arazi ve binalar, kira işleminin
sınıflandırılması açısından ayrı ayrı
dikkate alınır. Söz konusu varlıklardan her ikisinin birden
mülkiyetinin kiralama süresi sonunda kiracıya intikal etmesinin
öngörüldüğü durumlarda, bunlardan birinin veya her ikisinin
birden mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan risk ve
getirlerin tamamının kiracıya
geçmediği, ilgili sözleşmede yer
alan diğer hususlardan açık olarak anlaşılmadıkça söz konusu
kiralama işlemlerinin her ikisi birden, ilgili varlıkların tek
başına değerlendirilmesine gerek kalmaksızın,
finansal kiralama kabul edilir.
Arazinin ömrü sınırsız olduğundan, kiralama süresi sonunda
mülkiyetinin kiracıya geçmesinin
öngörülmemiş olması durumunda, sözleşmenin araziye ilişkin
kısmı, 14 üncü Paragrafa uygun olarak faaliyet kiralaması olarak
sınıflandırılır. Sözleşmenin binaya ilişkin kısmı ise 7-13
numaralı Paragraflar arasında yer alan hükümler çerçevesinde
finansal kiralama veya faaliyet
kiralaması olarak sınıflanır.
16. Arazi ve bina kiralama işlemlerinin
sınıflandırılması ve muhasebeleştirilmesi amacıyla, gereken
durumlarda, asgari kira ödemeleri (peşin ödenenler dahil), bu
varlıkların kira hisselerinin kiralama sözleşmesinin
başlangıcındaki gerçeğe uygun değerleriyle orantılı olarak arazi
ve bina arasında dağıtılır. Kira ödemelerinin sözü edilen iki
varlık arasında güvenilir bir biçimde dağıtılamaması durumunda,
kiralamanın tamamının faaliyet kiralaması olarak
nitelendirildiği, her iki varlığın da faaliyet kiralamasıyla
edinildiğinin açık olduğu durumlar hariç, kiralamanın tamamı
finansal kiralama kabul edilir.
17. Arazi ve binanın birlikte kiralamaya
konu edildiği ve arazi için 20 nci
Paragraf uyarınca ilk başta muhasebeleştirilecek tutarın önemsiz
olduğu durumlarda, arazi ve bina, kira sınıflandırması açısından
tek bir birim olarak dikkate alınır ve 7-13 numaralı
Paragraflara uyumlu bir şekilde finansal
kiralama ya da faaliyet kiralaması
olarak sınıflandırılır. Böyle bir durumda binanın yararlı
ekonomik ömrü, kiralama konusu varlığın tamamının yararlı
ekonomik ömrü olarak dikkate alınır.
18. Kiracının hem arazi hem de bina
üzerindeki tasarrufunun “TMS 40 Yatırımlı Amaçlı
Gayrimenkuller” Standardına göre
yatırım amaçlı olarak sınıflandırılması ve gerçeğe uygun değer
yönteminin uygulanması durumunda, kiralamanın arazi ve bina
kısımlarının ayrı ayrı
değerlendirilmesine gerek yoktur. Ancak, aksi halde bina ve
araziden birinin ya da her ikisinin
sınıfının belirlenememesi durumunda, sözü edilen değerlendirmeye
ilişkin ayrıntılı hesaplamaların yapılması gerekir.
19. Kiracının TMS 40’a uygun olarak,
faaliyet kiralamasına konu olan mülke ilişkin hakkını yatırım
amaçlı gayrimenkul olarak sınıflandırması mümkündür. Böyle bir
durumda, ilgili mülke ilişkin hak, finansal
kiralamada olduğu şekilde muhasebeleştirilir ve buna ek olarak,
muhasebeleştirilen söz konusu varlık için gerçeğe uygun değer
yöntemi kullanılır. Daha sonra gerçekleşecek bir olayın,
kiracının mülke ilişkin hakkının niteliğinde bir değişiklik
yaratması ve bu nedenle varlığın yatırım amaçlı gayrimenkul
olarak sınıflanması imkanı kalmamış olsa dahi kiracı, ilgili
kiralamayı finansal kiralama olarak
dikkate almayı sürdürür. Sözü edilen husus aşağıda yer alan
örnek durumlarda söz konusu olacaktır:
(a) Kiracının, kiralama konusu varlığı,
değişim tarihinde oluşan gerçeğe uygun değerine eşit tahmini bir
maliyet karşılığında almak üzere kullanmakta olması.
