|
Amaç
MADDE 1 –
(1) Bu Tebliğin amacı; "TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar" (TFRS
7) Standardının yürürlüğe konulmasıdır.
(2) Adı geçen Türkiye
Finansal Raporlama Standardı bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer
almıştır.
Kapsam
MADDE 2 –
(1) Bu Tebliğin kapsamı TFRS 7 Standardının Ek/1’de yer alan
metninde belirlenmiştir.
Hukuki dayanak
MADDE 3 –
(1) Bu Tebliğ, 28/7/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/2/2004 tarihli ve 2004/6924
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 –
(1) Bu Tebliğde geçen;
(a) TMSK ve Kurul:
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,
(b) TMS: Türkiye
Muhasebe Standartlarını,
(c) TFRS: Türkiye
Finansal Raporlama Standartlarını,
ifade eder.
Yürürlük ve
uygulamaya ilişkin hükümler
MADDE 5 –
(1) Bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 7 Standardı
1/1/2007 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak
üzere yürürlüğe girer. TFRS 7 Standardının uygulanmasıyla "TMS
30 Bankalar ve Benzeri Finansal Kuruluşların Finansal
Tablolarında Yapılacak Açıklamalar" Standardı yürürlükten
kalkar. İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde TFRS 7’yi
31/12/2006 tarihli finansal tablolarında uygulayabilirler.
(2) TFRS 7
Standardını, 31/12/2006 tarihli finansal tablolarında
uygulamayan işletmeler 31/12/2006 tarihli finansal tablolarında;
(a) "TMS 32 Finansal
Araçlar: Sunum" Türkiye Muhasebe Standardını, bu Tebliğin 2
no’lu ekinde yer alan şekliyle,
(b) "TMS 39 Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme" Türkiye Muhasebe
Standardının 1, 9, 45, 48 ve UR 29 no’lu maddelerini bu Tebliğin
3 no’lu ekinde yer alan şekliyle,
uygularlar.
Yürütme
MADDE 6 –
(1) Bu Tebliğ hükümlerini
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.
EK 1
Türkiye Finansal Raporlama Standardı
(TFRS 7)
Finansal Araçlar: Açıklamalar
Amaç
1. Bu TFRS’nin amacı,
finansal tablo kullanıcılarının aşağıdaki hususları
değerlendirebilmeleri için gerekli olan bilgilerin işletme
finansal tablolarında kamuoyuna açıklanmasını sağlamaktır:
(a) Finansal araçların
işletmenin finansal durumu ve performansı açısından önemi; ve
(b) İşletmenin dönem
içerisinde ve raporlama tarihinde finansal araçlar nedeniyle
maruz kaldığı risklerin niteliği ve düzeyi ile işletmenin sözü
edilen riskleri yönetme şekli.
2. Bu TFRS’de yer alan
ilkeler, "TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum" ve "TMS 39 Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme" Standartlarında yer alan
finansal varlık ve borçların muhasebeleştirilmesi, ölçülmesi ve
sunumuna ilişkin ilkeleri tamamlar.
Kapsam
3. Bu Standart, tüm
işletmeler tarafından aşağıda sayılan istisnalar haricinde tüm
finansal araçlara uygulanır:
(a) "TMS 27 Konsolide
ve Bireysel Finansal Tablolar", "TMS 28 İştiraklerdeki
Yatırımlar" ve "TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar" Standartları
kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki paylar. Diğer taraftan, bazı durumlarda, TMS
27, TMS 28 ve TMS 31 Standartları bağlı ortaklık, iştirak ve iş
ortaklıklarındaki payların TMS 39’a göre muhasebeleştirilmesine
izin vermektedir. Bu hallerde, işletme, bu Standartta yer
alanlara ek olarak, TMS 27, TMS 28 veya TMS 31’de yer alan
kamuoyuna açıklama hükümlerini de uygulamak durumundadır. Bu
Standart, ilgili türev ürün TMS 32’de yer alan özkaynağa dayalı
finansal araç tanımına girmediği sürece, bağlı ortaklıklardaki,
iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki paylarla
ilişkilendirilmiş her türlü türev ürüne de uygulanır.
(b) "TMS 19
Çalışanlara Sağlanan Faydalar" Standardının uygulandığı
emeklilik fayda planları kapsamındaki işveren hak ve
yükümlülükleri.
(c) İşletme
birleşmelerindeki koşullu ödemeler için yapılan sözleşmeler
(bakınız: "TFRS 3 İşletme Birleşmeleri" Standardı). Söz konusu
istisna sadece edinen açısından uygulanır.
(d "TFRS 4 Sigorta
Sözleşmeleri" Standardında tanımlanan sigorta sözleşmeleri.
Ancak, TMS 39 Standardının sigorta sözleşmelerinde saklı türev
ürünlerin ayrı ayrı muhasebeleştirilmesini gerektirdiği
durumlarda, anılan türev ürünler için bu Standart uygulanır.
Diğer yandan, ihraççının, finansal teminat sözleşmelerine
ilişkin muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TMS 39’u
uygulamakta olması durumunda da bu Standart uygulanır.
İhraççının, anılan sözleşmelere ilişkin muhasebeleştirme ve
ölçme işlemlerinde TFRS 4’ün 4(d) Paragrafı uyarınca TFRS 4’ü
uygulamayı seçmesi durumunda ise TFRS 4 uygulanır.
(e) TMS 39’un 5-7 nci
Paragrafları kapsamındaki sözleşmeler hariç olmak üzere, "TFRS 2
Hisse Bazlı Ödemeler" Standardı uygulanan hisse bazlı ödeme
işlemleri kapsamındaki finansal araçlar, sözleşmeler ve
yükümlülükler.
4. Bu TFRS,
muhasebeleştirilmiş ve muhasebeleştirilmemiş finansal araçlar
için uygulanır. Muhasebeleştirilmiş finansal araçlar, TMS 39
kapsamındaki finansal varlık ve finansal borçları içerir.
Muhasebeleştirilmemiş finansal araçlar ise, TMS 39’un kapsamı
dışında olmalarına rağmen bu TFRS kapsamında olan bazı finansal
araçları içerir (bazı kredi taahhütleri gibi).
5. Bu TFRS, finansal
olmayan bir kalemin alımı veya satımına ilişkin olarak
düzenlenen TMS 39 kapsamındaki sözleşmelere (bakınız: TMS 39
Paragraf 5 – 7) uygulanır.
Finansal araç
sınıfları ve açıklanacak bilgilerin düzeyi
6. Bu TFRS’nin
finansal araç sınıfları itibariyle kamuoyuna açıklama
yapılmasını gerektirdiği durumlarda, işletme, açıklanan bilginin
niteliğine uygun bir şekilde ve finansal araçların özelliklerini
de dikkate almak suretiyle finansal araçları sınıflara ayırır.
İşletme, bilançoda sunulan kalemlerle gerekli mutabakatın
yapılmasına yönelik yeterli düzeyde bilgi sunar.
Finansal araçların
finansal durum ve performans açısından önemi
7. Finansal tablo
kullanıcılarının işletmenin finansal durum ve performansı
açısından finansal araçların önemini değerlendirmelerine imkan
veren bilgiler kamuoyuna açıklanır.
Bilanço
Finansal varlık ve
finansal borç sınıfları
8. TMS 39’da
tanımlanan aşağıdaki sınıflardan her birine ilişkin defter
değeri, bilanço veya dipnotlarda kamuoyuna açıklanır:
(a) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar; (i)
ilk muhasebeleştirmede bu şekilde sınıflananlar ile (ii) TMS
39’a göre alım satım amaçlı elde tutulan olarak sınıflananlar
ayrı ayrı gösterilmek suretiyle;
(b) Vadeye kadar elde
tutulacak yatırımlar;
(c) Kredi ve
alacaklar;
(d) Satılmaya hazır
finansal varlıklar;
(e) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borçlar; (i) ilk
muhasebeleştirmede bu şekilde sınıflananlar ile (ii) TMS 39’a
göre alım satım amaçlı elde tutulan olarak sınıflananlar ayrı
ayrı gösterilmek suretiyle; ve
(f) İtfa edilmiş
maliyetinden ölçülen finansal borçlar.
Gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar ya da
finansal borçlar
9. Bir kredi veya
alacağın (veya kredi ya da alacak grubunu) gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış olması
durumunda aşağıda belirtilen hususlara ilişkin olarak kamuoyuna
açıklama yapılır:
(a) İlgili kredi veya
alacağa (veya kredi ya da alacak grubuna) ilişkin raporlama
tarihi itibariyle maruz kalınan azami kredi riski tutarı
(bakınız: Paragraf 36 (a).
(b) Sözü edilen azami
kredi riski tutarının herhangi bir kredi türevi veya benzeri bir
araçla azaltılabilecek kısmı.
(c) Aşağıdaki
şekillerden biriyle tespit edilen, ilgili kredi veya alacağın
(veya kredi ya da alacak grubunun) gerçeğe uygun değerinde
meydana gelen ve finansal varlığın kredi riskiyle
ilişkilendirilebilen değişikliğin dönem içerisinde gerçekleşen
tutarı ve birikmiş tutarı:
(i) Gerçeğe uygun
değerde meydana gelen ve piyasa riskine yol açan piyasa
koşullarındaki değişiklikler ile ilişkilendirilemeyen değişiklik
tutarı olarak; veya
(ii) Bir varlığın
gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliğin ilgili
varlığın kredi riskindeki değişmelerden kaynaklanan kısmını daha
doğru bir şekilde yansıttığı düşünülen alternatif bir yöntem
aracılığıyla
Piyasa riskine yol
açan piyasa koşullarındaki değişiklikler; gözlemlenen (gösterge)
faiz oranı, mal fiyatı, döviz kuru veya fiyat ya da oran
endeksindeki değişiklikleri içerir.
(d) İlgili herhangi
bir kredi türevi veya benzeri bir aracın gerçeğe uygun değerinde
dönem içerisinde meydana gelen değişim tutarı ile kredi veya
alacağın sınıflandığı tarihten bu yana söz konusu türev ürün
veya aracın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen birikmiş
değişim tutarı.
10. Bir finansal
borcun, TMS 39’un 9 uncu Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış olması
durumunda aşağıda belirtilen hususlara ilişkin olarak kamuoyuna
açıklama yapılır:
(a) Bir finansal
borcun kredi riskindeki değişmelerden kaynaklanan gerçeğe uygun
değer değişikliğinin aşağıda belirtilen iki yöntemden biri
kullanılmak suretiyle tespit edilecek dönem içerisinde
gerçekleşen tutarı ile birikmiş tutarı:
(i) Gerçeğe uygun
değerde meydana gelen ve piyasa riskine yol açan piyasa
koşullarındaki değişiklikler ile ilişkilendirilemeyen değişiklik
tutarı olarak; veya
(ii) Bir borcun
gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliğin ilgili borcun
kredi riskindeki değişmelerden kaynaklanan kısmını daha doğru
bir şekilde yansıttığı düşünülen alternatif bir yöntem
aracılığıyla.
Piyasa riskine yol
açan piyasa koşullarındaki değişiklikler; gösterge faiz oranı,
diğer bir işletmenin finansal aracının fiyatı, mal fiyatı, döviz
kuru veya fiyat ya da oran endeksindeki değişiklikleri içerir.
Birim birleştirici özelliği bulunan sözleşmeler açısından,
piyasa koşullarındaki değişiklikler, ilgili dahili veya harici
yatırım fonunun performansındaki değişiklikleri içerir.
(b) Finansal borcun
defter değeri ile işletmenin sözleşme hükümlerine göre vade
tarihinde hak sahibine ödemek zorunda olduğu tutar arasındaki
fark.
11. İşletme aşağıda
belirtilen hususlara ilişkin olarak kamuoyuna açıklamada
bulunur:
(a) Paragraf 9 (c) ve
10 (a)’da yer alan hükümlerin yerine getirilmesinde kullanılan
yöntemler.
(b) İşletmenin,
Paragraf 9 (c) ve 10 (a)’da yer alan hükümlerin yerine
getirilmesi amacıyla yaptığı açıklamanın ilgili finansal varlık
veya finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve
anılan kalemlerin kredi riskindeki değişikliklerle
ilişkilendirilebilen değişimi doğru olarak göstermediğine
inanması durumunda, bu sonuca ulaşılmasındaki sebepler ve ilgili
olduğu düşünülen etkenler.
Yeniden
sınıflandırma
12. İşletmenin bir
finansal varlığı:
(a) Gerçeğe uygun
değer yerine maliyetinden veya itfa edilmiş maliyetinden; ya da
(b) Maliyeti veya itfa
edilmiş maliyeti yerine gerçeğe uygun değerinden
ölçmek suretiyle
yeniden sınıflandırması durumunda, ilgili sınıflara eklenmek ve
çıkarılmak suretiyle her bir sınıf itibariyle yeniden sınıflanan
tutar ve söz konusu yeniden sınıflandırmanın nedeni hakkında
kamuoyuna açıklamada bulunulur (bakınız: TMS 39 Paragraf 51–54).
Bilanço dışı
bırakma
13. İşletme, finansal
varlıklarını, devredilen finansal varlıkların bir kısmı veya
tamamının bilanço dışı bırakılma hükümlerini (bakınız: TMS 39
Paragraf 15-37) karşılamadığı bir biçimde devretmiş olabilir.
İşletme, bu türden her bir finansal varlık sınıfı için
aşağıdakiler hakkında kamuoyuna açıklamada bulunur:
(a) Varlıkların
niteliği;
(b) Mülkiyetten
kaynaklanan risk ve yararlardan işletmenin elinde bulundurmaya
devam ettiği kısmın niteliği;
(c) İşletmenin anılan
varlıkların tamamını finansal tablolarına yansıtmaya devam
etmesi halinde, sözü edilen varlıkların ve bunlardan kaynaklanan
borçların defter değeri; ve
(d) İşletmenin anılan
varlıkları devam eden ilgisi oranında finansal tablolarına
yansıtmaya devam etmesi halinde, başlangıçtaki varlıkların
toplam defter değeri, finansal tablolara yansıtılmaya devam
edilen varlıkların tutarı ve bunlardan kaynaklanan borçların
defter değeri.
Teminat
14. İşletme aşağıda
belirtilen hususlarda kamuoyuna açıklamada bulunur:
(a) TMS 39 Paragraf
37(a) uyarınca yeniden sınıflandırılmış bulunan tutarlar da
dahil olmak üzere, işletmenin borçları veya koşullu borçları
için teminat olarak verdiği finansal varlıkların defter değeri;
ve
(b) Verilen teminata
ilişkin kayıt/kural ve koşullar.
15. İşletme, elinde
teminat bulundurması (finansal veya finansal olmayan) ve teminat
sahibi temerrüde düşmeksizin anılan teminatı satma veya yeniden
teminat/rehin olarak verme hakkına sahip olması durumunda,
aşağıdakilere ilişkin kamuoyuna açıklamada bulunur:
(a) Sahip olunan
teminatın gerçeğe uygun değeri;
(b) Satılan veya
yeniden rehin verilen söz konusu teminatın gerçeğe uygun değeri
ve işletmenin ilgili teminatı geri verme konusunda herhangi bir
yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı; ve
(c) İşletmenin sözü
edilen teminatı kullanma kayıt/kural ve koşulları.
Kredi zararlarına
ilişkin karşılık hesabı
16. Finansal
varlıkların kredi zararları neticesinde değer düşüklüğüne
uğraması ve işletmenin ilgili varlığın defter değerini doğrudan
düşürmek yerine oluşan değer düşüklüğünü ayrı bir hesaba
kaydetmesi durumunda (bireysel değer düşüklüklerini kaydetmek
için kullanılan bir karşılık hesabı veya varlıklarda topluca
meydana gelen değer düşüklüğünü kaydetmekte kullanılan benzer
bir hesap gibi), sözü edilen hesapta dönem içerisinde her bir
finansal varlık sınıfına ilişkin olarak meydana gelen
değişimlerin mutabakatı hakkında kamuoyuna açıklamada bulunulur.
