Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, Vergi Usul Kanunu(1)
uygulaması ile ilgili bazı konularda oluşan tereddütleri
gidermek ve uygulama birliği sağlamak amacıyla aşağıdaki
açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
A-İLANIN ŞEKLİ
1. Giriş
5035 sayılı Kanunun(2)
1 inci maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 104 üncü
maddesi değiştirilmiş ve bu değişiklik 31/12/2003 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere 02/01/2004 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
Yeni düzenlemeye göre, ilan
yolu ile tebliğ edilecek vergi veya ceza miktarlarının ilanında,
bu Tebliğin izleyen bölümlerinde belirtildiği şekilde hareket
edilecektir.
2. İlanın Şekli
2.1. Ortak Esaslar
İlanda asıl olan, ilanın
vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerinde ilan edilmesi
olduğundan, ilan yazısı her halukarda tebliğ yapan vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılacak ve bir örneği
de muhatabın bilinen son adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa
gönderilecektir. İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla
tespit edilecektir.
İlan yazısının vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus yerine asılmasını izleyen
onbeşinci gün, ilan tarihi olarak kabul edilecektir. Bu tarihten
itibaren bir ay içinde mükellefin ilgili vergi dairesine
müracaat etmemesi veya adresini bildirmemesi halinde, bu bir
aylık sürenin sonunda tebliğ yapılmış olacaktır.
İlan yazısı, askıya
çıkarıldığı tarihten itibaren geçen 1,5 aylık sürenin sonunda
askıdan kaldırılacaktır.
İlan yazısı aşağıdaki
bilgileri içerecektir.
1-Mükellefin adı-soyadı veya
unvanı, vergi kimlik numarası ile adresi,
2-Tebliğin ilgili bulunduğu
vergi veya cezanın dönemi, nevi ve miktarı,
3-Mükellefin ilan tarihinden
başlayarak bir ay içinde vergi dairesine bizzat veya bilvekale
müracaat etmesi veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık
adresini bildirmesi halinde, kendisine süre ile kayıtlı resmi
tebliğ yapılacağı, aksi takdirde ilan tarihinden itibaren bir
ayın sonunda tebliğin yapılmış sayılacağı hususu.
Birden fazla mükellefe ait
ilanla ilgili bilgilere, aynı ilan yazısında yer
verilebileceğinden, ilan yazısı alfabetik sıralama yapılmak
suretiyle hazırlanacak ve yazının her sayfasına müteselsil sıra
numarası verilecektir.
İlan yazısının her sayfası;
vergi dairesi başkanlıklarında vergi dairesi başkanı veya yetki
vermesi halinde vergi müdürü veyahut ilgili müdür yardımcısı,
başkanlık şeklinde örgütlenmeyen bağımsız vergi dairelerinde
vergi dairesi müdürü veya yetki vereceği ilgili müdür
yardımcısı, bağlı vergi dairelerinde malmüdürü veya yetki
vermesi halinde gelir servisi şefi tarafından imzalanarak
mühürlenecektir.
İlan şeklinin
belirlenmesinde, vergi aslı ve ceza tutarlarının toplamı değil
sadece vergi aslı tutarı dikkate alınacaktır. Vergi aslı tutarı
kanunda belirlenmiş olan haddi geçerse, haddi geçen miktar esas
alınmak suretiyle hem vergi aslı hem de buna bağlı olarak
kesilen ceza miktarı aynı şekilde ilan edilecektir. Ancak, vergi
aslına bağlı olmayan cezaların ilan yoluyla tebliğ edileceği
durumlarda, ceza tutarına göre ilanın şekli belirlenecektir.
2.2. Tutarı Birmilyar
Liradan Az Olan Vergi veya Cezanın İlan Şekli
İlan yolu ile tebliğ edilmek
üzere bir milyar liradan (342 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği ile 01/01/2005’den itibaren 1.100 Yeni Türk
Lirası) az her bir vergi veya ceza için hazırlanan ilan yazısı,
tebliğ yapacak vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılacak ve bir örneği ilan yazısının askıya çıkarılmasını
müteakiben gecikilmeksizin mükellefin bilinen son adresinin
bağlı olduğu muhtarlığa gönderilecektir. Tebliğin konusu, her
biri için ayrı ayrı olmak üzere, birmilyar liradan (342 Sıra
Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 01/01/2005’den
itibaren 1.100 Yeni Türk Lirası) az vergi veya vergi cezasına
taalluk ettiği takdirde ayrıca gazete ile ilan yapılmayacaktır.
