|
Amaç
MADDE 1- Bu Tebliğin
amacı; tarımsal faaliyetlere ilişkin 41
nolu Türkiye Muhasebe Standardının
yürürlüğe konulmasıdır.
Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ
ekinde yer almıştır.
Kapsam
MADDE 2- Tarımsal
faaliyetlere ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının kapsamı ekli
TMS 41 metninde yer almaktadır.
Hukuki
Dayanak
MADDE 3- Bu Tebliğ,
28/07/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1
inci maddesi ile 24/02/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4-
Bu Tebliğde geçen;
TMSK ve Kurul:
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
TMS: Türkiye
Muhasebe Standartlarını,
TFRS: Türkiye
Finansal Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük
MADDE 5-
Bu Tebliğ 31/12/2005 tarihinden sonra başlayan
hesap dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 6-
Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu yürütür.
EK
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 41)
Tarımsal Faaliyetler
Amaç
Bu Standardın amacı; tarımsal faaliyetlere
ilişkin muhasebeleştirme yöntemlerini ve açıklamaları
belirlemektir.
Kapsam
1.
Bu
Standart, aşağıda yer alan varlıkların tarımsal faaliyetle
ilgili olmaları durumda, söz konusu varlıkların
muhasebeleştirilmesinde uygulanır:
(a) Canlı
varlıklar;
(b) Hasat
zamanındaki tarımsal ürünler; ve
(c) Paragraf
34-35’de yer alan devlet teşvikleri.
2. Bu Standart aşağıdakilere uygulanmaz:
(a) Tarımsal faaliyetle ilgili arsa (bakınız:
TMS 16 Maddi Duran Varlıklar ve TMS 40 Yatırım Amaçlı
Gayrimenkuller); ve
(b) Tarımsal faaliyetle ilgili maddi olmayan
duran varlıklar (bakınız: TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar).
3. Bu Standart, işletmenin hasadı
yapılmış canlı varlıkları olan tarımsal ürünlerine, sadece hasat
noktasında uygulanır. Bunun sonrasında, “TMS 2 Stoklar”
Standardı veya diğer uygun olan bir Standart uygulanır.
Dolayısıyla bu Standart, hasat sonrası söz konusu ürünlerin
işlenmesini düzenlemez (örneğin üzümü yetiştiren bir şarap
tüccarının, söz konusu üzümü şaraba dönüştürmesi işlemi). Söz
konusu işlemler tarımsal faaliyetin mantıklı ve doğal bir
uzantısı ve gerçekleştirilen faaliyetler biyolojik dönüşüme
benzerlik gösterir nitelikte dahi olsa, bu tür işleme
faaliyetleri bu Standartta yer alan tarımsal faaliyet kapsamına
alınmamıştır.
4.
Aşağıdaki tabloda canlı varlıklar, tarımsal ürünler ve hasattan
sonra işlenen diğer ürünlere ilişkin örneklere yer verilmiştir:
|
Canlı varlıklar |
Tarımsal ürün |
Hasattan sonra işlenme sonucu ortaya
çıkan ürünler |
|
Koyun |
Yün |
Yün ipliği, halı |
|
Orman korusundaki ağaçlar |
Kütük |
Kereste |
|
Bitkiler |
Pamuk |
İplik, giysi |
|
Şeker Pancarı |
Şeker |
|
Mandıra Hayvanı |
Süt |
Peynir |
|
Sığır |
Gıda elde edilmek üzere kesilen sığır |
Sosis, pastırma |
|
Çalılık |
Yaprak |
Çay, işlenmiş tütün |
|
Asma |
Üzüm |
Şarap |
|
Meyve ağaçları |
Toplanmış meyveler |
İşlenmiş meyve |
Tarımla ilişkili tanımlar
5. Bu Standartta geçen terimlerin anlamları
aşağıdaki gibidir:
Tarımsal faaliyet:
Satışa konu canlı varlıkların tarımsal ürünlere veya farklı
canlı varlıklara dönüştürülmesi işleminin bir işletme tarafından
yönetimidir.
Tarımsal ürün:
İşletmenin canlı varlıklarının hasadı yapılmış
ürünüdür.
Canlı varlık:
Yaşayan hayvan veya bitkidir.