Çoklu saklı türev
ürün içeren bileşik finansal araçlar
17. İşletmenin, hem
bir borç hem de bir özkaynak bileşeni içeren bir araç ihraç
etmesi (bakınız: TMS 32 Paragraf 28) ve sözü edilen aracın,
değerleri birbirine bağlı olan çoklu saklı türev ürünler
içermesi durumunda (alım opsiyonlu dönüştürülebilir borçlanma
aracı gibi), anılan özelliklerin varlığına ilişkin kamuoyuna
açıklamada bulunulur.
Temerrüt ve
ihlaller
18. İşletme, raporlama
tarihi itibariyle finansal tablolarında yer almakta olan kredi
borçları için aşağıdaki açıklamalarda bulunulur:
(a) Anapara, faiz ve
borç itfa fonu (sinking fund) ödemelerinde dönem içerisinde
meydana gelen temerrütlere ilişkin detaylı bilgiler veya sözü
edilen borçların itfa koşulları;
(b) Raporlama tarihi
itibariyle temerrüde düşülmüş bulunan kredi borçlarının defter
değeri; ve
(c) Finansal
tabloların yayınlanmak üzere onaylanmasından önce söz konusu
temerrüdün giderilip giderilmediği veya anılan kredi borçlarına
ilişkin şartların yeniden görüşülüp görüşülmediği.
19. Dönem içerisinde
ilgili kredi anlaşmasının koşullarında 18 inci Paragrafta
açıklananlar dışında bir ihlalin meydana gelmesi ve anılan
ihlallerin borç verenin hızlandırılmış geri ödeme talep etmesine
imkan vermesi durumunda (bu ihlaller giderilmediği veya ilgili
kredi anlaşmasının koşulları yeniden görüşülmediği taktirde),
işletme 18 inci Paragrafta açıklanması istenen bilgilerin
aynıları hakkında kamuoyuna açıklamada bulunur.
Gelir tablosu ve
özkaynak
Gelir, gider, kazanç
ve kayıp kalemleri
20. İşletme aşağıda
yer alan gelir, gider, kazanç ve kayıp kalemleri hakkında
finansal tablolarında veya dipnotlarda kamuoyuna açıklamada
bulunur:
(a) Aşağıdakilerden
elde edilen net kazanç veya kayıplar:
(i) İlk
muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değer farkı kâr veya
zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmış finansal varlıklar
veya finansal borçlar ile TMS 39 uyarınca alım satım amaçlı elde
tutulan olarak sınıflandırılan finansal varlık veya finansal
borçlar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle, gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlık veya finansal
borçlar;
(ii) Dönem içerisinde
doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilmiş kazanç veya kayıplar
ile özkaynaklardan çıkarılıp döneme ilişkin kâr veya zararda
muhasebeleştirilen tutarlar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle,
satılmaya hazır finansal varlıklar;
(iii) Vadeye kadar
elde tutulacak yatırımlar;
(iv) Kredi ve
alacaklar; ve
(v) İtfa edilmiş
maliyetinden ölçülen finansal varlıklar;
(b) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılmayan finansal varlıklar
veya finansal borçlara ilişkin toplam faiz geliri ve toplam faiz
gideri (etkin faiz yöntemi kullanılarak hesaplanan);
(c) Aşağıdakilerden
kaynaklanan ücret gelir ve gideri (etkin faiz oranının
belirlenmesinde kullanılan tutarların dışında kalan):
(i) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılmayan finansal varlıklar
veya finansal borçlar; ve
(ii) Varlıkların
bireyler, vakıflar, emeklilik fayda planları ve kurumlar adına
saklanması veya yatırım olarak değerlendirilmesi sonucunu
doğuran emanet ve diğer saklama faaliyetleri;
(d) Değer düşüklüğüne
uğramış finansal varlıklara ilişkin olarak TMS 39 Paragraf UR 93
uyarınca tahakkuk ettirilen faiz geliri; ve
(e) Her bir finansal
varlık sınıfına ilişkin değer düşüklüğü zararı tutarı.
Diğer açıklamalar
Muhasebe politikaları
21. İşletme, önemli
muhasebe politikalarının özetinde, finansal tabloların
hazırlanmasında kullanılan ölçüm esası (veya esasları) ile
finansal tabloların anlaşılması için gerekli diğer muhasebe
politikalarını "TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu" Standardının
108 inci Paragrafı uyarınca kamuoyuna açıklar.
Finansal riskten
korunma muhasebesi
22. İşletme TMS 39’da
yer alan her bir finansal riskten korunma işlemi itibariyle
(diğer bir ifadeyle, gerçeğe uygun değer riskinden, nakit akış
riskinden ve yurtdışındaki işletmede bulunan net yatırım
riskinden korunma işlemleri itibariyle) aşağıdakileri ayrı ayrı
kamuoyuna açıklar:
(a) Her bir finansal
riskten korunma işleminin niteliği;
(b) Finansal riskten
korunma aracı olarak belirlenmiş olan finansal araçların
niteliği ve raporlama tarihindeki gerçeğe uygun değerleri; ve
(c) Korunulan riskler.
23. İşletme nakit akış
risklerine ilişkin olarak aşağıdaki açıklamalarda bulunur:
(a) Nakit akışlarının
meydana gelmesi beklendiği dönemler ile kâr veya zararı
etkilemelerinin beklendiği zaman;
(b) Daha önce finansal
riskten korunma muhasebesi uygulanmış ancak meydana gelmesi
artık beklenmeyen tahmin işlemlerin niteliği;
(c) Dönem içerisinde
özkaynaklarda muhasebeleştirilen tutar;
(d) Gelir tablosunda
ilgili her bir kaleme dâhil edilen tutar ayrıca gösterilmek
suretiyle, özkaynaklardan çıkarılan ve dönem kâr veya zararına
dâhil edilen tutar; ve
(e) Dönem içerisinde
özkaynaklardan çıkarılan ve edinimi veya yüklenimi finansal
riskten korunan gerçekleşme olasılığı yüksek tahmini işlemin
konusunu oluşturan finansal olmayan varlık veya borcun başlangıç
maliyetine veya diğer bir defter değerine eklenen tutar.
24. İşletme
aşağıdakiler hakkında ayrı ayrı açıklamada bulunur:
(a) Gerçeğe uygun
değer riskinden korunma işlemleri açısından aşağıda yer
alanlardan kaynaklanan kazanç veya kayıplar:
(i) Finansal riskten
korunma aracına ilişkin kazanç veya kayıplar; ve
(ii) Finansal riskten
korunma konusu kalemde meydana gelen ve korunan riskle
ilişkilendirilebilen kazanç veya kayıplar.
(b) Nakit akış
riskinden korunma amaçlı işlemlerden kaynaklanan ve kâr veya
zararda muhasebeleştirilen etkin olmama durumu/etkinsizlik; ve
(c) Yurtdışındaki
işletmede bulunan net yatırım riskinden korunma amaçlı
işlemlerden kaynaklanan ve kâr veya zararda muhasebeleştirilen
etkin olmama durumu/etkinsizlik.
Gerçeğe uygun değer
25. 29 uncu Paragrafta
belirtilenler haricinde, her bir finansal varlık ve finansal
borç sınıfının (bakınız: Paragraf 6) gerçeğe uygun değeri,
anılan değerin bunlara ilişkin defter değeriyle
karşılaştırılmasını sağlayacak şekilde kamuoyuna açıklanır.
26. Gerçeğe uygun
değerlerin kamuoyuna açıklanması sırasında, işletme, ilgili
finansal varlık ve borçları sınıflarına göre gruplandırır. Ancak
anılan finansal varlık ve borçlar bunlara ilişkin defter
değerlerinin bilançoda netleştirildiği oranda netleştirilir.