(b) Kiracının, varlığın mülkiyetine
sahip olmaktan kaynaklanan tüm risk ve yararları, kendisiyle
ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye devreden alt bir kiralama
işleminde bulunması. Bu türden alt kiralama işlemleri, ilgili
üçüncü kişi tarafından faaliyet kiralaması olarak dikkate
alınabilecek olmasına rağmen, kiracı tarafından
finansal kiralama işlemi
çerçevesinde üçüncü kişiye yapılan bir kiralama olarak dikkate
alınır.
Kiralama sözleşmesinin kiracının
finansal tablolarında gösterilmesi
Finansal
kiralamalar
İlk muhasebeleştirme
20. Kiralama süresinin başlangıcında, kiracılar,
finansal kiralama işlemini, kiralama
sözleşmesinin başı itibariyle tespit edilmiş, gerçeğe uygun
değer ya da asgari kira ödemelerinin
bugünkü değerinden düşük olanı üzerinden bilançolarında varlık
ve borç olarak muhasebeleştirir. Asgari kira ödemelerinin
bugünkü değerinin hesaplanmasında kullanılacak
iskonto oranı; tespit edilebiliyorsa
kiralama işleminde zımnen yer alan faiz oranı, bunun tespit
edilememesi durumunda ise, kiracının ek borçlanma faiz oranıdır.
Kiracının her çeşit başlangıç doğrudan maliyetleri, varlık
olarak muhasebeleştirilen tutara eklenir.
21. Kiralama işlemleri ve diğer olaylar,
işlemlerin hukuki şekillerinin yanı sıra, esasları ve ekonomik
özlerine de uygun bir biçimde muhasebeleştirilir ve sunulur. Bir
kiralama sözleşmesinin hukuki şekline göre kiracı, kiralama
konusu varlığın mülkiyetini hukuken iktisap etmeyecek
olabilmesine rağmen, finansal
kiralama işlemi söz konusu olduğunda, anılan işlemin esası ve
ekonomik özü; kiracının, kiralama konusu varlığın kiralama
sözleşmesinin başındaki gerçeğe uygun değeri ve buna ilişkin
diğer finansal yükümlülüklere
yaklaşan tutarda bir borç yükümlülüğü karşılığında, kiralanan
varlığı yararlı ekonomik ömrünün büyük bir bölümünde
kullanımından kaynaklanan ekonomik yarar elde etmesidir.
22. Bu tür kiralama işlemlerinin kiracının
finansal tablolarında gösterilmemesi
durumunda, ilgili işletmenin ekonomik kaynak ve yükümlülükleri
olduğundan az gösterilmiş, dolayısıyla anılan işletmenin
finansal oranlarında bozulma meydana
gelmiş olur. Bu nedenle, finansal
kiralama işlemlerinin kiracının bilançosuna, hem varlık hem de
gelecek kira tutarlarının ödenme yükümlülüğü şeklinde
yansıtılması gerekir. Kiralama süresinin başlangıcında, kiralama
konusu varlık ve gelecekteki kira bedelleri, kiracının ilgili
varlığa ilişkin olarak yaptığı ve aktifleştirilmesi gereken
başlangıç doğrudan maliyetleri hariç olmak üzere, kiracının
bilançosunun varlık ve borç kısmına eşit tutarda kaydedilir.
23. Kiralanan varlıklara ilişkin borçların,
kiralanan varlığın bedelinden bir indirim şeklinde
gösterilmeleri doğru değildir. Borçların bilançolarda
gösterilmesi açısından kısa ve uzun vadeli olanlar arasında bir
ayrım yapılmış olması durumunda, aynı ayrımın kiralama işlemine
ilişkin borçlar için de yapılması gerekir.
