|
Amaç
MADDE 1 –
(1) Bu Tebliğin amacı; bankalar ve benzeri
finansal kuruluşların finansal
tablolarında yapılacak açıklamalara ilişkin 30
nolu Türkiye Muhasebe Standardının
yürürlüğe konulmasıdır.
(2) Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ
ekinde yer almıştır.
Kapsam
MADDE 2 –
(1) Bankalar ve benzeri finansal
kuruluşların finansal tablolarında
yapılacak açıklamalara ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının
kapsamı ekli TMS 30 metninde yer almaktadır.
Hukuki dayanak
MADDE 3 –
(1) Bu Tebliğ, 28/7/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/2/2004 tarihli ve 2004/6924
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 –
(1) Bu Tebliğde geçen;
(a) TMSK ve Kurul: Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunu,
(b) TMS: Türkiye Muhasebe Standartlarını,
(c) TFRS: Türkiye Finansal
Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük
MADDE 5 –
(1) Bu Tebliğ 31/12/2005 tarihinden sonra başlayan hesap
dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 6 –
(1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu
yürütür.
EK
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 30)
Bankalar ve Benzeri
Finansal Kuruluşların
Finansal
Tablolarında Yapılacak Açıklamalar
Kapsam
1.
Bu Standart, bankaların ve benzeri
finansal kuruluşların (bundan sonra
“bankalar” olarak anılacaktır) finansal
tablolarında uygulanır.
2.
Bu Standart kapsamında “banka” terimi, temel
faaliyetlerinden biri mevduat kabul etmek ve kredi vermek veya
yatırım yapmak amacıyla borç almak olan, bankacılık
ya da benzeri mevzuat kapsamında yer
alan tüm finansal kuruluşları
kapsar. Unvanlarında “banka” kelimesi olsun
ya da olmasın, bu Standart temel faaliyetleri yukarıda
belirtilen hususlar olan tüm işletmeleri kapsar.
3.
Bankalar bütün dünyada iş dünyasının önemli ve
etkili bir sektörünü temsil eder. Bireylerin
ya da kuruluşların çoğu mevduat
sahibi ya da kredi müşterisi olarak
bankaları kullanırlar. Bankalar, düzenleyici otoritelerle ve
idareyle olan yakın ilişkileri ve bu merciler tarafından yapılan
düzenlemeler yoluyla parasal sistemde güven tesis edilmesinde
temel rol oynar. Bu nedenle, başta ödeme gücü, likidite ve
çeşitli işleri ile ilgili oransal risk dereceleri olmak üzere,
bankaların sağlıklı bir yapıya sahip olmasının çok önemli ve
geniş ölçekli bir etkisi söz konusudur. Bankaların faaliyetleri
ve buna bağlı olarak muhasebe ve raporlama zorunlulukları diğer
ticari işletmelerinkilerden farklıdır. Bu Standart, bankaların
kendilerine özgü ihtiyaçları olduğunu kabul eder. Standart
ayrıca, likidite ve risklerin yönetim ve kontrolü gibi konulara
ilişkin finansal tablolarla ilgili
olarak yapılacak açıklamaların sunumunu da teşvik eder.
4.
Bu Standart, özel olarak muaf tutulmadıkları
sürece, bankalara da uygulanan diğer Standartlara ek
niteliğindedir.
5.
Bu Standart bir bankanın bireysel ve konsolide
finansal tablolarına uygulanır. Bir
grubun bankacılık faaliyetlerini yürütmesi durumunda, bu
Standart söz konusu faaliyetlerle ilgili olarak konsolide esasta
uygulanır.
Giriş
6.
Banka finansal
tablolarının kullanıcıları, bankanın performansını ve
finansal durumunu
değerlendirmelerine yardımcı olacak, ekonomik kararlar
almalarında da yarar sağlayacak; ihtiyaca uygun, güvenilir ve
karşılaştırılabilir bilgiye gereksinim duyarlar. Kullanıcılar
ayrıca, bir bankanın faaliyetlerinin kendine özgü niteliklerini
daha iyi anlamalarını sağlayacak bilgi ihtiyacı
içerisindedirler. Her ne kadar bir banka gözetime tabi ve her
zaman kamuoyunun kullanımına sunulmamakla birlikte, bilgilerini
düzenleyici kurumlara sunmakta ise de, kullanıcılar söz konusu
bilgilere gereksinim duyarlar. Bu nedenle, bir bankanın
finansal tablolarında kamuoyuna
yapılan açıklamaların, yönetimin gerektirdiği makul ölçünün
sınırları dahilinde, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak
ayrıntıları içermesi gerekir.
7.
