3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun
uygulamasına yönelik olarak aşağıdaki düzenleme ve açıklamaların
yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
1. İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDE İADE
UYGULAMASI
KDV Kanununun 29 uncu maddesinde 5035 sayılı
Kanunla yapılan değişiklikle; indirimli orana tabi işlemler
dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV
tutarlarının Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan
kısmının yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle
mahsuben, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen tutarların da
izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden ya da
mahsuben iadesi imkanı getirilmiştir.
Bakanlar Kurulu, bu hükmün uygulanmasına
yönelik olarak 2006/10379 sayılı Kararname ile indirimli vergi
oranına tabi (%1 ve %8) teslim ve hizmetlerde iade uygulaması
ile ilgili sınırı 2006 ve izleyen yıllarda gerçekleşecek
işlemler için geçerli olmak üzere 10.000 YTL olarak
belirlemiştir. 2007 ve izleyen yıllarda bu sınır, yeniden
değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacaktır.
KDV Kanununun 29/2 nci maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak 2006 ve izleyen
yıllarda gerçekleştirilecek indirimli orana tabi işlemlerden
doğan KDV alacaklarının iadesine ilişkin usul ve esaslar
aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
1.1. Kapsam
KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği
yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca vergi oranları indirilen
teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla
giderilemeyen KDV tutarlarının, 2006/10379 sayılı Kararname ile
belirlenen sınırı aşan kısmı, bu Tebliğin (1.2.) bölümünde
belirtilen borçlara yılı içinde vergilendirme dönemleri
itibariyle mahsup edilecektir.
İndirimli oran kapsamında yer almakla birlikte
verginin konusuna girmeyen veya istisna kapsamına giren işlemler
dolayısıyla yüklenilen vergiler bu Tebliğ kapsamında
değerlendirilmeyecektir. İndirimli orana tabi işlemlerden;
- katma değer vergisinin konusuna girmeyenler
KDV beyannamesine dahil edilmeyecek,
- kısmi istisna kapsamına girenler dolayısıyla
yüklenilen vergilerin indirim ve iadesi söz konusu olmadığından,
yüklenilen bu vergiler işin mahiyetine göre, gider, maliyet veya
kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacak,
- tam istisna kapsamına girenler dolayısıyla
yüklenilen vergilerden indirim yoluyla telafi edilemeyenler ise
ilgili istisnaya ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade
edilecektir.
1.2. Mahsubu Talep Edilebilecek Borçlar
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV alacakları,
mükellefin kendisine ait vergi borçları (ithalat sırasında
uygulanan vergiler hariç) ile SSK prim borçlarına mahsup
edilecektir.
1.3. Mahsuben İade Tutarının Hesaplanması
Yılı içinde mahsuben iade edilecek KDV
tutarlarının hesaplanmasına ilgili yılın Ocak döneminden
itibaren başlanacaktır. Hesaplama 74 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (1.2.) ve 76 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3)
numaralı bölümlerindeki açıklamalara uygun olarak aylar
itibariyle ve kümülatif olarak gerçekleştirilecektir. 3 aylık
vergilendirme dönemine tabi olup indirimli oran kapsamında
işlemleri bulunan mükelleflerde hesaplamaya takvim yılının ilk 3
aylık dönemi (Ocak-Şubat-Mart) ile başlanacak ve izleyen üçer
aylık dönemler itibariyle devam edilecektir.
Bu şekilde yapılacak hesaplama sonunda iade
tutarının 10.000 YTL’ yi geçtiği dönemde aşan kısmın, izleyen
dönemlerde ise tamamının mahsuben iadesi talep edilebilecektir.
Bu konu ile ilgili olarak takvim yılının
tamamını kapsayacak şekilde ve tablo olarak hazırlanmış bir
örnek Tebliğ ekinde yer almaktadır.
1.4. Mahsup Talebinin Yerine Getirilmesi
Mahsup talebi bir dilekçe ile yapılacaktır.