24. Başlangıç doğrudan maliyetleri
genellikle kiralama anlaşmalarının görüşülmesi ve güvence
altına alınması gibi belirli kiralama faaliyetlerine bağlı
olarak oluşur. Kiracının, doğrudan finansal
kiralama işlemine atfedilebilen faaliyetlerine ilişkin
maliyetler, varlık olarak muhasebeleştirilen tutara eklenir.
Sonraki ölçümler
25. Asgari kira ödemeleri; finansman giderleri ve
mevcut yükümlülüklerdeki azalma (borç ana para ödemesi)
olarak ayrıştırılır. Finansman giderleri, kalan borç tutarlarına
sabit bir faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde kiralama
süresi boyunca her bir döneme dağıtılır. Koşullu kiralar,
oluştukları dönemde gider olarak dikkate alınır.
26. Uygulamada kiracı, finansman
giderlerinin kira süresine dağıtılması işleminde hesaplamayı
kolaylaştırmak amacıyla bazı tahmin yöntemleri kullanabilir.
27. Finansal
kiralama işlemi, her bir hesap dönemi itibariyle ilgili
finansman giderlerinin dikkate alınması yanında, amortismana
tabi varlıklara ilişkin amortisman giderlerini de ortaya
çıkarır. Kiralama işlemine konu edilen amortismana tabi
varlıkların amortismanı, işletme mülkiyetinde yer alan
amortismana tabi varlıklarla uyumlu olmalı ve
muhasebeleştirilecek amortisman tutarı, “TMS 16 Maddi Duran
Varlıklar” ve “TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar”
Standartlarına uygun olarak hesaplanmalıdır. Eğer, kiralama
süresi sonunda kiracının kiralama konusu varlığın mülkiyetini
edineceğine ilişkin tam bir kesinlik bulunmamakta ise, ilgili
varlık, kiralama süresi ve yararlı ömründen kısa olanı
itibariyle tamamen itfa edilir.
28. Kiralanan varlığın amortismana tabi
tutarı, kiracının mülkiyetinde yer alan amortismana tabi
varlıklar için uygulamış olduğu amortisman yöntemiyle uyumlu bir
şekilde, ilgili varlığın öngörülen kullanım dönemi boyunca her
bir hesap dönemine sistematik olarak dağıtılır. Söz konusu
varlığın kiralama süresi sonunda kiracı tarafından satın
alınacağının kesine yakın olduğu durumlarda, varlığın tahmini
kullanım süresi ilgili varlığın yararlı ömrü olup, satın alma
işleminin kesine yakın olmaması durumunda ilgili varlık kiralama
süresi ile yararlı ömründen kısa olanı itibariyle itfa edilir.
29. Kiralama konusu varlığın amortisman gideri ve
herhangi bir dönem finansman giderlerinin toplamı ile yine aynı
dönem ilgili varlığa ilişkin olarak yapılması gereken kira
ödemeleri genelde birbirlerinden farklı olduğundan, ödenmesi
gereken kira bedellerinin gider olarak muhasebeleştirilmesi
uygun olmaz. Aynı şekilde, ilgili varlık ve buna ilişkin borcun
kiralama süresinin başlangıcından sonra birbirlerine eşit olma
ihtimalleri de düşüktür.
30. Bir işletme, kiralanan varlığın değer
düşüklüğüne uğrayıp uğramadığının tespiti için “TMS 36
Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Standardını uygular.
31. Kiracılar, “TMS 32
Finansal Araçlar: Açıklamalar ve Sunum” Standardının
gereklerini yerine getirmelerinin yanı sıra,
finansal kiralama işlemine ilişkin
olarak aşağıda yer alan açıklamaları da yaparlar:
(a)
Kiralama konusu her bir varlık için bilanço tarihindeki net
defter değeri.
(b)
Gelecekteki asgari kira ödemelerinin bilanço günü itibariyle
toplamları ile bugünkü değerlerinin birbirleriyle mutabakatı.
Buna ek olarak, gelecekteki asgari kira ödemelerinin bilanço
tarihindeki toplamları ile bugünkü değerlerinin aşağıda yer alan
her bir dönem itibariyle değeri:
(i)
Bir
yıldan az;
(ii)
Bir
yıldan fazla ve beş yıldan az;
(iii)
Beş
yıldan fazla.