27. İşletme
aşağıdakiler hakkında kamuoyuna açıklamada bulunur:
(a) Kullanılan
yöntemler ve bir değerleme yönteminin kullanılmış olması
durumunda, her bir finansal varlık ve finansal borç sınıfının
gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde kullanılan varsayımlar.
Örneğin işletme, mümkün ise, peşin ödeme oranları, beklenen
kredi zararlarının oranı ve faiz veya indirim oranlarına ilişkin
varsayımlar hakkında kamuoyuna açıklamada bulunur.
(b) Gerçeğe uygun
değerlerin, tamamen veya kısmen, doğrudan aktif bir piyasada
kayıtlı fiyatlar referans alınmak suretiyle mi yoksa bir
değerleme yöntemi kullanılarak mı belirlendiği (bakınız: TMS 39
Paragraf UR 71–UR 79).
(c) Finansal
tablolarda muhasebeleştirilen veya kamuoyuna açıklanan gerçeğe
uygun değerlerin, tamamen veya kısmen, aynı araca ilişkin
gözlemlenebilir cari piyasa işlemlerinde oluşan fiyatlarla
(diğer bir ifadeyle, değiştirilmeksizin veya yeniden
düzenlenmeksizin) desteklenmeyen varsayımları temel alan ve
mevcut gözlemlenebilir piyasa verilerine dayanmayan bir
değerleme yöntemi kullanılarak mı tahmin edildiği. Finansal
tablolarda muhasebeleştirilen gerçeğe uygun değerler açısından
anılan varsayımlardan biri veya daha fazlasının yeterli düzeyde
olası alternatif varsayımlarla değiştirilmesinin gerçeğe uygun
değeri önemli ölçüde etkileyecek olması durumunda, işletme sözü
edilen hususu ve anılan değişikliklerin etkilerini kamuoyuna
açıklar. Burada sözü edilen "önem" kavramı, kâr veya zarar ve
toplam varlıklar ve toplam borçlara göre değerlendirilir.
Gerçeğe uygun değerde meydana gelen değişikliklerin özkaynakta
muhasebeleştirildiği durumlarda ise toplam özkaynaklar açısından
değerlendirilir.
(d) (c) alt
Paragrafının geçerli olması durumunda, bu tür bir değerleme
tekniğini kullanarak tahmin edilen gerçeğe uygun değerde meydana
gelen ve dönem içerisinde kâr veya zararda muhasebeleştirilmiş
bulunan toplam değişiklik tutarı.
28. Bir finansal araca
ilişkin piyasanın aktif olmaması durumunda, işletme ilgili
finansal aracın gerçeğe uygun değerini bir değerleme yöntemi
aracılığıyla belirler (bakınız: TMS 39 Paragraf UR 74–UR 79).
Diğer yandan TMS 39 Paragraf UR 76’da yer alan koşullar
karşılanmadığı sürece, ilk muhasebeleştirmede gerçeğe uygun
değere ilişkin en iyi gösterge yapılan işlemin fiyatıdır (diğer
bir ifadeyle, alınan veya ödenen bedelin gerçeğe uygun
değeridir). Dolayısıyla, ilk muhasebeleştirmedeki gerçeğe uygun
değer ile anılan tarihte değerleme yöntemi kullanılarak
belirlenen tutar arasında bir fark oluşabilir. Bu tür bir farkın
bulunması durumunda, işletme, finansal araç sınıfı itibariyle
aşağıdaki açıklamalarda bulunur:
(a) Fiyatın
belirlenmesi sırasında piyasa katılımcılarının göz önünde
bulunduracağı etkenlerde (zaman da dahil olmak üzere) meydana
gelen değişiklikleri yansıtmak amacıyla söz konusu farkın kâr
veya zararda muhasebeleştirilmesine ilişkin muhasebe politikası
(bakınız: TMS 39 Paragraf UR 76A); ve
(b) Dönem başı ve sonu
itibariyle henüz kâr veya zararda muhasebeleştirilmemiş bulunan
toplam fark tutarı ve sözü edilen tutarın bakiyesinde meydana
gelen değişikliklerin mutabakatı.
29. Aşağıdaki
durumlarda gerçeğe uygun değerin açıklanması gerekmez:
(a) Kısa vadeli ticari
alacaklar ve borçlar gibi finansal araçlarda olduğu üzere,
defter değerinin gerçeğe uygun değere yeterince yakın olduğu
durumlar;
(b) Gerçeğe uygun
değeri güvenilir olarak ölçülemediğinden TMS 39’a göre
maliyetinden ölçülen aktif bir piyasada kayıtlı bir fiyatı
bulunmayan özkaynağa dayalı finansal araçlara veya bu türden
özkaynağa dayalı finansal araçlara bağlı bulunan türev ürünlere
yapılan yatırımlar; veya
(c) İçerdiği isteğe
bağlı katılım özelliğinin (TFRS 4’te açıklanan şekilde) gerçeğe
uygun değeri güvenilir olarak ölçülemeyen sözleşmeler.
30. Paragraf 29(b) ve
(c)’de yer alan durumlarda, işletme, finansal tablo
kullanıcılarının ilgili finansal varlık veya finansal borçların
defter değerleri ile gerçeğe uygun değerleri arasındaki olası
farklılıkların düzeyi hakkında değerlendirmede bulunabilmelerine
yardımcı olacak bilgiyi de sunar. Anılan bilgi aşağıdakileri
içerir:
(a) Sözü edilen
araçların gerçeğe uygun değerinin güvenilir olarak ölçülememesi
nedeniyle bunların gerçeğe uygun değerlerine ilişkin bilgi
verilemediği;
(b) Sözü edilen
finansal araçların niteliği, defter değerleri ve neden gerçeğe
uygun değerlerinin güvenilir olarak ölçülemediği;
(c) Sözü edilen
araçların piyasası hakkında bilgi;
(d) İşletmenin anılan
finansal araçları elden çıkarma niyetinde olup olmadığı ve nasıl
elden çıkaracağı; ve
(e) Gerçeğe uygun
değerleri önceden güvenilir olarak ölçülemeyen finansal
araçların bilanço dışı bırakılmış olmaları durumunda, anılan
husus ve bilanço dışı bırakıldıkları zamanki defter değerleri
ile muhasebeleştirilen kazanç veya kayıp tutarı.
Finansal araçlardan
kaynaklanan risklerin niteliği ve düzeyi
31. İşletme, raporlama
tarihi itibariyle finansal araçlardan kaynaklanan risklerin
niteliği ve düzeyini finansal tablo kullanıcılarının
değerlendirmelerine olanak sağlayan bilgiyi kamuoyuna açıklar.
32. Paragraf 33-42
uyarınca yapılması gereken açıklamalarda, finansal araçlardan
kaynaklanan riskler ile bunların nasıl yönetildiği üzerinde
durulmaktadır. Anılan riskler, bunlarla sınırlı olmamakla
birlikte, genellikle, kredi riski, likidite riski ve piyasa
riskini içerir.
Niteliksel
açıklamalar
33. İşletme, finansal
araçlardan kaynaklanan her bir risk türü için aşağıdakileri
kamuoyuna açıklar:
(a) Maruz kalınan
riskler ve ortaya çıkma şekilleri;
(b) İlgili risklerin
yönetimine ilişkin hedefler, politikalar ve süreçler ile
bunların ölçümünde kullanılan yöntemler; ve
(c) Bir önceki
dönemden bu yana (a) veya (b)’de meydana gelen değişiklikler.
Sayısal açıklamalar
34. İşletme, finansal
araçlardan kaynaklanan her bir risk türü için aşağıdakileri
kamuoyuna açıklar:
(a) Raporlama tarihi
itibariyle ilgili risklere maruz kalma durumuna ilişkin özet
sayısal veriler. Sözü edilen açıklamada, yönetim kuruluna veya
icra kurulu başkanına yapılan raporlamalar gibi, işletmenin
kilit yönetici personeline (TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları
Standardında tanımlanan şekilde) sağlanan bilgiler esas alınır.