2.3. Tutarı Birmilyar Lira
ila Yüzmilyar Lira Arasında Olan Vergi veya Cezanın İlan Şekli
İlan yolu ile tebliğ edilecek
vergi veya ceza miktarının, birmilyar ila yüzmilyar lira (342
Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(3)
ile 01/01/2005’den itibaren 1.100 ila 110.000 Yeni Türk Lirası)
arasında olması halinde ilan yazısı, ilgili vergi dairesinin
ilan koymaya mahsus mahalline asılacak, bir örneği mükellefin
bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilecek ve
vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan
ve Basın-İlan Kurumunca belirlenen bir veya daha fazla gazetede
yayımlatılacaktır. Vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye
sınırları içinde gazete yayımlanmaması halinde, ilanın sadece
vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerine asılarak yapılması
yeterli olacaktır.
2.4. Tutarı Yüzmilyar
Liradan Fazla Olan Vergi veya Cezanın İlan Şekli
İlan yolu ile yapılacak
tebliğin konusunun yüzmilyar lirayı (342 Sıra Numaralı Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği ile 01/01/2005’den itibaren 110.000
Yeni Türk Lirası) aşması halinde ilan yazısı, ilgili vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılacak, bir örneği
mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa
gönderilecek, vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye
sınırları içinde çıkan ve Basın-İlan Kurumunca belirlenen bir
veya daha fazla gazetede yayımlatıldıktan başka, Türkiye
genelinde yayın yapan ve Basın-İlan Kurumunca belirlenen günlük
gazetelerden birinde de aynı şekilde yayımlatılacaktır.
3. Ödeme Emirlerinin İlanı
6183 sayılı A.A.T.U.H.Kanunun(4)
8 inci maddesinde,
hilafına bir hüküm bulunmadıkça tebliğlerin yapılmasında Vergi
Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan,
ödeme emirlerinin ilan yolu ile tebliğinde de yukarıdaki usul
uygulanacaktır.
B- SERBEST BÖLGELERDE
DEFTER TUTMA
Bilindiği üzere, 5084 sayılı
Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun(5)
8 inci maddesi ile değişik 3218 sayılı Serbest Bölgeler
Kanununun(6)
6 ncı maddesinde, kullanıcıların tutmak zorunda oldukları
defterler ile düzenleyecekleri belgelere ilişkin olarak, Vergi
Usul Kanununu hükümlerine bağımlı olmaksızın düzenleme yapmaya
Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
85 Seri Numaralı Kurumlar
Vergisi Genel Tebliği(7)
ile söz konusu Kanunla yapılan düzenlemelere ilişkin açıklamalar
yapılmış; bu tebliğde serbest bölgelerde faaliyet gösteren
mükelleflerin, 31/12/2004 tarihinden sonra başlayacak hesap
dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde defter,
belge ve kayıt düzenine uyacakları hususuna da yer verilmiştir.
Söz konusu Kanunda yer alan
Vergi Usul Kanunu hükümlerine bağımlı olmaksızın düzenleme yapma
yetkisine dayanılarak 2005 hesap döneminden itibaren serbest
bölgelerde ticari faaliyette bulunan bütün gerçek ve tüzel
kişiler herhangi bir hadde bağlı kalınmaksızın, Vergi Usul
Kanunu hükümlerine uygun olarak bilanço esasına göre defter
tutacaklardır.
Diğer taraftan, serbest
bölgede ticari faaliyette bulunan ve daha önce işletme hesabı
esasına göre defter tutan mükellefler, bu tebliğin yayımı
tarihinden itibaren bilanço esasına göre defter tutacağından,
söz konusu mükellefler defterlerini tebliğin yayımını izleyen on
beş gün içinde noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef
olanlara tasdik ettireceklerdir.
Buna göre, belirlenen sürede
defterlerini tasdik ettiren mükellefler adına, Vergi Usul
Kanununun 352 nci maddesine göre usulsüzlük cezası
kesilmeyecektir.
C- SEVK İRSALİYESİNDE CEZA
UYGULAMASI
253 Sıra Numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde,(8)
tanzim tarihi ile fiili sevk tarihinin aynı gün olması halinde
de bu tarihlerin sevk irsaliyesine ayrı ayrı kaydedileceği, bu
tarihlerden herhangi birisine yer verilmemesi durumunda
düzenlenen sevk irsaliyesinin hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve
özel usulsüzlük cezası kesileceği duyurulmuştu.