Bir bankanın finansal
tablo kullanıcıları, bankanın likidite ve ödeme gücü,
bilançosuna yansıtılan varlık ve borçları ile bilanço dışı
kalemlerine ilişkin riskleriyle ilgilenirler. Likidite, vadeleri
geldiğinde mevduat çekilişlerini ve diğer
finansal taahhütleri karşılayabilecek yeterlilikte
kaynağa sahip olunması anlamını taşır. Ödeme gücü, varlıkların
borçlara göre daha fazla olması, dolayısıyla, banka sermayesinin
yeterliliği anlamına gelir. Bir banka, likidite riski ile kur
dalgalanmalarından, faiz oranı hareketlerinden, piyasa
fiyatlarındaki değişimlerden ve karşı taraflardan kaynaklanan
risklere maruz kalır. Bu riskler finansal
tablolara yansıtılmış olabilir ancak; yönetimin bankanın
faaliyetlerine ilişkin risklerin nasıl yönetildiği ve kontrol
edildiği hususlarını içeren finansal
tablo açıklamalarına da yer vermesi, kullanıcıların konuyu daha
iyi anlamalarını sağlar.
Muhasebe politikaları
8.
Bankalar finansal
tablolarındaki kalemlerin muhasebeleştirme ve ölçümü için farklı
yöntemler kullanırlar. Her ne kadar bu yöntemlerin uyumlu hale
getirilmesi arzu edilse de, bu durum bu Standardın kapsamı
dışındadır. “TMS 1 Finansal
Tabloların Sunuluşu” Standardına uyumlu olması ve bankanın
finansal tablolarının hangi esaslara
göre hazırlandığının anlaşılabilmesini sağlamak için, aşağıdaki
maddelerde yer alan hususlara ilişkin muhasebe politikalarının
kamuoyuna açıklanması gerekebilir:
(a)
Başlıca gelir türlerinin muhasebeleştirilmesi
(Bakınız: Paragraf 10 ve 11);
(b)
Yatırımların ve alım satım amaçlı menkul
kıymetlerin değerlemesi (Bakınız: Paragraf 24 ve 25);
(c)
Bilançoya varlık ve borçların yansıtılmasıyla
sonuçlanan işlem ve olaylar ile yalnızca koşullu işlem ve
taahhütlerin oluşmasına yol açacak işlem ve olayların ayrımının
yapılması (Bakınız: Paragraf 26-29)
(d)
Kredi ve avanslardan (alacaklardan) kaynaklanan
değer düşüklüğü zararlarının belirlenmesi ve tahsili imkansız
hale gelmiş kredi ve avansların kayıtlardan silinmesi esasları
(Bakınız: Paragraf 43-49);
(e)
Genel bankacılık riskleri için ayrılan karşılık
giderlerinin belirlenmesi esasları ve söz konusu karşılık
giderlerinin muhasebeleştirme yöntemi.
Bu konulardan bazıları mevcut Standartların
konusunu teşkil etmekte olup, diğerleri ise daha sonraki
tarihlerde ele alınabilecek hususlardır.
Gelir tablosu
9.
Bir banka, gelir ve giderlerini niteliklerine
göre gruplayan ve başlıca gelir ve gider türlerinin tutarlarını
kamuoyuna açıklayan bir gelir tablosu sunar.
10.
Diğer Standartların gerektirdiklerine ek olarak,
gelir tablosunda kamuoyuna açıklanacak bilgilerin
ya da finansal
tablolara ilişkin notların, bunlarla sınırlı olmamak üzere,
aşağıdaki gelir ve gider kalemlerini içermesi zorunludur:
Faiz ve benzeri gelirler;
Faiz gideri ve benzeri giderler;
Temettü gelirleri;
Ücret ve komisyon gelirleri;
Ücret ve komisyon giderleri;
Alım satım amaçlı menkul kıymetlerden doğan net
kazanç ve kayıplar;
Yatırım amaçlı menkul kıymetlerden doğan net
kazanç ve kayıplar;
Yabancı para işlemlerinden doğan net kazanç ve
kayıplar;
Diğer faaliyet gelirleri;
Kredi ve avanslardaki değer düşüklükleri;
Genel yönetim giderleri ve
Diğer faaliyet giderleri.
11.
Bir
bankanın faaliyetlerinden kaynaklanan başlıca gelir türleri;
faiz, hizmetlerden alınan ücretler, komisyonlar ve alım-satım
işlem sonuçlarını içerir. Finansal
tablo kullanıcılarının bankanın performansını
değerlendirebilmesi amacıyla, her bir gelir türü ayrı
ayrı kamuoyuna açıklanır. Söz konusu
açıklamalar, “TMS 14 Bölümlere Göre Raporlama” Standardının
gerektirdiği gelir kaynaklarına ilişkin açıklamalara ek olarak
yapılır.
12.
Bir
bankanın faaaliyetlerinden
kaynaklanan başlıca gider türleri; faiz, komisyon, kredi ve
avanslardan zararlar, yatırımların defter değerinin azalması ile
ilgili giderler ve genel yönetim giderlerini içerir.