Dilekçeye aşağıdaki belgeler eklenecektir:
a) Takvim yılı başından mahsup hakkının
doğduğu döneme kadar yapılan alışlara ilişkin fatura ve benzeri
belgeler ile aynı dönemde yapılan indirimli orana tabi satışlara
ilişkin fatura ve benzeri belgelerin listesi (bu listelerde
fatura düzenleme haddinin altında kalan tutarlar ile aynı
mükelleften yapılan alımların toplamı tek tutar olarak
belirtilebilecektir).
b) Takvim yılı başından mahsup hakkının
doğduğu döneme kadar iade edilecek vergi tutarının
hesaplanmasına ilişkin olarak dönemler itibariyle hazırlanacak
tablo.
c) Mahsup hakkının doğduğu dönemden itibaren
sadece mahsup
talep edilen vergilendirme dönemine ait olmak üzere; indirilecek
KDV listesi, indirimli orana tabi işlemlere ait satış faturaları
ve yüklenilen KDV tablosu.
Vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000 YTL’
yi aşmayan mahsup talepleri inceleme raporu ve teminat
aranılmaksızın yerine getirilecek, talep belgelerin tamamlandığı
tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır.
4.000 YTL ve üstündeki mahsup talepleri vergi
inceleme veya YMM tasdik raporu karşılığında yerine
getirilecektir. Talep tutarı kadar teminat gösterilmesi halinde
ilgili belgelerin tamamlanıp teminatın verildiği tarih
itibariyle mahsup talebi geçerlik kazanacak, teminat vergi
inceleme veya YMM tasdik raporu ile çözülebilecektir. YMM tasdik
raporlarında ihracat istisnasından doğan KDV alacaklarının
iadesi ile ilgili limitler uygulanacaktır.
Bu kapsamdaki mahsuben iade taleplerinde 84
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde yer alan ve bu Tebliğe aykırı
olmayan açıklamalar geçerli olacaktır.
Örnek 1:
Mükellef (A)’nın vergilendirme dönemleri
itibariyle, bu Tebliğin (1.3.) bölümüne göre hesapladığı
kümülatif iade tutarları aşağıdaki gibidir.
Ocak sonu 1.600
Şubat sonu 2.900
Mart sonu 4.700
Nisan sonu 6.800
Mayıs sonu 9.200
Haziran sonu 11.800
Bu mükellefe Haziran döneminde
(11.800–10.000=) 1.800 YTL mahsuben iade edilebilecektir. Mahsup
talebi Haziran dönemi beyannamesi ve mahsup dilekçesinin
verilmesinden sonra bu bölümün (a) ve (b) alt ayırımındaki
belgelerin tamamlandığı tarihte geçerlik kazanacaktır. Belgeler
Ocak–Haziran döneminin bütününü kapsayacak şekilde
hazırlanacaktır. Haziran döneminden önce 10.000 YTL tutarındaki
limitin aşılmamış olması nedeniyle mahsup talebinde
bulunulamayacağından belge ibraz etmeye de gerek yoktur.
Haziran döneminden sonra iade tutarı
kümülatif olarak değil sadece ilgili vergilendirme dönemi için
hesaplanacaktır.
Bu mükellef iade tutarını Temmuz ayı için
1.500 YTL olarak hesaplamışsa bu tutarın tamamı mahsuben iade
edilebilecektir. Mahsuben iade talebi, Temmuz beyannamesi ve
mahsup dilekçesinin verilmesinden sonra Temmuz ayına ilişkin
olarak bu bölümün (c) alt ayırımında belirtilen belgeleri
tamamladığı tarihte geçerlik kazanacaktır.
Mükellef, Ağustos dönemi iade tutarını
5.500 YTL olarak hesaplamışsa mahsup talebi vergi inceleme
raporu veya YMM tasdik raporunun ibraz edildiği tarih itibariyle
geçerlik kazanacaktır. Mükellef mahsuben iadenin teminat
karşılığında yapılmasını isterse (5.500-4.000=) 1.500 YTL için
teminat göstermesi gerekmektedir. Mahsup talebi de Ağustos
beyannamesi ve mahsup dilekçesinin verilmesinden sonra Ağustos
ayına ilişkin olarak bu bölümün (c) alt ayırımında belirtilen
belgelerin tamamlanması şartıyla teminatın gösterildiği tarih
itibariyle geçerlik kazanacaktır.