(c)
Dönem
içerisinde gider olarak muhasebeleştirilen koşullu kira
tutarları.
(d)
Bilanço tarihi itibariyle, iptal edilemeyen kiralama şeklinde
yapılan alt kiralamalarla ilgili olarak elde edilmesi beklenen
asgari kira ödemelerinin toplamı.
(e)
Kiracının, aşağıda bulunanları içeren ancak bunlarla sınırlı
olmayan, önemli kiralama işlemlerine ilişkin genel nitelikler:
(i)
Koşullu kira ödemelerinin belirlenme esası,
(ii)
Yenileme veya satın alma opsiyonları ile fiyat ayarlama (eskalasyon)
hükümlerinin mevcudiyeti ve koşulları ile,
(iii)
Temettü ödemeleri, ek borçlanma ve yeni kiralamalar gibi
konularda kira anlaşmalarında yer alan sınırlamalar.
32. Ayrıca, TMS 16, TMS 36, TMS 38, TMS 40
ve TMS 41’de açıklamalara ilişkin olarak yer alan esaslar,
kiracılar açısından finansal
kiralama işlemi çerçevesinde kiralanan varlıklar için de
geçerlidir.
Faaliyet kiralaması
33. Faaliyet kiralamasında, başka bir
sistematik yaklaşım kiracının beklediği faydanın zamanlamasını
daha iyi yansıtmadıkça, yapılan kira ödemeleri doğrusal (eşit)
olarak kiralama süresi boyunca gider olarak muhasebeleştirilir.
34. Faaliyet kiralamasında, yapılan kira
ödemeleri, ödemeler bu yönteme dayandırılmasa dahi başka bir
sistematik yaklaşım kiracının beklediği faydanın zamanlamasını
daha iyi yansıtmadıkça, doğrusal amortisman yöntemi çerçevesinde
gider olarak muhasebeleştirilir.
35. Kiracılar, TMS 32’ye uymalarının yanı
sıra, faaliyet kiralaması işlemine ilişkin olarak aşağıdaki
açıklamaları da yapar:
(a)
İptal
edilemeyen faaliyet kiralaması çerçevesinde aşağıda yer alan her
bir dönem itibariyle ödenecek asgari kira ödemelerinin toplamı:
(i) Bir yıldan az;
(ii) Bir yıldan
fazla ve beş yıldan az;
(iii) Beş yıldan
fazla.
(b)
Bilanço tarihi itibariyle, iptal edilemeyen kiralama şeklinde
yapılan alt kiralamalarla ilgili olarak elde edilmesi beklenen
asgari kira tutarlarının toplamı.
(c)
Dönem
içerisinde asgari kira ödemeleri, koşullu kiralar ve alt kira
ödemeleri şeklinde ayrı ayrı gider
olarak muhasebeleştirilen ilk kiralamaya ilişkin ödemeler ve alt
kiralamaya ilişkin ödemeleri.
(d)
Kiracının, aşağıda bulunanları içeren ancak bunlarla sınırlı
kalmayan, önemli kiralama işlemlerinin genel bir tarifi:
(i) Koşullu kira ödemelerinin belirlenme
esası,
(ii) Yenileme veya
satın alma opsiyonları ile fiyat ayarlama (eskalasyon)
hükümlerinin mevcudiyeti ve koşulları ile,
(iii) Temettü
ödemeleri, ilave borçlanma ve yeni kiralamalar gibi konularda
kira anlaşmalarında yer alan sınırlamalar.
Kiralama sözleşmesinin kiraya verenin
finansal tablolarında gösterilmesi
Finansal
kiralamalar
İlk muhasebeleştirme
36. Kiraya verenler,
finansal kiralamaya konu edilmiş varlıkları bilançolarına
yansıtırlar ve net kiralama yatırımı tutarına eşit tutarda bir
alacak olarak gösterirler.
37. Finansal
kiralamada, bir varlığa hukuken sahip olmaktan kaynaklanan tüm
risk ve yararları kiraya veren tarafından devredildiğinden,
kiraya verenin alacaklı olduğu kira ödemeleri, kendisinin yapmış
olduğu yatırım ve diğer hizmetlerini karşılamak ve kendisine bir
fayda sağlamak amacıyla, yatırmış olduğu anaparanın geri dönüşü
ve finansman geliri şeklinde dikkate alınır.