Finansal tablo kullanıcılarının
bankanın performansını değerlendirebilmesi amacıyla, her bir
gider türü ayrı ayrı kamuoyuna
açıklanır.
13.
“TMS
32 Finansal Araçlar: Açıklamalar ve
Sunum” Standardına uygun olarak netleştirilen varlık ve borçlar
ile finansal riskten korunma amaçlı
işlemler hariç olmak üzere, gelir ve gider kalemleri
netleştirilmez.
14.
TMS
32’de düzenlenen finansal riskten
korunma amaçlı işlemler ile varlık ve borçlara ilişkin
netleştirmeler dışındaki durumlarda netleştirme yapılması,
finansal tablo kullanıcılarının
bankanın farklı faaaliyetlerinin
performansını ve bunun sonucunda belli varlık sınıflarından elde
edilen getirileri değerlendirmelerine engel olur.
15.
Aşağıdaki işlemlerle ilgili olarak ortaya çıkan kazanç ve
kayıplar normal koşullarda net tutar olarak raporlanır:
(a)
Alım
satım amaçlı mekul kıymetlerin
defter değerindeki değişiklik ya da
elden çıkarılmaları;
(b)
Yatırım amaçlı menkul kıymetlerin elden çıkarılması; ve
(c)
Yabancı para işlemleri.
16.
Faiz
gelirleri ve faiz giderleri; net faizin kompozisyonu ve net
faizde ortaya çıkan değişimin nedenlerinin daha iyi
anlaşılabilmesi için, ayrı ayrı
kamuoyuna açıklanır.
17.
Net
faiz hem faiz oranlarının, hem de borç alma ve borç verme
tutarlarının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yönetimin, ilgili
döneme ilişkin ortalama faiz oranları, faiz getirili varlıkların
ortalaması ve faiz içeren borçların ortalaması hakkında açıklama
yapması uygun olacaktır. Bazen hükümetler, piyasa oranlarından
önemli ölçüde düşük faiz oranları ile mevduat yatırmak
ya da diğer kredi olanakları ile
bankalara destek sağlar. Bu tür durumlarda, yönetimin açıklaması
çoğu zaman bu tür mevduat ve kredi olanaklarının kapsamı ve net
gelir üzerindeki etkilerini kamuoyuna sunar.
Bilanço
18.
Bir banka, varlık ve borçlarını niteliklerine
göre gruplayan ve söz konusu varlık ve borçları likiditelerini
yansıtacak düzende sıralayan bir bilanço sunar.
19.
Diğer Standartların gereklerine ek olarak,
bilançoda kamuoyuna açıklanacak bilgilerin
ya da finansal tablolara
ilişkin notların, bunlarla sınırlı olmamak üzere, aşağıdaki
varlık ve borçları içermesi zorunludur:
Varlıklar:
Kasa ve merkez bankası
nezdindeki bakiyeler;
Hazine bonoları ve merkez bankasınca reeskont
edilebilecek diğer bonolar;
Alım satım amaçlı tutulan kamu kesimi tahvil ve
bonoları ile diğer menkul kıymetler;
Diğer bankalardaki plasmanlar ile bunlara
kullandırılan krediler ve avanslar;
Diğer para piyasası plasmanları;
Müşterilere kullandırılan kredi ve avanslar; ve
Yatırım amaçlı menkul kıymetler.
Borçlar:
Diğer bankaların banka
nezdindeki mevduatları;
Diğer para piyasası mevduatları;
Diğer mevduat sahiplerine olan yükümlülükler;
Mevduat sertifikaları;
Senetler ve kıymetli evraka bağlanmış diğer
borçlar;
Borç alınan diğer kaynaklar.
20.
Bir bankanın varlık ve borçlarının
sınıflandırılmasında en uygun yaklaşım, söz konusu varlık ve
borçları niteliklerine göre gruplamak ve likiditelerine göre
yaklaşık bir sıralama yapmaktır; likidite sıralaması genel
olarak varlık ve borçların vadelerine göre belirlenebilir.
Bankaların çoğu varlık ve borçlarını yakın bir gelecekte paraya
çevirmelerinin ya da ödemelerinin
mümkün olması nedeniyle, dönen ve duran varlık kalemleri ayrı
ayrı sunulmaz.
21.
Bankalar ve para piyasının
diğer unsurları ile olan bakiyelerin arasında ayrım yapılması ve
söz konusu kalemlerin diğer mevduat sahipleriyle olanlardan
ayrılması; bankanın diğer bankalar ve para piyasasıyla
ilişkilerini ve bu unsurlara bağımlılık düzeyini göstermesi
nedeniyle gerekli bir bilgidir. Bu nedenle, bir banka aşağıdaki
hususları ayrı ayrı açıklar:
(a)
Merkez Bankası ile olan bakiyeler;
(b)
Diğer bankalarla plasmanlar;
(c)
Diğer para piyasası plasmanları;
(d)
Diğer bankaların banka
nezdindeki mevduatları;
(e)
Diğer para piyasası mevduatları; ve
(f)
Diğer mevduatlar.