Sevk irsaliyelerinde, tanzim
tarihi ile fiili sevk tarihinden herhangi birisinin bulunmaması
halinde, irsaliyenin hiç düzenlenmemiş sayılarak “özel
usulsüzlük cezası” uygulanacağı yolunda Vergi Usul Kanununda
herhangi bir hüküm yer almadığından bahisle yargı organlarında
açılan davalar idare aleyhine sonuçlanmaktadır. Bu nedenle,
müstakar hale gelmiş yargı kararları dikkate alınarak, bu
Tebliğin yayımı tarihinden itibaren sevk irsaliyelerinde fiili
sevk tarihinin bulunmadığının tespiti halinde özel usulsüzlük
cezası yerine Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci maddesine göre
“ikinci derece usulsüzlük” cezası kesilmesi uygun görülmüştür.
D- PAZAR TAKİBİ YOLUYLA
EMTİA SATANLARIN SEVK İRSALİYESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU
173 Sıra Numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde,(9)
alıcıların kimler olacağı ve ne miktarda mal alacaklarının belli
olmaması durumunda satıcı tarafından kendi nakil vasıtası ile
mal gönderilmesi halinde, nakil vasıtasına yüklenen tüm mallar
için tek bir sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve düzenlenen sevk
irsaliyesinin müşterinin adı ve adresi bölümüne "Muhtelif
Müşteriler" ibaresi ile nakil vasıtasının plaka numarası ve
sürücünün veya araçta bulunan satışa yetkili kimsenin adının
yazılmasının mümkün olduğu; bu tür sevk irsaliyesi ile alıcılara
gönderilen ve alıcının talep ettiği miktarda teslim edilen
malların faturalarının malın teslimi anında düzenleneceği ve bu
faturalara sevk irsaliyesinin numarasının da kaydedileceği, bir
işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya köy-köy kendi
namına taşıtıyla emtia satan kimselerin de sevk irsaliyesi
düzenlemeleri ve taşıtlarında bulundurmaları, malın teslimi
anında ise fatura veya perakende satış fişi düzenlemeleri
gerektiği bildirilmişti.
Bakanlığımıza yansıyan
olaylardan, bir işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya
köy-köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin sattıkları
malların çok çeşitli olması ve emtia satışının da pazar takibi
yoluyla yapılması dolayısıyla uygulamada sıkıntılar yaşandığı
anlaşılmıştır.
Bu Tebliğin yayımı tarihinden
itibaren bir işyeri ve deposu bulunmadan pazar takibi veya
köy-köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin, bağlı
bulundukları vergi dairesinden alacakları faaliyet durumlarını
gösteren bir yazıyı taşıtlarında bulundurmaları kaydıyla, sevk
irsaliyesi düzenleme zorunlulukları Vergi Usul Kanunun mükerrer
257 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden kaldırılmıştır.
E- ORMAN KOOPERATİFLERİNCE
DÜZENLENECEK BELGE
Bilindiği gibi, zirai
faaliyet kapsamında ifa edilen hizmetlere ilişkin vergi
tevkifatı ve düzenlenecek belgelerle ilgili 188(10)
ve 242(11)
Sıra Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde orman
kooperatiflerince düzenlenecek belgelere ilişkin açıklamalara
yer verilmiştir.
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, Orman İdaresine karşı taahhütte bulunan
kooperatiflerce ortaklarına istihkak ödemelerinin yapılması
sırasında düzenlenecek belge konusunda tereddüt olduğu
anlaşılmış olup, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli
görülmüştür.
Orman İdaresine karşı
taahhütte bulunan kooperatiflerce orman köylülerine ormanların
ağaçlandırılması, bakımı, kesimi, ürünlerin toplanması,
taşınması ve benzeri hizmetler için yapılacak ödemelerde gider
pusulası düzenlenmesi esas olmakla birlikte, toplu ödemelerin
örneği ekte yer alan “Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli” adı
altında bir belge ile yapılması, bu belgenin düzenlenmesi
halinde ayrıca gider pusulası düzenlenmemesi, Vergi Usul
Kanununun mükerrer 227 ve mükerrer 257 nci maddeleri ile
Bakanlığımıza verilen yetkilere istinaden uygun görülmüştür.
Söz konusu cetvelde asgari
olarak bulunması gereken bilgiler aşağıda gösterilmiştir.