Biyolojik dönüşüm:
Canlı varlıklarda niteliksel ve niceliksel değişime yol açan
büyüme, bozulma, üretim ve döllenme sürecidir.
Canlı varlık grubu:
Yaşayan hayvan
veya bitki topluluğudur.
Hasat:
Ürünün canlı varlıklardan ayrılması veya canlı varlığın yaşam
sürecinin sona ermesidir.
6. Tarımsal faaliyet, geniş kapsamlı bir
faaliyet grubunu kapsar; örneğin, hayvan yetiştiriciliği,
ormancılık, yıllık veya daha uzun süreli mahsul yetiştiriciliği,
meyve bahçesi ve fidan ekiciliği, çiçekçilik, ve su ürünleri
yetiştiriciliği (balık çiftçiliği dahil). Bu çeşitlilik
içerisinde belirli bazı ortak özellikler bulunmaktadır:
(a) Değişim kapasitesi: Yaşayan hayvanlar ve
bitkiler biyolojik dönüşüm geçirebilme özelliğine sahiptir.
(b) Değişimin yönetilmesi: Yönetim, ilgili
sürecin gerçekleşmesi için gereken koşulları geliştirmek veya en
azından korumak suretiyle söz konusu dönüşümü kolaylaştırır
(örneğin besin seviyeleri, nem, sıcaklık, verimlilik, ve ışık).
Böyle bir yönetim, tarımsal faaliyeti, diğer faaliyetlerden
ayırır. Örneğin, yönetilmeyen
kaynaklardan (okyanus balıkçılığı ve ormanların yok edilmesi
gibi) ürün elde edilmesi tarımsal faaliyet değildir.
(c) Değişimin ölçülmesi: Biyolojik değişim
sonucunda kalitede (örneğin genetik özellikler, yoğunluk,
olgunluk, yağ miktarı, protein içeriği, ve fiber gücü) veya
miktarda (örneğin soy, ağırlık, hacim, fiber uzunluğu veya çapı,
ve tomurcuk sayısı) meydana gelen değişiklik, rutin bir yönetim
işlevi olarak ölçülür ve izlenir.
7. Biyolojik dönüşüm aşağıdaki sonuçları
meydana getirir:
(a) (i) büyüme (bir hayvan veya bitkinin
miktarında ya da kalitesindeki
artış), (ii) bozulma (bir hayvan
veya bitkinin miktarında ya da
kalitesindeki düşüş), veya (iii)
döllenme (ilave hayvanların veya bitkilerin meydana
getirilmesi); veya
(b) Lateks, çay
yaprağı, yün, ve süt gibi tarımsal ürünlerin üretimi.
Genel tanımlar
8.
Asağıdaki
terimler bu Standart içinde şu anlamlarda kullanılmıştır:
Aktif piyasa:
Aşağıda yer alan koşulların tamamının bulunduğu piyasadır:
(a) Piyasada
ticareti yapılan mallar homojendir;
(b) Normalde,
bu malların her zaman için bir alıcısı ve satıcısı mevcuttur.
(c) Fiyatlar
kamuoyu tarafından öğrenilebilir.
Defter değeri:
Varlığın
bilançoda muhasebeleştirilmiş olduğu değerdir.
Gerçeğe uygun değer:
Karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar
arasında bir varlığın el değiştirmesi ya
da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken
tutardır.
Devlet teşvikleri:
TMS 20 “Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet
Yardımlarının Açıklanması” Standardında tanımlandığı gibidir.
9. Bir varlığın gerçeğe uygun değeri, o
varlığın mevcut durumundaki yeri ve durumuna bağlıdır.
Dolayısıyla, örneğin, herhangi bir çiftlikteki bir sığırın
gerçeğe uygun değeri, söz konusu sığırın ilgili olduğu
piyasadaki fiyatından, nakliye masraflarının ve söz konusu
piyasaya getirilmesine ilişkin diğer masrafların çıkarılması ile
bulunur.
Muhasebeleştirme ve ölçüm
10.
İşletme, sadece ve sadece aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi
durumunda canlı bir varlığı veya tarımsal bir ürünü
muhasebeleştirir:
(a)
İşletmenin, söz konusu varlığı geçmiş olayların sonucu olarak
kontrol etmekte olması;
(b) Varlığa
ilişkin gelecekteki ekonomik faydaların işletmeye aktarılmasının
muhtemel olması; ve
(c) Varlığın
gerçeğe uygun değerinin veya maliyetinin güvenilir olarak
ölçülebilmesi.