(b) İlgili riskin
önemli olması koşuluyla, (a)’ya göre yapılan açıklamalarda
hakkında bilgi sunulmamış Paragraf 36-42’de yer alan diğer
açıklamalar (önemlilik konusundaki açıklamalar için bakınız: TMS
1 Paragraf 29–31).
(c) (a) ve (b)’de
belirgin olmaması durumunda, risk yoğunlaşmaları.
35. Raporlama tarihi
itibariyle açıklanan sayısal verilerin işletmenin dönem
içerisinde maruz kaldığı risk düzeyini göstermemesi durumunda,
maruz kalınan risk düzeyini daha iyi yansıtan ek bilgiler
sunulur.
Kredi riski
36. İşletme, finansal
araç sınıfları itibariyle aşağıdakileri kamuoyuna açıklar:
(a) Elde bulundurulan
hiçbir teminat veya kredi güvenilirliğinde artış sağlayan diğer
bir unsur (örneğin TMS 32’ye göre netleştirilmeleri mümkün
olmayan netleştirme anlaşmaları) dikkate alınmaksızın, raporlama
tarihi itibariyle maruz kalınan azami kredi riskini en iyi
gösteren tutar;
(b) (a) kapsamında
açıklanan tutara karşılık, güvence olarak elde bulundurulan
teminat ve kredi güvenilirliğinde artış sağlayan diğer
unsurların niteliği;
(c) Vadesi geçmemiş ya
da değer düşüklüğüne uğramamış finansal varlıkların kredi
kalitesine ilişkin bilgi; ve
(d) Koşulları yeniden
görüşülmüş bulunan, aksi taktirde vadesi geçmiş veya değer
düşüklüğüne uğramış olacak finansal varlıkların defter değeri.
Vadesi geçmiş veya
değer düşüklüğüne uğramış finansal varlıklar
37. İşletme, finansal
araç sınıfları itibariyle aşağıdakileri kamuoyuna açıklar:
(a) Raporlama tarihi
itibariyle vadesi geçmiş ancak değer düşüklüğüne uğramamış
bulunan finansal varlıkların yaşlarına ilişkin açıklamalar;
(b) İşletmenin
finansal varlıkların değer düşüklüğüne uğradığının tespiti
sırasında göz önünde bulundurduğu etkenler de dahil olmak üzere,
raporlama tarihi itibariyle bireysel olarak değer düşüklüğüne
uğradığı tespit edilen finansal varlıklara ilişkin açıklama; ve
(c) (a) ve (b)
kapsamında açıklanan tutarlara ilişkin olarak işletme tarafından
güvence olarak tutulan teminat ve kredi güvenilirliğinde artış
sağlayan diğer unsurların niteliği ve mümkün ise bunların
tahmini gerçeğe uygun değerleri.
Edinilen teminatlar
ve kredi güvenilirliğinde artış sağlayan diğer unsurlar
38. İşletmenin dönem
içerisinde, güvence olarak elinde bulundurmakta olduğu teminatın
mülkiyetini üzerine almak veya kredi güvenilirliğinde artış
sağlayan diğer unsurları (garantiler gibi) kullanmak suretiyle
finansal veya finansal olmayan varlıklar edinmesi ve anılan
varlıkların diğer Standartlarda yer alan muhasebeleştirme
koşullarını karşılamaları durumunda, işletme aşağıdaki
açıklamalarda bulunur:
(a) Edinilen
varlıkların niteliği ve defter değeri; ile
(b) Anılan varlıkların
halihazırda nakde dönüştürülebilir nitelikte olmamaları
durumunda, işletmenin söz konusu varlıkların elden çıkarılması
veya işletme faaliyetlerinde kullanılmasına ilişkin yaklaşımı.
Likidite riski
39. İşletme
aşağıdakileri kamuoyuna açıklar:
(a) Finansal borçların
geriye kalan sözleşmeye dayalı vadelerini gösteren bir vade
analizi; ve
(b) (a) ya göre ortaya
çıkan likidite riskini yönetme şekli.
Piyasa riski
Duyarlılık analizi
40. İşletme 41 inci
Paragrafta yer alan hükümleri karşılamadığı sürece aşağıdaki
açıklamalarda bulunur:
(a) Anılan tarih
itibariyle ilgili risk değişkenlerine ilişkin yeterli düzeyde
olası değişimlerin kâr veya zarar ile özkaynakları nasıl
etkileyeceğini gösteren, raporlama tarihi itibariyle maruz
kalınan her bir piyasa risk türüne ilişkin duyarlılık analizi;
(b) Duyarlılık
analizinin hazırlanmasında kullanılan yöntemler ve varsayımlar;
ve
(c) Kullanılan yöntem
ve varsayımlarda bir önceki döneme göre meydana gelen
değişiklikler ve anılan değişikliklerin nedeni.
41. İşletmenin,
örneğin riske maruz değer gibi, ilgili risk değişkenlerinin
(faiz oranları ve döviz kurları gibi) birbirine olan
bağımlılığını yansıtan bir duyarlılık analizi oluşturması ve
bunu finansal risklerin yönetiminde kullanması durumunda, sözü
edilen duyarlılık analizi 40 ıncı Paragrafta yer verilen
analizin yerine kullanılabilir. İşletme aynı zamanda aşağıdaki
açıklamalarda bulunur:
(a) Anılan duyarlılık
analizinin hazırlanmasında kullanılan yöntem ile sağlanan
verilerin dayandırıldığı temel parametre ve varsayımlar; ve
(b) Kullanılan
yöntemin amacı ile sunulan bilginin ilgili varlık ve borçların
gerçeğe uygun değerini tam olarak yansıtamamasına sebep
olabilecek sınırlamalar.
Diğer piyasa riski
açıklamaları
42. Paragraf 40 ve 41
uyarınca kamuoyuna açıklanan duyarlılık analizlerinin finansal
aracın yapısında var olan bir riski içermemesi durumunda
(örneğin yılsonu risk tutarı, yıl içerisinde maruz kalınan risk
tutarını yansıtmamaktadır), işletme, anılan hususu ve duyarlılık
analizlerinin ilgili riski içermeme nedenini kamuoyuna açıklar.
Yürürlük tarihi ve
geçiş hükümleri
43. "-"
44. Bu TFRS’nin 1 Ocak
2006 tarihinden önce başlayan yıllık dönemler için uygulanması
durumunda, finansal araçlardan kaynaklanan risklerin niteliği ve
düzeyine ilişkin olarak Paragraf 31-42 uyarınca yapılması
gereken açıklamalara ilişkin karşılaştırmalı bilgi sunulmasına
gerek yoktur.
TMS 30 Standardının
yürürlükten kaldırılması
45. Bu TFRS, "TMS 30
Bankalar ve Benzeri Finansal Kuruluşların Finansal Tablolarında
Yapılacak Açıklamalar" Standardının yerine geçer.
Ek A
Terimlere ilişkin
tanımlar
Bu Ek, TFRS’nin
ayrılmaz bir parçasıdır.
Kredi riski
Finansal aracın taraflarından birinin yükümlülüğünü yerine
getirmemesi nedeniyle diğer tarafta finansal bir kayıp/zarar
meydana gelmesi riski.
Yabancı para riski
Döviz kurlarında meydana gelen değişimler nedeniyle bir
finansal aracın gerçeğe uygun değerinde veya gelecekteki nakit
akışlarında dalgalanma olması riski.
Faiz oranı riski
Faiz oranlarında meydana gelen değişimler nedeniyle bir
finansal aracın gerçeğe uygun değerinde veya gelecekteki nakit
akışlarında dalgalanma olması riski.
Likidite riski
Bir işletmenin finansal borçlardan kaynaklanan yükümlülükleri
yerine getirmekte zorlanması riski.
Kredi borçları
Kredi borçları, normal kredi koşulları kapsamındaki kısa vadeli
ticari borçlar dışında kalan finansal borçlardır.
Piyasa riski
Piyasa fiyatlarında meydana gelen değişimler nedeniyle bir
finansal aracın gerçeğe uygun değerinde veya gelecekteki nakit
akışlarında dalgalanma olması riski. Piyasa riski üç türlü
riskten oluşur: yabancı para riski, faiz oranı riski ve diğer
fiyat riski.