1.5. Yılı İçinde Mahsup Edilemeyen
Vergilerin İadesi
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade
alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmı, izleyen
yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak, nakden veya
mahsuben iade edilebilecektir. İade talebi en erken izleyen
yılın Ocak dönemine ait olup Şubat ayı içinde verilecek, en geç
Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV
beyannameleri ile yapılabilecektir. 3 aylık vergilendirme
dönemine tabi olan mükelleflerde iade talebi en erken izleyen
yılın ilk 3 aylık, en geç üçüncü 3 aylık vergilendirme
dönemlerine ait beyannamelerle yapılabilecektir.
Bu şekilde iade edilecek vergiler aşağıdaki
şekilde hesaplanacaktır.
İndirimli orana tabi işlemlere ilişkin olup
indirim yoluyla telafi edilemeyen yüklenilen vergi tutarları,
yılı içinde mahsup edilen vergiler
dikkate alınmadan, 74 ve 76 Seri No.lu
KDV Genel Tebliğlerindeki açıklamalar çerçevesinde işlemlerin
yapıldığı yılın tamamı için yıllık olarak ve Aralık dönemi sonu
itibariyle hesaplanacaktır.
Bu tutardan yılı içinde mahsup edilen vergiler
düşüldükten sonra kalan kısmın 10.000 YTL’ yi aşan kısmı “İade
Edilebilecek KDV” olarak hesaplanacaktır.
İzleyen yılın Ocak dönemi ile iade talebinin
yapıldığı dönem arasındaki bütün dönem beyannamelerinde devreden
vergi yer alıyor ve her dönemde devreden vergi tutarları “İade
Edilebilecek KDV” tutarını geçiyorsa, iade edilebilecek KDV
tutarının tamamı iade edilecektir. Bazı dönemlerde devreden
vergi tutarları “İade Edilebilecek KDV” tutarının altında
kalıyorsa, devreden vergi tutarının en küçük olduğu tutar iadeye
esas alınacaktır. Aradaki dönemlerden herhangi birisinde
devreden vergi yer almıyorsa iade yapılmayacaktır.
Bu şekilde hesaplanan KDV alacağının 4.000 YTL’
yi aşmaması halinde nakden ve/veya mahsuben iade talepleri
inceleme raporu, teminat ve YMM tasdik raporu aranılmadan yerine
getirilecek, talep bu bölümün sonunda belirtilen belgelerin
tamamlandığı tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır.
İade talebinin 4.000 YTL ve üstünde olması
halinde 4.000 YTL’ yi aşan kısmın nakden ve/veya mahsuben iadesi
için vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporu ibraz edilmesi
gerekmektedir. Talepler bu raporların ibraz edildiği tarihte
geçerlik kazanacaktır.
4.000 YTL’ yi aşan tutarlar için teminat
gösterilmesi halinde, teminatın gösterilip belgelerin
tamamlanmasından sonra nakden ve/veya mahsuben iade talepleri
yerine getirilecek, teminat vergi inceleme raporu veya YMM
tasdik raporu ile çözülecektir.
İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, bu
dilekçeye;
- yıllık iade talep tutarını gösteren tablo,
- yılı içinde mahsup edilen tutarları aylık olarak gösteren
tablo (bu tabloda yılı içinde mahsup edilemeyen tutar da tek
satır olarak gösterilecektir),
- iadenin talep edildiği yılın ilk döneminden iadenin talep
edildiği döneme kadar aylar itibariyle devreden KDV tutarlarını
gösteren tablo,
eklenecektir.
Bu kapsamdaki nakden ve mahsuben iade
taleplerinde 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde yer alan ve bu
Tebliğe aykırı olmayan açıklamalar geçerli olacaktır.
Örnek 2:
Mükellef (A)’ya, 2006 takvim yılında iade
alacağının 10.000 YTL’ yi aşan kısmı olan 8.000 YTL mahsuben
iade edilmiştir.
Mükellef 2006 yılının tamamı için iade
tutarını 10.000 YTL’lik alt sınırı ve yılı içinde mahsuben iade
edilen kısmı dikkate almadan, 74 Seri No.lu KDV Genel Tebliğine
göre, 21.000 YTL olarak hesaplamıştır. Bu mükellefe 2007 yılında
nakden veya mahsuben iade edilebilecek azami tutar (21.000 –
8.000 – 10.000 =) 3.000 YTL’dir.
Bu mükellef iade alacağını Mayıs 2007
dönemi beyannamesinde yaptığı beyan ile talep etmektedir.
Mükellefin 2007 yılının Ocak – Mayıs
arasındaki dönemlere ait beyannamelerindeki devreden vergi
tutarları aşağıdaki gibidir.