22.
Bir banka, çoğunlukla açık piyasada işlem
görmeleri sebebiyle, mevduat sertifikalarını elinde
bulunduranları genellikle bilmez. Bu nedenle, bir banka kendi
mevduat sertifikalarını ya da diğer
ciro edilebilir senetlerini ihraç etmek suretiyle topladığı
mevduatları ayrı olarak kamuoyuna açıklar.
23.
“-“
24.
Bir banka “TMS 32 Finansal
Araçlar: Açıklamalar ve Sunum” Standardının gerektirdiği
şekilde, her bir varlık ve borç sınıfının gerçeğe uygun
değerlerini açıklar.
25.
TMS 39 finansal
varlıklar için dört sınıflama getirir: Verilen krediler ve
alacaklar, vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar, gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılan
finansal varlıklar, satılmaya hazır
finansal varlıklar. Bir banka asgari olarak, bu dört
sınıflamaya göre finansal
varlıklarının gerçeğe uygun değerlerini açıklar.
Bilanço dışı kalemler dahil koşullu işlemler ve
taahhütler
26. Bir banka aşağıdaki koşullu borçları ile
taahhütlerini açıklar:
a)
Bankayı önemli bir cezai müeyyide veya gider
riskine maruz bırakmaksızın bankanın isteğine bağlı olarak geri
çekilememeleri nedeniyle cayılamaz nitelikli olan kredi
taahhütlerinin niteliği ve miktarı; ve
b)
Aşağıdakilerle ilgili olanlar dahil olmak üzere
bilanço dışı kalemlerden doğan koşullu borç ve taahhütlerin
niteliği ve tutarı:
i)
Borçlanma garantileri, banka kabullü garantiler
ile kredi ve menkul kıymet temini için
finansal garanti hükmündeki genel kredi teminat
mektuplarını içeren doğrudan kredi muadilleri;
ii)
Performans tahvilleri, teminat tahvilleri,
garantiler ve belli işlemlerle ilgili teminat mektuplarını
da içeren, işlem bazlı koşullu borçlar;
iii)
Nakledilen malın teminat olarak kullanıldığı
vesaik mukabili kredilerde olduğu gibi malların
taşınmasından kaynaklanan kısa vadede kendi kendine tasfiye olan
ticari işlemlerle ilgili koşullu borçlar;
iv)
“-”
v)
“-”
vi)
Diğer taahhütler, tahvil ihracı ve bunun
sonucundaki yüklenim faaliyetleri.
27. “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve
Koşullu Varlıklar” Standardı, genel olarak, koşullu borçların
muhasebesi ve kamuya açıklanması
ile ilgilidir. Bankalar, bir kısmı cayılabilir, diğerleri ise
cayılamaz olan, çoğunlukla tutarca yüklü ve diğer ticari
işletmelerinkilerden daha büyük tutarda birçok çeşit şarta bağlı
borçlar ve taahhütler ile sıklıkla meşgul olduklarından, bu
Standart bankalar için özellik arz etmektedir.
28. Birçok banka, bilançolarında henüz varlık
veya borç olarak muhasebeleştirilmemiş, ancak çeşitli durum ve
taahhütler yaratan işlemler de gerçekleştirmektedir. Bu tür
bilanço dışı kalemler, çoğu zaman, bir bankanın iş hacminin
önemli bir bölümünü oluşturmakta olup, bankanın maruz kaldığı
risk düzeyi ile önemli ölçüde ilişkilidir. Bu kalemler, örneğin
bilançodaki varlık ve borçları finansal
risklerden koruyarak, diğer riskleri arttırabilir veya
azaltabilirler.
29. Finansal tablo
kullanıcıları, bankanın likiditesi ve borç ödeme gücü üzerindeki
olası talepleri ve işin doğasından gelen zarar ihtimali
nedeniyle bir bankanın koşullu işlemleri ve cayılamaz
taahhütleri hakkında bilgi sahibi olmak ister. Söz konusu
kullanıcılar, banka tarafından gerçekleştirilen bilanço dışı
işlemlerin niteliği ve miktarı hakkında da yeterli ölçüde
bilgiye gereksinim duyarlar.
Varlık
ve borçların vadesi
30. Bir banka, bilanço tarihinden sözleşmedeki
vadeye kadar olan süreyi esas alacak şekilde varlık ve
borçlarını ilgili vade gruplarına göre
ayırarak yaptığı bir analizi kamuoyuna açıklamak
zorundadır.