Diğer fiyat riski
Meydana gelen değişimin ilgili finansal aracın kendisinden veya
ihraç edenden ya da piyasada işlem gören benzeri finansal
araçların tamamını etkileyen faktörlerden kaynaklanıp
kaynaklanmadığına bakılmaksızın, piyasa fiyatlarında oluşan
değişimler nedeniyle bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinde
veya gelecekteki nakit akışlarında dalgalanma olması (faiz oranı
riski veya yabancı para riskinden kaynaklananlar dışında) riski
Vadenin geçmesi
Karşı tarafın sözleşmeye göre vadesi gelmiş bir ödemeyi
yapmaması durumunda, ilgili finansal varlık vadesi geçmiş olarak
nitelendirilir.
Aşağıdaki terimler TMS
32’nin 11 inci Paragrafında veya TMS 39’un 9 uncu Paragrafında
tanımlanmış ve bu TFRS’de TMS 32 ve TMS 39 Standartlarında
belirtilen anlamlarda kullanılmıştır.
• Finansal varlık
veya finansal borcun itfa edilmiş maliyeti
• Satılmaya hazır
finansal varlıklar
• Bilanço dışı
bırakma
• Türev ürün
• Etkin faiz yöntemi
• Özkaynağa dayalı
finansal araç
• Gerçeğe uygun değer
• Finansal varlık
• Finansal araç
• Finansal borç
• Gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlık veya finansal
borç
• Finansal teminat
sözleşmesi
• Alım satım amaçlı
olarak elde tutulan finansal varlık veya finansal borç
• Tahmini işlem
• Finansal riskten
korunma aracı
• Vadeye kadar elde
tutulacak yatırımlar
• Kredi ve alacaklar
• Normal yoldan alım
veya satım
Ek B
Uygulama rehberi
Bu Ek, TFRS’nin
ayrılmaz bir parçasıdır.
Finansal araç
sınıfları ve açıklanacak bilgilerin düzeyi (Paragraf 6)
B1. Paragraf 6,
finansal araçların, açıklanan bilgilerin niteliğine uygun bir
şekilde ve ilgili finansal araçların özellikleri de dikkate
alınmak suretiyle sınıflara ayrılmasını gerektirir. Paragraf
6’da yer verilen sınıflar işletme tarafından belirlenmeleri
nedeniyle TMS 39’da yer alan finansal araç sınıflarından
farklıdırlar (TMS 39 Standardı finansal araçların nasıl
ölçülmeleri gerektiği ve gerçeğe uygun değerde meydana gelen
değişimlerin muhasebeleştirilmeleri gereken durumları belirler).
B2. Finansal araç
sınıflarının belirlenmesi sırasında işletme en azından aşağıdaki
işlemlerde bulunur:
(a) İtfa edilmiş
maliyetinden ölçülen araçları gerçeğe uygun değerinden
ölçülenlerden ayırır.
(b) Bu TFRS’nin
kapsamı dışında bulunan finansal araçları ayrı bir sınıf ya da
ayrı sınıflar olarak dikkate alır.
B3. İşletme, içinde
bulunduğu koşulları da dikkate almak suretiyle, bu TFRS’nin
hükümlerini karşılamak için sunacağı bilgilerin detayını, ilgili
hükümlerde yer alan farklı unsurlara vereceği önemi ve mevcut
durumunu ortaya koymak için bilgileri nasıl birleştirmesi
(farklı özellikteki bilgileri birleştirmeksizin) gerektiğini
belirler. Çok fazla detay içerdiklerinden kullanıcılarına hiçbir
fayda sağlamayan finansal tablolarla, çok fazla bilginin
birleştirilmiş olmasından ötürü önemli bilgilerin arada
kaybolduğu finansal tablolar arasında bir denge kurulması
gerekir. Örneğin, önemli bir bilginin gereksiz çok fazla
ayrıntının arasında gösterilmesi nedeniyle arada kaybolmasına
sebep olunmamalıdır. Aynı şekilde, kamuoyuna açıklanan bilgiler,
ilgili bireysel işlemler veya bunlara bağlı riskler arasındaki
önemli farklılıkların anlaşılmasını önleyecek düzeyde
birleştirilmiş olmamalıdır.
Finansal araçların
finansal durum ve performans açısından önemi
Gerçeğe uygun değer
farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borçlar (Paragraf 10
ve 11)
B4. Paragraf 10(a) bir
finansal borcun gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara
yansıtılan olarak sınıflanması durumunda, anılan finansal borcun
gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve ilgili borcun kredi
riskindeki değişikliklerle ilişkilendirilebilen değişim
tutarının kamuoyuna açıklanmasını gerektirir. Paragraf 10(a)(i)
işletmenin bu tutarı, ilgili finansal borcun gerçeğe uygun
değerinde meydana gelen ve piyasa riskine yol açan piyasa
koşullarındaki değişiklikler ile ilişkilendirilemeyen değişiklik
tutarı olarak belirlemesine izin verir. Borç ile ilgili olarak
piyasa koşullarında meydana gelmiş olan tek değişikliğin
gösterge faiz oranına ilişkin olması durumunda, bu tutar
aşağıdaki şekilde tahmin edilebilir:
(a) İşletme, ilk
olarak, borcun dönem başındaki gözlemlenen piyasa fiyatını ve
sözleşmeye dayalı nakit akışlarını kullanmak suretiyle ilgili
borcun dönem başındaki içsel getiri oranını (internal rate of
return) hesaplar. Anılan getiri oranından dönem başındaki
gözlemlenen (gösterge) faiz oranını çıkarmak suretiyle içsel
getiri oranının araca özgü bileşenine ulaşır.
(b) Daha sonra, borcun
dönem sonundaki sözleşmeye dayalı nakit akışlarını ve (i) dönem
sonundaki gözlemlenen (gösterge) faiz oranı ile (ii) (a)’da
belirlenen içsel getiri oranının araca özgü bileşeninin
toplamına eşdeğer bir iskonto oranını kullanarak borç ile
ilişkili nakit akışlarının bugünkü değerini hesaplar.
(c) Borcun dönem
sonundaki gözlemlenen piyasa fiyatı ile (b)’de hesaplanan tutar
arasındaki fark, gerçeğe uygun değerde meydana gelen ve
gözlemlenen (gösterge) faiz oranlarındaki değişikliklerle
ilişkilendirilemeyen değişiklik tutarıdır. Açıklanacak olan
tutar bu tutardır.
Bu örnekte, gerçeğe
uygun değerde meydana gelen değişimlerden aracın kredi
riskindeki veya faiz oranlarındaki değişimler dışındaki
faktörlerden kaynaklananların, önemli düzeyde olmadıkları
varsayılmıştır. Örnekteki aracın saklı türev ürün içermesi
durumunda, ilgili saklı türev ürünün gerçeğe uygun değerinde
meydana gelen değişimler, Paragraf 10(a) uyarınca açıklanacak
tutarın belirlenmesinde dikkate alınmazlar.
Diğer açıklamalar–
muhasebe politikaları (Paragraf 21)
B5. 21 inci Paragraf,
finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan ölçüm esası (veya
esasları) ile finansal tabloların anlaşılması için gerekli diğer
muhasebe politikalarının kamuoyuna açıklanmasını gerektirir.