Ocak 2007 4.300
Şubat 2007 1.200
Mart 2007 3.600
Nisan 2007 2.900
Mayıs 2007 1.800
Bu mükellefe 1.200 YTL nakden ve/veya
mahsuben iade edilebilecektir. Mayıs 2007 beyannamesinde de iade
tutarı olarak 1.200 YTL gösterilecektir.
1.6. Aylık ve Yıllık İade Taleplerinin
Beyannamede Gösterilmesi
Aylık mahsuben iade talepleri, kağıt
ortamındaki KDV beyannamesinin 9 numaralı tablosunda 406 kodlu
satır aracılığıyla beyan edilecektir.
Bu satıra kümülatif iade tutarı Bakanlar
Kurulunca yıllık olarak belirlenen limiti aşıncaya kadar kayıt
yapılmayacaktır.
Limitin aşıldığı dönemde, 406 kodla açılan
satırın “Teslim ve Hizmet Bedeli” sütununa yılın başından
limitin aşıldığı döneme kadar (bu dönem dahil) indirimli oran
kapsamında gerçekleştirilen ve bu Tebliğ kapsamına giren işlem
bedellerinin KDV hariç toplamı, “İadeye Konu Olan KDV” sütununa
ise bu Tebliğin (1.3.) bölümüne göre belirlenen mahsuben iade
tutarı yazılacaktır.
Limit aşıldıktan sonraki dönemlerde, “Teslim
ve Hizmet Bedeli” sütununa sadece o dönemde gerçekleşen ve bu
Tebliğ kapsamına giren indirimli orana tabi işlem bedelleri,
“İadeye Konu Olan KDV” sütununa ise bu Tebliğin (1.3.) bölümüne
göre hesaplanacak mahsuben iade tutarı yazılacaktır.
Yılı içinde mahsup edilemeyen vergilerin
izleyen yılda nakden veya mahsuben talep edilmesi halinde,
talebin yapıldığı dönem beyannamesinin 9 numaralı tablosuna 450
kodla bir satır açılacak, bu satırın “Teslim ve Hizmet Bedeli”
sütununa önceki yıldaki toplam işlem bedeli, “İadeye Konu Olan
KDV” sütununa bu Tebliğin (1.5.) bölümündeki açıklamalara göre
belirlenen iade tutarı yazılacaktır.
İnternet ortamında verilecek beyannamelere
kayıt ise aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
Yıl içindeki mahsuben iade taleplerinde
“İstisnalar” kulakçığındaki “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler”
tablosunda 406 kodlu satır seçilecek, satırın “Teslim ve Hizmet
Bedeli” sütunu ile “İadeye Konu Olan KDV” sütununa yukarıdaki
gibi kayıt yapılacaktır.
Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergiler
için izleyen yılda yapılacak iade taleplerinde ise aynı tabloda
450 kodla bir satır açılacak ve kağıt ortamında verilen
beyannamelerde olduğu gibi kayıt yapılacaktır.
2. YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA
İKTİSAP EDİLECEK APRON OTOBÜSLERİ
3065 sayılı KDV Kanununun 13/d maddesine göre,
yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki
makine ve teçhizat teslimleri vergiden müstesnadır. İstisnanın
şartları 69 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
Tebliğin (1.1.1.) bölümünde, makine ve
teçhizatın, amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan,
mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetler olduğu
belirtilerek, bir sabit kıymetin istisnadan yararlanabilmesi
için, öncelikle makine ve teçhizat niteliğinde olması, ayrıca
mal ve hizmet üretiminde kullanılması gerektiği; taşıt
araçlarının makine ve teçhizat kapsamına girmediği, ancak yüklü
ağırlığı 45 tonu geçen off road truck tipi kamyonlar ile
karayoluna çıkması mümkün olmayan kaya tipi damperli kamyonlar,
madencilikte kullanılan damperli kamyonlar, frigorifik
kamyonlar, forkliftler, iş makineleri, vinçler, tarım makineleri
ve benzerlerinin teslim ve ithalinin istisna kapsamına gireceği
açıklanmıştır.