11. Tarımsal faaliyetler açısından örneğin,
sığırın yasal mülkiyeti ve edinim, doğum veya sütten kesilme
sırasında damgalanması veya işaretlenmesi, kontrolün
bulunduğunun kanıtıdır. Gelecekte sağlayacağı faydalar normal
olarak, önemli fiziksel özellikleri ölçülmek suretiyle
değerlendirilir.
12. Canlı
varlıklar ilk muhasebeleştirildikleri tarihte ve her bilanço
tarihinde, Paragraf 30’da yer verilen gerçeğe uygun değerin
güvenilir olarak ölçülemediği durumlar hariç, gerçeğe uygun
değerlerinden tahmini Pazar yeri maliyetleri düşülmek suretiyle
ölçülür.
13. Bir
işletmenin canlı varlıklarından elde edilen tarımsal ürünler,
hasat noktasında, gerçeğe uygun değerlerinden tahmini pazar yeri
maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür. Söz konusu ölçüm, “TMS 2
Stoklar” Standardının veya uygun başka Standardın uygulandığı
tarihteki maliyettir.
14. Pazar yerindeki maliyetler; aracılara
ve simsarlara ödenen komisyonlar, düzenleyici kuruluşlar ve mal
borsaları tarafından tahsil edilen vergiler, transfer ve gümrük
vergilerini içerir. Nakliye maliyetleri ve varlığın piyasaya
getirilmesi için gerekli diğer maliyetler, pazar yerinde
katlanılan maliyetlere dahil değildir.
15. Canlı bir varlık veya tarımsal ürüne
ilişkin gerçeğe uygun değerin belirlenmesi işlemi, söz konusu
canlı varlık veya tarımsal ürünlerin önemli özelliklerine göre
gruplandırılmaları suretiyle kolaylaştırılabilir; yaşları veya
kaliteleri gibi. İşletme söz konusu özellikleri, piyasada
fiyatlamaya esas teşkil eden özellikleri dikkate alarak
belirler.
16. İşletmeler sıklıkla, sahibi oldukları
canlı varlık veya tarımsal ürünlerin gelecek bir tarihteki
satışına ilişkin sözleşmelere taraf olurlar. Gerçeğe uygun
değerin belirlenmesinde sözleşme fiyatlarının esas alınması
gerekli değildir; çünkü, gerçeğe uygun değer, istekli bir alıcı
ve satıcının işlem yapacağı cari piyasayı yansıtır. Sonuç
olarak, ilgili canlı varlık veya tarımsal ürünün gerçeğe uygun
değeri bir sözleşmenin mevcudiyeti dolayısıyla düzeltilmez. Bazı
durumlarda, canlı varlık veya tarımsal ürünün satışına ilişkin
sözleşme, “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu
Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardında tanımlanan
ekonomik açıdan dezavantajlı bir sözleşme olabilir. Ekonomik
açıdan dezavantajlı sözleşmelere TMS 37 hükümleri uygulanır.
17. Canlı varlık veya tarımsal ürüne
ilişkin aktif bir piyasanın bulunması durumunda, bu piyasada
açıklanmış olan fiyat, gerçeğe uygun değerin belirlenmesine
uygun bir esas teşkil eder. İşletmenin farklı piyasalara
ulaşması söz konusu ise, ilgili işletme bunlardan en uygun
olanını kullanır. (Örneğin işletme, iki aktif piyasaya ulaşmakta
ise, kullanılması beklenen piyasada geçerli olan fiyat dikkate
alınır.)
18. Aktif bir piyasanın bulunmaması
durumunda işletme, elde edilebildiği takdirde aşağıdaki
bilgilerden biri veya daha fazlasını gerçeğe uygun değerin
belirlenmesinde kullanır:
a) İşlem tarihi ile bilanço tarihi arasında
ekonomik koşullarda önemli bir değişiklik olmaması kaydıyla, en
son piyasa işlem fiyatı;
b) Farklılıkları yansıtan düzeltmelerin
yapıldığı, benzer varlıkların piyasa fiyatları;
c) Bir meyve bahçesinin sandık, kile veya
hektar başı değeri ile bir sığırın et kilosu cinsinden değeri
gibi sektör emsalleri.