38. Başlangıç doğrudan maliyetleri, genelde
kiraya verenler tarafından üstlenilmekte olup, komisyonlar,
hukuki masraflar ve dahili maliyetler gibi kiralama
sözleşmesinin müzakeresi ve tanzimine bağlı olarak ortaya çıkan
ve bunlara doğrudan atfedilebilen maliyetleri içerir. Satış ve
pazarlama işlemlerinden kaynaklananlar gibi genel giderleri
içermez. Kiraya verenin üretici ve satıcı olmadığı
finansal kiralama işlemlerinde
başlangıç doğrudan maliyetleri, finansal
kiralama gelirlerinin başlangıç hesaplamalarına dahil edilir ve
kiralama süresi boyunca gelir kaydedilecek tutarlardan düşülür.
Kiralama işleminde yer alan faiz oranı, başlangıç doğrudan
maliyetlerini ayrı ayrı dikkate
almaya gerek kalmaksızın, finansal
kiralama gelirlerine bunları doğrudan dahil edecek şekilde
tespit edilir. Üretici ve satıcı konumdaki kiraya verenler
tarafından kiralamanın müzakeresi ve düzenlenmesi ile bağlantılı
olarak katlanılan maliyetler, başlangıç doğrudan maliyetlerinin
tanımına girmez. Bunun sonucunda, söz konusu maliyetler
kiralamaya ilişkin net yatırım tutarının tespitinde dikkate
alınmaz ve finansal kiralama
işleminde, normal olarak, kiralama süresinin başlangıcında
oluşacak satış kazancının muhasebeleştirilmesi sırasında gider
olarak dikkate alınırlar.
Sonraki ölçümler
39. Finansman geliri, kiraya verenin
finansal kiralama konusu varlığa
ilişkin net yatırımındaki sabit bir dönemsel getiri oranını
yansıtan bir esasa göre muhasebeleştirilir.
40. Kiraya veren, finansman gelirini
kiralama süresine sistematik ve rasyonel bir biçimde dağıtmayı
hedefler. Söz konusu gelir dağıtımı işlemi, kiraya verenin
finansal kiralamaya ilişkin net
yatırımına ilişkin sabit dönemsel bir getiriyi yansıtacak bir
esasa dayanır. Hizmetlere ilişkin maliyetler hariç olmak üzere,
herhangi bir döneme ilişkin kira ödemeleri, anaparayı ve
kazanılmamış finansman gelirini azaltmak üzere brüt kiralama
yatırımının tespitinde dikkate alınır.
41. Kiraya verenin kiralama işlemindeki
brüt yatırımını hesaplamada kullanılan tahmini garanti edilmemiş
kalıntı değerler, sürekli olarak gözden geçirilir. Tahmini
garanti edilmemiş kalıntı değerde eksilme olması durumunda,
gelirlerin kiralama süresine dağılımı yeniden gözden geçirilir
ve tahakkuk ettirilmiş tutarlarda meydana gelen eksilmeler
derhal muhasebeleştirir.
41A. Finansal
kiralamaya konu olan bir varlığın “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde
Tutulan Maddi Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler”
Standardının hükümleri uyarınca satış amaçlı olarak
sınıflandırılması (ya da satış
amaçlı elde tutulan varlık olarak sınıflandırılan bir gruba
dahil edilmesi) halinde, ilgili varlığın TFRS 5 hükümleri
uyarınca değerlendirilmesi gerekir.
42. Üretici veya satıcı konumdaki kiraya
verenler, satış kâr veya zararlarını, ilgili dönemde kesin
satışlarında uygulamış oldukları yöntem çerçevesinde
muhasebeleştirir. Kasıtlı olarak düşük faiz oranlarının
kararlaştırılması durumunda, satış kârları piyasa faiz oranının
uygulanması durumunda oluşacak tutarlarla sınırlandırılır.
Üretici veya satıcı konumdaki kiraya verenler tarafından
kiralamanın müzakere ve düzenlenmesi ile bağlantılı olarak
katlanılan maliyetler satış kârının muhasebeleştirilmesi
esnasında gider olarak dikkate alınır.