Bu uygulama çerçevesinde, yalnızca
havaalanlarında yolcuları terminalden uçağa ve uçaktan terminale
taşımak için kullanılan ve trafiğe çıkmayan apron otobüslerinin;
-yatırım teşvik belgesi eki listelerde yer almaları,
-indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanılmaları,
-apron dışında taşımacılık işi yapmamaları,
şartıyla KDV Kanununun 13/d maddesinde düzenlenen istisna
kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
3. İHRAÇ KAYITLI TESLİMLERDE İMALATÇI
TANIMI
KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında
ihracatçılara ihraç kayıtlı teslimde bulunabilecek imalatçılarda
aranacak şartlara 27 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A)
bölümünde yer verilmiştir.
Tebliğdeki düzenlemeye göre, “imalatçı”
sayılabilmek için diğer şartlarla birlikte “imalat işinde en az
5 işçi çalıştırma” şartının da sağlanması gerekmektedir.
Ancak, 6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 1
inci maddesi kapsamında değerlendirilen sanayi işletmelerinin
(imalatçıların) sanayi siciline kayıt olabilmeleri için asgari
çalıştırmaları gereken işçi sayısı konusunda, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı tarafından Sanayi Sicil Tebliğleriyle, değişen ve
gelişen teknolojik şartlara paralel olarak sanayi işletmelerinde
makine ve teknoloji yoğunluğunun artması ve bu nedenle işgücüne
duyulan ihtiyacın azalması sebebiyle değişiklikler
yapılmaktadır.
Bu nedenle, 27 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(A) bölümünde sayılan, ihracatçılara ihraç kayıtlı teslimde
bulunacak imalatçılarda aranan şartlar arasında yer alan “imalat
işinde en az 5 işçi çalıştırılması” şartı kaldırılmıştır.
Buna göre, bu Tebliğin yayımından önceki
dönemlerde yapılan ihraç kaydıyla teslimlerde de geçerli olmak
üzere, sanayi sicil belgesine sahip olan ve 27 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğindeki diğer şartları taşıyan imalatçıların,
tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimde bulunabilmeleri için
teslimin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil
Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi çalıştırmaları yeterli
olacaktır.
4. İHRAÇ KAYITLI TESLİMLERDE GÜMRÜK
BEYANNAMESİNDE YER ALMASI GEREKEN İMALATÇI BİLGİLERİ
27 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/8)
Bölümünde yapılan açıklamalara göre, terkin işleminin
yapılabilmesi için, imalatçılar tarafından ihraç edilmek üzere
teslim edilen malın, ihraç edildiğini gösteren gümrük
beyannamesinin vergi dairelerine ibraz edilmesi zorunludur.
Bakanlığımıza yansıyan olaylardan, gümrük
beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgilerinin kaydedilmesine
münhasır bir alan yer almadığından ihracatçılar tarafından
gümrük idarelerine imalatçı isimlerinin yer aldığı listelerin
ibraz edildiği, gümrük idarelerinin listedeki mükelleflerin
ihraç edilen malın imalatçısı olup olmadığını tespit imkanının
bulunmaması ve gümrük mevzuatında da açık bir hükmün yer
almaması nedeniyle listeleri onaylamadıkları anlaşılmaktadır.
Bu husus göz önüne alınarak ihraç kaydıyla
teslimlerle ilgili terkin ve iade işlemlerinde aşağıdaki şekilde
hareket edilmesi uygun görülmüştür.
İmalatçılar ihraç kaydıyla teslim ettikleri
malların ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan onaylı bir
yazı alacaklardır. Bu yazıda;
- ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tarihi ve sayısının,
- belgeyi talep eden imalatçının; adı, soyadı veya unvanı, bağlı
olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, ihraç kayıtlı
teslim edilen mala ilişkin fatura veya benzeri belgenin tarihi,
numarası, mal veya hizmetin cinsi, miktarı, bedeli, katma değer
vergisi oranı ve hesaplanan katma değer vergisi tutarının,
gösterilmesi gerekmektedir.
Vergi daireleri gümrük beyannamesinin aslı
veya noter, YMM ya da gümrük idaresince onaylı örneği ile
birlikte ibraz edilecek bu yazıya istinaden imalatçıların terkin
ve iade işlemlerini yerine getireceklerdir.
Tebliğ olunur.
EK:
YILI İÇİNDE MAHSUP EDİLECEK VERGİ
TUTARININ HESAPLANMASINA İLİŞKİN ÖRNEK