19. Bazı durumlarda, 18 inci Paragrafta yer
alan bilgi kaynakları, canlı bir varlığın veya tarımsal bir
ürünün gerçeğe uygun değerine ilişkin farklı sonuçlar verebilir.
İşletme, az sayıdaki makul tahmin arasından en güvenilir gerçeğe
uygun değer tahminine ulaşmak amacıyla bu farklılıkların
nedenlerini göz önünde bulundurur.
20. Bazı durumlarda canlı bir varlığın
mevcut durumu açısından piyasada oluşmuş bir fiyat veya değer
bulunmayabilir. Bu durumda işletme, gerçeğe uygun değerin
tespitinde, ilgili varlıktan elde edilmesi beklenen net nakit
akışlarının piyasada oluşan cari vergi öncesi
iskonto oranı ile
iskonto edilmeleri sonucunda
bulunacak bugünkü değerlerini kullanır.
21. Tahmin edilen net nakit akışlarının
bugünkü değerinin hesaplanmasının amacı, canlı varlığın mevcut
konumu ve yeri itibariyle gerçeğe uygun değerinin
belirlenmesidir. İşletme, kullanılması gereken uygun
iskonto oranının tespiti ve beklenen
net nakit akımlarının tahmin edilmesi sırasında bu durumu göz
önünde bulundurur. Canlı bir varlığın mevcut durumu; ek
biyolojik dönüşümler ile işletmenin biyolojik dönüşümü, hasat ve
satışları artırmak amacıyla gelecekte yapacağı faaliyetler
nedeniyle değerinde meydana gelecek artışları içermez.
22. İşletme, ilgili varlıkların
finansmanına, vergilendirilmesine veya canlı varlıkların hasat
sonrası yeniden yetiştirilmelerine ilişkin nakit akımlarını
dikkate almaz (örneğin orman korusunun hasat sonrası yeniden
ağaçlandırılması maliyeti).
23. Piyasa koşullarında muvazaasız olarak
gerçekleştirilen bir işlemde fiyat kararlaştırırken, bilgili,
istekli alıcı ve satıcılar, nakit akımlarında gerçekleşmesi
olası değişimleri göz önünde bulundurur. Bu nedenle, gerçeğe
uygun değer, söz konusu olası değişimleri yansıtır. Dolayısıyla,
işletmeler, nakit akımlarında gerçekleşmesi olası değişimlere
ilişkin beklentilerini; beklenen nakit akımları,
iskonto oranı veya bunların bir
bileşimiyle birlikte dikkate alır. İşletme,
iskonto oranının belirlenmesinde, bazı varsayımların
mükerrer olarak dikkate alınmasını veya ihmal edilmesini önlemek
amacıyla, beklenen nakit akımları tahmin edilirken
kullanılanlarla uyumlu varsayımlar kullanılır.
24. Maliyet, özellikle aşağıdaki durumlarda
gerçeğe uygun değere yaklaşır:
(a) İlk maliyetin yüklenilmesinden bu yana çok az
bir biyolojik dönüşüm gerçekleşmiş olması (örneğin bilanço
tarihinden hemen önce ekilen meyve ağacı fideleri); veya
(b) Biyolojik dönüşümün fiyatlar üzerinde önemli
bir etkisi olmasının beklenmemesi (örneğin 30 yıllık bir çam
korusu üretim sürecindeki ilk büyüme)
25.
Canlı varlıklar genellikle fiziksel olarak araziye bağlı bir
konumdadır. Araziye bağlı söz konusu canlı varlıkların ayrı bir
piyasası bulunmayabilir; ancak, canlı varlıklar, işlenmemiş
arazi ve arazi geliştirmelerinin bir paket halinde var olduğu
birleşik varlıkların aktif bir piyasası olabilir. Bir işletme,
birleşik varlıklara ilişkin bilgiyi canlı varlığın gerçeğe uygun
değerinin belirlenmesinde kullanabilir. Örneğin; işlenmemiş
arazi ve arazi geliştirmelerinin gerçeğe uygun değeri, canlı
varlıkların gerçeğe uygun değerinin tespit edilmesini
teminen, birleşik varlıkların
gerçeğe uygun değerinden düşülebilir.