31. Varlık ve borçlara ilişkin vade ve faiz
oranlarının uyumu ve kontrol altında tutulan uyumsuzluklar, bir
bankanın yönetimi için temel gereksinimlerdir. Bankanın
işlerinin genellikle belirsiz mahiyette ve farklı çeşitte olması
nedeniyle bunların tamamen uyum içerisinde olması olağan bir
durum değildir. Bir pozisyon uyuşmazlığı potansiyel olarak
kârlılığı artırmakla birlikte, zarar riskini de yükseltebilir.
32. Varlık ve borçların vadeleri ile faizli
borçların vadeleri geldikçe uygun maliyetlerden yenilenme
olanağı, bir bankanın likiditesinin ve faiz oranı ile kur
değişimlerine ne ölçüde maruz kaldığının değerlendirilmesinde
önemli unsurlardır. Bir banka, likiditesinin değerlendirilmesine
ilişkin gerekli bilgileri sağlamak amacıyla, asgari olarak,
varlık ve borçlarının ilgili vade gruplarına göre ayrıştırdığı
bir analizi kamuoyuna açıklar.
33. Bireysel varlık ve borçlara ilişkin vade
gruplandırmaları, belirli varlık ve borçlara uygunlukları
açısından bankalar arasında farklılık gösterir. Kullanılan
dönemlere ilişkin örnekler aşağıda belirtilmiştir:
a)
1 aya kadar;
b)
1 aydan 3 aya kadar;
c)
3 aydan 1 yıla kadar;
d)
1 yıldan 5 yıla kadar; ve
e)
5 yıl ve daha uzun.
Dönemler, örneğin; kredi ve avanslarda, bir yılın
altında olanlar ve bir yılın üzerinde olanlar gruplandırılmak
suretiyle genellikle birleştirilir. Geri ödemelerin bir zaman
dilimine yayıldığı durumlarda, her bir taksit, sözleşmede
anlaşılan veya ödenmesi ya da tahsil
edilmesi beklenen döneme dağıtılır.
34. Bir banka tarafından benimsenen vade
dönemlerinin varlık ve borçlar için aynı olması esastır. Söz
konusu durum, vadelerin ne ölçüde uyum içerisinde olduğunu ve
dolayısıyla bankanın diğer likidite kaynaklarına olan
bağımlılığını açıklığa kavuşturmaktadır.
35. Vadeler aşağıdaki şekillerde ifade edilmiş
olabilir;
a)
Geri ödeme tarihine kalan süre;
b)
Başlangıçtan geri ödeme tarihine kadar olan süre;
veya
c)
Faiz oranlarının değiştirilebileceği bir sonraki
tarihe kadar kalan süre
Varlık ve borçların geri ödeme tarihlerine kalan
süreler itibariyle analiz edilmesi, bir bankanın likiditesini
değerlendirmek için en iyi temeli teşkil etmektedir. Bir banka,
fonlama ve iş stratejisi hakkında
bilgi vermek amacıyla, geri ödeme tarihine kadar olan orijinal
süreyi esas alan geri ödeme vadelerini de kamuoyuna
açıklayabilir. Bunun yanı sıra bir banka, maruz kaldığı faiz
oranı risklerini göstermek amacıyla faiz oranlarının
değiştirilebileceği en yakın tarihe kalan süreye dayalı vade
gruplandırmalarını da kamuoyuna açıklayabilir. Yönetim ayrıca,
finansal tablolara ilişkin
açıklamasında, maruz kaldığı faiz oranı riski ve bu tür riskleri
nasıl yönettiği ve kontrol ettiği hakkında bilgiye yer
verebilir.
36. Birçok ülkede, bankalara yatırılan mevduat,
talep edilmesi durumunda geri çekilebilir ve bir banka
tarafından verilen avanslar talep halinde geri ödenebilir.
Bununla birlikte, uygulamada bu tür mevduat ve avanslar
genellikle uzun süre geri çekilmeksizin veya geri ödenmeksizin
muhafaza edilmekte, bu nedenle, geri ödemenin yürürlük tarihi
sözleşme tarihinden sonra olmaktadır. Yine de bir banka,
sözleşmede yer alan geri ödeme süresi fiili süre olmamasına
rağmen, sözleşmeye dayalı vadeler cinsinden ifade edilmiş bir
analizi kamuoyuna açıklar; çünkü sözleşmeye dayalı tarihler
bankanın varlık ve borçlarına ilişkin likidite risklerini
yansıtır.
37. Bir kısım banka varlıklarının sözleşmeye
dayalı vade tarihleri bulunmaz. Bu varlıklara ilişkin vadelerin
ne zaman dolacağı, genellikle, varlıkların paraya çevrileceği
tahmin edilen tarih olarak kabul edilir.