-Düzenleyenin unvanı, adresi,
bağlı olduğu vergi dairesi, vergi kimlik numarası,
-Düzenleme tarihi, seri ve
sıra numarası,
-Hizmet veren ortakların
adı-soyadı, adresi, plakası, vergi dairesi, vergi kimlik
numarası,
-İşin mahiyeti, cinsi,
miktarı, fiyatı, tutarı, toplamı,
-Tevkif edilen gelir vergisi
oranı, tutarı, varsa diğer vergiler,
-Ödenecek net tutar,
-İmza
"Orman Kooperatifleri Ödeme
Cetveli”nin anlaşmalı matbaalara bastırılarak veya notere tasdik
ettirilerek kullanılması zorunludur. Yukarıda belirtilen asgari
bilgileri eksik olan “Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli” hiç
düzenlenmemiş sayılarak her bir belge için Vergi Usul Kanununun
353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca özel usulsüzlük
cezası kesilecektir.
F- TAŞIMACILIK FAALİYETİ
İLE UĞRAŞANLARIN DÜZENLEYECEKLERİ TAŞIMA İRSALİYELERİ
Vergi Usul Kanununun 240 ıncı
maddesinin (A) bendinde belirtildiği üzere, ücret karşılığında
eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler naklettikleri eşya
için düzenleyenin adı-soyadı, malın ambara giriş tarihi, malın
cinsi, miktarı, malın kimin tarafından tevdi edildiği, tevdi
edenin vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, malın nereye ve
kime gönderildiği, alınan nakliye ücreti tutarı, sürücünün
adı-soyadı, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası ile aracın
plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra numarası dahilinde
teselsül eden irsaliye (Taşıma İrsaliyesi) kullanmak
zorundadırlar.
Ancak, bu Tebliğin
yayımlandığı tarihten itibaren, Vergi Usul Kanununun mükerrer
257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak,
farklı adreslerde bulunan birden çok alıcıya eşya taşınması
sırasında tek bir “Taşıma İrsaliyesi” düzenlenmesi ve
irsaliyenin “alıcı adresi” bölümüne de “ekli listedeki muhtelif
müşteriler” ibaresinin yazılması uygun görülmüştür.
Taşıma irsaliyesine eklenecek
listede, taşıma irsaliyesinin seri ve sıra numarası,
göndericinin adı-soyadı, unvanı, gönderinin cinsi ve miktarı
(adet, ağırlık vb.), alıcının adı-soyadı ve gönderinin varış
merkezi ile ücreti yer alacaktır.
G- FİNANSAL KİRALAMA
İŞLEMLERİNDE ENFLASYON DÜZELTMESİ
Bilindiği üzere enflasyon
düzeltmesi uygulamasında, nevi itibarıyla iktisadi işletmelere
dahil bulunan kıymetlerden parasal ve parasal olmayanlar, 328
Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine(12)
ekli (1) ve (2) sayılı listelerde gösterilmiştir. Söz konusu
Tebliğin (2) sayılı ekindeki parasal olmayan kıymetlere ilişkin
listede yer alan;
302- Finansal kiralamanın
yapıldığı tarihte kiralama işlemlerinden doğan borçlar ile
kiralanan varlığa ilişkin kira ödemelerinin bugünkü değeri
arasındaki fark,
402- Finansal kiralamanın
yapıldığı tarihte kiralama işlemlerinden doğan ve vadesi bir
yılı aşan borçlar ile kiralanan varlığa ilişkin kira
ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark,
numaralı kıymetler bu
listeden çıkarılmış ve (1) sayılı listeye alınmıştır.
H- YTL’YE DÖNÜŞÜM
NEDENİYLE YAPILAN YAZILIM HARCAMALARI
5083 Sayılı Yeni Türk
Lirasına İlişkin Kanun(13)
ile ilgili olarak birçok mükellefin, YTL’ye uyum çalışmaları
kapsamında bilgisayar yazılım programlarını değiştirmek zorunda
kaldıkları ve bu kapsamda yapılan harcamalarını nasıl
giderleştirecekleri hususunda tereddüt içinde bulundukları
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan anlaşıldığından aşağıdaki
açıklamaların yapılması uygun görülmüştür:
13 Sıra Numaralı Muhasebe
Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin(14)
II-31/12/2004 Tarihi Sonu İtibariyle Yapılacak İşlemler başlıklı
bölümünün 1-Muhasebe Kayıt Düzeni ile İlgili Yapılacak İşlemler
kısmının 1.1. numaralı bendinin birinci paragrafında;
İşletmelerin 31/12/2004 tarihli bilanço hesaplarında yer alan TL
değerlerini 01/01/2005 tarihinde ilk işlem olarak YTL para
birimine dönüştürecekleri belirtilmiştir.