Kazanç ve zararlar
26. Canlı
bir varlığın gerçeğe uygun değerinden tahmini pazar yeri
maliyetlerinin düşülerek ilk muhasebeleştirilmesi sırasında
doğan kazanç veya zarar ile, ilgili varlığın gerçeğe uygun
değerindeki değişiklikten doğan kazanç veya zarar oluştuğu dönem
kâr veya zararında dikkate alınır.
27. Canlı varlığın ilk muhasebeleştirilmesi
sırasında bir zarar doğabilir; çünkü, tahmini Pazar yeri
maliyeti, bir canlı varlığın gerçeğe uygun değerinden tahmini
pazar yeri maliyetleri düşülmek suretiyle yapılan hesaplamada
düşülür. Bir buzağının doğmasında olduğu gibi, bir canlı
varlığın ilk muhasebeleştirilmesinde kazanç da doğabilir.
28.
Tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerinden tahmini pazar yeri
maliyetleri düşülerek ilk muhasebeleştirilmesi sırasında doğan
kazanç veya zararlar, oluştukları dönemde kâr veya zararın
hesaplanmasında dikkate alınır.
29. Hasat sonucunda, tarımsal ürünlerin ilk
muhasebeleştirilmesi sırasında kazanç veya zarar oluşabilir.
Gerçeğe uygun değerin güvenilir biçimde
ölçülememesi
30. Canlı
varlıkların gerçeğe uygun değerinin güvenilir bir biçimde
ölçülebileceği varsayılır. Ancak, bu varsayım yalnızca, piyasa
fiyatı veya değeri bulunmayan ve gerçeğe uygun değere ilişkin
alternatif tahminlerin güvenilir olmayacağının açık olarak
anlaşıldığı canlı varlıkların ilk muhasebeleştirilmesi esnasında
yok edilebilir. Böyle bir durumda söz konusu canlı varlık,
maliyetinden buna ilişkin her türlü birikmiş amortisman ve
birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi suretiyle
ölçülür. Söz konusu varlığın gerçeğe uygun değerinin güvenilir
olarak belirlenebilir hale gelmesi durumunda işletme, anılan
varlığı gerçeğe uygun değerinden tahmini pazar yeri
maliyetlerini düşmek suretiyle ölçer. Duran varlık niteliğindeki
bir canlı varlık “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Maddi Duran
Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler” Standardına göre satış
amaçlı olarak sınıflandırılabilecek kriterlere sahip olması
durumunda (veya satış amaçlı elde tutulan bir gruba dahil
edilmesi durumunda), gerçeğe uygun değerin güvenilir bir biçimde
ölçülebileceği varsayılır.
31. Paragraf 30’da belirtilen varsayım
yalnızca ilk muhasebeleştirme sırasında yok edilebilir. Canlı
varlıklarını daha önce gerçeğe uygun değerden tahmini pazar yeri
maliyetlerinin düşülmesi suretiyle ölçmüş bir işletme, söz
konusu varlıkları elden çıkarana kadar gerçeğe uygun
değerlerinden tahmini pazar yeri maliyetlerinin düşülmesi
suretiyle ölçmeye devam eder.
32. İşletme bir tarımsal ürünü her zaman,
hasat noktasında, gerçeğe uygun değerinden tahmini pazar yeri
maliyetini düşmek suretiyle ölçer. Bu Standart, tarımsal
ürünlerin, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerinin her zaman
güvenilir bir biçimde ölçülebildiği bakış açısını yansıtır.
33. İşletme; maliyet, birikmiş amortisman
ve birikmiş değer düşüklüğü zararlarının tespit edilmesinde,
“TMS 2 Stoklar”, “TMS 16 Maddi Duran Varlıklar” ve “TMS 36
Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Standartlarını dikkate alır.
Devlet teşvikleri
34.
Gerçeğe uygun değerinden tahmini pazar yeri maliyeti düşülmek
suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak
yapılan devlet teşvikleri, söz konusu teşviklerin ancak ve ancak
alacak haline gelmeleri durumunda gelir olarak
muhasebeleştirilir.
35.