38. Finansal tablo
kullanıcılarının, bir bankanın vade gruplarına ilişkin
açıklamalarını kullanarak bankanın likiditesi hakkında
yaptıkları değerlendirmeler, bankaların kullanabilecekleri
kaynakların mevcudiyeti de dahil olmak üzere, yerel bankacılık
uygulamaları dikkate alınarak yapılır. Bazı ülkelerde, normal iş
koşullarında para piyasasından, acil bir durumda ise merkez
bankasından kısa vadeli kaynakların temin edilmesi mümkündür.
Diğer bazı ülkelerde, durum bu değildir.
39. Finansal tablo
kullanıcılarının vade gruplarını tam olarak anlamalarını
sağlamak amacıyla, finansal
tablolardaki açıklamaların, kalan süre içerisinde geri
ödemelerin yapılabilme olasılığı gibi bilgilerle desteklenmesi
gerekebilir. Bu nedenle yönetim, finansal
tablolara ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamada geçerli süreler
hakkında ve farklı vade ile faiz oranı profilleri karşısında
maruz kaldığı riskleri nasıl yönettiği ve kontrol ettiği
hakkında bilgiye yer verebilir.
Varlıklar, borçlar ve bilanço dışı kalemlerde
yoğunlaşma
40. Bir banka varlık, borç ve bilanço dışı
kalemlerindeki önemli düzeydeki yoğunlaşmaları kamuoyuna
açıklar. Bu tür açıklamalar, coğrafi bölgeler, müşteri veya
sanayi grupları ya da diğer risk
yoğunlaşmaları itibariyle yapılır. Banka ayrıca, önemli
tutardaki net yabancı para risklerini de kamuoyuna açıklar.
41. Bir banka, varlıklarının dağılımındaki ve
borçlarının kaynağındaki önemli yoğunlaşmaları kamuoyuna
açıklar; çünkü bu açıklamalar, varlıkların ve bankanın
kullanabileceği fonların gerçekleştirilmesinden kaynaklanan
olası risklerin faydalı bir göstergesidir. Bu tür açıklamalar,
coğrafi bölgeler, müşteri veya sanayi grupları veya bankanın
koşulları dikkate alındığında makul karşılanan diğer risk
yoğunlaşmaları itibariyle yapılır. Bilanço dışı kalemler için de
benzer nitelikte bir analiz ve açıklama yapılması önemlidir.
Coğrafi bölgeler, ayrı ülkeleri, bir ülkeler grubunu veya bir
ülke içindeki bölgeleri; müşterilere ilişkin açıklamalar ise,
devlet, kamu otoriteleri ile ticari işletmeler gibi sektörleri
kapsayabilir. Bu tür açıklamalar, “TMS 14 Bölümlere Göre
Raporlama” Standardına uyarınca sunulması gereken herhangi bir
bölüm bilgisine ilave olarak yapılır.
42. Önemli düzeydeki net yabancı para risklerine
ilişkin açıklama da, kur değişimlerinden kaynaklanan zarar riski
açısından yararlı bir göstergedir.
Kredi
ve avanslara ilişkin zararlar
43. Bir banka aşağıdakileri kamuoyuna
açıklar:
a)
Tahsil edilemeyen kredi ve avansların gider
olarak kaydedilmesi ve kayıtlardan silinmesini gösteren muhasebe
politikasını.
b)
Kredi ve avanslardan kaynaklanan değer düşüklüğü
zararları için ayrılan karşılıklarda dönem içerisinde oluşan
hareketlerin detayını. Dönem içerisinde tahsil edilemeyen kredi
ve avanslardan kaynaklanan değer düşüklüğü zararları kapsamında
gider olarak muhasebeleştirilen tutarların, dönem içerisinde
kayıtlardan silinen kredi ve avans tutarlarının ve daha önce
kayıtlardan silinen kredi ve avanslardan geri alınanlar için
dönem içerisinde alacak kaydedilen tutarların kamuoyuna ayrı
ayrı açıklanmaları gerekir.
c)
Bilanço tarihi itibariyle kredi ve avanslardan
kaynaklanan zararlar için ayrılan toplam karşılık tutarı.
44. TMS 39 çerçevesinde muhasebeleştirilen değer
düşüklüğü zararlarına ek olarak, kredi ve avanslara ilişkin
zararlara ilişkin olarak ayrılan tutarlar da, dağıtılmamış
kârlar içerisinde muhasebeleştirilir. Bu tür tutarların
azaltılmasından kaynaklanan alacak kayıtları, dağıtılmamış
kârlarda artışa neden olur ve dönem kâr veya zararının
belirlenmesinde dikkate alınmaz.
45. “-“
46. Yerel koşullar ya
da kanunlar, bir bankanın TMS 39 uyarınca muhasebeleştirilmiş
olanlara ek olarak, kredi ve avanslara ilişkin değer düşüklüğü
zararları için karşılık ayırmasını
gerektirebilir veya bu konuda bankaya izin verebilir. Bu şekilde
ayrılan tutarlar, kâr veya zararın belirlenmesine ilişkin bir
gideri değil, dağıtılmamış kârlara ilişkin bir kalemi temsil
eder. Benzer şekilde, bu tür tutarların azaltılmasından
kaynaklanan alacak kayıtları, dağıtılmamış kârlarda artışa neden
olur ve dönem kâr veya zararının belirlenmesinde dikkate
alınmaz.