43. Üreticiler ve satıcılar, genellikle
müşterilerine bir varlığı satın alma veya kiralama seçeneğini
sunarlar. Herhangi bir varlığın üretici ya
da satıcı konumdakiler tarafından finansal
kiralama suretiyle kiralanması sonucunda iki farklı gelir
oluşur:
(a)
Kiralanan varlığın, normal satış fiyatlarında, uygulanabilir
miktar ve ticari indirimler de dikkate alınmak suretiyle kesin
olarak satışından elde edilecek kâr veya zarar tutarına eşit
tutarda kâr veya zarar; ve
(b)
Kiralama süresinde elde edilecek finansman geliri.
44. Herhangi bir üretici
ya da satıcı konumdaki kiraya veren
tarafından, kiralama süresinin başında
finansal tablolara yansıtılacak satış gelirleri, ilgili
varlığın gerçeğe uygun değeri, ya
da, bu değerin altında olması koşuluyla piyasa faiz oranının
kullanılması durumunda hesaplanan ve kiraya veren tarafından
elde edilecek asgari kira ödemelerinin bugünkü değeridir.
Kiralama süresinin başlangıcı itibariyle muhasebeleştirilecek
satış maliyeti, kiralanan varlığın maliyetinden, veya farklı ise
defter değerinden, garanti edilmemiş kalıntı değerin çıkarılması
sonucunda bulunacak tutardır. İşletmenin kesin satışları için
uygulamış olduğu yönteme göre bulunan ve satış geliri ile satış
maliyeti arasındaki farkı oluşturan tutar satış kârıdır.
45. Üretici ya
da satıcı konumdaki kiraya verenler, bazı zamanlar, müşteri
çekmek amacıyla gerçekçi olmayacak derecede düşük faiz oranları
belirler. Anılan türden bir oranın kullanılması, satış tarihi
itibariyle elde edilecek toplam gelirin normalden fazla bir
kısmının gelir olarak muhasebeleştirilmesine neden olacaktır. Bu
türden düşük faiz oranlarının belirlendiği durumlarda satış
kârı, piyasa faiz oranlarının uygulanması sonucunda bulunacak
tutarla sınırlandırılır.
46. Üretici ya
da satıcı konumdaki kiraya verenlerce
finansal kiralamanın müzakere edilmesi ve düzenlenmesi
ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen maliyetler, kiralama
süresinin başlangıcında gider olarak muhasebeleştirilir; çünkü,
söz konusu maliyetler ilgili üretici ve satıcının satış kârıyla
ilgilidir.
47. Kiraya verenler, TMS 32’nin gereklerini
yerine getirmelerinin yanı sıra, finansal
kiralama işlemlerine ilişkin olarak aşağıda yer alan
açıklamaları da yapmak zorundadırlar:
(a)
Brüt
kiralama yatırımı ile asgari kira ödemelerinin bugünkü
değerlerinin bilanço tarihi itibariyle birbirleriyle mutabakatı.
Buna ek olarak, yapılacak asgari kira ödemelerinin bugünkü
değerleri ile brüt kiralama yatırımının bilanço tarihi
itibariyle değerleri de aşağıda yer alan her bir dönem
itibariyle açıklanır:
(i) Bir yıldan az;
(ii)
Bir
yıldan fazla ve beş yıldan az;
(iii)
Beş
yıldan fazla.
(b)
Kazanılmamış finansman geliri.
(c)
Kiraya
verene ait garanti edilmemiş kalıntı değer.
(d)
Tahsil
edilemeyen asgari kira alacaklarına ilişkin ayrılan birikmiş
karşılık.
(e)
İlgili
dönemde gelir olarak muhasebeleştirilen koşullu kira tutarları.
(f)
Kiraya
verenin yapmış olduğu önemli kira anlaşmalarına ilişkin genel
bir açıklama.
48. Dönem içerisinde yeni girişilen
işlerde, iptal edilen kiralarla ilgili gereken tutarlar
düşüldükten sonra, brüt yatırım ile kazanılmamış gelirler
arasındaki farkın da açıklanması, büyümenin bir göstergesi
olması açısından çoğu zaman faydalıdır.