Vergi Usul Kanunun 5024
sayılı Kanunla(15)
değişen 315 inci maddesinde, amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin itfasında faydalı ömürlerin dikkate alınacağı ve
bunlara ilişkin oranların da Bakanlığımızca tespit ve ilan
edeceği hükmü yer almaktadır.
Söz konusu maddenin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden 01/01/2005 tarihinden
itibaren kayıtların YTL olarak tutulabilmesi için bilgisayar
yazılımlarıyla ilgili olarak yapılan harcamalarla yeni yazılım
programları alınmasının zorunlu olduğu hallerde mükelleflerin bu
dönüşüm nedeniyle yapmış oldukları (yazılımla ilgili) harcamalar
için amortisman oranının 2004 ve 2005 takvim yıllarına ait
kazancın tespitinde % 100 olarak dikkate alınması uygun
bulunmuştur.
Ayrıca, bu zorunlu değişim
nedeniyle bilgisayar yazılım programlarını değiştirmiş olan
mükellefler eski yazılım programları için henüz itfa edememiş
oldukları amortisman tutarlarını fevkalade ve teknik amortisman
yoluyla da itfa edebileceklerdir.
I-TİCARİ AMAÇLA KULLANILAN
ARAÇLAR İÇİN İKTİSAP EDİLEN LASTİKLERİN FAYDALI ÖMÜRLERİ
Vergi Usul Kanunun 5024
sayılı Kanunla(16)
değişen 315 inci maddesinde, amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin itfasında faydalı ömürlerin dikkate alınacağı ve
bunlara ilişkin oranların da Bakanlığımızca tespit ve ilan
edileceği hükmü yer almaktadır.
Anılan maddenin Bakanlığımıza
verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler
için uygulanacak “Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları” tespit
edilmiş ve bu oranlar 333(17)
ve 339 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde(18)
açıklanmıştır.
339 Sıra Numaralı Tebliğ ile
değişik 333 Sıra Numaralı Tebliğ eki listenin 3.72 numaralı
bölümünde otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları,
özel amaçlı olarak kullanılan araçlar ve benzeri araçlara ait
lastikler (Yeni satın alınan araçlarda hazır olanlar hariç) yer
almakta olup, bunların faydalı ömürleri 2 yıl ve amortisman
oranları da % 50,00 olarak tespit edilmiştir.
Bakanlığımıza yapılan
başvurulardan bazı sektörlerin çalışma şartları gereği, bu
sektörlerde faaliyet gösteren mükelleflerin faaliyetlerini
gerçekleştirmek üzere iktisap ettikleri lastiklerin faydalı
ömürlerinin söz konusu Tebliğde ilan edilen faydalı ömürden daha
az olduğu anlaşılmıştır.
Vergi Usul Kanununun 313 üncü
maddesine göre bir iktisadi kıymetin amortismana tabi
tutulabilmesi için, işletmede bir yıldan fazla kullanılması,
yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve
işletmenin aktifinde kayıtlı bulunması gerekmektedir.
Bu itibarla, ticari amaçla
kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, faaliyet
gösterilen sektörün çalışma şartları gereği tahsis edildiği
hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarih itibarıyla
faydalı ömrünün bir yıldan daha az olması halinde amortismana
tabi tutulması mümkün olmayacağından kayıtlara doğrudan gider
olarak intikal ettirilebileceği tabiidir.
Tebliğ olunur.
(1)
10/01/1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(2)
02/01/2004 tarih ve 25334 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.
(3)
28/11/2004 tarih ve 25654 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(4)
28/07/1953 tarih ve 8469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(5)
06/02/2004 tarih ve 25365 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(6)
15/06/1985 tarih ve 18785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(7)
04/09/2004 tarih ve 25573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(8)
22/01/1997 tarih ve 22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(9)
03/04/1986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(10)
15/09/1995 tarih ve 22405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(11)
03/03/2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(12)
28/02/2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(13)
31/01/2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
(14)
06/10/2004 tarih ve 25605 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
(15)
30/12/2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(16)
30/12/2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(17)
28/04/2004 tarih ve 25446 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(18)
24/08/2004 tarih ve 25563 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
EK :
ORMAN
KOOPERATİFLERİ ÖDEME CETVELİ