47. Bir bankaya ait finansal
tabloların kullanıcıları, kredi ve avanslardan kaynaklanan değer
düşüklüğü zararlarının bankanın finansal
durumu ve performansında yaratmış olduğu etkiyi bilme ihtiyacı
duyarlar. Bu bilgi bankanın kaynaklarını ne derece etkili tahsis
ettiği konusunda değerlendirme yapmalarına yardımcı olur. Bu
nedenle bir banka bilanço tarihinde kredi ve avanslardan
kaynaklanan değer düşüklüğü zararları için ayrılan karşılıkların
toplam tutarını ve dönem içerisinde karşılıklarda gerçekleşen
hareketleri kamuoyuna açıklar. Daha önce kayıtlardan silinmiş
olmakla birlikte dönem içinde tahsil edilmiş olanlar da dahil
olmak üzere, karşılıklarda meydana gelen hareketler ayrıca
açıklanır.
48. “-“
49. Kredi ve avanslar tahsil edilemediğinde
kayıtlardan silinir ve değer düşüklüğü zararlarına ilişkin
karşılık hesaplarından düşülür. Bazı durumlarda, gerekli tüm
yasal süreçler tamamlanmadan ve değer düşüklüğü zarar tutarı
nihai olarak belirlenmeden, söz konusu alacaklar kayıtlardan
silinmez. Diğer bazı durumlarda ise; kredi borçlusunun belirli
bir dönem itibariyle ödemesi gereken bir faiz borcunu veya
anapara tutarını geri ödememiş olduğu durumlar gibi, kredi ve
avanslar asıl vadelerinden önce kayıtlardan silinir. Tahsil
edilemeyen kredi ve avansların kayıtlardan silindiği tarihler
farklılaştıkça, kredi ve avanslar ve ilgili değer düşüklüğü
zararları için ayrılan karşılıkların brüt tutarları da benzer
koşullar altında önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Bu
nedenle banka, tahsil edilemeyen kredi ve avansların kayıtlardan
silinmesine ilişkin politikasını kamuoyuna açıklar.
Genel bankacılık riskleri
50. Gelecekteki zararlar ve diğer öngörülemeyen
riskler veya koşullar da dahil olmak üzere, genel bankacılık
riskleri için ayrılan tutarların, dağıtılmamış kârların bir
kalemi olarak ayrı ayrı açıklanması
gerekir. Bu tür tutarların azaltılmasından kaynaklanan alacak
kayıtları dağıtılmamış kârlarda artışa neden olur ve dönem kâr
veya zararının belirlenmesinde dikkate alınmazlar.
51. Yerel koşullar ve kanunlar, bir bankanın 45
inci Paragrafa uygun olarak belirlenen kredi ve avans zararları
için giderleştirilen tutarlara ek olarak gelecekteki zararlar
ya da diğer öngörülemeyen riskler de
dahil olmak üzere genel bankacılık riskleri için karşılık
ayırmasını gerektirebilir
ya da bu konuda bankaya izin
verebilir. Bir bankanın koşullu işlemleri için de karşılık
ayırması gerekebilir
ya da bu konuda bankaya izin
verilebilir. Genel bankacılık riskleri ve koşullu işlemleri için
ayrılan bu tür karşılıkların, “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu
Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardına göre karşılık
olarak muhasebeleştirilmeleri uygun görülmez. Bu nedenle, bir
banka bu tür karşılıkları dağıtılmamış kârların bir kalemi
olarak muhasebeleştirir. Söz konusu durum, borçların olduğundan
fazla; varlıkların, açıklanmamış tahakkuk ve karşılıkların ise
olduğundan az gösterilmesini ve net gelir ile
özkaynağın olduğundan farklı
gösterilmesi olasılığını önlemek için gereklidir.
52. Bir döneme ilişkin kâr veya zararın, genel
bankacılık riskleri veya ek koşullu işlemler için ayrılan
açıklanmamış tutarların etkilerini ya
da bu tür tutarların iptalinden kaynaklanan açıklanmamış alacak
kayıtlarının etkilerini içermesi durumunda, ilgili gelir
tablosu, bir bankanın dönem performansı hakkında uygun ve
güvenilir bilgi sağlayamaz. Benzer şekilde, bir bilançonun,
olduğundan fazla gösterilmiş borçlar, olduğundan az gösterilmiş
varlıklar veya açıklanmamış tahakkuk ve karşılıkları içermekte
olması durumunda, bankanın finansal
durumu hakkında uygun ve güvenilir bilgi sağlanamaz.