Finansal araçlar açısından bu açıklamaların aşağıdakileri
içermesi mümkündür:
(a) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılan
finansal varlıklar veya finansal borçlar açısından:
(i) Gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılan
finansal varlıklar veya finansal borçların nitelikleri;
(ii) Sözü edilen
finansal varlıkların ve finansal borçların ilk muhasebeleştirme
sırasında bu şekilde sınıflanmalarında göz önüne alınan
kriterler; ve
(iii) İşletmenin bu
tür bir sınıflamanın yapılmasına ilişkin olarak TMS 39’un, 9,
11A veya 12 nci Paragraflarında yer alan koşulları nasıl
karşıladığı. TMS 39’un gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara
yansıtılan finansal varlık veya finansal borçların tanımının yer
aldığı bölümünün (b)(i) Paragrafı uyarınca sınıflanan araçlar
açısından yapılacak olan açıklamada aksi halde ortaya çıkacak
ölçüm ve muhasebeleştirme tutarsızlığının ardındaki nedenlere de
yer verilir. TMS 39’un gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara
yansıtılan finansal varlık veya finansal borçların tanımının yer
aldığı bölümünün (b)(i) Paragrafı uyarınca sınıflanan araçlar
açısından yapılacak açıklamada, gerçeğe uygun değer farkı kâr
veya zarara yansıtılan olarak yapılan sınıflamanın işletmenin
belgelendirilmiş risk yönetimi ve yatırım stratejisiyle
tutarlılığına ilişkin açıklamalara da yer verilir.
(b) Finansal
varlıkların satılmaya hazır finansal varlık olarak
sınıflanmalarında göz önünde bulundurulan kriterler.
(c) Finansal
varlıkların normal yoldan alımı veya satımı işlemlerinin ticari
işlem tarihinde mi yoksa teslim tarihinde mi
muhasebeleştirildiği (bakınız: TMS 39 Paragraf 38).
(d) Kredi zararları
nedeniyle değer düşüklüğüne uğramış bulunan finansal varlıkların
defter değerlerinin azaltılmasında bir karşılık hesabının
kullanılmış olması durumunda:
(i) Değer düşüklüğüne
uğramış finansal varlıkların defter değerlerinin ne zaman
doğrudan azaltıldığı (veya azaltma işleminin tersine çevrildiği
durumlarda, doğrudan yükseltileceği) ve ne zaman buna yönelik
bir karşılık hesabı kullanıldığına ilişkin kriterler; ve
(ii) Karşılık hesabına
kaydedilen tutarların değer düşüklüğüne uğramış finansal
varlıkların defter değerlerinden düşülmesinde kullanılan
kriterler (bakınız: Paragraf 16).
(e) Her bir finansal
araç sınıfı itibariyle net kazanç veya net kayıpların nasıl
belirlendiği (bakınız: Paragraf 20(a)) Örneğin, gerçeğe uygun
değer farkı kâr veya zarar yansıtılan olarak sınıflanan
kalemlere ilişkin net kazanç veya net kayıpların faiz ya da
temettü geliri içerip içermediği.
(f) Değer düşüklüğü
zararının meydana geldiğine yönelik tarafsız delil bulunduğunun
belirlenmesinde kullanılan kriterler (bakınız: Paragraf 20(e)).
(g) Aksi halde vadesi
geçmiş ya da değer düşüklüğüne uğramış olacak finansal
varlıklara ilişkin koşulların yeniden görüşüldüğü durumlarda,
koşulları yeniden görüşülen söz konusu finansal varlıklara
ilişkin muhasebe politikası (bakınız: Paragraf 36(d)).
TMS 1 Standardının 113
üncü Paragrafı, muhasebe politikalarının uygulanması sürecinde
yönetimin yaptığı değerlendirmelerden tahmin içermeyen ve
finansal tablolara yansıtılan tutarlar üzerinde en önemli etkiye
sahip olanların, önemli muhasebe politikalarının özetinde veya
diğer türden dipnotlarda kamuoyuna açıklanmalarını gerektirir.
Finansal araçlardan
kaynaklanan risklerin niteliği ve düzeyi (Paragraf 31- 42)
B6. Paragraf 31-42’de
yapılması öngörülen açıklamalara doğrudan finansal tablolarda
yer verilebileceği gibi, finansal tablolar aracılığıyla
kullanıcılar işletme finansal tablolarıyla aynı koşul ve
zamanlarda elde edebilmelerinin mümkün olduğu, yönetim görüşü
veya risk raporu gibi diğer bazı belgelere de
yönlendirilebilirler. Bu tür bir atıfta bulunmak suretiyle
gerekli bilginin sunulmadığı finansal tablolar eksik olarak
düzenlenmiş sayılırlar.
Sayısal açıklamalar
(Paragraf 34)
B7. Paragraf 34(a),
işletmenin kilit yönetici personeline yapılan işletme içi
raporlamalarda kullanılan bilgiler esas alınmak suretiyle, maruz
kalınan risklere ilişkin özet sayısal verilerin kamuoyuna
açıklanmasını gerektirir. İşletmenin maruz kaldığı bir riski
yönetmede farklı yöntemler kullanması durumunda, en geçerli ve
güvenilir bilgiyi sağlayan yöntem ya da yöntemlerin verdiği
bilgiler kamuoyuna açıklanır. "TMS 8 Muhasebe Politikaları,
Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar" Standardı
geçerlilik ve güvenilirlik konularını ele alır.
B8. Paragraf 34(c)
risk yoğunlaşmalarına ilişkin açıklama yapılmasını gerektirir.
Risk yoğunlaşmaları, benzer özelliklere sahip olan ve ekonomik
ya da diğer koşullardaki değişikliklerden benzer şekilde
etkilenen finansal araçlardan ortaya çıkar. Risk
yoğunlaşmalarının tespit edilmesi işlemi, işletmenin içinde
bulunduğu koşulları göz önünde bulunduran bir muhakemede
bulunmasını gerektirir. Risk yoğunlaşmalarına ilişkin olarak
yapılması gereken açıklamalar aşağıdakileri içerir:
(a) İşletme
yönetiminin yoğunlaşmaları tespit şekli;
(b) Her bir risk
yoğunlaşmasını belirleyen ortak özellikler (örneğin karşı taraf,
coğrafi alan, para birimi veya piyasa); ve
(c) Söz konusu
özellikleri taşıyan tüm finansal araçlara ilişkin risk düzeyi.
Azami kredi riski
(Paragraf 36(a))
B9. Paragraf 36(a),
işletmenin karşı karşıya olduğu azami kredi riskini en iyi
gösteren tutarın kamuoyuna açıklanmasını gerektirir. Genellikle,
bir finansal varlık açısından söz konusu tutar ilgili varlığın
brüt defter değerinden aşağıdakiler düşüldükten sonra geriye
kalan tutarı ifade eder:
(a) TMS 32 uyarınca
mahsup edilen tutarlar; ve
(b) TMS 32 uyarınca
muhasebeleştirilen değer düşüklüğü zararları.
B10. Kredi riskine
sebebiyet veren eylemler ile bunlardan kaynaklanan azami kredi
riskleri, bunlarla sınırlı olmamakla birlikte aşağıdakileri
içerir:
(a) Müşterilere
sağlanan kredi ve alacaklar ile diğer işletmelere verilen
avanslar. Bu durumlarda, azami kredi riski ilgili finansal
varlıkların defter değeri tutarıdır.
(b) Döviz kuruna
ilişkin sözleşmeler, faiz oranı swap sözleşmeleri ve kredi
türevleri gibi türev sözleşmeler yapmak. Sonuçta ortaya çıkan
varlık gerçeğe uygun değerden ölçüldüğünde, raporlama
tarihindeki azami kredi riski defter değerine eşdeğer olacaktır.
(c) Finansal teminat
sağlanması. Bu durumda, azami kredi riski, işletmenin sağladığı
teminatı yerine getirmesi gerektiğinde ödemesi gerekecek azami
tutardır. Ödenmesi gerekecek söz konusu tutarın borç olarak
muhasebeleştirilmiş bulunan tutardan önemli ölçüde yüksek olması
da mümkündür.
(d) Bir tesisin ömrü
boyunca vazgeçilemeyecek/gayri kabili rücu olan veya sadece
önemli düzeyde olumsuz bir değişiklik olması durumunda
vazgeçilebilecek/kabili rücu olan bir kredi taahhüdünde
bulunulması. Taahhütte bulunanın anılan kredi taahhüdünü nakit
veya diğer bir finansal araçla net olarak ödeme hakkının
bulunmaması durumunda, azami kredi riski tutarı taahhüt edilen
tutarın tamamıdır. Bunun nedeni, kullanılmamış kısmın gelecekte
kullanılıp kullanılmayacağının belirsiz olmasıdır. Anılan kısmın
borç olarak muhasebeleştirilen tutardan önemli ölçüde fazla
olması mümkündür.