Gerçeğe uygun değerden tahmini pazar yeri maliyeti düşülmek
suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin devlet teşvikleri;
ilgili işletmenin belirli tarımsal faaliyetlerde bulunulmaması
da dahil olmak üzere, şartlı olarak verilmiş olmaları durumunda,
sadece ve sadece ilgili devlet teşviğine
ilişkin koşullar karşılandığında gelir olarak
muhasebeleştirilir.
36. Devlet teşviklerinin koşul ve şartları
farklılık arz eder. Örneğin; bir devlet
teşviğinde, işletmenin belirli bir yerde 5 yıl süreyle
tarımsal faaliyette bulunması gerekli kılınmış ve bu faaliyetin
5 yıldan daha az bir süre yapılması durumunda tüm
teşviğin iade edilmesi gerekecek
olabilir. Bu durumda, söz konusu yardım 5 yıllık süre dolmadıkça
işletme tarafından gelir olarak muhasebeleştirilmez. Diğer
taraftan, ilgili devlet teşviğinde,
zaman içerisinde bunun belli bir kısmının işletmece
alıkonulmasına izin verilmesi durumunda, söz konusu teşvik
işletme tarafından zamanla orantılı bir şekilde gelir olarak
muhasebeleştirilir.
37. Herhangi bir devlet
teşviğinin, maliyetinden birikmiş
amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi
suretiyle ölçülmüş canlı bir varlığa ilişkin olması durumunda
(bakınız: Paragraf 30); “TMS 20 Devlet Teşviklerinin
Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması”
Standardı uygulanır.
38. Bu Standart, herhangi bir devlet
teşviğinin, gerçeğe uygun değerinden
tahmini pazar yeri maliyeti düşülmek suretiyle ölçülmüş canlı
bir varlığa ilişkin olması veya söz konusu devlet
teşviğinde işletmenin belirli tür
bir tarımsal faaliyette bulunmamasının öngörülmüş olması
durumunda, TMS 20’den farklı bir uygulamayı gerekli kılar. TMS
20, sadece, maliyetinden birikmiş amortisman ve birikmiş değer
düşüklüğü karşılıkları düşülmek suretiyle ölçülen canlı
varlıklara ilişkin devlet teşviklerine uygulanır.
Açıklama
39. “-“
Genel
40.
İşletme cari dönem boyunca, canlı varlık ve tarımsal ürünlerin
ilk muhasebeleştirilmelerinden ve canlı varlıkların gerçeğe
uygun değeri ile tahmini pazar yeri maliyetleri arasındaki
farkta meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan kazanç veya
zararlar toplamını açıklar.
41.
İşletme, her bir canlı varlık grubunu tanımlar.
42. Paragraf 41’de belirtilen açıklamanın
sayısal veya yazılı metin olarak yapılması mümkündür.
43. İşletmeler her bir canlı varlık grubu
için, uygun oldukça, tüketilen ve taşıyıcı canlı varlıklar veya
olgunlaşmış ve olgunlaşmamış canlı varlıklar arasında ayrım
yapmak suretiyle sayısal açıklamada bulunması konusunda teşvik
edilir. Örneğin; işletme, tüketilebilir canlı varlıklar ile
taşıyıcı canlı varlıkların defter değerlerini grup olarak
açıklayabilir. Dahası, söz konusu kayıtlı değerleri, olgunlaşmış
ve olgunlaşmamış canlı varlıklar arasında ayrıştırabilir.
Yapılan ayrıştırma işlemi, gelecekteki nakit akışlarının
zamanlaması konusunda faydalı bilgiler sağlayabilir. İşletme, bu
tür her bir ayrıştırma işleminin dayanağı açıklar.
44. Tüketilebilir canlı varlıklar, hasat
edilen veya canlı varlık olarak satışa konu olan varlıklardır.
Et üretimi veya satış için elde bulundurulan canlı hayvan,
çiftliklerde yetiştirilen balıklar, mısır ve buğday gibi
mahsuller ve kereste olarak kullanılmak üzere yetiştirilen
ağaçlar, tüketilebilir canlı varlıklara örnek teşkil eder.