Faaliyet kiralaması
49. Kiraya verenler, faaliyet kiralamasına
konu olan varlıkları niteliğine göre bilançolarında gösterir.
50. Faaliyet kiralamasından kaynaklanan
kira geliri, kiraya konu varlıktan elde edilen faydadaki
azalmanın zamanlamasını daha iyi yansıtan başka bir sistematik
yöntem var olmadıkça, kiralama süresi boyunca doğrusal yöntem
uygulanmak suretiyle gelir olarak muhasebeleştirilir.
51. Kira gelirinin elde edilmesinde
katlanılan maliyetler, amortismanlar dahil olmak üzere, gider
olarak muhasebeleştirilir. Kiralama konusu varlıktan elde edilen
faydadaki azalmanın zamanlamasını daha iyi yansıtan sistematik
başka bir yöntem var olmadıkça, kiralama geliri (kiralama konusu
varlıkların bakımı ve sigortalanması gibi hizmetler karşılığında
elde edilen gelirler hariç olmak üzere), ilgili gelir bu
çerçevede elde edilmese dahi, kiralama süresi boyunca doğrusal
yöntemle muhasebeleştirilir.
52. Kiracılar tarafından herhangi bir
faaliyet kiralamasının müzakere edilmesi ve düzenlenmesi için
katlanılan başlangıç doğrudan maliyetleri, kiralanan varlığın
defter değerine eklenir ve kiralama geliriyle aynı şekilde
kiralama süresi boyunca gider olarak muhasebeleştirilir.
53. Amortismana tabi varlıklara ilişkin
amortisman politikası, kiraya verenin benzer varlıklar için
uygulamakta olduğu normal amortisman politikasıyla uyumlu olarak
uygulanır ve söz konusu amortisman TMS 16 ve TMS 38 ile uyumlu
bir şekilde hesaplanır.
54. Bir işletme, kiralanan varlıkta değer
düşüklüğü meydana gelip gelmediğinin değerlendirilmesinde TMS
36’yı uygular.
55. Kiraya verenin, kiralama konusu
varlığın üreticisi veya satıcısı konumunda bulunduğu bir
kiralamada, kiraya veren, söz konusu işlem satışa eşit
olmadığından, faaliyet kiralamasına ilişkin olarak herhangi bir
satış kârı muhasebeleştirmez.
56. Kiraya verenler, TMS 32 hükümlerini
yerine getirmenin yanı sıra faaliyet kiralamasına ilişkin olarak
aşağıdaki açıklamaları da yapar:
(a)
İptal
edilemeyen kiralama çerçevesinde ileride elde edilecek asgari
kira ödemelerinin toplamı ve aşağıda yer alan her bir dönem
itibariyle tutarı:
(i) Bir yıldan az;
(ii) Bir yıldan
fazla ve beş yıldan az;
(iii) Beş yıldan
fazla.
(b)
İlgili
dönemde gelir olarak muhasebeleştirilen toplam koşullu kiralar.
(c)
Kiraya
verenin yapmış olduğu önemli kira anlaşmalarına ilişkin genel
açıklama.
57. Ayrıca, TMS 16, TMS 36, TMS 38, TMS 40
ve TMS 41’de açıklamalara ilişkin olarak yer alan esaslar,
kiraya verenler açısından, faaliyet kiralaması çerçevesinde
kiralanmış varlıklar için de geçerlidir.
Satış ve geri kiralama işlemleri
58. Bir satış ve geri kiralama işlemi, bir
varlığın satışını ve yine aynı varlığın geri kiralanmasını
içerir. Kira ödemeleri ve satış fiyatı, bunlar bir bütün olarak
müzakere edildiğinden, genellikle birbirlerine bağımlıdır. Bir
satış ve geri kiralama işleminin muhasebeleştirme yöntemi,
ilgili kiralama işleminin çeşidine bağlıdır.
59. Bir satış ve geri kiralama işleminin
finansal kiralama ile sonuçlanması
durumunda, satış gelirlerinin defter değerinin üzerindeki kısmı
satıcı-kiraya veren tarafından hemen gelir olarak
muhasebeleştirilmez. Bunun yerine, sözü edilen gelir ertelenir
ve kiralama süresi boyunca itfa edilir.