Sözleşmeye dayalı
vade analizi (Paragraf 39(a))
B11. Finansal borçlar
için Paragraf 39(a)’da öngörülen sözleşmeye dayalı vade
analizlerinin yapılması/hazırlanması sırasında, işletme, uygun
sayıda zaman aralığının tespitine yönelik bir değerlendirmede
bulunur. Örneğin, işletme aşağıdaki zaman aralıklarının uygun
olduğu sonucuna varabilir:
(a) Bir aydan az;
(b) Bir aydan fazla üç
aydan az;
(c) Üç aydan fazla bir
yıldan az; ve
(d) Bir yıldan fazla
beş yıldan az.
B12. Karşı tarafın ne
zaman ödemede bulunulacağına karar verme hakkının olduğu
durumlarda, ilgili borç, işletmenin ödemede bulunmasının
istenebileceği en erken tarih itibariyle dikkate alınır.
Örneğin, işletmenin talep üzerine geri ödemesinin istenebileceği
finansal borçlar (vadesiz mevduat gibi) en erken zaman aralığına
dahil edilir.
B13. İşletmenin
taksitler halinde ödemede bulunmayı taahhüt etmiş olması
durumunda, ilgili her bir taksit, işletmenin ödeme yapması
istenebilecek en erken dönemde dikkate alınır. Örneğin, henüz
kullanılmamış bir kredi taahhüdü, kullanılabileceği en erken
tarihi içeren zaman aralığına dahil edilir.
B14. Vade analizinde
açıklanan tutarlar, sözleşmeye dayalı indirgenmemiş (iskonto
edilmemiş) nakit akışlarıdır. Örneğin:
(a) Finansal kiralama
yükümlülüklerinin brüt tutarı (finansman giderleri düşülmeden
önce);
(b) Finansal
varlıkların nakden satın alınmalarına yönelik forward
anlaşmalarda yer alan fiyatlar;
(c) Net tutarların el
değiştirdiği, ödemelerin değişken faizli, tahsilatların sabit
faizli olduğu faiz oranı swaplarına ilişkin net tutarlar;
(d) Brüt nakit
akışlarının el değiştirmesine yönelik bir türev finansal araçta
(döviz swapı gibi) el değiştirecek sözleşmeye dayalı tutarlar;
ve
(e) Kredi
taahhütlerinin brüt tutarı.
Sözü edilen
indirgenmemiş nakit akışları, bilançoya yansıtılmış tutarlar
indirgenmiş nakit akışlarını esas aldıklarından, bilançoya
yansıtılan tutarlardan farklılık arz etmektedir.
B15. Uygun olduğu
taktirde, işletme, finansal borçlar için Paragraf 39(a) uyarınca
kamuoyuna yaptığı sözleşmeye dayalı vade analizi açıklamasında,
türev finansal araçlara ilişkin analizi türev olmayan finansal
araçlara ilişkin analizden ayrı olarak sunar. Örneğin, türev
finansal araçlardan kaynaklanan nakit akışlarının brüt olarak
ödenmeleri durumunda, türev finansal araçlara ilişkin nakit
akışları ile türev olmayan finansal araçlara ilişkin nakit
akışları arasında bir ayrım yapılması uygun olur. Nitekim, brüt
nakit çıkışına bununla ilişkili bir nakit girişinin eşlik etmesi
de mümkündür.
B16. Borç tutarının
sabit olmaması durumunda, açıklanacak tutara raporlama tarihinde
mevcut olan koşullara göre karar verilir. Örneğin, borç
miktarının bir endekste meydana gelen değişikliklere göre
farklılaşması durumunda, açıklanacak tutar için raporlama
tarihindeki endeks seviyesi esas alınabilir.
Piyasa riski –
duyarlılık analizi (40 ve 41 inci Paragraflar)
B17. Paragraf 40(a),
işletmenin maruz kaldığı her bir piyasa risk türü için bir
duyarlılık analizi yapılmasını gerektirir. Paragraf B3’e uygun
olarak, işletme, önemli ölçüde farklı ekonomik çevrelerden
kaynaklanan risklere ilişkin farklı karakterlerdeki bilgileri
birleştirmeksizin, işletmenin mevcut durumunun kamuoyuna
açıklanmasında kullanılan bilgilerin nasıl birleştirilmeleri
gerektiğine karar verir. Örneğin:
(a) Finansal araç alım
satımıyla uğraşan bir işletme, sözü edilen bilgileri alım satım
amaçlı olarak elde tutulan finansal araçlar ile alım satım
amaçlı olarak elde tutulmayan finansal araçlar itibariyle ayrı
ayrı açıklayabilir.
(b) İşletme, yüksek
enflasyonlu alanlardan kaynaklanan piyasa riskleri ile aynı
piyasa risklerine ilişkin düşük enflasyonlu alanlardan
kaynaklanan tutarları birleştirmez.
Sadece tek bir
ekonomik çevrede tek türde bir piyasa riskine maruz bulunan bir
işletme, bilgileri ayrıştırılmış şekilde sunmaz.
B18. Paragraf 40(a),
yapılan duyarlılık analizinin, ilgili risk değişkenlerine
(mevcut piyasa faiz oranları, döviz kurları, hisse senedi
fiyatları veya mal fiyatları gibi) ilişkin makul düzeyde olası
değişimlerin kâr veya zarar ile özkaynaklar üzerindeki
etkilerini göstermesini gerektirir. Bu amaçla işletmelerin:
(a) İlgili risk
değişkenleri farklı olması durumunda dönem kâr veya zarar
tutarının ne olacağını tespit etme yükümlülükleri bulunmaz.
Bunun yerine, işletmeler, kâr veya zarar ile özkaynak üzerindeki
söz konusu etkiyi, bilanço tarihi itibariyle ilgili risk
değişkeninde makul düzeyde olası bir değişiklik meydana
geldiğini ve anılan değişikliğin bilanço tarihinde var olan
risklere uygulandığını varsaymak suretiyle açıklarlar. Örneğin
yılsonu itibariyle değişken faizli bir borcu bulunan bir
işletme, faiz oranlarının makul düzeyde olası miktarlarda
değişmesi durumunda bunun cari yılın kâr veya zararı üzerindeki
etkisi (diğer bir ifadeyle, faiz gideri) hakkında kamuoyuna
açıklamada bulunur.
(b) İlgili risk
değişkenine ilişkin makul düzeyde olası değişiklik aralığında
yer alan her bir değişikliğin kâr veya zarar ile özkaynak
üzerindeki etkilerini açıklama yükümlülüğü bulunmaz. Söz konusu
makul düzeyde olası değişiklikleri gösteren aralığın
sınırlarında yer alan değişikliklerin etkilerinin açıklanması
yeterlidir.
B19. İlgili risk
değişkenine ilişkin makul düzeyde olası değişikliğin ne
olduğunun tespitinde, işletme aşağıdakileri dikkate alır:
(a) Faaliyet
gösterdiği ekonomik çevreler. Makul düzeyde olası değişiklik,
uzak veya "en kötü" senaryoları ya da "stres testleri"ni
içermemelidir. Ayrıca ilgili risk değişkenindeki değişim
oranının sabit olması durumunda, işletmenin risk değişkeninde
yapmış olduğu makul düzeyde olası değişiklik seçimini
değiştirmesi gerekmez. Örneğin faiz oranlarının yüzde 5 olduğunu
ve işletmenin faiz oranlarında ±50 baz puanlık bir dalgalanmanın
makul düzeyde olası olduğunu tespit ettiğini varsayalım.
İşletme, faiz oranlarının yüzde 4.5 veya yüzde 5.5 olacak
şekilde değişmesinin kâr veya zarar ile özkaynaklar üzerinde
meydana getireceği etkiyi açıklar. Fa |