Taşıyıcı canlı varlıklar ise, tüketilebilir canlı varlıklar
dışındakilerdir; örneğin, kendisinden süt üretilen hayvan, üzüm
asmaları, meyve ağaçları ve yakacak odun elde etmek üzere
kesilen ancak gövdesi korunan ağaçlar örnek olarak verilebilir.
Taşıyıcı canlı varlıklar, tarımsal ürün değillerdir, bunlar
daha ziyade kendiliğinden yeniden teşekkül eden varlıklardır.
45. Canlı varlıklar, olgunlaşmış veya
olgunlaşmamış varlıklar olarak da sınıflandırılabilir.
Olgunlaşmış canlı varlıklar; hasat edilebilir özellikler
kazanmış (tüketilebilir canlı varlıklar) veya düzenli
aralıklarla hasat edilebilmeleri mümkün olan varlıklardır
(taşıyıcı canlı varlıklar).
46.
İşletme, finansal tablolarla
birlikte sunulan başka bir bilgide yer almadıkça, aşağıdaki
bilgileri de açıklar:
(a)
İşletmenin her bir canlı varlık grubunu içeren faaliyetlerinin
niteliği; ve
(b)
Aşağıdakilerin finansal olmayan
ölçüm veya tahminleri:
(i)
İşletmenin dönem sonundaki her bir canlı varlık grubunun; ve
(ii)
Dönem boyunca elde edilen tarımsal ürünlerin.
47.
İşletme, her bir canlı varlık ve hasat noktasındaki her bir
tarımsal ürün grubunun gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde
kullanılan yöntem ve varsayımları açıklar.
48.
İşletme, hasat noktasında belirlenen dönem boyunca hasat edilen
tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerleri ile tahmini pazar
yeri maliyeti arasındaki farkı açıklar.
49.
İşletme, aşağıdakileri açıklar:
(a) Tasarruf
hakkı sınırlanmış ve defter değerleri borçlar için ipotek
edilmiş canlı varlıkların mevcudiyeti ve defter değerleri;
(b) Canlı
varlıkların geliştirilmesi veya iktisap edilmesine ilişkin
taahhüt tutarları; ve
(c) Tarımsal
faaliyetle ilgili finansal risk
yönetim stratejileri.
50.
İşletme, canlı varlıkların kayıtlı değerlerinde dönem başı ve
dönem sonu arasında meydana gelen değişimlerin mutabakatını
gösterir. Söz konusu mutabakat, aşağıdaki maddeleri kapsar:
(a) Gerçeğe
uygun değer ile tahmini pazar yeri maliyeti arasındaki farkta
ortaya çıkan değişimden kaynaklanan kazanç ve zarar;
(b) Satın
almalardan kaynaklanan artış;
(c) TFRS 5
kapsamında satışlar ve satış amaçlı elde tutulan olarak
sınıflanan (veya satış amaçlı elde tutulan bir gruba dahil
edilen) canlı varlıklar ile ilişkilendirilebilen azalmalar;
(d) Hasattan
kaynaklanan azalış;
(e) İşletme
birleşmelerinden kaynaklanan artış;
(f)
Finansal tabloların farklı bir para
birimine veya, yurtdışındaki bir işletmenin
finansal tablolarının raporlayan işletmenin
finansal tablolarında kullandığı
para birimine çevrilmesi durumunda oluşan net kur farkları; ve
(g) Diğer
değişiklikler.
51. Bir canlı varlığın, gerçeğe uygun
değerinden tahmini pazar yeri maliyetleri düşülmek suretiyle
elde edilen değeri, ilgili varlığın fiziksel özelliklerinde ve
piyasa fiyatlarında oluşan farklılıklar nedeniyle değişebilir.
Fiziksel özelliklerde ve fiyatlardaki değişimin ayrı
ayrı açıklanması, özellikle üretim
döngüsünün bir yıldan fazla olması durumunda, cari dönem
performansının ve geleceğe yönelik beklentilerin
değerlendirilmesinde fayda sağlar. Böyle durumlarda, fiziksel
özelliklerde ve fiyatlarda meydana gelen değişikliklerden
kaynaklanan ve kâr veya zararın hesaplanmasında dikkate alınan
gerçeğe uygun değerdeki değişikliğin açıklanmasında fayda
bulunur. Diğer taraftan, üretim döngüsünün bir yıldan az olduğu
durumlarda (örneğin tavuk veya tahıl ürünü yetiştiriciliği) bu
bilginin faydası daha düşüktür.