60. Geri kiralama işlemi bir
finansal kiralama ise, yapılmış olan
işlem, kiralanan varlık işlemin teminatı olmak üzere, kiraya
verenin kiracıya finansman sağladığı bir araçtır. Bu nedenle,
ilgili varlığın defter değerini aşan satış gelirlerinin gelir
olarak görülmesi doğru değildir. Bu türden fazla tutarlar
ertelenir ve kiralama süresi boyunca itfa edilir.
61. Bir satış ve geri kiralama işleminin
faaliyet kiralaması ile sonuçlanması ve ilgili işlemin gerçeğe
uygun değer üzerinden gerçekleştiğinin açık olması durumunda,
her türlü kâr veya zarar hemen muhasebeleştirilir. Satış
fiyatının gerçeğe uygun değerin altında olması durumunda, piyasa
fiyatının altında yapılacak kira ödemeleri dolayısıyla
karşılanacak zararlar hariç, ki bu durumda bunlar ertelenir ve
ilgili varlığın tahmini kullanım süresince kira ödemeleriyle
orantılı olarak itfa edilir, diğer her türlü kâr ve zarar hemen
muhasebeleştirilir. Satış fiyatının gerçeğe uygun değerin
üzerinde olması durumunda, gerçeğe uygun değeri aşan kısım
ertelenir ve ilgili varlığın beklenen kullanım süresi boyunca
itfa edilir.
62. Geri kiralama işlemi faaliyet
kiralaması ve ilgili kira ödemeleri ile satış fiyatları gerçeğe
uygun değerde ise, normal bir satış işlemi söz konusudur ve her
türlü kâr ya da zarar hemen
muhasebeleştirilir.
63. Faaliyet kiralamaları açısından, satış
ve geri kiralama işleminin meydana geldiği tarihteki gerçeğe
uygun değerin defter değerinden düşük olması durumunda, defter
değeri ile gerçeğe uygun değer arasındaki fark hemen
muhasebeleştirilir.
64. Finansal
kiralamalar açısından, ilgili varlığın değerinde düşüklük olduğu
ve bu nedenle buna ilişkin defter değerinin TMS 36 uyarınca geri
kazanılabilir tutara iskonto
edildiği durumlar hariç olmak üzere, bu tür bir düzeltme
gerekmez.
65. Kamuoyunu aydınlatmaya ilişkin esaslar,
kiracı ve kiraya veren açısından, satış ve geri kiralama
işlemlerinde de aynen geçerlidir. Önemli kira anlaşmalarına
ilişkin olarak gereken tanımlamalar, ilgili anlaşmanın kendine
özgü veya sıra dışı koşullarının ya
da satış ve geri kiralama işlemine ilişkin koşulların
açıklanmasını sağlar.
66. Satış ve geri kiralama işlemleri, “TMS
1 Finansal Tabloların Sunuluşu”
Standardındaki ayrı gösterim kriterinin uygulanmasını
gerektirebilir.
Geçiş
uygulamaları
67. Paragraf 68’le bağlantılı olarak, bu
Standardın geriye dönük olarak uygulanması teşvik edilir ancak
bu işlem zorunlu değildir. Standardın geriye yönelik olarak
uygulanmaması durumunda, önceden gerçekleştirilmiş
finansal kiralamalara ilişkin kalan
tutarların kiraya veren tarafından tam olarak tespit edildiği
var sayılır ve söz konusu tutarlar bundan sonra bu Standart
hükümlerine uygun olarak muhasebeleştirilir.
68. Daha önce UMS 17’yi (1997’de gözden
geçirilen) uygulamış olan bir işletme, bu standart tarafından
yapılan değişiklikleri geriye dönük olarak bütün kiralamaları
için veya, UMS 17 (1997’de gözden geçirilen)’nin
geriye yönelik olarak uygulanmamış olması durumunda, söz konusu
Standardı ilk kez uygulamaya başlamasından sonraki bütün
kiralamaları için uygular.
Yürürlük tarihi
69. “-“
TMS 17’nin yürürlükten kaldırılması
70. “-“ |