Teminat olarak rehnedilen
varlıklar
53. Bir banka, teminatlı borçlarının toplam
tutarını ve teminat olarak rehnedilen
varlıklarının defter değerleri ile niteliğini açıklamak
zorundadır.
54. Bazı durumlarda, belirli mevduatları ve diğer
borçları desteklemek amacıyla bankaların varlıklarını teminat
olarak rehnetmeleri kanunla
ya da bazı geleneksel uygulamalar
sebebiyle zorunlu olmaktadır. Bu tür işlemlere konu tutarlar
çoğunlukla ciddi büyüklüklerde oldukları için, bankanın
finansal durumunun
değerlendirilmesinde önemli bir etkiye sahip olabilmektedir.
Emanet/saklama faaliyetleri
55. Bankalar genellikle yediemin olarak hareket
eder ve bireyler, vakıflar, emeklilik fayda planları ve diğer
bireyler adına varlıkların saklanması ve yatırım olarak
değerlendirilmesi sonucu doğuran emanet faaliyetlerinde
bulunurlar. Yediemin veya benzeri bir ilişkinin yasal olarak
desteklenmesi durumunda, bu varlıklar bankaya ait olmamaları
nedeniyle bankanın bilançosunda yer almaz. Bir bankanın önemli
ölçüde emanet faaliyetlerinde bulunması durumunda, bu tür güvene
dayalı işlerinde başarılı olamaması halinde ortaya çıkacak borç
olasılığı nedeniyle, söz konusu durum ve bu tür faaliyetlerin
boyutu ile ilgili bir açıklamaya finansal
tablolarında yer verir. Bu amaçla, emanet faaliyetleri güvenli
saklama faaliyetlerini kapsamaz.
İlişkili taraf
işlemleri
56. “TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları”
Standardı genel olarak ilişkili taraf ile olan ilişki ve
işlemlerine ilişkin açıklamaları düzenler. Bazı durumlarda,
kanun veya düzenleyeci otoriteler,
bankaların ilişkili taraflarla işlem yapmasını engellemekte
ya da yasaklamakta, diğer yandan,
diğerlerinde ise bu tür işlemlere izin verilmektedir. TMS 24
Standardı, özellikle, bu tür işlemlere izin verilen bir
ülkede bir bankanın finansal
tablolarının sunumu konusuyla ilgilenir.
57. İlişkili taraflar arasındaki belirli
işlemler, ilişkili olmayan taraflarla yapılanlardan farklı
koşullardan etkilenebilirler. Örneğin, bir banka aynı koşullar
altında ilgili olmayan bir tarafa vereceğinden daha fazla bir
avansı ilişkili olduğu tarafa verebilir veya daha düşük faiz
oranı uygulayabilir; avans veya mevduatlar, ilişkili taraflar
arasında ilişkili olmayan taraflara göre daha hızlı ve daha az
formalite ile hareket edebilir. İlişkili taraf işlemleri, bir
bankanın olağan işlerinden kaynaklanıyor olsalar dahi, bu tür
işlemler ile ilgili bilgiler finansal
tablo kullanıcılarının ihtiyaçları ile ilgilidir ve TMS 24
uyarınca açıklanmaları gerekir.
58. Bir bankanın ilişkili taraflarla işlem
yapması durumunda, ilgili taraf ile olan ilişkinin niteliğinin
yanı sıra, söz konusu ilişkinin Bankanın
finansal tabloları üzerindeki olası etkilerinin
anlaşılması amacıyla, gerçekleştirilen işlemler ve bunların
bakiyeleri hakkındaki bilgilerin kamuoyuna açıklanması uygundur.
Açıklamalar, TMS 24’e uygun olarak yapılır ve bankanın ilişkili
taraflara borç verme politikasını ve ilişkili taraf işlemleri
kapsamında banka tarafından gerçekleştirilen işlemlere ilişkin
aşağıdaki unsurları içerir:
a)
Dönem başı ve sonunda hesaplarda
yer alan krediler, diğer alacaklar, menkul kıymetler, mevduat,
temin edilen krediler, garantiler ve banka kabulleri gibi temel
kalemlerin toplam tutarları ile bunlara ilişkin olarak dönem
içinde meydana gelen değişimler ve geri ödemelere ilişkin
açıklama ve gösterimler;
b)
Başlıca gelir türleri, faiz
giderleri ve ödenen komisyon çeşitlerine ilişkin tutarlar;
c)
Kredi ve avanslardan kaynaklanan
değer düşüklüğü zararları için dönem içinde muhasebeleştirilen
gider tutarı ve bilanço tarihindeki her türlü karşılık tutarı;
ve
d)
Cayılamaz taahhütler ile bilanço
dışı kalemlerden kaynaklanan koşullu işlem ve taahhüt tutarları.
Yürürlük tarihi
59. “-“
|