52. Biyolojik dönüşüm, her biri
gözlemlenebilen ve ölçülebilen, büyüme, bozulma, üretim ve
döllenme gibi çeşitli fiziksel değişimlerle sonuçlanır. Söz
konusu fiziksel değişikliklerin her biri, beklenen ekonomik
fayda ile doğrudan ilişkilidir. Hasat nedeniyle canlı varlığın
gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişim de, fiziksel bir
değişimdir.
53. Tarımsal faaliyet, sıklıkla, iklimsel
riskler, hastalık veya diğer doğal risklere maruz kalır.
İşletmenin gelir ve giderinde önemli bir kalem oluşturan bir
olayın gerçekleşmesi durumunda, söz konusu kalemin niteliği ve
tutarı “TMS 1 Finansal Tabloların
Sunuluşu” Standardı uyarınca açıklanır.
Virütik bir hastalığın yayılması, sel, aşırı bir kuraklık
veya don ve böcek istilası bunlara örnek olarak verilebilir.
Gerçeğe uygun değerin güvenilir bir biçimde
belirlenemediği durumlarda, canlı varlıklara ilişkin olarak
yapılması gereken ek açıklamalar
54. Canlı
varlıkların, dönem sonundaki maliyetinden birikmiş amortisman ve
birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi esasına göre
(bakınız: Paragraf 30) ölçülmesi durumunda, işletme, canlı
varlıklara ilişkin aşağıdaki açıklamaları yapar:
(a) Canlı
varlığın türü;
(b) Gerçeğe
uygun değerin güvenilir olarak ölçülememesinin nedenleri;
(c) Eğer
mümkünse, gerçeğe uygun değere ilişkin muhtemel tahmini değer
aralıkları;
(d)
Amortisman yöntemi;
(e) Faydalı
ömürleri veya kullanılan amortisman oranları; ve
(f) Dönem
başı ve dönem sonu itibariyle brüt defter değerleri ve birikmiş
amortismanları (birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarıyla
toplanmak suretiyle).
55 Cari
dönem boyunca canlı varlıkların, maliyetlerinden birikmiş
amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi
esasına göre (bakınız:
Paragraf 30)
ölçülmeleri durumunda, işletme, söz konusu canlı varlıkların
elden çıkarılmasına ilişkin olarak oluşan kazanç ve zararları
muhasebeleştirir, ve Paragraf 50 çerçevesinde yapmış olduğu
mutabakatta ise, söz konusu canlı varlık tutarlarını ayrıca
açıklar. Buna ek olarak, canlı varlıklara ilişkin kâr veya
zararın hesaplanmasında dikkate alınan aşağıda belirtilen
tutarlar da ilgili mutabakatta açıklanır:
(a) Değer
düşüklüğü tutarları;
(b) Değer
düşüklüğü iptalleri; ve
(c)
Amortisman.
56. Daha
önceden, maliyet değerleriyle ölçülmüş bulunan canlı
varlıkların, gerçeğe uygun değerlerinin güvenilir bir biçimde
ölçülebilir hale gelmesi durumunda, işletme, canlı varlıklara
ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaları yapar:
(a) İlgili canlı varlığın tarifi;
(b) Gerçeğe
uygun değerin güvenilir bir biçimde ölçülebilir hale gelmesinin
nedenleri; ve
(c) Değişimin
etkileri.
Devlet teşvikleri
57.
İşletme, bu Standart kapsamındaki tarımsal faaliyetle ilgili
olarak aşağıdaki açıklamaları yapar:
(a)
Finansal tablolara yansıtılan devlet
teşviklerinin niteliği ve kapsamı;
(b) Devlet
teşviklerine ilişkin yerine getirilmemiş koşullar ve diğer
ihtimaller; ve
(c) Devlet
teşviklerinde meydana gelmesi beklenen önemli düşüşler.
Yürürlük tarihi ve geçiş
58. “-“
59. Bu
Standart, belirli herhangi bir geçiş
koşulu belirlemez. Bu Standardın uygulamaya başlanması işlemi,
“TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde
Değişiklikler ve Hatalar” Standardına uygun olarak
muhasebeleştirilir. |